Haberin yayım tarihi
2008-07-15
Haberin bulunduğu kategoriler

Gaffar Aliyev:Dünya ile ilişkilerimiz giderek güçleniyor..

Gaffar Aliyev:Diasporadaki Azerbaycanlılardan sorumlu daire başkanı..

Bu reportaj 7 Haziran 2006 tarihinde Manavgat/Türkiye'de yapılan 'Dünya Ziyalılar Buluşması' adlı sempozyumda yapılmıştır.

Ses kayıtlarının birşekilde kaybolması nedeniyle zamanında yayınlayamadığımız bir dizi reportajı sıra ile okurlarımızın bilgisine sunacağız..



Azerbaycan-Türkiye kardeşliği ve Karabağ meselesi..
 
Öncelikle Türkiye'de yaşayan Türk kardeşlerimiz selamlıyorum.
 
Azerbaycan 1991 yılında bağımsızlığına kavuşmasından itibaren kısa bir sürede çok büyük gelişme göstermiştir.
 
Bu gelişmeleri şöyle sıralayabiliriz:
 
Her şeyden önce Sovyetler Birliğinden ayrıldıktan sonra kendi öz ekonomimizi kurduk. Bildiğiniz gibi Bakü ve Hazar Denizi son derece zengin petrol yataklarına sahiptir. Azerbaycan bağımsızlığını kazanır kazanmaz büyük önderimiz Haydar Aliyev'in liderliği altında bu kaynaklar süratle işletilmeye başlanmıştır. Şu anda 22 uluslar arası petrol sözleşmesi imzalamış bulunmaktayız.
 
Bakü-Tiflis-Ceyhan petrol boru hatıı çok büyük bir proje idi. Her türlü engelleme çabalarına rağmen bu büyük proje hayata geçirilmiştir. Bu proje Azerbaycan Cumhuriyeti için hayati bir önem arzetmektedir. Bu proje 'İki devlet, tek millet' olarak nitelendirdiğimiz Türkiye-azerbaycan halklarını birbirine bağlamıştır. Bu petrol boru hattı hem Azerbaycan ve hem de Türkiye'ye ekonomik açıdan büyük katkılar sağlayacaktır.
 
Azerbaycan ayrıca diğer ekonomik alanlarda da dünyada mevcut olan bir çok ekonomik örgüte üye olmuştur. Bu konuda Türkiye Azerbaycan'a her zaman destek olmuştur.
 
1991 yılında bağımsızlığımızı elde ettikten sonra en çok önem verdiğimiz konulardan biride Diasporada yaşayan insanlarımızı örgütlemek olmuştur. Çünkü bağımsızlığımıza kavuştuktan hemen sonra yaşadığımız bazı üzüntülerimiz olmuştur. Bunların başında Karabağ sorunu gelmektedir. Karabağ meselesi gündeme geldiğinde dünyanın bir çok farklı ülkesinde yaşayan Azerbaycanlı aydınlar, işadamları henüz örgütlenmemişlerdi. Karabağ'ın işgali, Hocalı katliamı olduğunda yeterli örgütlenemediğimiz için dünyaya sesimizi duyuramadık. Beklide kendimizi tam anlatamadığımız için Türkiye'den de o zamanlar tam destek alamadık. Sonuç olarak topraklarımızın yüzde 20'si işgal edildi.
 
Son 10 yıldır Diaspora'da yaşayan Azerbaycanlıların örgütlenmesine büyük çabalar harcadık. 2001 yılı kasım ayında ilk defa dünya çapında tanınmış Azerbaycanlılar büyük lider  Haydar Aliyev'in daveti üzerine Bakü şehrine geldiler. Bu şekilde dünya Azerbaycanlılar 1. Kurultayı gerçekleştirilmiş oldu. Bundan tam 5 yıl sonra 2006 yılı mart ayında yine Bakü'de Dünya Azerbaycanlılar 2. Kurultayı yapıldı.
 
Diasporada yaşayan Azerbaycanlılara yönelik yapılan çalışmalar doğrultusunda her 5 yılda bir defa Azerbaycanlı aydınları, işadamlarını, sanatçıları ve her düzeyde ünlü insanlarımızı bir araya getirme kararı almış bulunmaktayız.  Bu bağlamda benim şahsi kanaatim o dur ki, bu konuda aslında her yıl en az bir defa bir araya gelinmesi daha faydalı olacaktır. Örneğin sadece Bakü değil, Avrupa'nın her büyük şehrinde bir araya gelebiliriz. Ancak bu şekilde Azerbaycan'ın sorunlarını dünyaya anlatabiliriz.
 
Dünya Türkleri Gücünü Birleştirmelidir.
2006 haziran ayında Altalya'da yaptığımız 'Dünya Azerbaycanlı Ziyalılar Buluşması'da diasporaya yönelik yapılan çalışmaların bir parçasıdır. Bu buluşmayı Türkiye'de yapmamızın özel bir anlamı bulunuyor. Burada Türkiye Azerbaycan kardeşliği pekiştirilmektedir. Burada aynı zamanda dünyada yaşayan Türk kardeşlerimize bir mesaj verilmektedir. Mu mesaj 'Türkiye'nin sorunları bizim sorunlarımızdır, bizim sorunlarımız da sizin sorunlarınız olmalıdır' şeklinde yansıtılmaktadır. Bizler her konuda işbirliği yapmak zorundayız. Bu durumu sizler aracılığım ile dünyanın değişik ülkelerinde yaşayan tüm Türk kökenli kardeşlerimize aktarmak istiyoruz..
 
Zaman zaman bazı farklı düşünceler ortaya atanlar oluyor. Bu fikirler üzerine tartışmak ve doğruyu bulmak içinde bir araya gelmemiz gerekiyor.
 
Ermenistan'ın tüm dünyada yalan üzerine kurduğu aldatma ve kandırmaya yönelik iddiaları bulunmaktadır. Bu yalanlara karşı gerçekleri ancak birlikte anlatabiliriz.
 
Karabağ Meselesi:
Karabağ meselesi bugün dünyada bilindiği gibi değildir. Karabağ tartışmasız bir Azerbaycan toprağıdır. Dünya Karabağ'ı Ermeniler tarafından işgal edildi şeklinde biliyor. Bu aslında böyle değil. Bağımsızlık öncesi Azerbaycan ve Ermenistan eski Sovyet  rejiminin bir parçası durumundaydı. O zaman iktidarda olan Gorbaçov Azerbaycan'ın bir kısım toprağını işgal ederek Ermenilere hediye etti. O zaman ordu Moskova tarafından idare edilirdi. Bu da Sovyet ordusu idi.  O zamanlar Azerbaycan olarak ne ordumuz ve ne de silahımız vardı. Ve hiçbir dış devleten de işgal sırasında bir yardım gelmedi. Ermenilere ise zamanın Cumhurbaşkanı Gorbaçov her türlü yardımı yapıyordu. Kısaca Sovyet ordusu Azerbaycan toprağını planlı bir şekilde işgal etti..
 
İşgal sürecinde mevcut şartlar içersinde bir ateşkes imzalandı. Büyük liderimiz Haydar Aliyev ileriyi gören bir liderdi. O zaman ki, gücümüzle savaşmamız zordu. Şu anda geldiğimiz noktada her ne kadar toprağımız işgal edilse de savaşın asıl galibinin biz olduğumuz görülmektedir. Biz şu anda her şeye sahip olduk. Öncelikle güçlü bir ordu kurduk. Kendimizi savunacak silahımız var. İktisadi yönden güçlendik. Kısaca biz yeniden ayağa kalktık.
 
Topraklarımızı Sovyet yardımıyla işgal eden Ermenistan'ın bu işgale katılmakla ne kadar büyük bir hata yaptığı artık görülmektedir.
 
Bizim savaş çıktığı zaman toplam bütçemiz 100 milyon dolar civarındaydı. Şimdi ise milyar dolarla ifade edebileceğimiz bir ekonomik potensiyelimiz var. Ermenistan'ın şu andaki ekonomik gücü ise ancak 1 milyar dolar civarında. Aramızdaki istisadi fark gayet açıktır. Onların bütçesi bağımsızlıklarından bugüne 10 misli, bizim bütçemiz ise 50 misli artmıştır.
 
Azerbaycan askeri açıdan da büyük hamleler yapmaktadır. Şu anda orduya ayrılan para Ermenistan'ın tüm devlet bütçesinden daha fazladır. Bu açıdan Ermenistan'ı büyük bir korku almıştır. Ermenistan Karabağ konusunda bir savaş çıkmasından korkmaktadır.
 
Biz Azerbaycan olarak bugüne kadar her uzlaşma taraftarı olduk. Artık bu söylemi kullanmıyoruz. Ortada bir işgal vardır ve Ermenistan bu topraklardan derhal çıkmalıdır.
 
Dünya ile ilişkilerimiz güçleniyor..
Bu gün artık dünya ile daha iyi ilişkiler kuruyoruz. Öncelikle Türkiye ile çok güçlü ilişkiler kurduk. AB ile ilişkilerimiz gittikçe gelişiyor. Daha dün Ermenistan'ı ablukaya aldınız diye bize ambargo koymaya kalkan ABD ile bile artık sıcak ilişkiler oluşmaya başladı. Rusya ile de yeni bir dönem başlıyor. Rusya'da artık Azerbaycan düşmanlığının doğru bir siyaset olmadığı anlaşılmaya başlanmıştır.
 
Karabağ konusunda Rusya-ABD-Fransa'nın üye olduğu Minsk grubu Ermeni işgali altında olan Karabağ konusunda arabuluculuk yapıyor. Biz 4. ülke olarak Türkiye'nin buna dahil edilmesini istedik, fakat Ermenistan buna yanaşmadı..Dış devletlerin Ermenistan ile bizi uzlaştırma çabaları hep sonuçsuz kaldı. Biz bir şekilde bu coğrafyada işgalin son bulduğu devletlerin birbiriyle halklarının refahı için işbirliği yaptığı bir düzen istiyoruz.
 
Petrol dünya için çok önem taşıyor..
Dünyada Petrol ihtiyacı ülkelerin dış politikalarını da etkiliyor. Bu yönden bazı ülkelerin bize yönelik politikaları zamanla değişecektir. Bugün için Rusya, ABD, Fransa ve diğer batılı ülkelerin petrole olan ilgisini ve ihtiyacını biliyoruz.
 
İnsani açıdan da ilişkiler değişmeye başladı. Bugün Rusların, Ukrayna, beyaz Rusya vatandaşlarının büyük çoğunluğu tatil için Türkiye'ye geliyorlar. Artık eski düşmanlıklar gittikçe zayıflıyor. Ülkeler daha çok işbirliğine yöneliyorlar.
 
Türkiye ile Rusya daha da yakınlaşacak..
Son 10 yıldaki gelişmeler çok iyi takip edilmelidir. Kültürel, turizm, ticaret gibi bir çok konuda yeni ilişkiler kurulmaktadır. Türkiye ile Rusya arasındaki ilişkiler gittikçe gelişmektedir. Yakın zamanda Türkiye için Rusya en büyük ekonomik partner durumuna gelebilir. Rus devlet başkanının Türkiye'ye gelmesi, Türk liderlerin Rusya'ya yaptıkları ziyaretler bu ilişkilerin gittikçe güçlendiğini ve taraflarca çok ciddiye alındığını gösteriyor.
 
Ermeniler hep Türk-Rus düşmanlığından beslendiler. Artık bu olgu kırılıyor. Bundan böyle bir çok konuda iktisadi ilişkiler belirleyici olacaktır. Bu yönden dünyadaki ilişkiler belirleyici olacaktır. Bu bağlamda meydana gelen gelişmeler Azerbaycan'ın menfaatinedir.
 
Savaş kötü bir çözümdür.
İşgal altındaki Kaarbağ bölgesi bağlamında Azerbaycan ile Ermenistan arasında çıkabilecek muhtemek bir savaş hem Azerbaycan ve hem de Ermenistan için kötü sonuçlar doğuracaktır. Biz karabağ meselesinin sulh içersinde çözülmesinden yanayız. Çünkü bir Azeri-Ermeni savaşında başka devletlerin de müdahil taraf olabileceği ihtimalini de düşünüyoruz. Böyle bir durum hiç kimsenin hayrına olmayacaktır.
 
Ermenistan Zor Durumda..
Ermenistan şu anda işgalci bir devlet durumundadır. Ermeniler uluslararası ilişkilerde sorunlar yaşıyor. Ekonomileri şu anda en dip durumdaır. Halk açlık ve sefalet çekiyor. Birçoğu Ermenistan'ı terk ederek başka ülkelere göçüyorlar. Ermenistan halkının şu anda yüzde 20'si yurtdışına göçmüş durumda. Ermeni halkı Karabağ meselesinden bıkmış durumdadır. [zpicc:08087]
 
Türk Dünyasının Dil ve Kültür Birliği:
Dün tarihimiz, edebiyatımız, yazımız her şeyimiz birdi. Fakat şu anda dünyanın kendi gerçeği var. Yıllarca birbirimizden ayrı kaldık. Bugün hala Türkiye ve Azerbaycan halklarının bir millet olduğunu bilmeyenler var. Çünkü iki ayrı devlet var ortada.
 
Bizler her şeyden önce beslendiğimiz, varoluşumuzu borçlu olduğumuz tarihi köklerimizi iyi öğrenmeliyiz. Bu yönde bir çok ortak tarihi kitaplar yazılmalıdır. Dede Korkut, Fuzuli, Nesimi gibi ortak edebi, tarihi, eserlerimiz gençlere okutulmalıdır.Bu ortak kültür lider ve değerlerimiz en iyi şekilde anlatılmalı, yorumlanmalı ve öğretilmelidir.
 
Türkiye'nin tüm televizyon kanalları Azerbaycan'da Azeri kanalları ise Türkiye'de seyredilebilir hale getirilmelidir. Azerbaycan'da Türk filmleri seyrediliyor, Türk müzikleri dinleniyor. Ben Azerbaycan'ın Nahcivan bölgesi Feder köyündenim. Biz eskiden hep Türkiye radyosu dinler, Türk televizyon kanallarına bakardık..
 
Türk dünyasında bağımsız olan devletlerin aralarında çeşitli alanlarda kurultaylar düzenlenmelidir. Bu etkinliklerin devamlılığı sağlanmalıdır. Bu şekilde ilişkilerimiz artıkça birbirimizin dilini daha iyi anlayacağız. Bu konuda biraz zamana ihityacımız var.
 
Burada asıl önemli olan şey birbirimizin sorunlarına arka çıkmaktır. Her şeyden önce var olmalıyız. Birimizi arkadan vurduklarında diğeri seyretmemelidir.
 
Bugün Ermenistan tüm dünyada Türkler soykırım yapmıştır diye yaygara yapıyorlar. Biz Azerbaycanlı Türkler olarak dünyanın her yerinde bunun hep karşısında olduk. Bu iddianın tüm yönleri ile yalan olduğunu haykırıyoruz. Türkiye'de aynı oranda bizlere Karabağ meselesinde destek vermelidir. Ancak bu şekilde kardeşlik duyguları daha da güçlü hale gelecektir.
 
Dil konusundaki küçük farklılıklar zamanla aşılacaktır. Öyle her şeyi hemen bir çizgiye getirmek kolay iş değildir. Burada en çok dikkat edilmesi gereken şey Türkiye ile Azerbaycan arasına nifak sokmak isteyenler üzerinde olmalıdır. Zaman zaman insanların aklını karıştıracak çıkşlar yapılıyor. Bunlara çok dikkat etmeliyiz. Biz iki devlet, tek milletiz. Bunu hiç kimse aklından çıkarmamalıdır.
 
Ne Mutlu Türküm Diyene…

Gaffar Aliyev/7 Haziran 2006/Mavgat-Türkiye
  
  
  
 

Son Haberler

Hits: [srs_total_pageViews] Visitors: [srs_total_visitors]
Copyright © GUNDEM.be
Site içeriği ve dizaynın tüm hakları GÜNDEM.be websitesine aittir.
Kopyalamak ve izinsiz kullanmak kesinlikle yasaktır.