Belçika hükümeti, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) vakalarındaki aşırı artış üzerine dört hafta boyunca kafe, bar, restoranların kapatılması ve gece yarısından 05.00'e kadar sokağa çıkma kısıtlaması gibi önlemler getirmeye karar verdi.


Bahtiyar Vahabzade´yi Rahmetle anıyoruz.

gundem.be

Türk Dünyasının ulu sesi, en büyük şairlerinden, ömrünü hürriyet mücadelesi ile geçirmiş, mücadele adamı Bahtiyar Vahabzade'yi vefatının yıldönümünde rahmetle anıyoruz.

Türk Dünyasının ulu sesi, yaşayan en büyük şairi Bahtiyar Vahabzade, 13 Şubat 2009 tarihinde, Bakû'deki evinde hayatını kaybetti. Seksen dört yaşındaydı. 16 Ağustos 1925 tarihinde, Azerbaycan'ın Şeki şehrinde doğan Vahabzade, 1947 yılında Bakü Devlet Üniversitesi Filoloji Bölümünden mezun oldu ve aynı bölümde öğretim üyesi olarak çalıştı. 1980 yılında Azerbaycan İlimler Akademisi üyeliğine seçilen Vahabzade, 1990 yılında emekli olmuştu.

Eserleri birçok dile tercüme edilen Vahabzade'nin, bir kısmı Türkiye'de de basılmış çok sayıda şiir kitabı, bilimsel kitap, monografi, piyes ve makalesi vardır. Türkiye'de yayınlananlar arasında Ömürden Sayfalar, Soru İşareti, Şiirler, Vatan Millet Ana Dili gibi eserler sayılabilir.

Genel olarak Türk milletinin, özellikle de Azerbaycan Türklerinin sıkıntılarını işlediği eserlerini yıllarca ancak yurtdışına kaçırarak yayınlatabilen Vahabzade, Azeri Türkçesini olağanüstü güzellik ve yetkinlikte kullanmıştır. Şiirlerini, halkın duygu ve düşüncelerini dile getirecek tarzda, onlardan uzaklaşmadan yazan Vahabzade, ona çok yakışan "halk şairi" unvanıyla anılıyordu. Eserlerinde özgürlük, yurt sevgisi, din gibi temaların yoğun olarak işlendiği görülür.

Vahabzade, hayatın geçiciliğini, eserlerin kalıcılığını en güzel biçimde Vaktinde adlı şiirinde kendisi için söylemiştir:

"Ömrün uzun olsun." -dediler bana

Gelen ki, gidecek, ya hız, ya da geç

Bu ömür kimseye gerek değilse

Benim kendime de gerek değil, hiç.

(Vahabzade 2002: 50).

Vahabzade, ömrünü "hürriyet mücadelesi" ile geçirmiş, böylece onun hayatı başkaları için gerekli olmuştur. O, 1960'lı yıllarda başlayan bu mücadelesinin semeresini bir parça görmenin mutluluğunu, Azerbaycan'ın 1991 yılında bağımsızlığını kazanmasıyla yaşamış; 1995'te kendisine "İstiklal Nişanı" verilmesiyle de bu mutluluğu perçinlenmişti. Ne yazık ki bunlar yeterli değildi. Güney Azerbaycan hâlâ bağımsız değildi. Ömrünün sonuna kadar da bunu dile getirmiş ve bu dile getirişlerde, bu uğurda birçok sıkıntı çekmiştir.

1959 yılında yazdığı ve Sovyetler Birliği ile İran arasında parçalanan Azerbaycan'ı anlattığı Gülüstan adlı şiirden dolayı iki yıl boyunca üniversitedeki görevinden uzaklaştırılan Vahabzade, bu şiirinde,

Öz sivri ucuyla bu lelek gelem

Deldi sinesini Azerbaycanın.

Başını galdırdı, ancag dembedem

Kesdiler sesini Azerbaycanın.

O güldü kağıza gol çeken zaman,

Gıydı üreklerin hicran sesine.

O güldü hakk üçün daim çarpışan

Bir halgın tarihi faciesine. (www.vahabzade.net)

dizeleriyle acısını dile getirmiş;

Hanı bu ellerin merd oğulları?

Açın bereleri, açın yolları.

Bes hanı bu esrin öz Koroğlusu-

Gılınc Koroğlusu, söz Koroğlusu?

(www.vahabzade.net)

diye sormaktan da kendini alamamıştır. Sorusunun cevabını, yine kendi mücadelesi içinde bulmak mümkündür. Bu asrın öz Köroğlusu da, kılıç Köroğlusu da söz Köroğlusu da Türk milletidir. Buna rağmen seksen dört yıllık meşakkatli hayatı, müdahale etmesi gerekenlerin umursamazlığı, duyarsızlığı zaman zaman umutsuzluğa kapılmasına yol açar ve aynı şiirde şöyle haykırır:

Goy eysin başını vüqarlı dağlar,

Matemi başlandı böyük bir elin.

Mersiye söylesin ahar bulaglar,

Ağılar çağırsın bu gün gız, gelin!..
(www.vahabzade.net)

Vahabzade mücadele adamıdır, pes etmek ona yakışmaz, umutsuzluğa kapılmaz; bir çıkış yolu arar, bulur ve yine aynı şiirde olduğu gibi gürül gürül akar:

Bir uçaydım bu çırpınan yelinen,

Govuşaydım dağdan aşan selinen,

Ağlaşaydım uzag düşen elinen.

Bir göreydim ayrılığı kim saldı,

Ölkemizde kim gırıldı, kim galdı"

(www.vahabzade.net)

Vahabzade sadece şair değil, aynı zamanda devlet adamıdır. 1980-2000 yılları arasında beş defa milletvekili seçilen Vahabzade'de, şiir tadında bir devlet adamlığı görülür.

Vahabzade, şairlik ve devlet adamlığının yanında bilim adamıdır. Onun öğretim üyesi olarak Türk Dili hakkında yaptığı araştırma ve incelemeler, verdiği dersler, Türklük âleminin ufkunu aydınlatacak niteliktedir. O; şairlik ve devlet adamlığında olduğu gibi bilim adamlığında da -bilimin keskin kılıcını, doğruluğunu göz ardı etmeden- "Türk Birliği"ni savunmuş, bunu sağlamada Türk Dilinin ne kadar kudretli olduğunu ortaya koymuş, aydınlarımızı uyarmıştır. Şu sözleri, bunu açıkça göstermektedir:

"Daha XIX. Asırda Gaspıralı'nın ortaya koyduğu 'Dilde, Fikirde, İşte Birlik' ideasının ne kadar önemli olduğunu bu gün daha fazla hissediyoruz. Fakat yazıklar olsun ki o zamandan 120-130 yıl geçmesine rağmen bu gün o ideanın önemini bizim bir çok aydınlarımız bile tam manasıyla anlayabilmiş değiller. İlginç olan, o zamandan bu yana geçen uzun süre içinde Rus İmparatorluğu terkibinde olan Türk halklarının başına bin bir türlü oyun açmış, onları Sibirya çöllerine sürmüş, toplu katliam yapmış, alfabelerini değiştirmiş, kendi dillerini yasaklamış, Türkistan gibi büyük Türk Yurdunda yaşayan aynı millete farklı adlar vermiş. Fakat buna rağmen Rus İmparatorluğunun asıl maksadını anlayamayan bazı aydınlarımız bu gün bile Gaspıralı'nın ortaya koyduğu birlik çağrısına duyarsızlık gösteriyorlar.

Gaspıralı'nın ideasını hayata geçirmek için ilk önce Türk halkları arasında alfabe birliğini gerçekleştirmeliyiz. Çünkü alfabe birliği olmadan dil birliği olmaz. Dil birliği olmadan fikir birliği olmaz, fikir birliği olmayınca iş birliği de mümkün değil." (Vahabzade 2002:209).

Bahtiyar Vahabzade, "Türk Birliği"nin bilimsel yönlerini anlatarak sadece aklımıza hitap etmemiş, şiirleriyle de ifade ederek gönlümüze, ruhumuza işlemiştir. O, hayalleriyle, eserleriyle özellikle Azerbaycan ile Türkiye arasında köprü işlevini görmüştür. Onun, Cavanşir Guliyev tarafından bestelenen Azerbaycan-Türkiye adlı şiiri, bunun en güzel örneklerindendir:

Bir ananın iki oğlu,

Bir amalın iki golu.

O da ulu, bu da ulu

Azerbaycan-Türkiye.

Dinimiz bir, dilimiz bir,

Ayımız bir, ilimiz bir,

Eşgimiz bir, yolumuz bir

Azerbaycan-Türkiye.

Bir milletik, iki dövlet

Eyni arzu, eyni niyyet.

Her ikisi cümhuriyyet

Azerbaycan-Türkiye.

Birdir bizim her halımız

Sevincimiz-melalımız.

Bayraglarda hilalımız

Azerbaycan-Türkiye.

Ana yurdda-yuva gurdum,

Ata yurda könül verdim.

Ana yurdum, ata yurdum

Azerbaycan-Türkiye.

(www.vahabzade.net)

Ayhan Demirci

Azerbaycan - Belcika Dostluk Cemiyeti.

Voorzitter Limburgse vereniging voor vriendschapsbanden tussen Azerbeidzjan en België

0032 (0) 484/ 645 376

ayhan_dmrc@hotmail.com


Diğer

17 / 01 / 2019 13:20

20 YANVAR ZULÜM VE KATLİAM GÜNÜ

Dünyanın gözü önünde, Rus ordusunun 20 ocak (yanvar) günü Azerbaycan halkına yaptığı zulüm ve katliam günüdür.

Devamını oku

13 / 11 / 2015 15:05

DEMİRCİ: GÜNEY AZERBAYCAN TÜRKLERİ YOKEDİLEMEZ.

Türkiye'den sonra ikinci en büyük Türk nüfusunun yaşadığı ülke olan İran'da yerli Türk halkına karşı yürütülen sistematik şiddet ve asimilasyon politikaları hız kesmemektedir.

Devamını oku

19 / 01 / 2015 12:15

20 OCAK BAKÜ KATLİAMINI UNUTMADIK, UNUTTURMAYACAĞIZ.

20 Ocak 1990 (Yanvar) günü dünyanın gözü önünde, Rus ordusunun Azerbaycan halkına yaptığı zulüm ve katliamdır.

Devamını oku

05 / 03 / 2014 13:50

1915´İ 18 MART İLE HATIRLAYALIM.

Özellikle son yıllarda uluslararası alanda ve ne yazık ki artık ulusal medyada 1915 yılından bahsedildiği zaman ilk akla gelen sözde ermeni soykırımıdır.

Devamını oku

26 / 02 / 2014 11:15

HOCALI KATLİAMINI HATIRLIYORMUSUNUZ?

Tarihe kanlı bir vahşet ve soykırım olarak geçen bu olayda binlerce sivil hayatını kaybetmiştir.

Devamını oku

12 / 11 / 2013 12:40

SAMİMİYETSİZLERİN ATATÜRK´Ü ANMASI.

Huzurlu, güvenli ve mutlu bir hayat sürüyorsak, bunu Atatürk ve silah arkadaşlarının yaptığı “İstiklal Mücadelesi”ne ve devrimlere borçluyuz.

Devamını oku

27 / 07 / 2013 17:30

İran´da 35 Milyondan Çok Azerbaycan Türk´ü Yaşıyor.

İran’da, tamamen keyfi ve haksız yere zindanlarda tutulan, Güney Azerbaycanlı siyasi tutsaklar bir ön önce serbest bırakılmalıdır.

Devamını oku

04 / 03 / 2013 10:45

Türklüğün Simgesi Kerkük.

Türklük duygularını coşturarak, taşan, uygarlık, tarih ve kültürel beşiği olan Kerkük şehri, yeraltı zengin kaynaklara sahip bir Türk bölgesidir..

Devamını oku

01 / 03 / 2013 10:50

KERKÜK´E BORCUM VAR, YA SİZİN?

Türk şehri Kerkük’te iki Türk öğretmen daha şehit edildi. Bu şehitler Kerkük nezdinde Irak Türkmeneli coğrafyasında verdiğimiz kaçıncı şehit, bilmiyorum.

Devamını oku

05 / 12 / 2012 11:55

Yunanistan´daki Türk Azınlığı Üzerindeki Baskılar Sürüyor

Yunanistan’da Türkler -Türk asıllı Yunanistan vatandaşları- bütün devlet taahhütlerine rağmen kendi müftülerini seçemiyorlar.

Devamını oku

24 / 10 / 2012 00:00

Ulu Vatan Azerbaycan

Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK'ün kurduğu Türkiye Cumhuriyetinden ve Belçika’dan bağımsızlığının 21. yılında dost ve kardeş Azerbaycanımız'a selam olsun!

Devamını oku

20 / 09 / 2012 00:10

Paris´de Meydanı Ermeniler´e Bırakmadılar.

Hollanda, Almanya ve Belçika'dan gelen yüzlerce Azeri ve Türk vatandaşı da Ermenistan Büyükelçiliği önünde gösteri düzenledi.

Devamını oku