Haberin yayım tarihi
2011-08-30
Haberin bulunduğu kategoriler

Brüksel'de Bir Hafta..29 Ağustos 2011 Tusiad Raporu.

BU SAYIDA:

AB - TÜRKİYE

AB – KOSOVA

AB – TUNUS

AB - FİLİPİNLER

REKABET

İSTİHDAM

İÇ İŞLERİ

EKONOMİ

AB - Türkiye

- Dış İşleri Bakanı Ahmet Davutoğlu AB Dönem Başkanı Polonya tarafından 2-3 Eylül’de Polonya`nın Sopot şehrinde düzenlenecek olan AB Dış İşleri Bakanları gayri resmi toplantısına (Gymnich) katılacak. AB`nin geleceğine ilişkin konular ile bölgesel ve uluslararası gelişmelerin ele alınacağı toplantıların 3 Eylül’de gerçekleşecek bölümünde AB üyesi ve AB’ye aday ülkelerin bakanları bir araya gelerek AB`nin güney ve doğu komşularına yönelik girişimlerini değerlendirecek.

- İngiliz Parlamentosu İç İşleri Komitesi Türkiye’nin AB’ye üyeliğinin AB’nin adalet ve iç işleriyle ilgili konulara etkisinin ne olacağını değerlendirmek üzere bir rapor yayımladı. Raporda mevcut İngiliz hükümetinin daha önceki dönemlerde görev yapan hükümetler gibi Türkiye’nin AB üyeliğini destekledi ancak, bu durumun diğer AB ülkelerinde aynı olmadığı, Türkiye’nin kendi içinde de üyeliğe yönelik isteğin azaldığı belirtiliyor. Raporda Türkiye’nin AB’ye üyeliğinin adalet ve iç işleri kapsamında özellikle yasal ve yasadışı göçler, AB’nin dış sınırlarının güvenliği ve insan ve uyuşturucu kaçakçılığıyla bağlantılı örgütlü suçlar başlıklarında karmaşık noktalar içereceği vurgulanıyor.

Türkiye’nin bir an önce Europol üyesi olması gerektiği belirtilen rapordan bazı alıntılar aşağıda yer almaktadır:

· Türkiye’nin Afganistan’dan Avrupa’ya yönelik eroin kaçakçılığı rotasında oynadığı rol (%75- 80) göz önüne alındığında örgütlü suç grupları iç güvenliğe yönelik tehditler oluşturmaktadır.

· Genişlemiş bir AB’de sınır kontrollerinin tamamıyla kaldırılması örgütlü suçların artmasına, suç gruplarının daha da güçlenmesine olanak sağlamaktadır. Öte yandan Türkiye’nin AB’ye üyeliği suça karşı mücadele alanında işbirliğinin artmasını sağlayacak ve uyuşturucu ticaretini önleme çalışmalarını güçlendirecektir.

· İnsan kaçakçılığı alanında ise halihazırda Türk makamlarının Türkiye’ye doğru ya da Türkiye çıkışlı insan kaçakçılığı sorununun varlığını kabul etme yönünde isteksiz davranmaları başlı başına bir sorundur. Bu konuda ortak bir anlayışın oluşturulması gerekmektedir. Bu noktada AB Komisyonu’nun Türkiye’nin insan kaçakçılığıyla ilgili çalışmalarını yakından incelemesi olumlu olacaktır.

· İnsan kaçakçılığının yanı sıra sınırların açıklığı ve yasa dışı göçler İngiltere için önemli konular arasında ilk sıralarda yer almaktadır.

· Türkiye’ye yapılan katılım öncesi mali yardımların önemli bir bölümü yasaların yaptırımı alanına ayrılmaktadır. Mali yardımlar ayrıca örgütlü yasadışı göç suçlarıyla mücadelede işbirliği ile ulusal ve uluslar arası ajanslar ile istihbaratın paylaşılması alanlarına da kaydırılmalıdır.

· Türkiye’nin AB’ye katılımının söz konusu olmaması halinde Türk makamlarının AB’yi etkileyen suçlar ve suç gruplarıyla mücadele etme ve AB ülkeleriyle işbirliği yapma konusunda isteklerinin kaybolması riski bulunmaktadır. Türkiye dahilinde uyuşturucu madde tüketimi fazla olmamakla birlikte Türkiye üzerinden geçerek yasa dışı göç eden kişiler de ülkede kalmayı planlamamaktadır.

· TBMM’den verilerin güvenliği kanunu üzerinde gerekli çalışmaları yaparak Europol ile Türkiye’nin AB üyeliği öncesinde işbirliğinin gerçekleşebileceği zemini sağlaması beklenmektedir.

· Türkiye-Yunanistan sınırı AB’ye yasadışı göçlerde en zayıf noktadır. Buradan geçiş yapanların birçoğu Afganistan, Pakistan, Orta Asya ülkeleriyle son dönemde vize kolaylığı sağlanmış olan Kuzey Afrika ülkelerine mensup kişilerdir. Ancak çok az sayıda Türk yasa dışı geçiş yapmaktadır.

· Frontex’in yasa dışı göçmenleri geri gönderme yetkisi olmadığı için Türkiye’nin de izniyle AB güçlerinin sınırda görev yapabilmesini sağlayacak düzenlemeleri AB Konseyi kabul etmelidir.

· Türkiye’nin AB’ye katılımı öncesinde halihazırda AB’nin negatif listesinde yer alan bazı ülkelerle (Suriye, İran, Irak) gerçekleştirmiş olduğu vize kolaylaştırma anlaşmalarını ortadan kaldırması gerekecektir.

· Üyelik sonrasında serbest dolaşımdan faydalanarak Türkiye’den AB’ye kaç kişinin geleceği sağlıklı bir şekilde tahmin edilememektedir. Ancak özellikle Almanya’dan Türkiye’ye tersine göçle ilgili bazı bulguların yanı sıra hali hazırda yılda yaklaşık 50 bin kişinin Türkiye’den AB’ye yasal ya da gizli bazı şekillerde geldiği bilinmektedir. Üyelik sonrasında gençler ve öğrenciler arasından Avrupa ülkelerine gelenlerin sayısında artış olacak ve bu durum yıllık 50 bin kişilik göçmen sayısını daha da yukarıya taşıyacaktır. Bütün bunlar ışığında yine de Türk vatandaşlarına serbest dolaşım hakkının verilmesi konusunda dikkatli bir tutum izlenmesi gereğini ortaya koymaktadır. Bulgaristan ve Romanya vatandaşlarını içeren geçici düzenlemelerin başarılı sonuçlar ortaya koyduğu göz önüne alınmalıdır.

AB – Kosova

- AB Yüksek Temsilcisi Catherine Ashton Kosova – Sırbistan sınırında giderek artan gerginliğin kabul edilemez olduğunu belirterek her iki tarafa da gerekli önlemlerin alınması çağrısında bulundu. Kosova’da bir polis memurunun öldürülmesi ve sınır karakolunun yakılması ile gelişen olayların sona ermesi gerektiğini vurgulayan Ashton Sırbistan Başkanı Boris Tadic ve Kosova Başbakanı Hashim Thaci’yi çatışmaların sona erdirilmesi için sorumluluklarını bir an önce yerine getirmeye davet etti. Şiddet gösterileri Kosova’nın kuzeyinde Sırpların yoğun olarak yaşadığı ve Sırbistan ile ticaret ambargosu konulan bölgeye sınır denetimini sağlamak üzere özel kuvvetler gönderilmesi üzerine başlamıştı. Bu gelişme üzerine bölgede yaşayan Sırp asıllı halk barikatlar kurarak özel kuvvet görevlilerine yönelik saldırılar gerçekleştirmiş ve bu sırada bir polis görevlisi de hayatını kaybetmişti.

AB – Tunus

- AB Komisyonu Tunus’ta yeniden yapılanma projelerini desteklemek amacıyla oluşturulan iki mali yardım programı çerçevesinde 110 milyon €’luk kaynak sağlayacak. Ülkenin siyasi ve ekonomik dönüşümü desteklemeyi hedefleyen yardımlar çerçevesinde 90 milyon € ile ekonominin yeniden işlerliğini kazanması için hükümet tarafından oluşturulan planlar hayata geçirilecek. Özellikle ülkenin iç bölgelerindeki diplomalı işsizlerin istihdama kazandırılması ve ekonomik olanakları kısıtlı ailelere yardım sağlanması gibi çalışmalara Dünya Bankası, Fransız Kalkınma Ajansı ve Afrika Kalkınma Bankası tarafından da destek verilecek.

Yardımın 20 milyon €’luk bölümüyle de hizmet sektörünün daha rekabetçi hale gelmesi için oluşturulan ulusal çağdaşlaşma projeleri desteklenecek.

AB - Filipinler

- Dünya Ticaret Örgütü raporu Filipinler vergi sisteminin AB’den ithal edilen alkollü içeceklere yönelik ayrımcı uygulamalar içerdiğini doğruluyor.

Bu rapor ile birlikte Filipinlerin Genel Ticaret ve Tarifeler Anlaşması (GATT) ilkelerine aykırı bir şekilde AB ülkelerinden ithal edilen alkollü içeceklere yönelik özel tüketim vergisi oranlarını yerli içkilerden daha yüksek tuttuğu doğrulanmış olduğu. Son yıllarda AB bu konuyu Filipinlerde ilgili makamlarına defalarca götürmüş olmasına karşın sonuç elde edememişti. Filipinler yönetimi AB’den ithal içkilere yerli içkilerden 10-50 kat fazla tüketim vergisi getiriyor; bu nedenle 2004-2007 arasında AB’nin bu ülkeye ihracatında yaklaşık %50’lik bir düşüş gerçekleştiği belirtiliyor.

Rekabet

- AB Komisyonu ABD merkezli özel kimyasallar üreten Lubrizol firmasının yine ABD merkezli Berkshire Hathaway tarafından satın alınması işlemini onayladı. Komisyon her iki şirketin Pazar paylarının orta düzeyde olması ve piyasada yeterli sayıda rakip bulunması nedeniyle birleşme işleminin piyasadaki rekabeti olumsuz etkilemeyeceği sonucuna vardı. Berkshire kardeş firmaları aracılığıyla emlak ve kaza sigortaları da dahil olmak üzere demiryolu taşımacılığı, imalat, perakendecilik ve finans alanlarında faaliyet gösteriyor. Lubrizol ise kimyasal maddeler imalatı için ek ve katkı maddeler ile gerekli üretim teknolojisi desteği sağlıyor.

- AB Komisyonu İtalya merkezli G6 Rete Gas şirketinin girişim sermayesi şirketi Axa Equity tarafından satın alınması işlemini onayladı. Axa Equity bünyesinde yer alan ve altyapı projelerini desteklemek için kurulan Fondi Italiani per le Infrastrutture ("F2i") ile G6 Rete Gas’ın yatay alandaki sınırlı sayıda çakışan bazı faaliyetlerinin gaz dağıtımı piyasasında rekabet baskısına yol açmayacağı sonucuna varan AB Komisyonu birleşme işlemine onay verdi.

İtalya’da gaz dağıtımı imtiyazları belediyeler tarafından düzenlenen ihalelerle şirketlere veriliyor. İhaleyi kazanan firmalar belirlenen süre boyunca o yerel yönetimde gaz dağıtımı alanında tekele sahip oluyor.

İstihdam

- İspanya’nın 28 Temmuz’da aktardığı talep üzerine AB Komisyonu Romanya’lı işçilerin İspanya istihdam pazarında yer almasını sınırlandırma kararı aldı.

Karar 31 Aralık 2012’ye kadar geçerli olacak. Küresel ekonomik krizden ciddi bir şekilde etkilenen İspanya’da işsizlik (özellikle gençler arasında) yüksek oranda (%20) seyrediyor. 2008-2010 arasında gayrı safi yurt içi hâsılada %3,9 oranında düşüş gerçekleşmiş olması da ülkenin içinde bulunduğu güç durumu ortaya koyuyor. İspanya’daki Romanya vatandaşlarının sayısındaki artış ve bu kişiler arasında da işsizlik oranının çok yüksek olması nedeniyle İspanyol makamlar sınırlama uygulanması yönünde taleplerini AB Komisyonu’na iletti. Komisyon’un kararı halihazırda İspanyol istihdam pazarında yer alan Romanya vatandaşlarını kapsamayacak.

İç İşleri

- AB Komisyonu sınır yönetimi ve vize politikalarının desteklenmesi için 2012 yılında AB ülkelerine 370,1 milyon €’luk destek verilmesini önerdi. Dış Sınırlar Fonu kapsamında kullanıma sunulacak olan kaynak ile AB ülkelerinin yanı sıra Schengen Alanı’nda yer alan ve yasa dışı göç dalgalarından etkilenen ülkelerdeki sınır denetim ve yönetimi projeleri desteklenecek. Litvanya’dan geçerek Kaliningrad’a gidecek Rus vatandaşları için yapılacak düzenlemeler de bu yardım paketinden karşılanacak. İtalya, Malta, Fransa ve G. Kıbrıs da söz konusu yardım paketinden pay alacak ülkeler arasında yer alıyor.

Ekonomi

- Uluslararası Para Fonu (IMF) Başkanı Christine Lagarde ABD’de uluslararası bankacılarla katılımıyla gerçekleşen toplantıda Avrupa bankalarının işleyiş yeterliliğiyle ilgili yorum yaparak sermaye yapısı en zayıf durumda olan bankaların sermaye aktarımına ihtiyaç duyabileceğini ve böylece Euro Alanı krizinin de diğer ülkelere yayılmasının önüne geçilebileceğini belirtti. Küresel ekonominin yavaşlayacağı uyarısında bulunan Lagard sermaye artırımı zorunluluklarının kamu ve özel kaynaklar tarafından paylaşılarak gerçekleştirilmesinin önemine vurgu yaptı.

2008’de başlayan ekonomik krizin giderilmesiyle ilgili önlem ve çalışmaların bazı alanlarda henüz yeterli olumlu sonuçları üretmediğine işaret eden Lagarde, zamanın hızla aktığını vurgulayarak ekonomi yönetimlerinin işleri zamana yayma lüksü olmadığını ifade etti. 2011 yazında meydana gelen gelişmelerin krizde tehlikeli bir aşamaya gelinmiş olduğunu ortaya koyduğunu söyleyen Lagarde, büyümenin desteklenmesi, borçların azaltılması ve başka mali krizlerin yaşanmasının önüne geçilmesi için siyasi kararlılık gerektiğinin altını çizdi. 2008’den itibaren alınan önlem kararlarının hiçbir işe yaramadığını kesinlikle söylemediğini vurgulayan Lagarde bugün için risk barındıran unsurlar arasında özellikle gelişmiş ekonomilerdeki kamu sektörünün ilk sırada yer aldığını, Avrupa bankalarının ve ABD’de de yüksek borçlanma oranları nedeniyle hane halkının riskler kapsadığına dikkat çekti.

Avrupa’da alınması gereken yeni önlemler kapsamında öncelikle kamu maliyesinin dengeye kavuşturulması gerektiğini belirten Lagarde, kemer sıkma politikasından çok emeklilik ve sağlık harcamalarındaki artışa yönelik önlemler sayesinde istihdam ve büyümeyi destekleyecek yatırımlar yapılabileceğine işaret etti. Kamu açıklarının ortadan kaldırılmasına yönelik inanılırlığı olan programlar oluşturulması ve maliyeye kaynak sağlanmasının iki ayrı eylem olduğunu söyleyen IMF Başkanı bu kaynağın özel ve kamu sektöründen sağlanabileceğini belirtti.

Christine Lagarde ayrıca Avrupa’nın geleceği için ortak bir vizyona sahip olması gerektiğini vurguladı ve Euro Alanı krizinin yönetimde bazı açık noktalar olduğunu iyice belirgin hale getirdiğine dikkat çekti.

*

B R Ü K S E L ’ D E   G E L E C E K   A Y

AB Kurumları

· 1 Eylül, Ekonomi ve Mali İşler Konseyi (Bütçe)

· 12 Eylül, Dışişleri Konseyi

· 12 Eylül, Genel İşler Konseyi

· 19-20 Eylül, Tarım ve Balıkçılık Konseyi

· 22-23 Eylül, Adalet ve İçişleri Konseyi

· 26 Eylül, Dışişleri Konseyi (Ticaret)

· 29-30 Eylül, Doğu Ortaklığı Zirvesi

· 3 Ekim, Eurogroup Toplantısı

· 3 Ekim, İstihdam, Sosyal, Sağlık ve Tüketici İşleri Konseyi

· 4 Ekim, Ekonomi ve Mali İşler Konseyi

Konferanslar

· 20 Eylül, European and Japanese approaches to climate change and global governance, EPC, http://www.epc.eu

· 21 Eylül, Ukraine 20 years on: challenges for the future, EPC, http://www.epc.eu

· 22 Eylül, Roadmap to a resource – efficient Europe, EPC, http://www.epc.eu

· 23 Eylül, The future of nuclear energy, EPC, http://www.epc.eu

· 19 Ekim, Reform of the Common Fisheries Policy, EPC, http://www.epc.eu

 

HAZIRLAYANLAR :

Dilek İştar Ateş – Gamze Erdem Türkelli

bxloffice@tusiad.org

www.tusiad.org

___________________  

 

Dr Bahadir Kaleagasi  

International Coordinator

TUSIAD - Turkish Industry & Business Association  

President of the Institut du Bosphore - Paris  

BRUSSELS :  

TUSIAD Representation to  

the EU and BUSINESSEUROPE  

(The Confederation of European Business)  

T: +32 2 7364047      twitter.com/kaleagasi  

kaleagasi@tusiad.org          www.tusiad.org    

Son Haberler

Hits: [srs_total_pageViews] Visitors: [srs_total_visitors]
Copyright © GUNDEM.be
Site içeriği ve dizaynın tüm hakları GÜNDEM.be websitesine aittir.
Kopyalamak ve izinsiz kullanmak kesinlikle yasaktır.