Stephen Hadley:’’Türkiye dünyadaki en önemli 5-6 ülkeden biri'’’...Eski ABD Başkanı George W. Bush'un ulusal güvenlik başdanışmanlarından Stephen Hadley, Türkiye'nin dünyadaki en önemli 5-6 ülkeden biri olduğunu söyledi.
Sefire Zeynep Ersavcı’dan Birgül Kapaklıkaya’ya hitaben önemli iletiler...
Kadere inandığımı fakat kaderci bir zihniyete sahip olmadığımı her zaman söylerim.
Hayatta herkes aynı şartlara ve şansa sahip değil çünkü. Çoğu şeyi insan kendi iradesiyle seçebilirken, bazı şeylere kendisi karar veremiyor. Soylu ya da zengin bir ailenin çocuğu olmayı seçemeyen insana, soylu ya da zengin olabilmek için pek çok fırsat veriliyor. Bazı hayati olaylar kadere bağlıdır ama çoğu zaman insan kader çizgisini sonradan değiştirebiliyor. Örneğin iyilik ya da kötülük tamamen insanların iradesine bırakılmış. Kısacası insan ne ekerse onu biçiyor.
Gerçek anlamda eğitimli ve kültürlü olmak da yine insanın kendisine bırakılıyor. Diplomalar insanları insan yapmaya yetmeyebiliyor ve yine tam tersine bazen de karşımıza öyle diplomalı insanlar çıkıyor ki, diplomasının ya da diplomalarının hakkını fazlasıyla veriyor, hatta o diplomalar ona az bile verilmiş denebiliyor. İnsanları kendilerine hayran bırakabiliyorlar bu tür insanlar. Dünyanın en iyi ödüllerine layık, örnek insanlar… İşte öylesine değerli, muhterem bir insandan bahsetmek istedim bu yazımda.
Bu değerli insanın toplumda önemli bir görevi var, aslında görevinden ziyade o kadar çok özelliklere ve güzelliklere sahip ki, çok saygıdeğer bir diplomat olan eşinin de örnek bir insan olduğu, çok güzel işlere imza attığı gözlerden tabii ki kaçmıyor ama hanımefendiyi daha yakından tanıma fırsatı bulduğum için ondan bahsetmek istiyorum. O bir sefire, Türkiye Cumhuriyetinin Değerli Brüksel Büyükelçisi Sayın Murat ERSAVCI’nın eşi, o bir antropolog, bir sosyolog, bir psikolog, bir eş, bir kadın! Ve her şeyden önemlisi de harika bir insan…
Görevi ona çok yakışıyor, manevi anlamda öyle bir güzellik vermiş ki, ben bu güzelliği anlatmaya kelimeler bulamamaktan korkuyorum, o yüzden bana gönderme lütfunda bulunduğu iki iletiyi sizlerle paylaşmak istiyorum.
***
“Sevgili Birgül Hanım, makalenizde çok önemli bir konuyu ne kadar güzel ifade etmişsiniz. Esasen bu konuyu sizinle konuştuğumuzu ve o anda belki en çok beni sizin anladığınızı hissetmiştim. Sosyal sorumluluk bu tip konularda daha fazla farkındalık yapmayı da gerektiriyor.
Bazan iletileri dolaylı/indirekt yoldan vermek çok önemli. Karı-koca ilişkilerinde ebeveynler, aynı ortamda bir de onlara rol modeli oldukları ve onların ruh sağlıkları yerinde bireyler olmaları için sorumluluk taşıdıkları çocuklarını unuturlar. Oysa yaşanan o kadar tatsız ve tehlikeli olay var ki...
Bir de çocuklarımızın gözünden kendimize bir bakalım! Nasıl bir baba, nasil bir anneyiz? Bir çocuğun gözünde en yüce kadın annesi, en yüce erkek babasıdır. Bu iki kişinin birbirine eziyetini bir çocuk nasıl algılar? Sözlerden çok örnekler çocukların davranışlarını etkiler. Güzel sözler, kötü davranışları olmamış kılamaz!
Mevlâna’nın dediği gibi:
'Ya olduğun gibi görün,
Ya da göründüğün gibi ol!
Gözden kaçan şu-ileride o çocuklar sağlıksız yetişkinler olduklarında, tüm aile belki de ani bir öfkenin fiziksel şiddete dönmesi ile bir ömür boyu sürecek izler bırakabildiğini çok geç anlayacak...
Anlaşmazlıkların, fiziksel şiddet veya artık hukuken aynı derecede suç sayılan psikolojik/pasif şiddete dönüşmesi gerekmiyor. Sağlıklı kararlar ile sağduyulu hareket etmenin önemi, hepimizin geleceğimize yönelik en iyi ‘yatırımı’ olacaktır. Bu da başta sağlıklı insan ve aile ilişkileri yerine getirecek yeni nesiller yetiştirmekle sonuçlanacaktır..”
***
Benim en büyük şansım Brüksel'deki görevimiz sırasında sizleri tanımış olmaktır! İyi eğitimli, çağdaş fikirli, Belçika Türk Toplumunun her yönü ile daha yüksek noktalara gelmesi için ''sosyal sorumluluk projelerinde'' gönüllü çalışan kişiler olarak sizlerle ne kadar iftahar etsem azdır.
Çeşitli konularda projeleri konuşmak/paylaşmak üzere benimle görüşmek arzusunda olan her gruba hic ayırım yapmaksızın rezidansımız açık olmuştur. Yeni kuşaklardaki dinamizm, yapıcılık ve dayanışma gelecek için beni çok umutlandırmıştır.
Yabanci basına yansıyan olumlu görüşler, esasen iki sene zarfinda Türkiye'nin doğru tanıtılması amacı ile yabancı kadın dernek ve kuruluşlarına vermekte olduğum bir dizi konferansın sonuçları olduğunu da memnuniyetle görüyorum.
Keza, Büyükelçi Murat Ersavcı'nın da üniversitelerde, ticari kurum ve kuruluşlarda verdiği konferanslar ile akademik ve iş dünyasında ülkemiz açısından çok olumlu adımlar atılmasına yol açtı.
Bizlerin- sizlerin- hepimizin fert olarak yapacağı daha çok iş var!
Ama bu çalışmaların manevi tatmin yönü dünyalara bedel!
Brüksel'de diplomatik temsilciliğimizin açılmasının 163. yılında, 40. Büyükelçi olan eşimin Belçikalı yetkililer ile toplumumuzun sorunlarının çözümüne yönelik iyi bir diyalog içinde olması olumlu sonuçları da beraberinde getirdi.
Haziran 2011'de emekli olacak eşimin kariyerinin son durağı Brüksel, yakında, daha önce bulunduğumuz diğer 9 ülkenin güzel anıları arasında yerini alacak. Ancak, 10. ve sonuncu olarak belki en üst noktaya oturacak!
Eğer burada bir başarı söz konusu ise bu T.C. Büyükelçilik ve Başkonsoluklarımızın tüm mensupları ve sizler ile iyi bir ekip çalışması sayesinde olmuştur.
Yalnız burada durmak yok!
Çalışmalarınızda size ve arkadaşlarınıza sonsuz başarı dileklerimle.
Tüm iyi görüş ve desteklerinize kalbi teşekkürlerimle,
Zeynep Ersavcı
T.C. Brüksel Büyükelçisi Eşi”
Birgül Kapaklıkaya (c)
Brüksel, 12 Nisan 2011
Kaçıncı yüzyılda Avrupa’nın neresinde yaşıyoruz ama nedense hala ortacağ sorunlarıyla boğuşmaktan kendimizi bir türlü alamıyoruz.
Evet, sağlığımız önemli deriz, ama dışarıda yediğimiz hazır yiyeceklerin ne kadar güvenlikli olduğunu hiç birimiz bilemiyoruz.
Duygularımı, düşüncelerimi paylaştığım, paylaşmanın ve insanlığın ne demek olduğunu bilen birkaç bir kaç kişi…
Dumanlar çıkıyordu bir evden...
Kara dumanlar, bir toz bulutu gibi, alevler fışkırıyordu camlardan.
Çığlık sesleri geliyordu içeriden.
Meksikalı, Alman, Belçikalı, Macar, Arap ve diğer ülkelerden öğrencileriyle sohbet etmek benim için büyük bir zevkti.
Birlik ve beraberlik ruhuyla yola çıkarsak, kimse ne devletimize ne de milletimize zarar veremez.
Sevdiklerimiz bizim için elbette değerli ama bir o kadar önemli olan daha o kadar çok değerimiz var ki…
Dünyada halâ ılık bir savaş havası egemen. Ortadoğu sorunları bir türlü çözüme kavuşmuyor.
Eğer yapılan iş insanın hem kendine, hem ailesine, hem de çevresine faydalıysa o iş mutlaka dolu dolu, iyi bir iştir.
O bir sefire, Türkiye Cumhuriyetinin Brüksel Büyükelçisi Sayın Murat ERSAVCI’nın eşi, o bir antropolog, bir sosyolog, bir psikolog, bir eş, bir kadın!
Bazen konuşurken ya da yorum yaparken o kadar duygusuzca, ya da düşünmeden konuşuyoruz ki, neyin nereye gideceğini, ya da ne anlama geleceğini hiç hesaplayamıyoruz.
Brüksel’de yaşayan Türk kadınları bu yılki Dünya Kadınlar Günü’nde bize hoş bir sürpriz hazırlamışlar.