Haberin yayım tarihi
2026-03-13
Haberin bulunduğu kategoriler

MUHAMMED ÜNAL: ‘’DÜNYANIN NERESİNDE OLURLARSA OLSUN, SAVAŞI DESTEKLEYENLERİN KARŞISINDA BİRLİKTE DURMALIYIZ’’

Kısa adı BİF olan Belçika İslam Federasyonu tarafından Başkent Brüksel’de Ecole & Institut La Vertu hizmet binasında düzenlediği kurumsal iftar programına üst düzey katılım oldu.

İftar programında Belçika İslam Federasyonu Başkanı Muhammed Ünal davetlilere yönelik yapmış olduğu konuşmasında önemli noktalara değindi.

Başkan Ünal’ın yapmış olduğu konuşma metnini okurlarımızın bilgisine sunuyoruz.

Kıymetli hanımefendiler, beyefendiler,

* Belçika İslam federasyonu olarak, her ramazan ayında iftar sofralarımızı kuruyoruz.

* Bu sofralarda Komşularımızla, diğer dinî cemaatlerin ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle, siyasilerle ve bulunduğumuz şehirlerin yetkilileriyle bir araya geliyoruz.

* Ramazan’ın paylaşma ve buluşma ruhunu en güzel şekilde yansıtan iftar sofralarını, birbirimizi daha yakından tanımak ve karşılıklı anlayışı güçlendirmek adına çok kıymetli bir fırsat olarak görüyoruz.

* Bu vesileyle, bu akşamki iftar davetimize teşrif eden siz değerli misafirlerimizi en içten duygularımla selamlıyorum, hepiniz hoş geldiniz,

Kıymetli misafirler,

Ramazan, paylaşmanın ve birlikte olmanın ayıdır. İftar sofraları ise bu paylaşımın en somut hâlidir.

* Aynı sofrada buluşmak, sadece bir geleneği yaşatmak değil; aynı zamanda karşılıklı anlayışı, iletişimimizi ve toplumsal bağları güçlendirmektir.

* Bu yıl iftar programlarımızı “Yaratılışta bir, sorumlulukta ortak” mottosu çerçevesinde gerçekleştiriyoruz.

* Bu motto, bizlere ortak bir gerçeği hatırlatıyor:

* İnsan yaratılışı itibarıyla özel bir konuma ve sorumluluğa sahip bir varlıktır.

* Farklı inançlara, kültürlere ve hayat tarzlarına sahip olsak da insan onuru evrenseldir ve onu korumak hepimizin ortak sorumluluğudur.

* Bu ortak zemin Kur’ân-ı Kerîm’de Hucurât suresinde şu şekilde ifade edilir:

“Ey insanlar! Doğrusu biz sizi bir erkekle bir dişiden yarattık. Ve birbirinizle tanışmanız için sizi kavimlere ve kabilelere ayırdık. Muhakkak ki Allah yanında en değerli olanınız, O’na karşı en takvâlı olanınızdır. Şüphesiz Allah bilendir, her şeyden haberdardır.”

* Kur’ân-ı Kerîm, insanın değerini güçte, kökende, ırkta ya da kimlikte değil; takvâda, yani insanın taşıdığı ahlâkî sorumluluk bilincinde temellendirir.

* Takvâ, sadece Allah’tan korkmak değil; insanın kendisine, Çevresine ve dünyaya karşı sorumlulukla davranabilmesidir.

* Kur’an bu sorumluluğu, Ahzâb suresinde geçen “emanet” kavramıyla daha da derinleştirir.

* Ayette, Bu emanetin göklere, yere ve dağlara sunulduğu; onların bunu yüklenmekten çekindiği, ancak insanın bu emaneti üstlendiği haber verilir.

* Tefsirlerde Emanet; insanın özgür iradesiyle taşıdığı ahlâkî sorumluluk, adalet duygusu ve hesap verebilirlik bilinci olarak açıklanır.

* Bu ifade bize şunu hatırlatır: İnsan, dünyada başıboş değildir. Yaptığı tercihlerden, kurduğu ilişkilerden ve gördüğü zulüm karşısındaki tutumundan sorumludur.

* İnsan, bu emaneti yüklenerek büyük bir sorumluluğu kabul etmiş; aynı zamanda insan onurunu koruma ve yüceltme potansiyelini de üstlenmiştir.

* Bu nedenle insan onuru, sadece sahip olunan bir hak değil; korunması gereken ortak bir sorumluluktur.

* Bugün dünyada yaşanan gelişmeler, bu sorumluluğun ne kadar hayati olduğunu bir kez daha göstermektedir.

* Gazze’de, Sudan’da, Ukrayna’da, Doğu Türkistan’da, Yemen’de ve en son olarak iran’da yaşanan içler acısı ve utanç verici insani krizler, bizlere insan onurunun korunmasının sadece bulunduğumuz yerlerle sınırlı olmadığını; küresel bir mesele olduğunu hatırlatmaktadır.

* Bu acılar coğrafi olarak uzak olsa da vicdanen hepimize yakındır.

* Ortadoğu’da yaşanan gelişmelerin ne yaşadığımız ülkede ne de dünyanın başka bir yerinde olumsuz olaylara yol açmasını istemiyoruz.

* Ne ekonomik sorunların ne de şiddet eylemlerinin, dünyanın herhangi bir yerinde Ortadoğu’daki gelişmeler gerekçe gösterilerek ortaya çıkmasını kabul edemeyiz.

* Ne Ortadoğu’da ne de dünyanın herhangi bir yerinde mabetlerin, hastanelerin, okulların, çocukların, sivillerin ve masum insanların hedef alınmaması gerektiğine inanıyoruz.

* Dünyanın neresinde olurlarsa olsun, savaşı destekleyenlerin karşısında birlikte durmalı; barış için çaba gösterenlerin yanında yer almalıyız.

* Tarihin kaydedeceği ve hatırlayacağı doğru ve iyilerin tarafında, samimi ve kararlı bir şekilde saf tutmamız gerekiyor.

* Gücün, zorbanın ve zalimin yanında değil; hakikatin, adaletin ve uluslararası hukukun yanında, mazlumların safında olacağız.

* Toplumun içine nifak sokarak insanları birbirine düşürenlerin değil; insanları bir araya getiren, buluşturan ve karşılıklı anlayış temelinde birlikte yaşamayı hedefleyenlerin yanında duracağız.

* Amacımız, burada ve dünyanın her yerinde barış, saygı ve birlikte yaşam kültürünü güçlendirmektir.

Saygıdeğer misafirler,

* Birlikte yaşadığımız toplumlarda barışın, güvenin ve sosyal birlikteliğin korunması; sadece siyaset kurumlarıyla değil, toplumun tüm kesimlerinin ortak katkısıyla sağlanabilir.

* İletişim, karşılıklı saygı, hoşgörü ve empati olmadan bu birlikteliği sürdürebilmek mümkün değildir.

* Bizler aynı toplumun bir parçasıyız. Bulunduğumuz ülkede, şehirde; komşuluktan, okul, mahalle ve işyeri ortamına değin her ortamın huzuruna katkı sunmak, birlikte yaşama kültürünü güçlendirmek ve karşılıklı anlayışı artırmak hepimizin ortak görevidir.

* Bu sorumluluk, sadece bugün için değil, gelecek nesiller ve toplum olarak paylaşacağımız ortak geleceğimiz için de önemlidir.

* Ramazan ayı, bu sorumlulukları yeniden düşünmek için önemli bir fırsattır.

* Müslümanlar Belçika’da toplumun her katmanında varlık göstermekte ve toplumsal hayatın bir gerçeği olarak karşılıklı anlayış temelinde yaşamlarını sürdürmektedirler.

* Aynı zamanda topluma göz ardı edilemeyecek ölçüde katkı sunmaktadırlar.

* Bununla birlikte, hukuki çerçeve içerisinde haklarının ihlal edilmemesi için mücadelelerini sürdürmektedirler.

* Müslümanlar Başta helal kesim meselesi, münferit başörtüsü vakaları, eğitimde aile kurumunun muhafazası ve din–devlet ayrımı ilkesi çerçevesinde özellikle temsil kurumu olan Executif dosyasında yaşanan sorunlara ve ortaya çıkan zararlara karşı durmaktadırlar.

* Ayrıca camilerin nihayetinde resmî olarak tanınması için çalışmalar yürütmekte, eğitim alanında faaliyet göstererek Müslüman okullarının çoğalması ve gelişmesi için gayret sarf etmektedirler.

* Paylaşarak, dinleyerek ve birbirimizi anlamaya çalışarak daha güçlü bir toplumsal zemini ve daha yaşanabilir bir dünyayı birlikte inşa edebiliriz.

* Bu vesileyle, bu akşam burada bir araya gelmemize katkı sunan, davetimize katılan ve hazırlıklarda emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.

* Ramazan ayının hepimiz için hayırlara vesile olmasını diliyor, tuttuğumuz oruçların ve dualarımızın kabul olmasını temenni ediyorum.

* Bu iftar sofrasının dostluklarımızı güçlendirmesini diliyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Son Haberler

Hits: [srs_total_pageViews] Visitors: [srs_total_visitors]
Copyright © GUNDEM.be
Site içeriği ve dizaynın tüm hakları GÜNDEM.be websitesine aittir.
Kopyalamak ve izinsiz kullanmak kesinlikle yasaktır.