İngiltere Dışişleri Bakanı Boris Johnson, Zeytin Dalı harekatıyla ilgili olarak, "Türkiye sınırlarını güvende tutmayı istemek konusunda haklı." açıklamasını yaptı.


ANADİLİNİ KAYBEDEN, KİMLİĞİNİ DE KAYBEDER.

gundem.be

İbrahim ÇİTİL

(Amsterdampostası Haber Portalı Genel Yayın Yönetmeni)

Sayın Başkan, Değerli Konuklar,

Bu kadar önemli ve önemli olduğu kadar da hassas bir konuda, kendi alanlarında çok önemli konuşmacıların katıldığı böyle bir paneli düzenleyen, davetleriyle beni onurlandıran değerli dostlarıma teşekkür ediyorum.

Bu cesaretli girişimlerinden dolayı kendilerini kutluyorum. Bu panele katılan değerli konuşmacılarımızı, değerli basın mensuplarını ve tüm katılımcıları saygıyla selamlıyorum.

Değerli dinleyenler;

Ben bu panelde, “Dilini kaybeden, Kimliğini de kaybeder” konusu üzerinde duracağım. Konuşmamda bu iki konuyu mümkün olduğu kadar bir arada ele alacağım.

Değerli dinleyenler,

Kendimi Tanıtım;

Hollanda’dan katılımcı olarak ben de hepinizi sevgiyle saygıyla selamlıyorum. Bu tür toplantılar ilk değil. Bizler de içinde yaşadığımız ülkedeki Türk Sivil  Toplum Kuruluşları tarafından benzer çalışmalar düzenlendi ve düzenleniyor. Bizler de imkanlarımız nisbetinde bu tür çalışmalara severek katılıyoruz. Katkıda bulunuyoruz. Temennimiz verimli geçmesi ve iyi bir sonucun elde edilmesidir.

Şimdi kısaca ben şöyle bir kendimden başlayayım. Hollanda’da ikinci kuşak Türklerdenim. İşçi   çocuğuyum yani Hollanda’da doğmadım, ama büyüdüm ve Türk toplumuna nasıl faydalı olabilirim, neler yapabilirim, kültürümüze, dinimize nasıl faydalı olurum düşüncesiyle çeşitli platformlarda ve sivil toplum kuruluşlarında yöneticilik yaptım. Radyoculuk, dergicilik ve gazetecilik yaptım. Türk toplumunun sesi ve kulağı olmaya çalışitım.  Türkçe dilinin unutulmaması için çeşitli şiir ve kompozisyon yarışmaları, bilgilendirme toplantıları organize ettim. Şu anda da fahri olarak, Hollanda Sivaslılar Platformu Başkanlığını ve Dijital Haber Portalı olarak Amsterdam Postası sitesinin Genel Yayın Yönetmenliğini yapmaktayım.

Avrupa’daki İnsanlarımızın sorunlarıyla hemhâl olanların bir araya gelmesini, kendi pencerelerinden yaşanan sorunları ortaya koymasını ve varsa çözüm önerilerini getirerek çorbada tuzu bulunması beni ziyadesiyle mutlu kılmaktadır.

Bugün, sizinle beraber, birlikte düşüneceğimiz, ele alacağımız konu, tesadüfen seçilen bir konu değildir. Bu konu, 1960’lı yılların ortasından itibaren çözülemeyen ve halen çözüm bekleyen, Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde yerleşik düzene geçen Türk’lerin ‘’Anadili  ve Eğitimi’’dir. O bakımdan, dil deyince, elbette, her şeyden önce, dilin tarifini yapmak gerekir. Hepimizin bildiği gibi dil; İnsanın doğup büyüdüğü aile ve soyca bağlı bulunduğu toplum çevresinden öğrendiği, bilinç altına inen ve kişilerle toplum arasındaki ilişkilerde en güçlü bağdır. Diğer bir tarifle; kişinin önce annesinden ve ailesinden, daha sonra da sosyal çevresinden öğrendiği, şuur altına yerleşen ve onun toplumla kendi arasındaki bağlarını oluşturan bir iletişim aracıdır. Son yıllarda hakim kültürün etkisinde kalanlanların, aileden ve okuldan yeteri kadar destek alamamasından dolayı gençlerimizin Anadillerinin yok olmaya yüz tuttuğunu hepimiz yakından biliyoruz, hepimiz yakından tanıyoruz.

Dil sadece insanlar arasında iletişimi sağlayan bir iletişim aracı değil, aynı zamanda da yeni neslin geleceğine de yön veren  kültürün bir parçasıdır, temelidir. Kültür, toplumların, yaşama biçimidir. İnsanın benliğinin, kimliğinin ve kişiliğinin temelleri aile ortamıyla başlar, öğretimle gelişir. Anne, baba ve çevremizden öğrendiğimiz türküler, ninniler, yemekler, giyim, kuşam, folklor ve daha nice bir çok değer kültürün bir parçasıdır ve bu saydıklarımız, Anadil sayesinde geleceğe taşınmaktadır. Bu da dilin sadece günümüz için değil geleceğimiz adına da önemli olduğunu gösterir. Anadilin toplum içi iletişimi sağlaması ve kültür taşıyıcılığı yapmasının yanında birey olarak insanın düşüncelerini en derin duygularla ifade edebilmesi, hayatı anlamlandırması, anlatması ve bireyi hayata özgür bir fert olarak katması açısından düşünüldüğünde anadilin bireysel ve toplumsal olarak ne denli önemli olduğu görülmektedir. Anadilimizi yeni nesillere akratamazsak, yaşatamazsak, dilimizi bozarız, kültürümüzü yok ederiz, dinimizi kaybederiz, milletimizle olan bağı koparmış oluruz. Sonunda kültürün helaki, neslin helakini getirir diye düşünüyorum.

Günümüzde Batı Avrupa’da var olan ‘’Islamofobi ve Türkofobi’’ korkusuyla birlikte Türklerin yaşadıkları bir çok sorun içinde en önemlisi  işsizlik ve kimlik bunalımıdır. Gerek aile’den, gerekse sosyal ortamdan destek alamayan gençlerimizin anadili eğitimindeki yetersizliği de eklenince hakim kültürün vermiş olduğu tesirle, o kültürün diliyle konuşmaya, düşünmeye ve onlar gibi davranmaya başlıyorlar. Dahası kendi dili etrafında toplanamayan, o dil ile düşünemeyen, ağlayamayan, sevinemeye, yaşayamayan ve ölmeyi beceremiyenlerin Türk toplumundan giderek uzaklaştıklarını ve yalnızlığa itildiklerini gün geçtikçe üzülerek görmekteyiz. Dolayısıyla bu sorunla karşı karşıya olanlar yalnız gençlerimiz değil, onların ana-babaları, akrabaları, hasılı bütün Türk toplumudur.

Hakim kültürün içinde yaşayan Türklerin, güzelim Türkçemizi nasıl hor kullandıklarını, dilimizi öğrenmeden yetiştiklerine her gün şahit olmaktayız. Bu kabahatin,  kendini eğitemeyen ana-babaların ve kurumsallaşamayan Türk dernek ve cemiyetlerinin suçu olduğunu söyleyebilirim. Belki, toplumun her ferdinin bu konuda üzerine düşen sorumlulukları vardır; ama her şeyden önce, tabii olarak, ailede kitap okuma alışkanlığının olmayışı, cemiyetlerimizin  Türkçe ve edebiyatla alakalı faaliyetlere yeteri kadar ağırlık veremediklerini söyleyebilirim.

Günümüzdeki teknolojik gelişmelere bağlı olarak iletişim araçlarının yaygınlaşması dil ilişkilerini hızlandırmıştır. Dilimizin ve kültürel kimliğimizin yok olmasını ve bozulmasını hızlandıran günümüzün sosyal değişmelerinden birisi de, kitle haberleşme, ve medyanın etkileridir. Facebook, watsapp gibi sosyal haberleşme araçlarının önemli bir payı ve rolü vardır. Haberleşilirken, kısa mesajlaşmalar ve imla kurallarına dikkat edilmemesini söyleyebiliriz.

Türkçeyi anadili olarak konuşan insanların yaşadıkları ülkenin zorlamaları neticesinde, okulların dışında ve aile ortamlarında  iki dili karıştırarak konuştuklarına sürekli rastlamaktayız. Selamlaşmayı, vedalaşmayı ve teşekkürü bile çoğunlukla yaşadıkları ülkenin diliyle yapmaktadırlar.  Genelde ikinci, üçüncü ve dördüncü nesil artık,  düşündüğünü de Türkçe’nin dışında düşünüyor. Okuldan ve aileden yeteri kadar Türkçe öğrenemiyor ki! Yani her şey o ülkenin diliyle, yani rüyaları bile o dille görüyorlar. Türkçe, sadece ebeveynleri tarafından konuşulan bir dil onlar için.

Avrupa’da anadilimizi yaşatmak için, artık birilerinden bir şeyler beklemeden.  Türkçe dil enstitüleri kurulmalıdır. Avrupa başkentlerinde açılan Yunus Emre Enstitüleri, Türk dernekleri, cemiyetleri  ve camilerinin bünyesinde Türkçe sınıflar oluşturulmalıdır. Uzman öğretmenler tarafından Anadili  ve kültürü derslerine ağırlık verilmelidir. Türkçe şiir ve kompozisyon yarışmaları yapılmalı, gençler ödüllendirilmelidir. Onların Türkçe kitap okumaları teşvik edilmelidir.  Ailelerin eğitilmesi ve bilinçlenmesi sağlanmalıdır.

Sonuç olarak: Hakim kültürün ve dillerin tesiri altına giren, ondan etkilenen kişilerin kendi kültürleri yavaş yavaş kaybolacak, anadillerini  kaybedeceklerdir. Onun için dilimize sahip çıkmalıyız. Çünkü dilini kaybeden insanlar kimliğini, kültürünü ve dinini de kaybeder, kimliğini kaybeden insanlar da her şeyini kaybeder. Bu nedenle hayatımızda korumamız gereken değerlerin en başında dilimiz gelmelidir. Dilimizi korumak ve yaşatmak içinde çokça kitap okumalıyız, çocuklarımıza da okutmalıyız. Bir millet dilini kaybederse kültürünü kaybeder, kendisinden her hangi bir iz kalmaz. Asimile olur, unutulur...


Diğer

22 / 01 / 2018 12:25

ZİYARET BAHANE, SOHBET ŞAHANE

Federal Milletvekili(CD&V) Veli Yüksel Genk Belediye Başkan Yardımcısı Ali Çağlar’ın daveti üzerine Genk şehrine yaptığı ziyarette vatandaşlarımızla sohbetlerde bulundu.

Devamını oku

22 / 01 / 2018 10:55

BIYIKLI: ´´KADINLARIMIZ BELÇİKA'DAKİ EĞİTİM İMKANLARINDAN FAYDALANMALI´´

Eğitimci, Akademisyen ve İş Kadını Özbil Bıyıklı'nın konuşmacı olduğu, “Kadının toplumsal gelişimi ve Türk kadınının Belçika'daki Yeri” adlı bir sempozyumda kadınlarımızı bilgilendirdi.

Devamını oku

20 / 01 / 2018 14:40

MUHTEŞEM BİR KADRO BELÇİKA´YA GELİYOR.

Belçika Türk Dernekler Birliği Turkse Unie tarafından organize edilen 10. Şiir ve Edebiyat Günü muhteşem bir kadro ile Belçika Türkleri ile buluşacak.

Devamını oku

20 / 01 / 2018 11:50

TÖSED BAŞKANI TÜMBAŞ YILBAŞI RESEPSİYONUNDA 20 YILI ÖZETLEDİ.

TÖSED), kuruluşunun 20. yılı ve yılbaşı nedeniyle, resmi kurum temsilcileri siyasiler, STK temsilcileri ve işadamı üyelerinin katılımıyla bir resepsiyon gerçekleştirdi.

Devamını oku

16 / 01 / 2018 12:10

PUA 2018 BELÇİKA GÜZELİ

Belçika'nın De Panne belediyesinde büyük bir coşku ve heyecanla gerçekleşen 2018 Belçika Güzellik Yarışmasını Angeline Flor Pua kazandı.

Devamını oku

16 / 01 / 2018 11:55

TÖSED 20 YAŞINDA

TÖSED, amaçlarına yönelik faaliyetleri politik görüşlerden bağımsız olarak ve siyasi partilerle herhangi bir organik ilişki olmaksızın, laik bir felsefe ile sürdürür.

Devamını oku

16 / 01 / 2018 11:45

HOUTHALEN´DE TÜRKİYE MESELELERİ VE ÇÖZÜMLERİ ANLATILDI.

Houthalen şehrinde her ay düzenlenen Yeni Bir Dünya Seminerleri serisinin 3.’sü olan “Türkiye Meseleleri ve Çözümleri” adlı seminerler serisine bir yenisini daha ekledi.

Devamını oku

15 / 01 / 2018 12:20

AK PARTİ BRÜKSEL TEMSİLCİLİĞİ YANİ YIL RESEPSİYONU DÜZENLEDİ.

AK Parti Brüksel Temsilcisi Açıkgöz de son dönemde Türkiye'de AB ile ilişkilerin geliştirilmesi için sıcak mesajların verildiğini anımsatarak,..

Devamını oku

10 / 01 / 2018 00:10

İLKELİ ONURLU VE TARAFSIZ YAYINLAR DİLEĞİYLE

Başta Türkiye olmak üzere sınırların ötesinde ve özellikle Belçika’da görev yapan; toplumumuzun sesi tüm gazetecilerimizin bu anlamlı günlerini kutluyoruz.

Devamını oku

09 / 01 / 2018 12:45

BELÇİKA´DA 33 CAMİ RESMEN TANINMAYI BEKLİYOR.

Federal Milletvekili Veli Yüksel (CD&V) camilerin tanınmasıyla ilgili Belçika Meclisi’nde soru önergesi sundu.

Devamını oku

04 / 01 / 2018 22:25

HOUTHALEN´DE ANLAMLI ANMA TÖRENİ

Geçtiğimiz yılın ilk gecesinde İstanbul'da düzenlenen saldırıda yaşamını yitiren M. Kerim Akyıl, için ailesinin yaşadığı Houthalen'da bir anma töreni yapıldı.

Devamını oku

04 / 01 / 2018 21:15

CENAZE NAMAZI

Geçtiğimiz yılın son günlerinde, Türkçe Anadili masaya yatırıldı Belçika Türk Medyası tarafından...! Gündem'den takip ettim, Faydalı güzel bir çalışma.

Devamını oku