Stephen Hadley:’’Türkiye dünyadaki en önemli 5-6 ülkeden biri'’’...Eski ABD Başkanı George W. Bush'un ulusal güvenlik başdanışmanlarından Stephen Hadley, Türkiye'nin dünyadaki en önemli 5-6 ülkeden biri olduğunu söyledi.
Fatih Altaylı’nın “ne zaman adam oluruz” cümleleri serisini twitterden okumak çok hoşuma gidiyor.
“Ne zaman adam oluruz?
Siyasetçi terorist gibi davranmadığı zaman”.
“Ne zaman adam oluruz?
Sevdiklerimize değerli olduklarını hatırlatmaktan çekinmediğimiz zaman”
Sevdiklerimiz bizim için elbette değerli ama bir o kadar önemli olan daha o kadar çok değerimiz var ki…
Dilimiz, dinimiz, kültürümüz, vatanımız, milletimiz, çocuklarımız…
Geçenlerde bir siyasetci arkadaşımla sohbet ederken anlattıklarına inanamadım.
Hemen yine Fatih Altaylı’nın “ne zaman adam oluruz” sözü geldi aklıma.
Siyasetçi tanıdıklarımıza gidip, kurallara uymadığımız için yediğimiz trafik cezalarını sildirmelerini rica ettikçe, bir takım yasal haklarımızı ve çocuğumuzun daha kaçıncı sınıfa gittiğini öğrenmedikçe biz adam olmayız dedim kendi kendime.
Elimizde onca imkan olmasına rağmen güzel dilimiz Türkçe üzerine çalışmalar yapmadıkça, kendi kimliğimizi, benliğimizi unutup, kendi menfaatlerimize göre yazılar yazıp sadece para peşinde koştukça, işimize gelene yalakalık yapıp, işimize gelmeyene tekme attıkca biz adam olamayız...
Dil insanları birbirine yaklaştıran en önemli unsurlardan biridir.
Bir milletin varlığı o milletin diline de bağlıdır.
Dil bu kadar önemli olmasına rağmen anadilimizi hâlâ doğrudürüst kullanmamamız çok ters geliyor bana.
Belçika’ya kırk yıl önce gelen ve imkanı olmayan ilk kuşak için söyleyecek hiç bir söz bulamıyorum, ama sonraki kuşakların anadilimizi tam olarak öğrenmesi gerekmiyor mu siz?
Türk olup da Türkçeyi iyi bilmemek kim ne derse desin bence büyük bir ayıptır.
Aslında sadece bilmemek ayıp değil, öğrenmemek de, öğretmemek de ayıp.
Geçenlerde herkesin yaptığı bir hatayı facebookta dile getirdim,
«Herkez degil, HERKES »…
Hatta bazı arkadaşlar bu cesaretime hayran kaldıklarını söylediler.
Aslında tahammülsüzlüktü benimkisi.
Kendi çocuklarımın Türkçesini duzeltmeye çalışırken, herkesi duzeltmek mümkün olmuyor.
Herkesin Türkçeyi yanlış kullanması benim çocuklarımı da, tüm çocukları da etkiliyor.
Bu bizim önemli bir toplumsal sorunumuzdur.
Ve bu soruna acilen bir çare bulmamız gerekiyor.
Öyleyse her gün Türkçe bir makale okumamız hiç de fena olmaz.
Bir makale, bir şiir, bir şarkı bir atasözü…
Kim olursan ol, ne olursan ol, yeter ki sen sen ol, SEN SEN…
Birgül KAPAKLIKAYA
Kaçıncı yüzyılda Avrupa’nın neresinde yaşıyoruz ama nedense hala ortacağ sorunlarıyla boğuşmaktan kendimizi bir türlü alamıyoruz.
Evet, sağlığımız önemli deriz, ama dışarıda yediğimiz hazır yiyeceklerin ne kadar güvenlikli olduğunu hiç birimiz bilemiyoruz.
Duygularımı, düşüncelerimi paylaştığım, paylaşmanın ve insanlığın ne demek olduğunu bilen birkaç bir kaç kişi…
Dumanlar çıkıyordu bir evden...
Kara dumanlar, bir toz bulutu gibi, alevler fışkırıyordu camlardan.
Çığlık sesleri geliyordu içeriden.
Meksikalı, Alman, Belçikalı, Macar, Arap ve diğer ülkelerden öğrencileriyle sohbet etmek benim için büyük bir zevkti.
Birlik ve beraberlik ruhuyla yola çıkarsak, kimse ne devletimize ne de milletimize zarar veremez.
Sevdiklerimiz bizim için elbette değerli ama bir o kadar önemli olan daha o kadar çok değerimiz var ki…
Dünyada halâ ılık bir savaş havası egemen. Ortadoğu sorunları bir türlü çözüme kavuşmuyor.
Eğer yapılan iş insanın hem kendine, hem ailesine, hem de çevresine faydalıysa o iş mutlaka dolu dolu, iyi bir iştir.
O bir sefire, Türkiye Cumhuriyetinin Brüksel Büyükelçisi Sayın Murat ERSAVCI’nın eşi, o bir antropolog, bir sosyolog, bir psikolog, bir eş, bir kadın!
Bazen konuşurken ya da yorum yaparken o kadar duygusuzca, ya da düşünmeden konuşuyoruz ki, neyin nereye gideceğini, ya da ne anlama geleceğini hiç hesaplayamıyoruz.
Brüksel’de yaşayan Türk kadınları bu yılki Dünya Kadınlar Günü’nde bize hoş bir sürpriz hazırlamışlar.