Jeopolitik Analiz – Brüksel, Ocak 2026
Kadir Duran
Yeniden Tanımlanan Jeopolitik Merkez
Kazakistan’a yönelik artan uluslararası ilgi ne tesadüfidir ne de geçicidir. Bu ilgi, küresel ekonomik, lojistik ve politik dengelerin yapısal bir dönüşümünü yansıtmaktadır.
Bu dönüşümün ilk ayağı lojistiktir. Orta Koridor (Middle Corridor), Asya’yı Orta Asya, Hazar Denizi ve Kafkasya üzerinden Avrupa’ya bağlayan somut ve işler bir hat hâline gelmiştir. Daha önce 45–60 gün süren taşımalar bugün yaklaşık iki haftaya inmiştir.
Jeopolitik parçalanma, yaptırımlar ve tedarik zinciri kırılmalarının yaşandığı bir dönemde bu hat artık ikincil değil, stratejik bir araçtır. Kazakistan bu sayede Avrasya’nın yeniden şekillenen merkezlerinden biri hâline gelmiştir.
Kritik Hammaddeler ve Yeniden İnşa Edilen Güven
Bu merkezi konum, kritik hammaddeler ile daha da güçlenmektedir. Kazakistan, Avrupa tarafından uzun süre yeterince dikkate alınmamış ancak bugün enerji dönüşümü, dijitalleşme ve savunma sanayii için vazgeçilmez olan stratejik madenlere sahiptir.
Ancak belirleyici unsur sadece kaynaklar değildir. Asıl mesele siyasi ve kurumsal güvenilirliktir.
Son on yılda Kazakistan–AB ilişkileri kademeli olarak derinleşmiş, karşılıklı güven zemini oluşmuştur. Bugün Kazakistan, öngörülebilir, istikrarlı ve uygulama kapasitesi olan bir ortak olarak algılanmaktadır.
Brüksel açısından temel kriterler nettir:
• projelerin zamanında hayata geçirilmesi,
• hukuki ve mali güvenlik,
• devlet–özel sektör dengesi,
• şirketlerin operasyonel bağımsızlığı.
Bu alanlarda Kazakistan belirgin bir ilerleme sergilemektedir.
Stratejik Bağımsızlık: Avrupa İçin Anahtar Kriter
Avrupa’nın değerlendirmesinde en belirleyici unsur egemen bağımsızlıktır.
Soru ideolojik değil stratejiktir: Kazakistan kendi kararlarını mı alıyor, yoksa dış etkiler altında mı?
Astana bu konuda net bir duruş sergilemiştir. Ne otomatik hizalanma ne de yapısal bağımlılık. Bu denge politikası, Kazakistan’ı Avrupa gözünde değerli bir stratejik aktör hâline getirmiştir.
Cumhurbaşkanı Kasım-Cömert Tokayev’in 2026 programı da bu yaklaşımı yansıtmaktadır: kurumsal reformlar, siyasi istikrar, ekonomik cazibe ve kontrollü açılım. Vergisel güvenlik, hem yatırımcılar hem de vatandaşlar açısından merkezi bir yer tutmaktadır.
Yönetişim ve Hız: Pragmatik Bir Model
Kazakistan, daha yalın ve “hibrit” olarak tanımlanabilecek bir yönetişim modeline yönelmektedir. Tartışma teorik değil pratiktir: hızlı karar alma ve etkin uygulama.
Birçok Avrupa ülkesi fiilen tek merkezli karar alma mekanizmalarıyla çalışmaktadır. Bu açıdan Kazakistan Avrupa’dan kopmamakta, aksine Avrupa pratiklerini kendi koşullarına uyarlamaktadır.
Avrupa Seçimleri: Etkisi Sınırlı
Yaklaşan Avrupa seçimleri, Macaristan dâhil, Kazakistan–AB ilişkilerini ciddi biçimde etkilemeyecektir.
Macaristan bazı siyasi dosyalarda istisnai bir konumda olsa da yatırım, lojistik ve kritik hammaddeler konusunda belirleyici değildir. Diğer ülkelerdeki yerel seçimlerin de AB dış politikasına etkisi yoktur.
Kısa ve uzun vadede tablo nettir: Kazakistan, Avrupa için artık vazgeçilmez bir ortaktır.
2026’da Kazakistan–AB İş Birliğinde Öne Çıkan Alanlar
Uygulanabilirlik ve AB açısından stratejik fayda birlikte değerlendirildiğinde beş alan öne çıkmaktadır.
Kritik Hammaddeler
En yapısal dosya. Avrupa’nın yaklaşımı sanayi ve güvenlik odaklıdır; bu da iş birliğini kalıcı kılar.
Lojistik ve Orta Koridor
Jeopolitik ve ekonomik değeri yüksektir. Ancak sınır geçiş süreleri, güvenilirlik ve özellikle gümrüklerin dijitalleşmesi kritik önemdedir.
Enerji ve Uranyum
Potansiyel yüksektir, ancak altyapı ve düzenleyici çerçeveye bağımlıdır.
Hidrojen
Umut verici fakat koşulludur. Maliyetler, altyapı ve uzun vadeli alım garantileri belirleyici olacaktır. 2026 için daha çok orta vadeli bir seçenektir.
Dijitalleşme ve Yapay Zekâ: 2026’nın Anahtar Alanı
Dijitalleşme ve yapay zekâ, 2026 itibarıyla en hızlı, en kapsayıcı ve en dönüştürücü iş birliği alanıdır.
Dijitalleşme tek başına bir sektör değil, tüm sektörlerin verimliliğini belirleyen temel unsurdur.
Öncelikler şunlardır:
• kamu yönetiminde dijital dönüşüm (govtech),
• lojistik ve gümrük süreçlerinin dijitalleştirilmesi,
• veri yönetimi,
• vergi, enerji ve ulaştırmada yapay zekâ uygulamaları,
• siber güvenlik ve düzenleyici uyum.
AB açısından bu alan, düşük sermaye maliyetiyle yüksek kurumsal etki sunmaktadır—doğru bir yönetişim çerçevesiyle.
Kültürel Diplomasi ve Yumuşak Güç
Kazakistan’ın yumuşak gücü giderek görünür hâle gelmektedir. Müzik, kültür ve özellikle Kazak sineması, ekonomik diplomasiyi tamamlayan unsurlar hâline gelmiştir.
Brüksel’deki sembolik kültürel açılımlar, karşılıklı tanımanın ve güvenin işaretidir.
Yaklaşık 20 milyonluk nüfusuna rağmen Kazakistan’ın kültürel ve stratejik kapasitesi bunun çok ötesindedir.
Sonuç: Kaçınılmaz Olmadan Önce Doğru Zaman
Kazakistan artık çevrede değil, merkezde yer almaktadır.
Avrupa yıllarca temkinli bir mesafeden izledi. Bu dönem kapanmıştır.
Bugün soru Kazakistan’la iş birliği yapmalı mıyız? değil, bunu ne kadar hızlı ve stratejik yapacağımızdır.
Çünkü yirmi yıl içinde Kazakistan Avrasya’nın başlıca güç merkezlerinden biri olacaktır. Bugün doğru adımları atanlar, yarın kazançlı çıkacaktır.

