Haberin yayım tarihi
2023-05-12
Haberin bulunduğu kategoriler

TÜRK LOJİSTİK SEKTÖR TEMSİLCİLERİ ALMANYA'DA "BOY GÖSTERDİ"

- "Dünyanın en büyük lojistik fuarı" olarak nitelendirilen Münih Lojistik Fuarı'na Türkiye'den katılan 64 firma, yeni teknolojilerini, hizmetlerini ve ürünlerini tanıttı

BERLİN (AA)

 –  Almanya'nın Münih kentinde iki yılda bir düzenlenen lojistik, hareketlilik, bilgi teknolojileri ve tedarik zinciri yönetimi fuarına Türkiye'den katılan 64 lojistik hizmet sağlayıcısı, kaliteli ve rekabetçi fiyat vizyonu kapsamında hizmetlerini tanıttı.

Messe fuar alanında gerçekleştirilen ve "dünyanın en büyük lojistik fuarı" olarak nitelendirilen Münih Lojistik Fuarı'nda, Türkiye'nin farklı illerinden gelen lojistik şirketleri yeni teknolojilerini, hizmetlerini ve ürünlerini uluslararası şirketlere ve fuar katılımcılarına anlatma fırsatı buldu.

Türkiye'nin son yıllarda lojistik sektöründe ulaştığı kalitenin damga vurduğu fuarda, Türkiye’nin değişik illerinden lojistik şirketler, son hizmetlerini şirketlere ve fuar katılımcılarına tanıtma imkanı yakaladı.

Fuara Türkiye'den, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Lojistik İş Konseyi tarafından kurulan geniş Türkiye Pavyonu ile katılım sağlandı. Türkiye'den milli katılım ile 20 şirket bu pavyonda yer aldı..

10 salonun neredeyse her birinde birkaç Türk firmasının bulunması dikkati çekti.

Arkas Lojistik, Evolog, Boltaş, Alişan lojistik, Turkish Cargo ve MNG Kargo gibi Türk şirketleri fuarda yeni hizmet ve ürünlerini sergillerken Münih Lojistik Fuarı'na bu yıl toplam 64 Türk şirketi katıldı.

Fuarda, belirsizliğe karşı daha esnek tedarik zincirleri planlaması, jeopolitiğin tedarik zincirlerine etkisi, sürdürülebilirlik, enerji geçişi için lojistik, dijitalleşme, elektrikli hareketlilik, lojistik altyapı ve tedarik zinciri çözümleri 50'den fazla oturumda tartışıldı.

- Türkiye'nin lojistik sektörü yurt dışından büyük yatırımlar aldı

Genel Transport Genel Müdürü Turgut Erkeskin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, özellikle dış ticaret ile büyümeyi kendisine program olarak benimsemiş Türkiye için lojistik sektörünün stratejik bir sektör olduğunu söyledi.

Lojistiğin Türkiye'nin konumundan dolayı çok önemli olduğunu belirten Erkeskin, "Türkiye özellikle doğu-batı ve kuzey-güney aksında çok önemli bir stratejik özelliğe sahip. Bu özelliğe değerlendirmek ve geliştirmek biz lojistik sektörünün en önemli hedeflerinden biri, bundan dolayı 60'ın üzerinde firmayla ve bir Türkiye Pavyonu ile bu dünyanın en büyük fuarına katılım gösteriyoruz." dedi.

Erkeskin, Kovid-19 döneminde yakın ve lojistik imkanların daha yüksek olduğu yerlerden tedarik sağlanmasının stratejik öneminin anlaşıldığını vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Türkiye bu konuda ön plana çıktı. Ardından Rusya ile Ukrayna arasındaki kriz de farklı tedarik zincirlerine, farklı lojistik koridorlarına ihtiyaç olduğunu gösterdi. Çin ile Avrupa arasındaki en önemli koridorlardan bir tanesi Rusya üzerinden gidiyordu. Bu koridor kapanmadı ama üzerindeki aktivite oldukça azaldı. Burada Türkiye ön plana çıktı.

Türkiye üzerinden gerek demir yolu ile gerek kara yolu ile yapılan taşımalarda bir artış gördük, dolayısıyla bizim her zaman her konuda Türkiye'yi bu lojistik koridorlarında nasıl yapılandıracağımıza, nasıl konumlandıracağımıza özel önem göstermemiz lazım. Özelikle son iki yıldır bunu çok iyi değerlendiriyoruz, önümüzdeki yıllarda da bunu geliştirmemiz şart."

Türkiye'nin lojistik sektörünün yurt dışından çok büyük yatırımlar aldığını ve geliştiğini dile getiren Erkeskin, Türk firmalarının uluslararası platformlarda yapılanmaya ve çok uluslu bir hale gelmeye başladıklarını anlattı.

Erkeskin, lojistik sektörünün iklim dostu olmasının önemine dikkati çekerek, "Bu anlamda hızlı bir gelişim ve değişim var, bu süreç devam edecek aksi takdirde özellikle en büyük pazarımız olan Avrupa’ya mal satmakta zorlanacağız. Dolayısı ile bu sektörün belki de şu anda dijitalleşmeden sonra en önemli maddesi diyebilirim." dedi.

- "Avrupa pazarı yakından takip edilmeli"

Ulustrans Genel Müdürü Olgun Hacıalioğlu da Kovid-19 sonrası tedarikin coğrafyasının değiştirildiğini belirterek, şirketlerin tedarik zincirlerini çeşitlendirmeye başladıklarını ifade etti.

Hacıalioğlu, Türkiye'nin ihracatının yüzde 50'den fazlasını Avrupa'ya yaptığını ve ülkenin yakınında büyük bir pazar olduğunu belirterek, bu pazarın yakından takip edilmesi ve yeniliklerine ayak uydurulması gerektiğini kaydetti.

Türkiye'nin ekonomik büyüklük olarak dünyada 17. sırada yer aldığını ve lojistik büyüklük olarak dünyada 38'inci sırada konumlandığına işaret eden Hacıalioğlu, Türkiye'nin bu alanda ciddi bir yol kat edecek alanı olduğunu aktardı.

Hacıalioğlu, lojistik alanından global ve rekabetçi olmanın önemini vurgulayarak, "Sadece olaya hizmet sektörü olarak bakmayın, arka planda çok ciddi bir ekipman yatırımı da gerektiriyor, sektör çünkü çok geniş, çok açılımlı. Biz hep THY’nin başarısından bahsederiz, THY ne yaptı bir pergel koydu, bir daire çizdi 'bütün o bölgedeki 300-400 milyon yolcuya hitap edeceğim' dedi. Türkiye’de öyle, aslında bakarsanız iki kıta arasındaki bu ticaretin tam ortasında ve bunun bir parçası olmak zorunda. Limanıyla, hava limanıyla, kara yoluyla, gümrük mevzuatıyla ve geçiş belgeleri ile bunun bir parçası olmak zorunda, bu kaçınılmaz." değerlendirmesinde bulundu.

- Yerli yazılım firmaları için teşvik beklentisi

SOFT İş Çözümleri Genel Müdürü Ergin Kargalıoğlu ise lojistik sektörünün Türkiye'de çok hızlı geliştiğini belirterek, Türkiye'deki lojistiğin bugüne gelmesinde lojistik yazılımların özelikle şirketlerinin çok büyük katkısı olduğunu anlattı.

Dijitalleşmenin önemine işaret eden Kargalıoğlu, şunları kaydetti:

"Özellikle robotik işlemler, yapay zeka bırakın sadece kağıt kullanımını gelecekte insan kullanımını da engelleyecek, dolayısıyla verimlilik artışı olacak. Eskiden şirketler 90 kişi ile yaptığını, gelecekte 30 kişi ile yapıp iş hacimlerini en az üçe, beşe katlayacaklar. Gerçek anlamda dijitalleşmeyi yaşayacak gelecek. Özelikle yerli yazılım firmalarına teşvik bekliyoruz. Çünkü global rekabette hükümetlerin bu teşviki olması gerekiyor.

Verilen teşvikler kesinlikle yeterli değil. Türkiye'de iş yapmak için yeterli ama global bir oyuncu olmak, globale açılmak ve globaldeki büyük firmalar ile rekabet etmek için hükümet nasıl savunma sanayinde ciddi rol aldı, sorumluluk üstlendi, birtakım kümeler oluşturdu, aynısını yerli yazılım sektöründe de yapmak zorunda."

- "Türkiye bir lojistik ülkesine dönebilir"

Tur Transit Lojistik Genel Müdürü Şebnem Atabek Zeybek de Türkiye'nin jeopolitik konumundan dolayı lojistik sektöründeki etkisinin tartışılmaz olduğunu söyledi.

Zeybek, "Bunu Rusya-Ukrayna savaşında bir kez daha yaşadık gördük. Bence Türkiye bu potansiyeli yüzde 100 kullanamıyor. Önümüzdeki yıllarda bunu daha çok kullanacağına inanıyorum. Bu potansiyeli kullanmanın sonu yok. Akıllıca adımlar atıldığı takdirde Türkiye bir lojistik ülkesine dönebilir. Türkiye Çin, Asya ve Avrupa'yı bağlayan hat olarak çok önemli bir noktada. Bunun için yatırımlar, doğru politik adımlar, doğru ticari iş birlikleri gerekli. Onlar tesis edildiğinde ülkede güzel sonuçları alırız." diye konuştu.

Türkiye'nin Asya ile Avrupa'yı kara yoluyla bağlamadaki yerinin tartışılmaz olduğunu anlatan Zeybek, "Büyük lojistik planı tekrar gözden geçirilebilir. Lojistik köy projesi tekrar gözden geçirilebilir. Demir yolu hatları yaygınlaştırılabilir. Demir yolu ve limanların birleştirilmesi sağlanabilir. Bunlar hem dünyaya ve Türkiye’ye faydalı olacak adımlar olacaktır." dedi.

- "İhracatçımıza inanılmaz bir kapasite ve altyapı imkanı sunuyoruz"

Turkish Cargo Pazarlama Başkanı Fatih Cığal ise Kovid-19 salgını döneminde hava ve deniz kargoyla lojistiğin değerinin iş dünyası tarafından fazlasıyla fark edildiğini anlatarak, İstanbul ve THY'nin iş dünyasının ihtiyacı olan lojistiği en verimli şekilde sağlama konumunda bulunduğunu kaydetti.

Türkiye'nin coğrafi olarak dünyanın merkezi pozisyonunda olduğunu belirten Cığal, fırsatların yatırımlar ve altyapıyla artırılabileceğini aktardı.

Cığal, Turkish Cargo'nun son 20 yılda başarısını bütün dünyaya gösterdiğini belirterek, "İstanbul Havalimanı'ndaki SMARTIST tesisimiz ile Avrupa'nın en büyük ve dünyanın üçüncü büyük hava kargo deposu pozisyonuna geldik. Bu bizi ilk beş havayolundan biri haline getirdi. 2028 yılına kadar olan vizyonumuzsa bu pozisyonumuzu ilk üçe getirmek olacak. Bu yatırımlar ve performans sonucunda Türkiye hak ettiği yere gelecektir." dedi.

THY'nin dünyanın en fazla noktasına uçuş yapan bir hava yolu şirketi olduğunu anımsatan Cığal, "Turkish Cargo, THY'nin lojistik alt markası olarak dünyada 121 ülkede 414 farklı havalimanında hizmet veriyoruz. Bu bizi diğer rakiplerimizden ayıran en önemli özelliğimiz. Bununla birlikte Türkiyemizin bize verdiği imkanlar ve rakiplerle kıyasladığımız zaman maliyetlerimizle ilgili fırsatlar bizi pazarda inanılmaz bir pozitif noktada konumlamamızı sağlıyor." diye konuştu.

Cığal sözlerini şöyle tamamladı:

"Turkish Cargo'yu 5 yıl içerisinde şu anda taşıdığımız kargo miktarını iki katına çıkarmış ve dünyada en büyük üç hava kargo firmasından bir tanesi olmuş olarak görmüş olacağız. Türk iş dünyasına, özellikle ihracatçımıza inanılmaz bir kapasite ve altyapı imkanı sunuyoruz. Hava kargo da taşınan ürünler yüksek katma değerli birim fiyatı yüksek ürünlerini dünyanın 121 ülkesine aynı gün teslimat yapacak şekilde ulaştırmalarını sağlıyoruz.

Bu bizim üreticilerimize, ihracatçımıza ve sanayicimize çok ciddi fırsatlar ve olanaklar sağlıyor. Dünyanın 121 ülkesine ticaret yapıyor olmak demek, bugün herhangi bir Alman şirketinden, Amerikan şirketinden ve herhangi Japon şirketinden en az üç adım önde başlamanız anlamına geliyor."

Son Haberler

Hits: [srs_total_pageViews] Visitors: [srs_total_visitors]
Copyright © GUNDEM.be
Site içeriği ve dizaynın tüm hakları GÜNDEM.be websitesine aittir.
Kopyalamak ve izinsiz kullanmak kesinlikle yasaktır.