Haberin yayım tarihi
2007-01-27
Haberin bulunduğu kategoriler

Bahadır Kaleağası:Avrupa yaşlanıyor..

TÜSİAD Brüksel Temsilcisi Dr. Bahadır Kaleağası, Institut Libre Marie Haps Türk Dili ve Uygarlığı Merkezi ATA CLCT'ın düzenlediği konferans da Dünya-Avrupa-Türkiye Avrupa Birliği arasında bugüne kadar yaşanan gelişmeler hakkında geniş bilgiler vererek geleceğe umut vaadeden bir projeksiyon yaptı..
 
Dr Bahadır Kaleağası'nın Fransızca olarak yaptığı konuşmada objektif bir yaklaşımla Türkiye Avrupa Birliği arasında yaşanan süreci değerlendirerek, muhtemelen oluşacak tam birlikteliğin sadece Türkiye'nin değil, aynı zamanda yaşlanan Avrupa ve hatta tüm dünya için büyük faydalar yaratacağının altını çizdi. 
 


Dr Bahadır Kaleağası'nın konuşmasından satır başları:
 
"Türkiye Avrupa Birliğine katılma kararı verdiği günden beri Batılı anlamda kendini sürekli yapılandırıyor.
 
Türkiye hakkında siyasi, sosyal, ekonomik bir çok farklı açıdan çok farklı yorumlar yapılıyor. Bu zaman zaman haksız ve can sıkıcı da olabiliyor. Fakat ülkelerin geleceği açısından sağlıklı yaklaşımlar sergilenmesi kaçınılmaz bir zorunluluktur.
 
Avrupa gittikçe yaşlanıyor. Avrupa'da ki sosyal yardım kurumlarının ayakta kalması için birilerinin çalışması gerekiyor. Geleceği iyi okumak için Çin, Avrupa ve Amerika'da gelecekte demografik yapı nasıl bir hal alacak? Örneğin 2050 yılında dünyada oluşacak demografik yapıyı bir düşünün.  Bu gerçekleri görerek Avrupa coğrafyasında yaşayanların gelecekte yaşayacakları bir çok soruna bugünden hazırlık yapma zorunlukları bulunuyor.
 
Dünya da bugün için yaşanan önemli sorunlar bulunuyor. Ekonomik alanda da yaşanan bazı çarpık yaklaşımlar ve tercihler olabiliyor. Amerikan yatırımları İtalya ve irlanda'da oran olarak oldukça fazla olmasına rağmen nüfus ve potensiyel bakımından dünyada en önemli bir duruma sahip olan Çin ve Hindistan'da daha az. Bu dünyanın geleceği açısından pek mantıklı değil.
 
Ülkeler arasında geçmişten gelen bazı sorunlar bulunuyor. Bu sorunlar çözülemediği sürece siyasi, sosyal ve ekonomik alanda insanlık adına gösterilen çabalar sonuç almayı zorlaştırıyor. Bu doğrultuda Avrupa'nın büyük sorunu var.  Avrupa'yı yeniden inşa etmek için daha çok çalışmak gerekiyor.
 
Avrupa kuruluşundan bugüne daha önceleri hedeflediği ekonomik noktaya ulaşamadı. Avrupanın çok detaylı bir programı var. Değişik sebeplerle yapısal değişimler olması gerektiği gibi geliştirilemedi. Örneğin ekonomik büyüme de hedeflenen nokta yakalanamamıştır.
 
Avrupa Birliği bünyesinde ekonomi ve kurumsal sorunlar dışında önemli bir siyasi yaklaşım sorunu yaşanıyor. Avrupa'da uç siyasi partiler ve eğilimler gittikçe güçleniyor. Bu durum Avrupa'nın geleceği konusunda oldukça kaygı yaratıyor.
 
Türkiye Avrupa Birliğine adaylığı ve üyeliğini bir çeşit milli menfaat doğrultusunda değerlendirdi ve bugüne kadar bu doğrultuda bir yaklaşım sergiledi.
 
Fakat bugün Türk halkı için meydana gelen bazı olumsuzluklardan dolayı bazı tereddütler oluşuyor. Elbette Türkiye'nin Avrupa Birliğine tam üye olabilmesi için Avrupa Birliği değer ve kriterleri açısından eş düzeyde olduğumuzu göstermeliyiz. Türkiye elbette üyeliğe her anlamda hazır olmalıdır. Genç bir nüfusa sahip olmamız bir avantajdır. Fakat bu kitle ekonomik anlamda güçlü değildir. Türkiye ekonomik ve sosyal anlamda daha çok yatırım yapmak zorunda.
 
Türkiye'nin tarım konusunda Avrupa'ya göre önemli bir üstünlüğü bulunmaktadır. Topraklarımız çok verimli ve zengindir. Bunda bulunduğumuz coğrafya ve iklimin katkısı bulunmaktadır.
 
Türkiye'nin Avrupa Birliğine katılması ile sadece Türkiye değil, Avrupa ve sonuçta dünya kazanacaktır".
 
 

Son Haberler

Hits: 9518 Visitors: 3230
Copyright © GUNDEM.be
Site içeriği ve dizaynın tüm hakları GÜNDEM.be websitesine aittir.
Kopyalamak ve izinsiz kullanmak kesinlikle yasaktır.