Stephen Hadley:’’Türkiye dünyadaki en önemli 5-6 ülkeden biri'’’...Eski ABD Başkanı George W. Bush'un ulusal güvenlik başdanışmanlarından Stephen Hadley, Türkiye'nin dünyadaki en önemli 5-6 ülkeden biri olduğunu söyledi.
Dumanlar çıkıyordu bir evden...
Kara dumanlar, bir toz bulutu gibi, alevler fışkırıyordu camlardan.
Çığlık sesleri geliyordu içeriden.
İçim yandı, paniğe kapıldım, sağa baktım, sola baktım hiç kimse yoktu.
Kimse yok mu diyordum yakınlarda, hiç bir şey yapamıyordum.
Çaresizlik böyle birşey olmalıydı.
Koskoca ev gözlerimin önünde yandı gitti.
İçinde canlar vardı, ve o canlar bizim canlarımızdı.
Yanan aslında ev falan değildi, bizim yüreğimizdi.
Aslında gördügüm şey de kabus falan değildi, acı gerçeğin ta kendisiydi.
Kabul etmesi cok zor olan acı gerçek.
Keşke kâbus olsaydı..
***
Komşuda ki bir noel ağaci, taptaze, masum bir ailenin mezarını kazdı.
Anlatılanları duydukça içim bir tuhaf oluyor, kabullenmek istemiyorum bazı şeyeri.
Annesiz, yuvasız kalan o masum bebeleri aklıma bile getirmek istemiyorum.
Babanın durumu hâlâ ciddiyetini koruyormuş. İnşallah çok yakın da iyileşir.
Ya anne, onu geri getirmek mümkün mü?
***
Binbir çeşit söylenti var; itfaiye yangın ihbarını almamış, ihbar Fransızca yapıldı diye gelmemiş, falan filan...
Söylenenler ne olursa olsun bu gün ortada birgerçek var.
Avrupa’da ırkçılık artıyor.
Yani insanlık artık can çekişiyor.
Kimileri bir çiçeği bile dalından koparmaya kıyamazken birçok insane başkasını nasil ezip geçebiliyor, nasıl ayrımcılık yapabiliyor?
***
Düşünüyorum, ama düşünmek kâfi gelmiyor, bir kalem alayım diyorum elime, bir de boş bir kağıt, tüm duygularımı inci gibi dökeyim üzerine...
Artık ne kalem eski kalem, ne de kağıt eski kağıt.
Zaten kalem kağıt kullanan da kalmadı artık.
Oturup iki satır duygu yazacak kadar zaman bile yok ki.
Ne büyükler eski büyük, ne çocuklar eski çocuk.
Bir koşuşturmadır, bir yarıştır gidiyor.
Herkes maddi çıkar peşinde.
Kimileri ekmek derdinde, kimileri de daha zengin olmak istiyor.
Peki şükür nerede?
Kimbilir?
Güvenecek insane kalmadı diye pek çok insane paranoyak olmuş.
***
Tıpkı Mehmet Akif Ersoy'un geçen asırda dediği gibi, iki yüzlü insane görmeye hasret bile kaldık sanki.
Çoğunluk iki yüzlü bile değil çünkü, üç, dört, beş,hatta şairin de dediği gibi yirmi yüzlü olmuş.
Medeniyet adıyla her gelen yüzyıl gideni aratıyor, tıpkı gelenin gideni arattıgı gibi.
Keşkeler çoğalıyor, ahlar, vahlar...
Bütün bunların suçlusu kimler acaba?
Bana göre tabii ki bizleriz, hepimiz, herkes, insanlığın ta kendisi.
Biryıl daha bitti, bir sayfa daha kapandı.
Yeni gelen yılın hepimize, tüm insanlığa, mutluluk, barış ve sevgi getirmesini diliyorum.
BirgülKapaklıkaya
Brüksel, 29 Aralik 2011
Kaçıncı yüzyılda Avrupa’nın neresinde yaşıyoruz ama nedense hala ortacağ sorunlarıyla boğuşmaktan kendimizi bir türlü alamıyoruz.
Evet, sağlığımız önemli deriz, ama dışarıda yediğimiz hazır yiyeceklerin ne kadar güvenlikli olduğunu hiç birimiz bilemiyoruz.
Duygularımı, düşüncelerimi paylaştığım, paylaşmanın ve insanlığın ne demek olduğunu bilen birkaç bir kaç kişi…
Dumanlar çıkıyordu bir evden...
Kara dumanlar, bir toz bulutu gibi, alevler fışkırıyordu camlardan.
Çığlık sesleri geliyordu içeriden.
Meksikalı, Alman, Belçikalı, Macar, Arap ve diğer ülkelerden öğrencileriyle sohbet etmek benim için büyük bir zevkti.
Birlik ve beraberlik ruhuyla yola çıkarsak, kimse ne devletimize ne de milletimize zarar veremez.
Sevdiklerimiz bizim için elbette değerli ama bir o kadar önemli olan daha o kadar çok değerimiz var ki…
Dünyada halâ ılık bir savaş havası egemen. Ortadoğu sorunları bir türlü çözüme kavuşmuyor.
Eğer yapılan iş insanın hem kendine, hem ailesine, hem de çevresine faydalıysa o iş mutlaka dolu dolu, iyi bir iştir.
O bir sefire, Türkiye Cumhuriyetinin Brüksel Büyükelçisi Sayın Murat ERSAVCI’nın eşi, o bir antropolog, bir sosyolog, bir psikolog, bir eş, bir kadın!
Bazen konuşurken ya da yorum yaparken o kadar duygusuzca, ya da düşünmeden konuşuyoruz ki, neyin nereye gideceğini, ya da ne anlama geleceğini hiç hesaplayamıyoruz.
Brüksel’de yaşayan Türk kadınları bu yılki Dünya Kadınlar Günü’nde bize hoş bir sürpriz hazırlamışlar.