Haberin yayım tarihi
2011-12-12
Haberin bulunduğu kategoriler

Koçak:Avrupa'da ki ırkçılık isimli canavar, yeni bir boyut daha kazandı.

Günlerdir, aylardır ve hatta yıllardır başını almış ilerleyen Avrupa´da ki ırkçılık isimli canavar, yeni bir boyut daha kazandı. Ağzıma geleni sayabilirim, düşüncesine sahip bir ortamda, Belçika´da, Vlaams Belang gibi partiler doğdu, daha sonrası Hollanda´da ´Pim Fortuyn´ ve ´Geert Wilders´ gibileri. Bundan esinlenen demokratik diye geçinen bazı siyasetçilerde hızını alamayıp, saygının bittiği yerden devam ettiler ve vuralım Müslüman’a,  vuralım yabancılara politikasıyla puan kazanmaya çalıştılar.

Örnek vermeme gerek yok, alın size Fransa´da Sarkozy. Hadi diyelim bunlar bizim üzerimizden puan kazanmaya çalışıyorlar ve bunlara siyasi arenada cevap verecek siyasetçilerimiz oluştu. Pekiyi, adalet ve hukuk çerçevesinde, ve bu görevde olanlar da yaparlarsa, napacağız?

Bir kaç ay önce, Anvers mahkemesinin en üst düzeydeki görevlisi, Belçika´nın yabancılar için cennet olduğunu, herkesin elini kolunu sallaya sallaya girebildiğini diyor, adam daha ileri gidiyor ve yalanı- malanı birbirine katıyor ve diyor ki; adamlar (yabancılar) Belçika´da sadece bir gün çalıştıktan sonra bilmem hangi işsizlik maaşını alıyormuş. Buna karşılık verdik, dedik ki, sadece Belçika´yla anlaması olan ülkeler için bu geçerli, mesela sen Türkiye´de yeterince sigortalı çalıştığını ispatlarsan, bir gün de Belçika´da çalışırsan, evet o zaman burada işsizlik ödeneği alırsın. Ama siz ve ben bu yalanı doğrultana kadar, bu yalan ve iftira, çoktan taa kahvelere, derneklere ve Belçikalıların kafasına yerleşmiş.

Dün de karşımıza şu haber çıktı; Dendermonde Polis Hakimi, iki Türk asıllı gencin trafikte yarattığı huzursuzluğun ve sokak yarışmalarına karışmalarına şunu söylüyor; işte sizin yüzünüzden, Belçika´da ırkçılık  artıyor…

Dur bir dakika, ne dediniz?

Bundan dolayı mı ırkçılık artıyor?

Pekiyi, o zaman, daha iki hafta önce arabasıyla 300km hız yapan ve bunu Youtube da gösterime veren Belçikalı´ya aynısını söyler misin?

Affınıza sığınıyorum ama bi ara sübyancılık dosyalarıyla çalkalanan Belçika medyasında, bizden hangi birimiz kalkıp da… Hadi be… Olacak iş değil. İnanın değerli arkadaşlar, bazen hangi ateşi söndüreceğimizi bilmiyorum. Bir taraftan gençlerin yaptıklarına bir kaç kelime şöyle, izah et, bir taraftan hukuk çerçevesinde çalışan hakimlere insanlık dersi ver. Ama hiç birinin umurunda değil, çünkü olan yine size ve bana oluyor. Bunun gerçek cezasını siz ve ben çekiyoruz. Niçin, düştük yine bunların ağızlarına, olduk yine kahve dedikodusu malzemesi. Sayılacak o kadar çok şey var ki, hapishanede, sözde kendi kendine ölen vatandaşımız, Yine Sint-Niklaas da evi kundaklanan ve iki canın aldığı bir yangından, ceza almadan kurtulan bir Belçikalı, morgda tutulan cesetler… devam edim mi? Siyaseti bırakıp, itfaiyeci mi olalım? Farkındayım, hani hukuk´un tarafsız olduğunu simgelemek için gözü örtülü bir bayan heykeli kullanırlar ya (Dame Justitia), bence örtü değil, siyah-beyaz bakış açısı verilen bir gözlük takılmış bu heykele. Yazıklar olsun bu zihniyete, insanlar hala ten renklerinden, soylarından issizliğe itilen bir Avrupa´da, dinlerinden dolayı öldürülen bir Avrupa´da, sen kalk bu lafları söyle. Bu benim Avrupa´m değil arkadaşlar!.

http://www.nieuwsblad.be/article/detail.aspx?articleid=GAT3JF4QT

Son Haberler

Hits: 6230 Visitors: 3066
Copyright © GUNDEM.be
Site içeriği ve dizaynın tüm hakları GÜNDEM.be websitesine aittir.
Kopyalamak ve izinsiz kullanmak kesinlikle yasaktır.