Haberin yayım tarihi
2010-11-16
Haberin bulunduğu kategoriler

Brüksel'de Bir Hafta..15 Kasım 2010 Tusiad Raporu..

BU SAYIDA:

AB - TÜRKİYE
KOMŞU ÜLKELER POLİTİKASI
GENİŞLEME POLİTİKASI
G20 ZİRVESI
ENERJİ
EKONOMİ
EURO ALANI


AB - Türkiye


- AB Komisyonu 2010 Türkiye İlerleme Raporu'nu açıkladı. 9 Kasım'da açıklanan raporda Türkiye'nin AB üyeliği sürecinde son bir yılda kaydettiği gelişmeler yer alıyor. Raporda ayrıca Katılım Ortaklığı Belgesi'nde yer alan hedefler doğrultusunda Türkiye'nin kısa ve orta vadede yapması gereken reformlar da belirtiliyor.

Raporda yer alan bazı noktalar şu şekildedir:

· Seçim sistemiyle ilgili bir değişiklik yapılmamıştır. %10'luk seçim barajı düşürülmemiştir. Bu eşik Avrupa Konseyi üyeleri arasındaki en yüksek rakamdır.

· Parlamenter dokunulmazlığının kapsamı endişe vericidir. Yolsuzluk gibi alanlarda geniş bir koruma sağlanırken, ifade özgürlüğü alanında yeterli koruma mevcut değildir. Milletvekillerinin yolsuzlukla ilgili suçlarda dokunulmazlıklarının kaldırılması konusunda bir gelişme sağlanmamıştır.

· Parlamentonun idari kapasitesinin yetersiz olduğuna ilişkin endişeler bazı alanlarda mevcuttur.

· Yerel yönetimlerde saydamlık, güvenilirlik ve katılımcılık mekanizmalarının güçlendirilmesi gereklidir.

· Kilit kurumlarla hükümet arasındaki ilişkilerde yaşanan gerginlikler siyasi kurumların işleyişi üzerinde olumsuz etki bırakmaktadır.

· Yüksek makamlara atamalarda başarı ve yeterliliğin göz önünde bulundurulması konusunda eksiklikler mevcuttur.

· Şemdinli davası hala sonuçlandırılmamıştır.

· TSK İç Hizmet Kanunu yasasıyla ilgili bir değişiklik gerçekleşmemiştir.

· Adalet Bakanı, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun Başkanı olmaya devam etmektedir.

· Kamuoyunca bilinen davalar, yürütülen soruşturmaların kalitesi hakkında endişe uyandırmaya devam etmektedir.

· Hrant Dink davası hiçbir kayda değer gelişme olmadan devam etmektedir.

· Deniz Feneri davasıyla ilgili iddianame mahkemeye sunulmamıştır.

· Türkiye AİHM kararlarının bazılarını seneler geçmesine rağmen uygulamaya koymamıştır.

· İnsan hakları savunucuları çalışmaları yüzünden cezai yaptırımlarla karşı karşıya kalmaktadır.

· Adli tabiplerin tutukluları muayenesi sırasında güvenlik güçleri hazır bulunmaktadır.

· Polis memurlarının yer aldığı işkence ve kötü muamele davalarının sadece birkaçı cezai  yaptırım ile sonuçlandırılmıştır.

· Mahkûmların büyük bir bölümü ücretsiz hukuki danışma hizmeti alabileceklerini bilmemekte ve hukuki yardım almamaktadır.

· Islahevlerinin sayısı yetersizdir.

· TCK, Terörle Mücadele Yasası ve Basın Yasası ifade özgürlüğünü kısıtlamak üzere kullanılmaya devam edilmektedir.

· Ergenekon davasıyla ilgili haber yapan gazeteciler hakkında dava açılması endişe vericidir. Bu gibi durumlar gazetecilerin kendi kendilerini sansürlemesine yol açmaktadır.

· İnternet sitelerinin yasaklanması işlemleri sıklıkla sürdürülmüştür.

· Mayıs 2008 – Kasım 2010 döneminde Youtube'a erişim yasaklı kalmıştır.

· Basına yönelik siyasi saldırılar endişe verici olmaya devam etmektedir.

· 2009'da Doğan Medya Grubu'na yönelik vergi cezası davası sürmektedir. Bu davayla ilgili haber yapma konusunda basın mensupları çekimser davranmaktadır.

· Politikacılarla, asker de dâhil olmak üzere yüksek düzeydeki makamlarla ilgili haber yapan gazetecilere dava açılmaktadır.

· Türk yasaları basın ve ifade özgürlüğünü yeterince güvence altına almamaktadır.

· Heybeliada Rum Ortodoks Ruhban Okulu halen açılmamıştır.

· Ermeni Partiği'nin bir üniversitede Ermeni dili ve din adamlığı kürsüsü kurulmasına ilişkin önerisi üç yıldır değerlendirilmeyi beklemektedir.

· Rum Ortodoks Patriği "Ekümeniklik" unvanını kullanamamaktadır. Venedik Komisyonu Mart ayında bu hakkın kullanılamamasının Ortodoks Kilisesi'nin özerkliğini ihlal ettiğini belirlemiştir.

· Vicdani ret konusundaki AİHM kararları uygulamaya konulmamıştır.

· Kadınların siyasette, kamu idaresinde ve sendikalarda yüksek mevkilerde temsili çok düşüktür.

· Kadınların iş yaşamına katılımı çok düşük seviyededir.

· Çocukların, özellikle kız çocuklarının yatılı ilköğretim okullarındaki durumu kaygı vericidir.

· Yargı mensupları cinsiyet konularında eğitime tabi tutulmaya devam edilmelidir.

· 81 ilde kurulması gereken çocuk mahkemeleri sadece 30 ilde mevcuttur.

· Çocuk yetiştirme yurtlarında ve yatılı okullarda gerçekleşen şiddet ya da istismar haberleri kaygı vericidir.

· Çocuk işçiliğinin engellenmesinde ilerleme sağlanmamıştır.

· Zihinsel engellilere sunulan tedavi ve bakım hizmetlerinin durumu kaygı vericidir.

· Ayrımcılıkla mücadele anayasaya dâhil edilmiş olmakla birlikte yasal çerçeve AB müktesebatıyla genel olarak uyumlu değildir.

· Antisemitizm İslamcı ve aşırı milliyetçi medyada yer alan nefret söylemiyle bağlantılı olarak sorun olmaya devam etmektedir.

· Anadili Türkçe olmayan çocuklar anadillerini Türk eğitim sistemi çerçevesinde öğrenememektedirler.

· Türkçe konuşmayanların kamu hizmetlerine erişimi önündeki engellerin aşılmasına yönelik önlem alınmamıştır.

- Finlandiya Dışişleri Bakanı Alexander Stubb, Financial Times gazetesi ile yaptığı mülakatta Türkiye'nin dünya siyasetinde herhangi bir AB ülkesinden daha etkili olduğuna inandığını, Fransa gibi bazı AB ülkelerinin Türkiye'nin AB üyelik sürecini bloke etmesinin üzüntü verici olduğunu belirtti. AB üyesi 27 ülkenin ulusal savunma politikalarının eşgüdümünün daha iyi yapılması gerektiğini vurgulayan Stubb, Batı Balkanlar, Afrika, Basra Körfezi ve İran'da oynadığı rol dikkate alındığında Türkiye'nin doğu ile batı arasında kilit öneme sahip olduğunu söyledi.

- Avrupa Parlamentosu Hıristiyan Demokrat Grubu üyesi Alman Elmar Brok, Türkiye'nin önümüzdeki 10 yıl içinde AB'ye girmesini gerçekçi bulmadığını ileri sürdü. Brok, Die Welt gazetesine verdiği demeçte,Türkiye'nin önümüzdeki on yıl içinde AB üyeliği için gerekli koşulları yerine getirmesinin mümkün olmadığını, AB'nin de böylesine büyük bir ülkeyi bünyesine almasının imkansız olduğunu iddia etti. Brok, Türkiye'nin, AB üyeliği müzakerelerinde beşinci yılı geride bıraktığı halde düşünce ve inanç özgürlüğü ile azınlık haklarını ihlâl etmeye devam ettiğini ileri sürdü.

- AB-Türkiye Karma Parlamento Komisyonu Eş Başkanı Helene Flautre, Avusturya gazetesi Wiener Zeitung'da yer alan mülakatında AB'nin Türkiye'ye karşı adil davranması gerektiğine dikkati çekti.

Türkiye'nin AB'ye üyeliğine ilişkin Avusturya'da bir halkoylaması yapılmasını Avrupa'ya yakışan bir uygulama olmadığını belirten Flautre, Türkiye'nin AB üyesi olup olmayacağına tek bir ülkenin karar vermesinin çok tehlikeli bir fikir olduğuna işaret etti.

Flautre AB'nin Türkiye ile üyelik müzakerelerini ciddiyetle sürdürmesi gerektiğini, müzakerelerin nasıl sonuçlanacağının ve Türkiye'nin bütün şartları yerine getirip getirmeyeceğinin bilinmediğini ancak, AB'nin kendi kararlarına sadık kalması gerektiğini belirtti.

Komşu Ülkeler Politikası

- Ticaretten sorumlu AB Komiseri Karel De Gucht ve Akdeniz İçin Birlik ticaret bakanları Brüksel'de bir araya geldi. Konferansta AB ile Akdeniz arasındaki ticaret ve yatırım ilişkilerinin geliştirilmesi ve AB – Akdeniz Serbest Ticaret Anlaşması masaya yatırıldı.

Konferansta ayrıca AB İhracat Yardım Masası'nda beşinci dil olarak Arapça kullanılması uygulaması başlatıldı. Konferansta AB – Akdeniz İçin Birlik işbirliği ve 2011 yılı için çalışma öncelikleri konusunda karar alındı. AB Komisyonu'nu temsil eden Komiser Karel De Gucht ve AB Dönem Başkanlığı'nı temsil eden Belçikalı Bakan Steven Vanackere konferansın yanı sıra AB – Mısır ve AB –Lübnan arasında ikili bazı protokollere imza attı.

Genişleme Politikası

- AB Komisyonu AB aday ülkeleri ve AB aday ülkesi olma potansiyeli bulunan ülkelerle ilgili ilerleme raporların da yer aldığı 2010 Genişleme Paketi'ni açıkladı. Pakette aday ülkeler Hırvatistan, Türkiye, İzlanda ve Makendonya'nın yanı sıra potansiyel adaylar olan Karadağ, Arnavutluk, Sırbistan, Bosna- Hersek ve Kosova'nın durumları da ele alındı.

Hırvatistan:
Hırvatistan AB üyeliği için başvurusunu 2003 yılında yaptı. Müzakerelerde 35 fasıldan 25'i geçici olarak kapatıldı. Üyelik müzakereleri son aşamaya girmiş durumda ve Hırvatistan'ın özellikle yargı ve temel haklar alanlarındaki kapanış kriterlerini yerine getirmesiyle müzakerelerin tamamlanması bekleniyor.

İzlanda: AB üyeliği için başvurusunu 2009 yılında yapan İzlanda ile müzakereler Temmuz 2010'da başladı. Müzakereler kapsamındaki tarama döneminin başlaması öngörülüyor. Avrupa Ekonomik Alanı ve Schengen Alanları'na üye olan İzlanda'da yasaların büyük bir çoğunluğu halihazırda AB müktesebatına uyumlu durumda.

Makedonya: AB'ye üyelik başvurusunu 2004 yılında gerçekleştiren Makedonya'nın siyasi kriterleri yerine getirme süreci yeterli biçimde devam ediyor. AB Komisyonu 2009'daki müzakerelerin açılması yönündeki tavsiyesini 2010 yılı raporunda da yineliyor. Makedonya'yla üyelik müzakerelerinin başlaması için AB üyesi ülkelerin oybirliğiyle kararı gerektiğinden, ülkenin adı konusundaki sorunun müzakereler ile karşılıklı kabul edilebilecek bir biçimde çözülmesi gerekiyor.

Karadağ: AB Komisyonu 2008 yılında üyelik başvurusunda bulunan Karadağ ile ilgili raporunda ülkeye aday statüsü verilmesi ve görüşte yer alan bazı konularda ilerleme sağlanırsa üyelik müzakerelerine başlanması görüşüne yer veriyor.

Arnavutluk: AB'ye 2009 yılında üyelik başvurusunda bulunan Arnavutluk ile üyelik müzakerelerinin başlaması Arnavutluk'un Komisyon görüşündeki bazı önemli alanlarda önemli ilerlemeler kaydetmesine bağlanıyor.

Sırbistan: AB'ye 2009 yılında üyelik başvurusunda bulunan Sırbistan'ın bu başvurusu 25 Ekim 2010 tarihinde görüş oluşturulması için Genel İşler Konseyi tarafından AB Komisyonu'na gönderildi.

Bosna-Hersek: AB üyeliği için henüz başvuruda bulunmamış olan Bosna-Hersek'in AB yolunda önemli bir takım reformları ve gereken ilerlemeleri gerçekleştirmesi ülkenin yönü konusunda siyasi liderlerin ortak bir görüş oluşturamaması nedeniyle tıkanıklığa uğramış durumda.

Kosova: Avrupa Birliği henüz AB üyeliği başvurusunda bulunmamış Kosova'nın Avrupa perspektifini ve Ocak ayında başlattığı İstikrar ve Üyelik Süreci diyalogunu destekliyor. AB Komisyonu Kosova'nın ilgili AB programlarına katılımı için bir takım çalışmalar gerçekleştirecek.

G20 Zirvesi

- AB Komisyonu Başkanı José Manuel Barroso ve AB Konseyi Başkanı Herman Van Rompuy Seul'de gerçekleştirilen G20 Zirvesi sonrası bir ortak açıklama yaparak zirvenin sonuçlarından memnuniyetlerini dile getirdiler. Açıklamada, dengeli bir büyüme için küresel işbirliğine G20 tarafından verilen desteğin zirvede kabul edilen Seul Eylem Planı'yla pekiştirildiği ve dengesizliklerin düzeltilmesi için bütün büyük ekonomilerin oydaşma içinde olduğu belirtildi. Barroso ve Van Rompuy, bütün G20 liderlerinin cari dengesizliklere karşı önlem alma konusunda fikir birliğinde olduklarını vurgularken, zirvede döviz kurlarının piyasa koşullarında belirlenmesi ve daha esnek döviz kurları yönünde bazı adımlar atıldığının altını çizdi.

Açıklamada, G20 zirvesinde Uluslararası Para Fonu'nun reform sürecine destek verilmesi ve G20 liderlerinin Kankun'da yapılacak iklim müzakerelerinden dengeli ve başarılı bir sonuç çıkması için ellerinden gelen tüm çabayı sarf edecekleri yönündeki taahhütlerinin de memnuniyetle karşılandığı bildirildi.

Enerji

- AB Komisyonu 2020 yılına kadar rekabetçi, sürdürülebilir ve güvenli enerji stratejisini "Enerji 2020" başlıklı bir bildirge ile açıkladı. Enerji 2020 Bildirgesi AB'nin önümüzdeki on yıl için AB'nin enerji tasarrufu, rekabetçi fiyatlarla bir enerji piyasası oluşturulması, enerji arzı güvenliği, teknolojik liderlik ve uluslararası enerji ortaklarıyla etkin müzakere gibi zorlu konularda önceliklerini belirliyor.

AB Komisyonu bildirgesine göre önümüzdeki on yılda enerji için beş öncelik şu şekilde:

· Enerji tasarrufu: enerji tasarrufu için tasarruf potansiyeli en yüksek iki sektör olan ulaşım ve binalar için projeler başlatılması,

· AB genelinde bütünleşmiş enerji piyasası: 2015 tarihine kadar AB genelinde bir enerji iç pazarı oluşturulması,

· 27 devlet ve enerji konusunda ortak bir ses: üçüncü ülkelerle enerji alanındaki ilişkilerinde üye ülkeler arası eşgüdümün artırılması,

· AB'nin enerji teknolojisi ve yenilikçilik alanında liderliği: AB'nin rekabetçiliğinin artırılması için akıllı ağlar ve elektrik depolama, ikinci nesil biyo-yakıtlar konusunda araştırma ve "akıllı şehirler" gibi ana projeler geliştirilmesi,

· Etkin tüketiciler ile güvenli, güvenceli ve uygun fiyatlı enerji: fiyat karşılaştırması, tedarikçi değişikliği yapılması, doğru ve şeffaf faturalama için yeni tedbirler alınması.

Ekonomi

- Eylül 2010'da sanayi üretimi Ağustos ayına göre Euro Alanı'nda (EA16) %0,9, AB27'de ise %0,5'lik düşüş sergiledi. Ağustos ayında ise üretim sırasıyla %1,1 ve %0,9 oranında artmıştı. Eylül 201'0da sanayi üretimi bir yıl öncesine göre ara malların üretimi Euro Alanı'nda %5,2, AB27'de ise %5,8 artış sergiledi.

Ara malların üretimi bir önceki aya göre Euro Alanı'nda %1,3, AB27'de ise %0,7 oranında azaldı.

Dayanıklı tüketim malların üretimi ise Euro Alanı'nda %3 ve AB27'de %2,5 oranında azaldı.

Sermaye malları üretiminde sırasıyla %1,3 ve %0,8'lik düşüş olurken, enerji üretimi %0,9 ve %0,7 oranında azaldı. Dayanıksız tüketim mallarının üretimi Euro Alanı'nda %0,6, AB27'de ise %0,3 oranında azaldı.

Üye ülkeler arasında en yüksek artışlar İrlanda (%7,9), Estonya (%3,6) ve Danimarka'da (%2,7), en sert düşüşler ise Malta (%5,6), Yunanistan (%5,4) ve Portekiz'de (%4,7) kaydedildi.

Euro Alanı

- 2011 yılı başından itibaren euro (€) para birimini kullanmaya başlayacak olan Estonya'nın para birimi geçişindeki hazırlıklarını değerlendiren 11nci olağan AB Komisyonu raporu tamamlandı. Raporda hazırlıkların birçoğunun istenilen seviyede olduğu belirtilirken, geçiş sürecinin son dönemi için bazı tavsiyelere yer verildi. Estonya siparişini verdiği 45 milyon banknot ve 194 milyon bozuk parayı nakit € olarak piyasaya sürecek. Daha önceki €'ya geçişlerde olduğu gibi banknotlar bir üye ülkenin Merkez Bankası'ndan (Estonya'nın geçişi için Finlandiya'dan) kredi usulüyle alınacak. Estonya Merkez Bankası ticari bankalara € banknotlarını Kasım ortasından itibaren dağıtmaya başlayacak.

*

B R Ü K S E L ' D E   G E L E C E K   A Y

AB Kurumları


· 16 Kasım, Eurogroup Toplantısı
· 17 Kasım, Ekonomik ve Mali İşler Konseyi
· 18-19 Kasım, Eğitim, Gençlik ve Kültür Konseyi
· 19-20 Kasım, NATO Zirvesi
· 22 Kasım, Dışişleri Konseyi
· 22 Kasım, Genel İşler Konseyi
· 25-26 Kasım, Rekabet Konseyi
· 29-30 Kasım, Tarım ve Balıkçılık Konseyi

Konferanslar

· 16 Kasım, Democratic transitions in the Western Balkans, EPC, http://www.epc.eu  
· 17 Kasım, Public Opinion in the Balkans, EPC, http://www.epc.eu  
· 18 Kasım, Navigating the Financial Challenges Ahead, CEPS, http://www.ceps.be  
· 22 Kasım, Cross-border Terrorism: Time for Global Action, EPC, http://www.epc.eu  
· 23 Kasım, Eastern Partnershıp – two years on, EPC, http://www.epc.eu  
· 26 Kasım, The priorities of the Hungarian Presidency to the EU, EPC, http://www.epc.eu  
· 29 Kasım, Japan- EU Relations, EPC, http://www.epc.eu  
· 30 Kasım, The EU Budget: Responsibility without Accountability?, CEPS, http://www.ceps.be

HAZIRLAYANLAR :

 Dilek İştar Ateş – Gamze Erdem Türkelli

bxloffice@tusiad.org  
www.tusiad.org





Dr Bahadir Kaleagasi

International Coordinator


TUSIAD - Turkish Industry & Business Association BRUSSELS :

Representation to the EU and BUSINESSEUROPE
(The Confederation of European Business)
T: +32 2 7364047      twitter.com/kaleagasi
kaleagasi@tusiad.org           www.tusiad.org   
 

Son Haberler

Hits: 8834 Visitors: 3180
Copyright © GUNDEM.be
Site içeriği ve dizaynın tüm hakları GÜNDEM.be websitesine aittir.
Kopyalamak ve izinsiz kullanmak kesinlikle yasaktır.