Haberin yayım tarihi
2012-02-01
Haberin bulunduğu kategoriler

Koçak'tan Mesaj Var.

Beringen belediye encümenleri Selahattin Koçak ve Ahmet Koç ile ilgili yetkilerinin 1 ay süre ile ellerinden alınma cezası özellikle Flaman medyasında geniş yer buldu.

Flaman bölgesinin haber kaynaklarından Radio-I, TV Limburg, De Standaard, Belga Haber Ajansı,Knack Dregisi, Het Belang Van Limburg ve daha bir çok farklı önemli haber kaynağı bu konuya geniş yer verdi.

Olay kısaca şöyle: Beringen belediye meclisinde 2012 bütçe görüşmeleri yapılırken Belediye Yönetimin encümen olarak görev yapan iki Türk kökenli üyenin meclise gelmemesi ve ardından muhalefet partilerinden Vlaams Belang ve Open-VLD`li meclis üyelerininde bu durumu fırsat bularak oturumu terketmesi ile çoğunluk sağlanamamış ve meclis toplantısı ertelenmişti.

Olay ardından durum kamuoyu ile paylaşılmış ve Flaman medya organları Selahattim Koçak ve Ahmet Koç ile ilgili haberlere yer vermişti.

Türk kökenli siyasetçiler üzerinden böyle olumsuz bir habere bir basın üyesi olarak kayıtsız kalmamız elbette mümkün değildi. Temsilcilerimizin haksız bir saldırya uğramaları durumunda elbette en sert savunmayı yine biz yaparız. Ancak Koçak ve Koç`un belediye meclis oturumlarına ve encümenler kurulu toplantılarına sık sık katılmadıkları yönünde haberlere Flaman medyasında daha önceleri de yer verilmişti. Şimdi burada önemli olan ince nokta şudur. Uzun yıllardır bir politikacı olarak maaş alan, işi üstlendiği görev çerçevesinde bulunduğu mecliste halkı temsil etmek olan insanların görevini tam anlamı ile yerine getirmemesi, toplantılara katılmaması kabul edilebilir bir şey değildir.

Koçak ve Koç üzerinden kamuoyuna özellikle Flaman Medyası tarafından şu mesaj verilmiştir. Göçmen kökenli meclis üyelerine encümenlik gibi bir görev verirken 10 sefer düşünün. İşte örnmekleri, Koç ve Koçak. Toplantılara gelmiyor, işini takip etmiyor vs vs.. Bu duruma ise maalesef Koçak ve Koç devamsızlıkları nedeniyle malzeme olmuşlardır.

Bu tablo olumsuz bir tablodur. Bunu yaratan ise medya değil, bilakis olayın kahramanlarıdır.

Sevgili dostum Koçak,

Dün kaleme aldığım ve bugün bana gönderdiğin mesajına yönelik bir kaç noktaya daha değinmek istiyorum. Öncelikle gönderdiğin yazıyı ve konu ile ilgili Flaman medyasında yer alan bazı haber başlıklarını aşağıda okurlarımızın bilgisine sunduğumu belirteyim.

-Keşke medyada olumlu haberlerle yer alsanız. Sizlerin başarısı bizim başarımız sayılır. Belçika`da belediye yönetimlerinde sadece sizler görevli değilsiniz. Belçika medyasında görev yaptığı sürece meclis toplantılarına ve encümenler koleji toplatılarına büyük ölçüde gitmeyen üyeler olarak sizlerin adı çıktı. Birde Heusden-Zolder`de Selahattin Özer(CD&V) ile ilgili olumsuz haber medyada yer buldu. Özer`inde yetkilerinin elinden alındığı biliniyor.

Burada CD&V, SP.a veya diğer siyasi partiler hiç önemli değil. Soru şu: Yetkilerinizin geçici de olsa elinizden alınmasının bir gerekçesi var mı, yok mu?

Değerli dostum,

Sizlerin başarısı bizim başarımız sayılır. Keşke Flaman medyasında bu şekilde değil daha olumlu haberlerinizi okusak.

Mesajında değindiği bir kaç noktayada açıklık getirmek isterim.

-Yazında benim CD&V`li gözüyle olaya yaklaştığımı ima ediyorsun. Ben 1986 yılından 2002 yılına kadar Agalev-Groen, 2002 yılında 2006 yılına kadar ise CD&V partisnde aktif siyasetçi olarak bulundum. 2006 yılından itibaren ise aktif siyasetin dışındayım. Bu geçmişim beni ancak siyaset ve siyasetçiler konusunda bilgi ve birikim açısından güçlü kılmaktadır. Ancak benim terazimde parti veya partili ayırımı yoktur. Bunu en iyi bilenlerden biriside sensin.

-Heusden-Zolder`de CD&V partisinden encümen Selahattin Özer`in de görevleri elinden alındı. Özer bir belediye çalışanına yönelik gönderdiği tehdit içerikli mesajından dolayı bu sorunu yaşadı. Benim Selahahhtin Özer ile ilgili bir tane ``aferin iyi yaptın, veya Özer bu konuda haklıdır`` şeklinde yazıma rastlayamazsın. Benim için önemli olan kamu menfaati, hak ve adalettir. Siyasette yanlış yapan bedeline katlanır.

-Marcel Mondelaers ile ilgili övücü bir tane yazımıza rastlayamazsın. Marcel Mondelaers`ı Beringen`de ben iktidara getirmedim. Mondelaers ile koalisyon yapan sizin partiniz, sizlersiniz. Yani Mondelaers göçmenlere yönelik ne tür haksızlığı yaparsa yapsın siz suç ortağısınız. Beringen`de muhalefet partileri de var. Madem Mondelaers çok kötü biri, o halde neden birlikte bir koalisyon kurdunuz. Beringen`de CD&V- SP.a ortaklığı sayesinde tam 12 yıldır ciddi bir encümenlik maaşı alıyorsun.

-Başörtüsü konusunda da bir popülist yaklaşımın var. Belçika`da genelde bir ``Dress Code`` uygulaması var. Gent, Anvers, Brüksel, Limburg bölgesi neresi olursa olsun belediye ve kamu kuruluşlarında halk ile direkt temas içersinde olunan gişelerde herhangi bir dini temsil eden takı ve giysilere yönelik bir genel uygulama var. Yani Beringen`de ne ise diğer yerlerde de o. Hal böyleyken bu konuda başörtüsü üzerinden bir savunma yapmanız anlamsız. Madem başörtüsü sizin için bu kadar önemli o halde istifa etseydiniz. Bunları geçiniz, çünkü bu savunmalar artık bayatladı.

- Maurice Webers`in rahatsızlığı ile ilgi ise şunu bilmeni isterim. Webers Koçak ve Koç`tan kormaktadır. Bu yorum bana ait değil, bilakis partinizin diğer üyelerinin görüşüdür. Webers`in medyaya yönelik direkt size yönelik menfi açıklaması yok. Ancak Webers`in sizinle ilgili gelişmelerden SP.a camiasında partilileri ile paylaştığı bilgilere göre durumdan son derece rahatsız olduğu belirtiliyor. Webers`in yaşanan olaylar konusunda düşüncesini bizlere aktaran yine kendi parti üyeleriniz. Aynı parti içersinde mesai arkadaşlarınızın yaptığı eleştiriler ise cabası. Hani derlerya dost acı söyler, işte öyle. Çok merak ediyorsan bazı video görüntülerini seninle paylaşabilirim.

-Son olarak bir dost olarak tavsiyem var. Yazında görev süresince güzel şeylerde yaptığını belirtmişsin. Elbette vardır. Yoksa 12 yıl boyunca encümen olmak kolay mı? Yoksa adamı cadı kazanında pişirirler. Ancak bir an şöyle düşün. Diyelim ki; sen hayatın boyunca hep hayırlı işler yaptın. Ve bir gün bir cinayet işledin. Adın bir anda katile döner. İşte durum böyle. Şu anda siz devamsızlık nedeniyle yetkileri elinden alınmış encümenlersiniz. Sonuç bu.

Selamlarımla..

Hüseyin Dönmez.

Selahattin Koçak`ın Mesajı...

 

Hüseyin abi,

Kariyerim boyunca, ne sizinle bi tartisma ne de herhangi bi tatsiz bir olay yasadim. Yasamicagimdan da eminim. Cünkü, sonuçta asagi yukari ayni hizmet için kendimizi yoruyoruz, siz degisik alanlarda, ben degisik alanlarda fakat çogunlukla ayni fikirlerle.

Beringende yasanan son olaylarda, gazetecilik ilkelerine sahip birisi olarak, en azindan bize sorabilirdin, Selahattin neler oluyor?
Abdülkadir Yilmaz isimli arkadasimiz kendi kafasina göre yorum yapmis. Yapabilir, sonuçta hür ve demokrat ortamdayiz. Fakat, sp.a partisinden Maurice Webers`in bazi demeçler verdigini bilhassa kendine sordum, ve kendisi böyle biseyleri söylemedigini, daha fazlasi, bu konulari Abdülkadir ile hiç görüsmedigini söyledi. Ne yazikki, bazi insanlar, kendi puanlarini sadece baskalarin sirtindan almaya çalisiyorlar.

Diger konuya gelince, Selahattin Koçak yapilanlarda, irkçilik kelimesinin arkasinda siginiyor gibi bi yorum yazilmis. Pekiyi Hüseyin abi, Yüce Rabbim sahit, ben bu konularla ilgili sizinle, veya herhangi baska bi saygin Gündem yazarlarin birisiyle konustummu? Konusmadim Hüseyin abi, yorum vermedim. Beringende irkçilik yapilip yapilmadigini, ben demicem, sadece bi belediye baskaninin 160dan fazla basörtüsü davasi açildiktan sonra, hala basörtüsünü problem yapan, birisi olursa, Genk ve Heusden-Zolder belediyesinde ezanin okunmasina izin verilip, Beringende verilmezse, ve okuyucularin dikkatine, bu belediyelerin 3ünde CD&V li belediye baskani var ise, fark acaba sizce nerede?
Babamin rahatsizligini sekreter`e, partime ve belediye meclis üyelerine bildirdim. O toplantida tam 6 kisi yoktu, ve ayrica belediye baskaninin kendi partisinden Roger Theunis isimli meclis üyesi muhalefetle beraber çalistigi için, bel.baskani sadece Ahmet ve bana yüklendi. Bu yaptiginin yorumunu bile ben yapmiyorum. 2006 yilinda bi taraftan anti Türk demeçleri veren ve diger taraftan iki Türk asilli adaylarini listesine koyan yine bu belediye baskani. Yapma Hüseyin abi, ayni senin partin (CD&V) de oldugu gibi benim partimde de Türklere sicak bakmiyanlar olabilir, fakat bunlarin yaptiklarini asla örtmiyelim.

Konuyu uzatmak istemiyorum sevgili Hüseyin abi, su anda, 2000 yilinda, seçilldigimde, o çocuksu mutlulugumdan (hatirlarsan o resmi siz çekmistiniz) hiç bisey kalmadi. Bugünki demeçlerinde hala yalan söyliyen, hala yasli Flamanlarin kulaklarina, `dikkat edin Beringende bi Türk bel.baskani olabilir` korkusunu salan bi kurnaz siyasetçiyle bogusmaktan yoruldum.

Benim sahsim önemli degil Hüseyin abi, bir Selahattin gider, bin Selahattin gelir. Önemli olan burada toplum için yapilan, veya yapilmayan. Irkçiligin basini almis gittigi bir dönemde, yine bu belediye baskanina ragmen Türk Gücü Futbol Klübüne (Turkse FC) tesisler tayin ettim, simdi ise park alanlarini yaptiriyorum. Ayni anda, diger bütün futbol klüplerin park alanlarini yaptiriyorum, bizde ayrimcilik yok. Beringenin bütün mahallelerin kaldirimlarini onartiyorum, etrafimda topladigim bir kaç gence medya ile iliskiler dersi veriyorum, iki kitap yazdim, ve bunlarla ilgili konusmaci olarak her yere gitmeye çalisiyorum.

Ben (özür dilerim) serefimle, diyebilirim ki, 12 yillik kariyerimde görevimi hiç bir sekilde kötüye kullanmadim, belediye imkanlarini hiç yanlis yönde kullanmadim, kimseyi öne çekmedim, kimseye haksizlik etmedim, benim çocugum, veya akrabam diyerek kimsenin hakkini yemedim. Hala Flaman bölgesinin her yerine kosturuyorum, dernek, medya demeden, her yerde bulunup Türk Müslüman toplumu için sempati yaratmak için ugrastim, haksizliklari gidermeye çalistim. Ben siyasette dogmadim Hüseyin abi, siyasetsiz bir hayatta bile yine dogru olanlari, hak olanlari yapmayi tercih ederdim. Ilerde aday olup olmama konusunda karar almis degilim, fakat dürüstlügün yok oldugu bir ortamda, bende olamam.

Selahattin Koçak`ın bir tepki yazısına cevabı.

AKparti Belçika FB sayfasi idarecilerin dikkatine,

Sayfanizda hakkimda çikan yaziyla ilgili, sorgusuz sualsiz yorum yaptiginiz için, aslinda hiç gerek duymuyorum sitenizde yorum yazmaya, onun için size özelden mesaj gönderiyorum.

Sayfanizda gösterdiginiz AK-partililik ve sayin Basbakanimizin R. T. Erdogan`in yolunda gidiliyormus gibi, görüntü, hiç ama hiç gerçek AK-partililikle bagdasmiyor. Bi kere bahsettiginiz adam, Belçika tarihinin gelmis geçmis en irkçi belediye baskani diye taniniyor; Flaman medyasinda bile.

Din kardeslerimizin basörtüsüne yasak getiren, 160 dan daha fazla mahkeme davasi açilmis hakkinda, hepisini kaybetmis, ve hala devam etmekteydi. Biz bunu siyasete atilarak durdurduk. Mesut Yilmaz isimli genç kardesimizin, 2000 yilinda bi Belçikali tarafindan öldürüldügünde, bilhassa bu Bel. Baskani çikip, o çocuk bunu haketmisti gibi laflar kullandi, babasi Lezgi abiye sorabilirsiniz. Ayrica, Kurban kesimine taa 1990dan beri karsi çikan durmadan zorlastiran bi Bel. Baskani benim ilk seçildigim dönem, encümen olmadan bile basinda demisti; Beringen asla bi Türk encümenini kabul etmez diye.

Bunlari bildiginiz halde, nasil inanirsiniz bu adamin saçmaliklarina? Bunlari bildiginiz halde nasil Beringen`in içleracisi hali yazarsiniz?

Size gerçek içleracisi hali anlatimmi? Gerçek içleracisi durum su; her seçimde oldugu gibi, birlesmeyi bilmiyen, daginik daginik seçimlere giden bir toplum olarak, mahkumuz birbirimizi böyle yemeye, ve biz birbirmizin kuyusunu kazarken, yine ayni Bel.Baskani kis kis gülüyor.

Sizi öncelikle yukarida Yüce Rabbime havale ediyorum, sonra yer yüzünde idareci olarak yaptiklarima sahitlik yapabilecek yüzlerce insanlara. Dagin arkasi denilen spor tesisi, bi Belçikali encümen tarafindan verilmedi Türk toplumuna, ben verdim, ve yine simdi o tesislerin park alanini ben yaptiriyorum. Mahallenin sokaklarin temizligi, ben encümen, olana kadar kimse bakmiyordu. Stationstraat`in kaldirimlarini, K. Bouwmaatschappij in mahallelerin kaldirimlarini, yine ben yaptirdim. Flaman medyasinda daima Islam karsitlarina ben cevap vermisimdir.

Benim için kendilerine AK Parti Belçika ismini veren kisi ve kisiler önemli degil, benim için en önemli olan Beringen, Limburg, Belçika da Türk veya müslüman toplumun destegi ve yine AKP den örnek vermem gerekirse, Basbakanimiz R.T. Erdogan`in tesekkür mektuplari, Bagcilar, Zeytinburnu, Fatih, ve Istanbul Büyüksehir Belediye Baskanlarin ziyaretleri ve yine tesekkür mektuplari. Ayni insanlara ara sira çikardiginiz haberleri de iletecem, soracam, ne kadar resmi olarak AK Partisini temsil ettiginizi.

Son iki toplantiya katilmamamin gerekçesini bilmek istermisiniz? Hasta babamin yanindaydim. Ama ne sizde ne de Bel. Baskaninda bunu anliyacak kadar insanlik kalmis. Unutmayin, kendi kizi öldügünde 3 ay gelmedi, kendi partisinden bir encümen tam 5 ay gelmedi. Biz bisey dedikmi o zaman? Demedik, demeyiz, çünkü insanligimizi siyasetten degil, imanimizdan aliyoruz.

Neyse, nereye varmak istediginiz belli, ama beni alet etmeyin lütfen bu siyasi oyunlariniza. Normal bi insan, en azindan ilk sorusu; babaniz nasil diye sorardi. Ama diyorum ya, insanlik farki.

Saygi ve selamla

Selahattin Koçak

Son Haberler

Hits: [srs_total_pageViews] Visitors: [srs_total_visitors]
Copyright © GUNDEM.be
Site içeriği ve dizaynın tüm hakları GÜNDEM.be websitesine aittir.
Kopyalamak ve izinsiz kullanmak kesinlikle yasaktır.