Haberin yayım tarihi
2008-10-28
Haberin bulunduğu kategoriler

Hisarcıklıoğlu: Cari açık küçülecek, faiz, kur ve enflasyon artacak..

TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, gelecek dönemde cari açığın küçüleceğini, faiz, kur ve enflasyonun hep birlikte yukarı doğru hareket edeceğini savundu.

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Yönetim Kurulu Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, gelecek dönemde cari açığın küçüleceğini, faiz, kur ve enflasyonun hep birlikte yukarı doğru hareket edeceğini belirterek, "Bankalarımızın ve şirketlerimizin bilançolarında küçülme, dolayısıyla yatırımlarda azalma olacak ve büyümemiz düşecek" dedi.

Rifat Hisarcıklığoğlu, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi'nde (ÇOMÜ) verdiği konferansta, ekonomide 1990 yılında yeni bir anlayışın çıktığını, bunun küreselleşme ve globalleşme olduğunu ifade ederek, bununla birlikte tüm dünyada ticaretin önündeki engellerin kalkarak ülkeler arasındaki ticaretin arttığını söyledi.

Dünyada 1990 yılında ticaret hacminin 3 trilyon dolar, 2000 yılına gelindiğinde 6 trilyon dolar olduğunu, 2007'de ise 14 trilyon dolara ulaştığını belirten Hisarcıklıoğlu, bunun müthiş bir rakam olduğunu ve tüm dünyadaki ülkelerin bundan yararlandıklarını bildirdi.

Hisarcıklıoğlu, bu değişimle dünyadaki en büyük 100 ekonomik kurumun 51'nin şirket, 49'nun devlet olduğunu ve şirket büyüklüklerinin devlet büyüklüğünün üzerine çıktığını ifade ederek, AB ve Avrupa eksenli büyüyen ekonominin artık Pasifik eksene doğru gittiğini dile getirdi.

Çin, Hindistan ve Güney Kore'nin o eksende yıldızlarının parladığı dönemin yaşandığını, ilk kez gelişmiş ülkelerin Gayrisafi Milli Hasıla (GSMH) içindeki payının yüzde 50'nin altına indiğini ifade eden Hisarcıklıoğlu, gelişmekte olan ülkelerin gelecek dönemde yıldızının parladığı bir devreye girildiğini, bunun için de Türkiye'nin de olduğunu bildirdi.

-KÜRESEL KRİZ-
Hisarcıklıoğlu, ABD'de mortgage ile başlayan mali krizin olumsuz etkisini tüm dünyanın yaşadığını belirterek, "Bu kriz nerede duracak, nasıl durdurulacak kimse bilmiyor. İşin özeti bu. Küresel sistemin ilk krizini yaşıyoruz" dedi.

Türkiye'nin büyüme temposunun düştüğü ve ülkenin krize, yakalanmaması gereken bir dönemde yakalandığını ifade eden Hisarcıklıoğlu, ülkenin, büyümenin aşağı doğru gittiği 2008'in birinci ve ikinci çeyreğinde, özel sektörün dış borçlanmasının artığı bir dönemde krize yakalandığını vurguladı.

Avrupa ve diğer ülkelere göre Türkiye'nin kriz deneyiminin olduğunu, bunun benzerinin 2001 yılında yaşandığını hatırlatan Hisarcıklıoğlu, krizin, ülkenin finansman, dış ticaret ve kamu maliyesini etkileyeceğini söyledi.

Türkiye'deki tasarruf miktarı yeterli olmadığı için ancak dışarıdan borç alınarak yatırım yapılabileceğini ifade eden Hisarcıklıoğlu, "Biz borç aldık da Türkiye büyüdü. 2002'den itibaren büyüme, Türk özel sektörü sayesinde oldu. Yıllık yüzde 50 büyümeyi Türk özel sektörü yatırım yaparak sağladı" diye konuştu.

Hisarcıklıoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
"2008 yılında özel sektörün, yılın 8. ayı itibarıyla 191 milyar doları borcu vardır. Reel sektörün yurtdışı borçlanması yüksek ve artmaya da devam ediyor. Ama uzun vadeli borçlanma sayesinde buradaki risk bir ölçüde azalıyor.

Özet olarak cari açık küçülecek, faiz, kur ve enflasyonun hep birlikte yukarı doğru hareket ettiğini göreceğiz. Bankalar ve şirketlerimizin bilançolarında küçülme, dolayısıyla yatırımlarda azalma olacak ve büyümemiz düşecek."

Hisarcıklıoğlu, 2001'den farklı olarak kamu maliyesinin çok daha iyi durumda olduğunu, mali disiplinin korunması ve bankacılık sisteminde hataların yinelenmemesi gerektiğini belirterek, mali sistemde denetim ve gözetimin güçlendirildiğini, BDDK, SPK ve Merkez Bankası'nın kurumsal yapıları ve saygınlıklarının çok daha önemli olduğunu bildirdi.

-"TEDBİRLİ OLMANIN ZAMANI"-
Hisarcıklıoğlu, böyle zamanlarda bilançolardaki uyumsuzlukların potansiyel risk doğuran alanlar olduğunu, kredi maliyetlerinin artacağını, krediyle yapılacak yatırımın verimliliği ve karlılığın daha fazla önem kazandığını ifade ederek, taşınmaz ve emtia fiyatlarında gerileme olacağını kaydetti.

Hisarcıklıoğlu, şunları söyledi:
"Önümüzdeki dönemde zengin olmak istiyoruz, bunun için güçlü ekonomi ve kaliteli demokrasi, bu ikisi olmak zorundadır. Kaliteli demokrasinin olabilmesi için birkaç yapısal unsur var.

1982 anayasamız o günkü çağın şartlarına uygun ekonomik modele göre hazırlanmış. Yani kamu özel sektör ikisiyle beraber ülke kalkındırılacak denmiş. Ama bu anlayış 1990'da yıkıldı. Kalkınmayı ve zenginleşmeyi girişimciler yapacak diyor. Anayasamız buna uygun mu? Değil."
Kaliteli demokrasi için bireyin hesap sorabilmesi gerektiğinin altını çizen Hisarcıklıoğlu, Türkiye'nin, yükselen güç Asya ile Avrupa arasındaki geniş bölgede, küresel ekonomiye entegre olabilmiş, en güçlü sanayi altyapısına ve en gelişmiş özel sektöre sahip ülke Çin ile Avrupa'yı birleştirecek İpek Yolu projesinde ana rotada olduğunu sözlerine ekledi.
Rifat Hisarcıklıoğlu, Çanakkale'deki programları kapsamında, Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası'nı (ÇTSO) ziyaret etti.

Burada oda üyelerine yönelik bir konuşma yapan Hisarcıklıoğlu, Türkiye'de marka olan 10 kent bulunduğunu, bu rakamın 81'e çıkarılması durumunda ülkenin kazanımlarının artacağını söyledi.

Kazanımların ardından yaşanacak zenginliğin birliktelikten geçtiğine işaret eden Hisarcıklıoğlu, "Biz, birliktelikleri devam ettirebilirsek zengin olacağız. O zaman bir bakıma Çanakkale zengin olacak. Çanakkale'nin zengin olması demek, Türkiye'nin zengin olması demektir. Ben öyle görüyorum. Kültürümüzde (birlikte rahmet, ayrılıkta azap var) diye bir laf var. Bu birlikteki rahmeti elde edebilmek çok önemli" diye konuştu.

Hisarcıklıoğlu, ailede, ortaklıklarda, kentlerde ve ülkede huzur istenmesi gerektiğini ifade ederek, şöyle konuştu:

"Huzur olmazsa ticaret olmaz. Ticaret olmazsa zenginlik olmaz. Herşey huzura bağlı. Huzuru bozmaya fırsat vermememiz lazım. Onun için huzuru getirmemiz lazım. Zenginliğe giden yol huzurdan geçiyor. Komşunla kavgan olursa ticaretin olmuyor. Ticaretin olmayınca da ikinizin zenginliği aşağıya doğru iniyor."

Dünyanın gelişmiş ülkelerinin, ticaretlerinin yüzde 50'sini komşularıyla yaptıklarını dile getiren Hisarcıklıoğlu, "Böylelikle, otomatikman hem komşu zengin oluyor, hem huzur ortaya çıkıyor, hem de ticaret olduğunda kavga yaşanmıyor" dedi.

Hisarcıklıoğlu, huzurun bozulmasına herkesin engel olması gerektiğine dikkati çekerek, konuşmasını şöyle tamamladı:

"Bir erkeğe sorun bakılım. Evde o gün sabah hanımıyla ya da çocuklarıyla kavga etti. O gün çıkıp da işinde başarılı olması mümkün mü? Kafan evde olur. Bir iş yapamazsın. Evde bunu yaşıyorsak, ülke de aynı. Hiçbir fark yok. İş alemi olarak gerçekleri görmemiz, söylememiz lazım. Ancak herşey her yerde konuşulmaz. Neyi, nerede, ne zaman söyleyeceğimizi çok iyi bilmemiz gerekir."

Ziyarette, Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı İlhami Tezcan tarafından Hisarcıklıoğlu'na seramik vazo hediye edildi. 

Kaynak:Ajanslar/Türkiye

Son Haberler

Hits: 5829 Visitors: 3052
Copyright © GUNDEM.be
Site içeriği ve dizaynın tüm hakları GÜNDEM.be websitesine aittir.
Kopyalamak ve izinsiz kullanmak kesinlikle yasaktır.