Stephen Hadley:’’Türkiye dünyadaki en önemli 5-6 ülkeden biri'’’...Eski ABD Başkanı George W. Bush'un ulusal güvenlik başdanışmanlarından Stephen Hadley, Türkiye'nin dünyadaki en önemli 5-6 ülkeden biri olduğunu söyledi.
Öğrenmek güzel şey, peki ya öğretmek?
Hele de kendi dilini, kendi kültürünü başka dillerden ve kültürlerden insanlara öğretmek?
Geçen gün Life System Derneği kurucusu Mustafa Özcan beyin verdiği bir derse konuk oldum.
Kendisi hem kekemelik konusunda uzman, hem de başarılı bir öğretmen.
Pek çok öğrencisi, pek çok etkinliği var.
Tiyatroya çalısmalarına da birlikte devam ediyoruz.
Kendisini eğitime ve topluma adamış, takdire değer bir kişilik…
Öğrencileriyle tanıştım, kendimi onlara tanıttım.
Öylesine merakla dinliyorlardı ki ben konuşurken.
Meksikalı, Alman, Belçikalı, Macar, Arap ve diğer ülkelerden öğrencileriyle sohbet etmek benim için büyük bir zevkti.
Belli bir yaşın üzerindeki öğrencilerin Türkçe dilini büyük bir istekle öğrenmelerini görmek mutluluktan da öte bir şeydi…
Türkiye’ye yılda iki, üç kez giden ve Türkiye’yi bu denli seven Türk dostlarıyla sohbet etmek çok hoş bir duygu...
***
Sempatik insanlar bir başka oluyor...
Hem sempati, hem empati , hem de telepati bir arada gibiydi.
Çünkü belliydi ki, öğrenmek isteyen de, öğretmek isteyen de, konuk olan da aynı duyguları yaşıyor, yaşatıyor ve paylaşıyordu.
Burada sihirli kavram paylaşma duygusu…
Soğukta aç kalmış bir kedi yavrusuna biraz süt vermek insanı ne kadar da mutlu eder?
Ya da kurumuş bir ağacı sulamak?
Mutluluklar paylaştıkca çoğalır, acılar ise paylaştıkça azalır.
Öyleyse, hala neyi paylaşamıyoruz ?
Bileniniz var mı?
Daha güzel bir dünya için, daha mutlu bir yaşam için, birbirimizi ne kadar iyi tanırsak, ne kadar çok yardımlaşırsak, ne kadar paylaşırsak, paylaşmasını bilirsek bizim için o kadar güzel olmaz mı?
Sevgiyle atan kalplerden zarar gelmez.
Bırakalım artık şu cehaleti, kıskançlıgı, bencilliği.
Paylaşmadığımız tek şey anlamsız kinlerimiz olsun...
Brüksel, 5 Kasım 2011
Birgül Kapaklıkaya
Kaçıncı yüzyılda Avrupa’nın neresinde yaşıyoruz ama nedense hala ortacağ sorunlarıyla boğuşmaktan kendimizi bir türlü alamıyoruz.
Evet, sağlığımız önemli deriz, ama dışarıda yediğimiz hazır yiyeceklerin ne kadar güvenlikli olduğunu hiç birimiz bilemiyoruz.
Duygularımı, düşüncelerimi paylaştığım, paylaşmanın ve insanlığın ne demek olduğunu bilen birkaç bir kaç kişi…
Dumanlar çıkıyordu bir evden...
Kara dumanlar, bir toz bulutu gibi, alevler fışkırıyordu camlardan.
Çığlık sesleri geliyordu içeriden.
Meksikalı, Alman, Belçikalı, Macar, Arap ve diğer ülkelerden öğrencileriyle sohbet etmek benim için büyük bir zevkti.
Birlik ve beraberlik ruhuyla yola çıkarsak, kimse ne devletimize ne de milletimize zarar veremez.
Sevdiklerimiz bizim için elbette değerli ama bir o kadar önemli olan daha o kadar çok değerimiz var ki…
Dünyada halâ ılık bir savaş havası egemen. Ortadoğu sorunları bir türlü çözüme kavuşmuyor.
Eğer yapılan iş insanın hem kendine, hem ailesine, hem de çevresine faydalıysa o iş mutlaka dolu dolu, iyi bir iştir.
O bir sefire, Türkiye Cumhuriyetinin Brüksel Büyükelçisi Sayın Murat ERSAVCI’nın eşi, o bir antropolog, bir sosyolog, bir psikolog, bir eş, bir kadın!
Bazen konuşurken ya da yorum yaparken o kadar duygusuzca, ya da düşünmeden konuşuyoruz ki, neyin nereye gideceğini, ya da ne anlama geleceğini hiç hesaplayamıyoruz.
Brüksel’de yaşayan Türk kadınları bu yılki Dünya Kadınlar Günü’nde bize hoş bir sürpriz hazırlamışlar.