Haberin yayım tarihi
2010-12-07
Haberin bulunduğu kategoriler

TC Anvers Başkonsolosu Deniz Çakar'ın Gent Üniversitesi Konuşması.

Sayın Rektör ve Dekan, Bayan Ersavcı,  Milletvekilleri, Gent Üniversitesi yetkilileri,
Değerli Konuklar ve Öğrenciler,



****
 
Yaklaşık bir yıl önce Gent Üniversitesi'nden birkaç akademisyen ile görüştüğümde, Üniversiteyi Türkçe ve Türk Kültürü ile tanıştırmak amacıyla girişimde bulunulmasına duyulan ihtiyacı konulmuştuk. Bugün burada başlangıç ve akademik düzeydeki Türkçe kurslarının açılışını yapmak üzere toplanmış bulunuyoruz. Türkçe kurslarının Belçika'nın en büyük üniversitelerinden biri olan, dünyaca tanınan, köklü ve çok kültürlü Gent Üniversitesi'nde verilmeye başlanması tabiî ki bir tesadüf değil.
 
Dilin önemiyle ilgili küçük bir hikâyeye yer vermek istiyorum. Konfüçyüs'e sorarlar: Bir ülkeyi yönetmeye çağrılsaydınız ilk olarak ne yapardınız? Büyük düşünür şöyle karşılık verir: Hiç kuşkusuz, dili gözden geçirmekle işe başlardım. Ve dinleyenlerin meraklı bakışları karşısında sözlerine devam eder: Dil kusurlu olursa, sözcükler düşünceyi iyi anlatamaz.  Düşünce iyi anlatılmazsa, yapılması gereken şeyler doğru yapılamaz. Ödevler gereği gibi yapılmazsa, töre ve kültür bozulur. Töre ve kültür bozulursa adalet yanlış yola sapar. Adalet yoldan çıkarsa, şaşkınlık içine düşen halk ne yapacağını, işin nereye varacağını bilemez. İşte bunun içindir ki hiçbir şey dil kadar önemli değildir
 
Türkçe kursları insanların birbirlerini daha iyi anlamalarına ve böylelikle toplumsal işbirliğinin gelişmesine (bu hususta da küçük bir hikayem var) hizmet edecektir. Belçikalı Türk toplumunun Türkçe bilgisinin ve genel olarak dilbilgisinin geliştirilmesi, Flamanca öğrenilmesini kolaylaştıracak, insanlarımızın her iki dile birden hakim olmalarına imkan sağlayacaktır. Belçika'da yaşayan vatandaşlarımızın çok iyi Flamanca konuşması beklenmektedir. Eğitim Müşavirimizin de ifade ettiği üzere, anadilini iyi bilmeyen birinin başka bir dili öğrenmesi daha zordur, ikinci bir dil ancak iyi bir anadil bilgisi üzerine inşa edilebilir. Belçika'daki Türk toplumu içinde bu gerçeği kanıtlayan rol modellerimiz mevcuttur.
 
Küçük hikayem şöyle: Mahkumların, hareketlerinin zorlaştırılması amacıyla,  ayaklarına takılan zincirlere bağlı ağır bir topu taşımak zorunda oldukları dönemde, bir gün bir gardiyan iki mahkumun sırada beklerken birbirlerinin toplarını taşıdıklarını görmüş. Bu durumda da,  mahkumlardan her biri yine bir top taşımak zorunda, ancak mahkumlar bu işbirliği ile bir snerji yaratmış ve acılarını azaltmak için birbirlerine manevi anlamda destek olmuşlardır. Duygusal olarak daha güçlü hissettiklerinde acıya karşı dayanıklılıkları artmıştır.
 
İnanıyorum ki, Türkçe derslerine katılan Belçikalı öğrenciler benzer bir sinerji yaratarak, Belçikalı Türk toplumu içerisinde Flamanca'nın daha fazla kişi tarafından ve daha iyi bir düzeyde konuşulmasına katkı sağlayacaklardır.  
 
Bu projenin gerçekleştirilmesine emeği geçen herkese içten teşekkürlerimi ve saygılarımı sunuyorum.

Son Haberler

Hits: 8808 Visitors: 3178
Copyright © GUNDEM.be
Site içeriği ve dizaynın tüm hakları GÜNDEM.be websitesine aittir.
Kopyalamak ve izinsiz kullanmak kesinlikle yasaktır.