Haberin yayım tarihi
2015-05-07
Haberin bulunduğu kategoriler

ALIŞAMADIM.

İzzet Dönmez Yazdı..
 

10 Ağustos 2014 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde oyumu Recep Tayyip Erdoğan`a verdim.

Oyumun rengini günler öncesinden de açıkladım.

Hatta hızımı alamadım.

Seçimlere bir kaç gün kala burada bir yazı yazdım ve şöyle dedim:

"Ey Recep Tayyip Erdoğan, pazar günü sandığa gideceğim. Oyumu da sana vereceğim.

Oyum daha şimdiden sana helal olsun. Helal olsun".

Bu yazı çok dikkat çekti ve Recep Tayyip Erdoğan`ın da kulağına gitti.

İstanbul-Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen benim Trabzon`dan köylümdür.

Yazıdan İstanbul`da Tayyip Erdoğan`a bahsediyor.

Tayyip Erdoğan yazıyı merak ediyor.

Hilmi Başkan gece saat 1`de telefonla beni aradı.

Ben yataktan kalktım, işyerime gittim.

Oradan yazıyı Hilmi Başkan`a mail olarak attım.

Tayyip Erdoğan`da yazıyı okuyup, cebine koyarak Ankara`nın yolunu tuttu.

Ertesi günkü seçimlerde de yaklaşık % 52 oyla Cumhurbaşkanı seçildi.

Buraya kadar her şey tamam.

Ancak ben Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden önce defalarca yazı yazdım.

"Mevcut Anayasa değişmeden Cumhurbaşkanını halkın seçmesi çok büyük sıkıntılara sebep olacaktır" dedim.

Bu günleri gördüm..

Sizlerde yazılarımı okudunuz.

Zaten Recep Tayyip Erdoğan, açıkça "Diğer Cumhurbaşkanları gibi olmayacağını" her fırsatta dile getirdi.

Ben, Sayın Cumhurbaşkanının dediklerinden "Meydan meydan dolaşıp" iktidar partisine oy isteyeceğini asla düşünmemiştim.

Bu durum yürürlükteki Anayasa`ya, seçim ve siyasi partiler kanununa aykırı beyler.

Anayasa "Seçildiği takdirde varsa partisi ile ilişiği kesilir" diyor.

Mevcut Anayasa`yı beğenmeyebilirsiniz.

Mevcut seçim ve siyasi partiler yasasını beğenmeyebilirsiniz.

Yürürlükte olduğu sürece beni de, Cumhurbaşkanını da bağlar arkadaş.

"Ben tanımam" diyemez kimse...................

Sonra ben 1982 Anayasasına "EVET" oyu vermiş % 92`liklerdenim.

Ben o Anayasa`ya evet oyu verdim.

İnkar edenlerden de değilim.

Bu Anayasa değişmediği sürece ben bu Anayasa`ya uyarım arkadaş.

Herkesin de uymasını beklerim.

Sayın Cumhurbaşkanı meydanları dolaşıp 400 milletvekili istiyor halktan.

Sonra`da diyor ki.

"Ben parti ismi vermedim ki".

Ey Cumhurbaşkanım.

Ben size oy verdim..

Sizde hakkım var.

Ve size söz söyleme hakkım da var.

İstanbul da okuduğunuz o güzel yazınında yazarı benim.

Siz, parti adı vermediğinize göre.

Sözünüzden, yorumu bize bıraktığınıza göre.

Ben de oyumu şöyle kullansam nasıl olur?.

"Cumhurbaşkanları Anayasa`ya göre tarafsız olmak zorundalar.

Parti ismi zaten zikretmiyorlar.

Bende HDP`nin 400 milletvekili çıkarmasını arzuluyorum.

Oyumu da HDP`ye kullanıyorum".

Var mıyız Sayın Cumhurbaşkanım?

400 Mebus Çıkarması için oyumu HDP`ye vereceğim.

Çıkarır, çıkaramaz.

O ayrı mesele.

Cumhurbaşkanım parti ismi vermediğine göre ben özgürüm.

Zaten Selahattin Demirtaş`ta "Sayın Cumhurbaşkanı bizi kastediyor" diyor.

Merhum Turgut Özal, Cumhurbaşkanı olup Çankaya`ya çıkınca, Mustafa Şeref BABA adlı bir teğmen Özal`a hitaben "Çankaya`da size alışamadım" diye bir telgraf çekmişti.

Mustafa Şeref Baba ordudan anında tard edildi.

Sayın Cumhurbaşkanı!

Ben devlet memuru değilim.

Size telgraf çekecekte değilim.

Buradan açıkça yazıyorum.

"Sizin meydan meydan İktidar partisine oy istemenize alışamadım. Bunu savunacak kelime de bulamıyorum.

Başkanlık sistemini de sonuna kadar savunuyorum.

Ne olur, bırakında yeni Anayasa`yı ve Başkanlık sistemini meydanlarda atadığınız Başbakan savunsun".

Ben bu işe açıkçası alışamadım.

Son Haberler

Hits: 5836 Visitors: 3052
Copyright © GUNDEM.be
Site içeriği ve dizaynın tüm hakları GÜNDEM.be websitesine aittir.
Kopyalamak ve izinsiz kullanmak kesinlikle yasaktır.