Haberin yayım tarihi
2013-12-28
Haberin bulunduğu kategoriler

MERKEL'İN GÜCÜ..

«Yunanistan’ın Avro bölgesine girmesine izin verilmemeliydi!»

Bu sözler Almanya şansölyesi Angela Merkel’e ait.

Ve bine yakın CDU (Hıristiyan Demokrat Partisi) militanı önünde söylendi.

Çünkü Maliye Bakanı kendisine biraz önce Atina’yı desteklemek için üçüncü bir yardım planına ihtiyaç olduğunu söylemişti.

O dönemde Federal genel seçimler için kampanyada bulunan Merkel 2000 yılında bu kararı alan kendisinden önceki mevkidaşı SPD’li (Sosyal Demokrat) Gerhard Schröder’e ateş püskürerek «Avro bölgesi öyle bir hazinedir ki, onu sorgulayamayız. O paradan da öte birşeydir.» demişti.

O dönemde yapılan hesaplamalara göre Alman vatandaşlarının cebinden Avro alanının kurtarılması amacıyla o ana kadar 86 milyar avro çıkmıştı.

Ve Almanya’nın dört yılda toplam 114 milyar Avro vermesi gerekecekti.

Yani nüfusu % 20 daha az olan Fransa’nın ödediğinin neredeyse iki misli kadar0.

***

AB bünyesinde adı «Bayan No»ya çıkan kişi krizdeki ülkeleri kurtarmaya niçin bu kadar hevesliydi? 

Çünkü ona göre «Avro başarılı olamazsa, Avrupa biterdi».

O halde istemeye istemeye de olsa, gerekli miktarda parayı verilmeliydi.

***

Tabii ki her alış-verişte bir veren bir de alan vardır.

Veren niçin verir, alan niçin alır?

Bu örnekte rivayete göre parayı veren Almanya, parayı alan Yunanistan’ı aldığı krediyi Alman ürünlerini satın almak için harcamaya mecbur etmiş.

Yani sonuçta para yine Almanya’da kalmış.

Borcu ise Yunanistan Devleti, yani Yunan halkı, ödüyor.

***

Dünyanın en güçlü kadını olarak nitelendirilen şansölye Brüksel’de mevkidaşlarıyla görüşmeye gelmeden önce karmaşık bir yapıya sahip kendi ülkesinin yetkililerini ikna etmek zorundaydı.

Bu karmaşık sistemi İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra yertleştirenler ise müttefikler.

Kararların alelacele alınmasını önlemek maksadıyla.

***

Ve bunu yaparken Angela Merkel mutlak çoğunluğa bile sahip değil.

Mutlak çoğunluğa sacede Eylül ayında kavuştu.

O dönemde SPD ile birlikteydi ve SPD Avrupalılarla daha fazla dayanışma istiyordu.

Kendi partisi içinden düzenli olarak çatlak sesler çıkıyordu.

CDU’lu Maliye Bakanlığı Danışmanı Kai Konrad «Avro Avrupa değildir. Burada kurtarılacak olan Avro değil, Avrupa’dır! Avro Bölgesini Almanya kurtaramaz. Buna inanan hayal görüyor demektir.» demişti.

Diğer yandan Şubat ayında ekonomist Bernd Lucke tarafından Avro karşıtı AfD  partisi kurulmuştu.

Fakat bu parti % 5 barajını aşamamış ve meclise girememiş olsa da gençliği seferber edebilecek bir eliti etkilemeyi başardı.

Demek ki bebeklerin büyüyüp adam olabilecekleri, yani belâ olabilecekleri,  gerçeği evrensel bir gerçek.

Demek ki, önemsemez gibi yapıp, küçüklerden gocunmak, hatta onları engellemek, sadece Belçika’daki geleneksel partilerin huyu değilmiş.

***

Angela Merkel üçüncü ve son şansölyelik dönemine başladı.

Bir daha seçilme hakkı ve beklentisi yok.

Üçüncü kez seçilirken % 42 lik bir oranla 15 yıldan bu yana en başarılı zaferini elde etti.

Çok temkinli ve tedbiri elden bırakmayan biri olarak biliniyor.

Yunanistan’a karşı sergilediği bu dayanışma örneğine karşılık diğer üye ülkelerden sıkı bir bütçe denetimi isteyeceği kesin.

Handelsblatt gazetesine göre Alman halkının çoğunluğu fedakarlık karşılığı olarak bunu ondan bekliyor.

***

İtalya ve Fransa’dan farklı sinyaller geliyor.

Bu ülkeler kemer sıkmaya ara verilmesini ve uygulanan politikaların az da olsa gevşetilmesini talep ediyorlar.

Fransa ve İtalya güçlü bir tavır sergilerse, SPD’yi de yanlarına alırlarsa, daha önceki koalisyon ortağı liberallerin muhalefete düşmesi hesaba katılırsa, Merkel biraz da olsa yumuşayabilir.

Türk kökenli bir bayanı kabinesine almasını ben buna yoruyorum.

Fakat Almanya’nın dünyanın üçüncü büyük ihracatçısı olduğunu unutmamak gerekir.

İhracat fazlası  nedeniyle AB Komisyonu ve Amerikan Hazinesi tarafından eleştiriliyor.

Zira bu ihracat fazlalıkları diğer ülkelerin ihracatına zarar veriyor.

Rakipleri Merkel’den bu fazlalıkları tasarruf etmek yerine diğer ihracatçı ülkeler lehine harcamalarını bekliyor.

Fransa Cumhurbaşkanı Hollande son görev dönemini Avrupa’da sevilmeyen ve tecrit edilmiş bir Almanya’nın başında bitirmek istemeyeceğinden emin.

Yani yumuşama bekliyor Merkel’den!

Olur mu, olmaz mı?

Bekleyip hep birlikte göreceğiz…

 

Yakup Yurt ©

Brüksel, 27-12-2013

yurtyakup@gmail.com

Son Haberler

Hits: 5760 Visitors: 3048
Copyright © GUNDEM.be
Site içeriği ve dizaynın tüm hakları GÜNDEM.be websitesine aittir.
Kopyalamak ve izinsiz kullanmak kesinlikle yasaktır.