Haberin yayım tarihi
2013-03-21
Haberin bulunduğu kategoriler

Hollanda'da 'Koruyucu Aile Olun' Çağrısı

Hollanda Türk Gençlik Kuruluşları Federasyonu (HTGF), Hollanda`da yaşayan Türkleri koruyucu aile olmaya çağırdı.

9 yaşındaki küçük Yunus’un eşcinsel koruyucu aileye verilmesinden sonra kamuoyunda başlayan dalgalanma büyük etkiye yol açtı ve iki ülke arasında gerilime neden olmuştu. Bunun üzerine Hollanda’nın etkili sivil toplum örgütlerinden Hollanda Türk Gençlik Kuruluşları Federasyonu (HTGF) bir buluşma organize ederek konuyu görüştü. Buluşmada HTGF, Türk çocuklarının Çocuk Esirgeme Kurumu (Jeugdzorg, Gençlik Daireleri) vasıtasıyla koruyucu ailelere verilerek Hıristiyanlaştırılmasına ve asimilasyonuna karşı çıkmak ve etkili bir sivil denetim getirmek için Çalışma Grubu kurdu.

Buluşmada, koruyucu ailelerde Hıristiyanlaştırılan, eşcinsel ve uyuşturucu kullanan ailelere verilen Türk çocuklarının perişan edildiği görüşü hakim oldu. Türklerden koparılacak çocukların hangi koruyucu aileye verilmesi gerektiği kararını Hollanda devleti tarafından kurulacak ‘Hollanda Türk Çocuk Esirgeme Kurumu’nun vermesinin sağlanması gerektiği görüşü benimsenirken doğacak diğer sorunlara da kurulacak bu kurum’un bakması gerektiğine dikkat çekildi. Böyle bir kurumun kurulması Gazeteci İlhan Karaçay’ın teklifiydi. Ancak kurulması gereken kurumun Türkiye’deki kurumlarla bağlantılı olması gerektiği yönünde yazılıp çizilen görüşler kabul görmedi. Aksi durumda Hollanda egemenline müdahale olacağı endişesi haklı görülmekle beraber, konunun muhatabı Türklerin zaten Hollanda’nın bir parçası olduğu için kazanılan demokratik hakların kullanımının söz konusu olduğu HTGF’nin örgütü tarafından benimsendi. Ancak buna rağmen kimi Hollandalı otoriterin, somut belirti olmaksızın temel haklarımızı baltalayacak müdahaleleri söz konusu olursa, uluslararası alan dahil olmak üzere yasal zeminde en sert şekilde karşılık verilmesi gerekeceği vurgulandı. Çalışma Grubu’nun öncelikle Hollanda Çocuk Esirgeme Kurum’larında çok-kültürlü personelin çalıştırılması, hatta kurumların içinde bu yönde birimlerin oluşturulmasına ve ardından savunulan ‘Hollanda Türk Çocuk Esirgeme Kurumu’nun kurulmasına yönelik hukuki araştırmalar ve başka ülkelerdeki örneklerle kıyasla uygulanabilir çözümleri araştıracak.

HTGF Genel Başkanı Oğuzhan Kılıç yaptığı konuşmada Hollanda’da yaşayan Türkleri, asimilasyona karşı göreve çağırdı. Ciddi sayıda Türk ve Müslüman nüfusun olduğunu vurgulayan Kılıç, aileleri sorumluluk almaya ve Türkleri koruyucu aile olmaya davet etti. Ulusal basında yayınlanan görüntülerin yürek parçaladığını anlatan Kılıç, Hollanda Çocuk Esirgeme Kurumunun yapılanması hakkında birçok soru işareti olduğuna değinerek “Kilise teşkilatı sistematik bir şeklide çalışıyor. Çok net bir Hıristiyanlaştırma çalışması ve sistematik asimilasyon görünüyor. Özellikle çocuklarımızı seçtikleri belli oluyor. Bunun dışında çocuk istismarı ve şiddet gibi oldukça iğrenç olayların yürek burkan yayınlardan öğreniyoruz. Gerçekten yürek yakıcı şeyler. Çocukların, anadili korunmalı ve kültürel kökenlerine göre hizmet verilmesi lazımdır. Bunun için gerekli önemlerin alınması gerekmektedir. Bu önlemler devlet eliyle ancak alınabilir. Devlete bunu hatırlatmak STK’ların görevidir. Bu konu etrafında bir piyasa’nın oluşturarak birileri zenginleşiyor ve zenginleşecek endişesi de yok değil. Bunun dışında avukat Mehtap Çölgeçen gibi Hollanda Çocuk Esirgeme Kurumu’nu (Jeugdzorg) mahkum etmiş deneyimli avukatlarımız mevcut. Türk koruyucu aile eksikliği var, bu yüzden koruyucu insanlarımızı koruyucu aile olmaya çağırıyoruz. Her şeye rağmen, ilk aşamada görev insanımızındır. Demokratik ve hukuka bağlı bir çizgiyi izlemeye devam edeceğiz. Asimilasyon insanlık suçudur onun için bunu bir sivil inisiyatif olarak başlatıyoruz ve Türkleri ‘koruyucu aile’ olmaya çağırıyoruz.” dedi.

Son Haberler

Hits: 9434 Visitors: 3220
Copyright © GUNDEM.be
Site içeriği ve dizaynın tüm hakları GÜNDEM.be websitesine aittir.
Kopyalamak ve izinsiz kullanmak kesinlikle yasaktır.