Haberin yayım tarihi
2012-01-11
Haberin bulunduğu kategoriler

Artık Türk Olmak Suç Oldu.

Osmanlı devleti kuruluş felsefesinde Hanefi ameli, Maturidi itikadını esas almıştır, ta ki Yavuz Sultan Selim`in Mısır`ı fethine kadar. Yavuz Sultan Selim 1517 yılında Mısır`ı fethettikten sonra iki bin dolayında, Eşari, Arap ve dönme ulemayı İstanbul`a getirmesinden sonra Hanefi-Maturidi itikadındaki Müslüman Türk ulema Osmanlı devlet mekanizmasından ve medrese-lerden tasfiye edilmiş, uzaklaştırılmıştır. Böylece Osmanlı`da bürokrasiye Enderun`dan yetişen devşirme-ler ve dönmeler gelmeye başlamış, itikatta, Eşari olan ve akli ilimleri (fizik, kimya, matematik, fen vb) ikinci planda gören, Arap ve dönmelerin İslam anlayışı yerleşmeye başlamış, orduda ise Polonya, Macaristan, Hırvat asıllı dönme paşaların göreve getirilmesi takip etmiştir.

Böylece Osmanlı`da bürokraside, orduda ve dini alanda bu ailelerin çocukları yer almışlar ve Osmanlı yönetimini bunlar sürdürür hale gelmişlerdir. Daha sonraları Sadrazamlar da bu ailelerin çocuklarından atanmaya başlanmıştır.

Şeyhülislamlar da bu ailelerin çocuklarından atanmaya başlanmıştır. Bunlar birbirlerine tamamen ters olan fetvalar vererek halkın kafasını karıştırmışlardır. Dini cemaatler, tarikatlar çoğalmış buralara girenler askerlikten muaf tutulmuşlardır. Bürokraside, siyasette, orduda yolsuzluk almış başını gitmiş, boğazda köşkler yalılar inşa edilmeye başlanmıştır.

Osmanlı`da yönetimi ele geçiren Türk ve Müslüman gözüken etnik azınlıklar zevkü sefa alemine dalmışlar, Osmanlı hazinesini boşaltmışlardır. Anadolu`daki halka ağır vergiler koyarak hazine açıklarını kapatmak istemişlerdir. Halk artık bırakın vergi vermeyi karnını bile doyuramaz hale gelince bu seferde Osmanlı yabancı devletlerden borç almaya başlamış sonunda Osmanlı boğazına kadar borç batağına saplanmıştır. Bu arada Osmanlı`da barışta rençber, savaşta asker olan Türkler horlanmaya, itilmeye başlanmış, Türk olmak neredeyse suç haline gelmiştir. Osmanlı`da yönetimi, basını, siyaseti, iş dünyasını ele geçiren dönmeler böylece Osmanlı aristokrasisini oluşturmuşlar ayrıca masonik faaliyetleride başlatmışlardı. Osmanlı`da Şeyhülislamlık dahil bütün makamlar babadan oğla geçer hale gelmiştir. Göreve hep bu ailelerin çocukları getirilir olmuştur.

Omsalı büyük devlettir bir şey olmaz diyerek halkı kandıran bu dönmeler yabancılarla serbest ticaret antlaşması imzaladılar, Tanzimat fermanını ilan ettiler, Islahat fermanını ilan ettiler ve devleti iflasa ve yıkıma sürüklediler.

AYNI HATAYA DÜŞMEYECEĞİZ

Bu dönme aydın ve devlet adamları, devletin asıl sahibi olan Türklere "SAKIN TÜRK`ÜM DEMEYİN", siz Türk`üm derseniz onlarda Arabım, Rumum, Arnavudum… der ve devlet parçalanır diyorlardı. Zavallı durumuna düşürülen Türk, Devletim parçalanır korkusuyla "Ben Türk`üm " diyemiyordu. Mecliste Yunancılığı ile meşhur olan BOŞA`nın önünde : "VALLAHİ BİZ TÜRK DEĞİLİZ, OSMANLILIKTAN BAŞKA BİR GAYEMİZ YOKTUR" diyen ve bu sözü her gün tekrar eden millet vekillerimiz bile vardı. Fakat neticede herkes milliyetine sarıldı ve Türk`ü arkadan vurdu. Hatamızı arkadan vurulunca anlamış fakat geç kalmıştık.

Bu günde aynı şeyleri yaşıyoruz. Bize "TÜRK`ÜM DEMEYİN" diyorlar, nerede ise Türküm demek suç oldu.

Aynı hatayı ancak aptallar tekrarlar. Bu hataya düşmeyeceğiz, bu gün hükümeti ele geçirmiş ve devleti ele geçirme çabasında olan "AZINLIK IRKÇILARINA" meydanı boş bırakmayacağız.

Osmanlı büyük devlet bir şey olmaz diye diye Osmanlı`yı bitirdiler ve Mondros Mütarekesini imzaladılar. İngiltere, Fransa, başta olmak üzere yabancılar Osmanlı topraklarını paylaşmaya başladılar.

Bu defa da Türkiye`yi paylaştırmak istiyorlar, buna müsaade etmeyeceğiz.

Kendi vatanımızda "GARİP VE PARYA" olmayacağız.

Alper Türkmenoğlu..

Son Haberler

Hits: 6225 Visitors: 3065
Copyright © GUNDEM.be
Site içeriği ve dizaynın tüm hakları GÜNDEM.be websitesine aittir.
Kopyalamak ve izinsiz kullanmak kesinlikle yasaktır.