Belçika’ya çalışmak üzere gelen ilk gurbetçilerimizden Trabzonlu Kemal Ulusoy’un 94 yaşında aramızdan ayrıldığı duyuruldu.
Bir dönem Maasmechelen Tevhid Camii’nin başkanlığını yapan Kemal Ulusoy bölgede saygın bir kanaat önderi olarak biliniyordu.
Kemal Ulusoy’un bugün öğle namazı sonrası Maasmechelen Tevhid camii’nde kılınacak cenaze namazı sonrası naaşı toprağa verilmek üzere memleketine gönderileceği belirtildi.
Geçtiğimiz yıl Belçika’ya gelen ilk Türkeri’nin hayatının kaleme alındığı bir röportajda ‘’Belçika’ya tek kişi geldim, sonra ailemi çocuklarımı buraya getirdim. Bunun dışında memleketten buraya gelen birçok kişiye öncülük yaptım. Ben kendi çocuklarımı elimden geldiği kadar iyi yetiştirdim. Onları burada okula yolladım. Şimdi bir kısmı çalışıyor, bir diğer kısmı ise burada memur oldular.
Şimdi burada 9 tane çocuğum var. Onların çocukları, çocuklarının çocukları. Artık ben sayamıyorum. Torunlar, onların çocukları buralarda ne olacak bilemiyorum. Onu artık Allah bilir. Ben şimdi 91 yaşındayım. Benim görevim ve vadem bitti sayılır. Gerisini artık yaşı genç olanlar düşünecek’’ diyerek Belçika’da geçirdiği 60 yılın hikayesini özetlemişti.
Belçika’ya ilk gelenlerimiz arasında bulunup hem kendi geleceği çalışıp hem de toplumsal meselelerde önderlik yapan dev çınarımızı kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşıyoruz.
Kemal Ulusoy amcamıza Yüce Allah’tan rahmet diliyoruz. Tüm aile bireylerine yakınlarına, dostlarına, komşularına ve Maasmechelen Türk toplumuna başsağlığı ve sabırlar dileriz.
Mekânı cennet olsun inşallah.





KEMAL ULUSOY'UN HAYATI
MAASMECHELEN
Ben Kemal Ulusoy. 1933 yılında Trabzon’un Tonya ilçesinde doğdum. Belçika’ya 1963 yılında maden işçisi olarak geldim.
Ben Türkiye’deyken 4 tane çocuğum vardı. 1968 yılında eşimi ve çocuklarımı Belçika’ya getirdim. Burada 5 çocuğum daha oldu.
En Çok Zorluğu İlk Gelenler Çekti.
Burada sizi karşılayan, sizin sorunlarınızı siz dinleyerek hemen çözecek insan da yoktu. Buraya ilk gelenler olarak bizler çok zorluk çektik ancak bizden sonra gelenler hep kendilerinden önce gelenlerin tecrübelerinden ve burada kurulan derneklerden faydalandılar.
Burada ilk etapta çok dil sıkıntısı yaşadık. Bir şeyi başkasına olması gerektiği gibi anlatamamak çok zor bir şey.
20 Yıl Madende Çalıştım.
Zamanla bunları yavaş yavaş aştık. İlk yaptığımız iş bir dernek kurmak oldu. Buraya geldikten sonra 20 yıl maden ocağında çalıştım ve daha sonra malulen emekli oldum.
Türkiye’ye Geri Dönmeyi Denedim Ama Olmadı.
Bir ara memlekete kesin dönmek üzere gittim. Orada 5-6 ay kaldım ve baktım olmadı geri döndüm. Ben 30 yaşımda Belçika’ya geldim. Elbette maden ocağında çalıştım, para kazandım. İyi de oldu. Fakat buraya hiç alışamadım. Benim aklım hep Türkiye’de idi. Elimden gelse yeterli bir kaynağım olsaydı Türkiye’ye döner ve daha geri gelmezdim.
Benim Asıl Mesleğim Marangozluktu.
Ben hayatımda işçiliğin dışında esnaflık yaptım. Benim asıl mesleğim marangozluktur. Memlekette yıllarca bu mesleği yaptım. İnşaat sektöründe de çalıştım. Biz Karadenizliler çok yönlü yetenekleri olur. Hayatta başarılı olmanın yollarını hep aradım.
Hayallerim Gerçek Oldu.
Belçika’ya gelirken hayal ettiğim şeylerin hepsini fazlasıyla yaptım. Evim oldu, işyerim oldu, çeşitli yatırımlar yaptım. Ekonomik açıdan her şeyim oldu. Çocuklarımı da iyi yetiştirdim. Bunun dışında topluma da faydalı olmaya çalıştım. Burada ilk dernek işlerine başlayan kişilerden biriyim. Maasmechelen Tevhid Camii’nde 10 süreyle başkanlık yaptım.
Buralara Geldik Çoğaldık.
Belçika’ya tek kişi geldim, sonra ailemi çocuklarımı buraya getirdim. Bunun dışında memleketten buraya gelen birçok kişiye öncülük yaptım. Ben kendi çocuklarımı elimden geldiği kadar iyi yetiştirdim. Onları burada okula yolladım. Şimdi bir kısmı çalışıyor, bir diğer kısmı ise burada memur oldular.
Şimdi burada 9 tane çocuğum var. Onların çocukları, çocuklarının çocukları. Artık ben sayamıyorum. Torunlar, onların çocukları buralarda ne olacak bilemiyorum. Onu artık Allah bilir. Ben şimdi 91 yaşındayım. Benim görevim ve vadem bitti sayılır. Gerisini artık yaşı genç olanlar düşünecek.
Memlekete Defalarca Arabayla Gittim.
Memlekete eskiden arabayla defalarca gidip geldim. Artık gücüm kalmadı. Şimdi araba süremiyorum. Bir defasında Avusturya’da sorun yaşadım. Küçük oğlum benden habersiz arabayı çalıştırmış, neredeyse uçurumdan aşağı gidiyorduk. Arabayı kıl payı uçurumun kenarında durdurabildik. Orada olanlar da bize yardımcı oldular. Arabayı tekrar düze çıkarabildik.
Bu Ülkenin Bize Çok Faydası Oldu.
60 yıl boyunca Belçika’dayım. Bu ülkenin bize çok faydası oldu. Bizde bedava burada oturmadık. Çok çalıştık, çok bedel ödedik. Belçika benim ve ailem için bir ekmek kapısı oldu. Bundan dolayı Belçika’ya minnettarım.
Burada Belçikalılar İle İyi İlişkilerim Oldu.
Buradan 2 Belediye Başkanını Türkiye’ye gönderdim. Türkiye’yi tanımaları, Türk insanını anlamaları ve tanımaları için Türkiye’de 2 belediye başkanı ile irtibat kurdum ve onları buluşturdum. Bizim belediye başkanlarımız bu buluşmalardan çok memnun oldular. Burada Belçikalı öğretmenler, belediye başkanları, encümenleri ve belediye memurları ile çok iyi münasebetlerimiz oldu.
Topluma Çok Hizmet Ettim.
Ben elimden geldiği kadar iyi bir yöneticilik yaptığımı düşünüyorum. Burada Müslüman toplumu olarak kurduğumuz dernekle iyi organize olmayı başardık. Kurduğumuz dernek toplumun burada hem kontrol edilmesi hem bazı manevi ihtiyaçlarının karşılanması, yönlendirilmesi ve daha birçok konuda önemli hizmetler sunmuştur.
Çok İyi Flamanca Öğrenemedim.
Belçika’da istediğim düzeyde Flamanca öğrenemedim. Flamanca normal iletişimi kuruyordum ama çok daha iyi bir dil bilgisine ulaşmak isterdim. Bu ülkede ömrümüz geçti. Her ne kadar bizim kendi ülkemiz olmasa da bu ülkede bir ömür harcadık. Bu ülkeyi de sevdik. Öyle olmasa bunca yıl buralarda kalınır kök salınır mı?
Vasiyetimdir; Beni Vatanımda Toprağa Versinler.
Benim için vatan sevgisi başkadır. Ben vefat edince sakın beni buraya gömmesinler. Ben Türkiye’de doğdum, büyüdüm, atalarım orada, anam babamın mezarları orada, bende oraya gömülmek isterim. Bu benim vasiyetimdir. Çocuklarım, torunlarım bilsinler.

