Haberin yayım tarihi
2011-10-25
Haberin bulunduğu kategoriler

2015'E 4 KALA..

Ermeni terör örgütü ASALA’nın 1970’lerin başından itibaren Türkiye’nin dış temsilciliklerine karşı girişmeye başladığı silahlı saldırılar Türkiye’yi günümüzde bile uğraştıran haksız bir iftira ile tanıştırdı: Ermeni soykırımı. 1982’de Ankara’nın göbeğinde, Esenboğa Havalimanı’nda bile silahlı eylem yapabilecek kadar gözü dönen ASALA’nın kökü uzun uğraşlarla kazındı. Ancak Ermenistan ve diaspora Türkiye’nin boynuna ‘soykırım’ yaftasını asmaya çalışmaktan hala vazgeçmedi.

HEM SUÇLU HEM GÜÇLÜ

Her ne kadar ‘soykırım’ kavramı İkinci Dünya Savaşından sonra literatüre girse de Ermeniler, Osmanlı Devletine karşı isyan etmeleri ile eş zamanlı olarak ‘katliam’ yaygarasını da kopartmaktan geri kalmadılar. 19. yüzyılın sonundan itibaren Avrupa ve ABD basınında Türklerin Ermenileri nasıl ‘kestiğini’ anlatan temsili resimler boy boy yayınlanmaya başlandı. Eli kılıçlı, başı fesli, pala bıyıklı ‘Türkler’ kadın-çocuk demeden Ermenileri keserken (!) resmedildi. Bu kara propaganda boş yere yapılmıyordu. Türkleri arkadan vurmak için silah, yani para gerekiyordu… Avrupa’dan Amerika’dan Rusya’dan beklenen destek fazlasıyla geldi. 15 Mart 1921’de Berlin’de sokak ortasında Talat Paşa’yı vuran Ermeni terörist Soğomon Teyleryan’ın trajikomik duruşması ‘propaganda’nın ne kadar önemli olduğunu çok acı bir şekilde gözler önüne seriyordu. “Almanya’ya sadece Talat Paşa’yı öldürmek için geldim, ailem Ermeni tehcirinde öldü, ben tesadüf eseri ölümden döndüm, daha o zaman Talat Paşa’yı öldürmeye ant içtim... Ermeni asıllı bazı vatandaşlar Talat Paşa’yı öldürmem için para verdi” diyen Ermeni terörist Teyleryan sadece iki gün süren duruşmaların ardından beraat etti. ASALA üyesi teröristler de 1970’lerde, 1980’lerde yargıç karşısına çıktıklarında benzer hikayeleri anlattılar: Soykırım, katledilen aileler, intikam… Dünya Ermeni çetecilerin elinde can veren 512 bin masum Türk’ün çığlığını duymadı bile…

KENDİMİZİ ANLAT(A)MADIK

Evet, 512 bin Türk’ün çığlığı duyulmadı… Bırakın dünyaya anlatmayı, kendi vatandaşlarımıza bile anlatmadık yada anlatamadık. Tamam, Ermenilerin yaptığı gibi kan üzerinden siyaset yapacak kadar, yaraları kaşıyacak kadar basit bir siyasete tenezzül etmedi Türkiye. Türk milletini birbirine bağlayacak çimento kan ve göz yaşı olmamalıydı. Geçmişin travmaları geleceğimizi ipotek altına almamalıydı. Ama bu Türkiye’nin Ermeniler’in kara propagandası karşısında sessiz kalması veya yeterince ses çıkartmaması anlamına da gelmemeliydi. İşin gerçeği şu ki; Türkiye’ye dünyaya, 1915 Ermeni tehciri ile özdeşleşen dönemin ne olup ne olmadığını yeterince anlatamadı, haklıyken haksız duruma düştü. 

ZARARIN NERESİNDEN DÖNÜLÜRSE KARDIR

Ermenistan ve diaspora tehcirin 100.yıldönümü olan 2015 için şimdiden harıl harıl çalışıyor. Ekonomik batağa saplanmış Ermenistan için 2015, kelimenin tam anlamıyla ya bir can simidi olacak, yada sonun başlangıcı. Akıllarınca  ‘soykırım’ı uluslar arası camiaya kabul ettirip Türkiye’den tazminat, kim bilir belki de toprak kopartacaklar. 2015 yılını “hedef yıl” seçen diasporanın faaliyet listesi oldukça kabarık. “Bir daha asla” adlı konser dizisinden ABD’li yönetmen Steven Spielberg’e Ermeni olaylarını konu alacak bir film yapma teklifi götürmeye, yeni kitaplar yayınlamaktan Türkiye aleyhinde tazminat davaları açmaya kadar onlarca madde var. Her akıl sahibi Türkiye’nin böyle şeylere boyun eğmesinin mümkün olmadığını bilir. Ama bu Ermeni kara propagandasına karşı sessiz kalmak anlamına da gelmemeli. 

Son Haberler

Hits: 6111 Visitors: 3060
Copyright © GUNDEM.be
Site içeriği ve dizaynın tüm hakları GÜNDEM.be websitesine aittir.
Kopyalamak ve izinsiz kullanmak kesinlikle yasaktır.