Stephen Hadley:’’Türkiye dünyadaki en önemli 5-6 ülkeden biri'’’...Eski ABD Başkanı George W. Bush'un ulusal güvenlik başdanışmanlarından Stephen Hadley, Türkiye'nin dünyadaki en önemli 5-6 ülkeden biri olduğunu söyledi.
Zaman zaman kriz dönemlerini gördüğümüz YeÇe'nin tırnak içi ‘’ünlü yazar-araştırmacı gazeteci-stö lideri-televizyoncu-muhabir vs vs’’. yine şizofreni krizine girdiğini görüyoruz.
Aslında kendisine düzenli olarak hap kullanmasını tavsiye etmiştik. Veya düzenli bir doktor kontrolü altında yaşaması ömrünü uzatabilir. Aksi halde yakın zamanda bir kurumda gözetim altına alınması söz konusu olacak.
Adam kafadan çatlak. Kendisine kimse selam vermez, aklı-selim insanlar kendisinden it hacetinden kaçar gibi kaçıyorlar. İş adamları stö temsilcileri, kurumlar bir çokları kendisini yok sayıyorlar. Durum böyle. Sebebi tamamen üst derecede ruhsal davranış bozukluğu, yani şizofreni.
Dostlarımız sürekli bu hasta ruhlu adamı muhatap alma, ne derse desin cevap verme diyorlar. Haklılarda, çünkü yapacak o kadar hayırlı güzel şeyler varki, zaman kaybederek vaktimizi bu tür fuzuli hasta ruhlu insanlarla geçirmeyi kendimize zul sayıyoruz. Ancak meydanı boş buldumu, bu sefer çirkinleşiyor, iftira atıyor, kamuoyunu yanıltacak hayali senaryolar yaratıyor.
Gazetecilik dışındaki meziyetleri(hakaret, iftira, kıskançlık, çamur atma…) ile herkesin dikkatini çeken bu şahsiyet yeri gelince kendini halkın yerine koyup önüne gelene sorular sorup yanıtlamasını istiyor.
YeÇe önce kendisi üzerindeki pisliklere bakmalı.
Şizofreni hastası YeÇe son yazısında futbol antrenörü Erol Malkoç’u diline dolamış. Bize göre Erol Malkoç Belçikalı Türkler için bir değerdir. Keşke Erol Malkoç gibilerin sayıları daha çok olsa. Erol Malkoç’un Fas’ta yaptığı görevler üzerine bizlere iletilen bilgiler ışığında toparladığımız bir haberi okurlarımızın bilgisine sunduk. Farklı düşünenlerde farklı sunarlar. Ancak antrenör Erol Malkoç’a yönelik hakarete varacak derecede aşağılama ve karalamaları da asla kabul etmeyiz.
Hayatı boyunda patinaj yaptı, adam olamadı.
Bir zamanlar bir gazeteci dostumuz YeÇe için hayatı boyunca patinaj yapan adam demişti. Ne doğru laf etmiş. İşte uğraştığı işler. Hala patinaj yapıyor. YeÇe gazetecilik konusunda bir türlü bir basın kurumunda saygı bir yer edinemedi. Bir ulusalgaztede bile yıllarca mahalli muhabir sıfatıyla patinaj yaptı. Yalan dolan haberleri nedeniyle arada bir kovuldu. Sonunda baktılar bir işe yaramaz hepten kapı dışarı ettiler. Bunlar bir yana YeÇe biçbir zaman adam olamadı ve hiç olamayacakta. At g…ne yapışmış b..k böceği bile YeÇe'den kıymetli.
YeÇe önce yıllardır kendisine sorulan soruları cevaplamalı.
* Bir dernek olan Beltürk site ve gazetesini kaç paraya sattı ve bu parayı ne yaptı? İşadamı M.Y’dan aldığın 20.000 Avro’yu Belçika devletine bildirdin mi? Bir insan Kâr amacı gütmeyen dernek adını marka gibi satabilir mi? Bu hangi ahlak anlayışına sığdı. Beltür Haber sitesinin isim hakkını hiç bir resmi belge hazırlamadan satarak kara para kazandığını Belçika devleti biliyor mu?
* Yanında çalıştırdıkları bir taraftan işsizlik parası alırken diğer taraftan gazeteciyim diye ortalıkta dolaştı mı? K.Ö ve A.Y’un gazetesinde çalıştığı süre içerisinde işsizlik parası almadığını belgelemeli. Özellikle sarı basın kartı verilen A.Y.
* Yanında yetiştirdiği, örnek olduğu elemanları piyasaya ne kadar reklam parası taktı. Bir elemanı diğer elemanı hakkında “Bizim Fırıldak K.” diye yazıyor. Fırıldaksa baştan beri ne diye çalıştırdın yanında!
* Diyanet, Trabzonlular Derneği, Eyad, Türk Dernekler Birliği,… arasının açık olmadığı sivil toplum örgütü kaldı mı? Kaleminden çamur ve iftira damlayan bu arkadaş diğerlerinin başarısını çekemiyor, hasetinden çatlıyor. Davet edilmediği yerlere emrivaki yapıp giderek ortalıkta boy mu gösteriyor? Bitişin son çığlıkları kör kurşun gibi kimi hedef alacağı belli olmuyor.
* Belçika’daki Türkçe yayın organlarından çamur atmadığı polemiğe girmediği biri kaldı mı?
* İki farklı ad verdiği aynı gazetenin iki parçasını sanki iki ayrı gazeteymiş gibi gösterip reklam verenleri kandırmak ticari ahlaka sığar mı? Aynı anda ve iç içe dağıtılan bu gazetelerle milleti enayi yerine koymak gazeteciliğe sığar mı?
* Tiraj ve dağıtım konusunda palavraya devam… Başkaları gazeteleri gösteriyor. Ya sen?
Biz şimdi biraz maytap geçelim, okuyucumuz neşelensin..
Sana sarı basın kartı verenler de bu yazıları okursa belki kartın rengini MOR’a çevirirler.
"Kanaldan ceseti çıkarılan şahıs bir Türk'e ait.."
Böyle başlık atabilmek için ancak edebiyat öğretmeni SARI BASIN KARTLI duayen gazeteci olmalı herhalde? Bize göre böyle bir başlığı Belçika'da sadece böööyyyüüük gazatacı YeÇe atabilir.
TÜRKÇE HARİKASI’ya da Balık "Başlık"tan kokar...
Facebook’ta aleme malzeme olan "Kanaldan ceseti çıkarılan şahıs bir Türk'e ait.." haber başlığını atabilmek yetenek istiyor. Bunun için duayen gazeteci olmak, gurbetçi kontenjanından sarı basın kartı almak ve en önemlisi de edebiyat öğretmeni olmak lazım. Normal birinin "Kanaldan ceseti çıkarılan şahıs bir Türk'e ait.." başlığı yapması mümkün değil! Yazının kaleme alındığı sıralarda bile makaraya alınmasına rağmen başlık orijinal harikalığı ile sitede duruyordu.
Bu önemli çalışmanın tarihe kaydının düşülmesi adına görüntülediğimiz haberi de bilginize sunuyoruz: (N’olur, n’olmaz, intenette kaybolur flan!)
Bakın face’de nasıl dalga geçmişler kendisiyle:
Evet evet... Kesinlikle Avrupa'daki Türkçe gazetelerde çalışanlara Türkçe eğitimi verilmeli. Brüksel'in "duayen gazetecisi" tarafından atılan şu başlıktaki yaratıcılığa bir baksanıza:"Kanaldan ceseti çıkarılan şahıs bir Türk'e ait.."
Evet. Hala duruyor başlık sitede.
İsim vermek istemedim. Sana ekran görüntüsü yollayayım. Belçika'daki Türkler kimden bahsettiğimi mutlaka anlamıştır.
"Kanaldan ceseti çıkarılan şahıs bir Türk'e ait.." başlığı doğru olabilir. Brüksel'in "duayen gazetecisi"nin boşuna günahını almışım!
Ben yanlış anlamış olabilirim. Durum mutlaka Çizer dostum Özcan Çalışkan’ın yazdığı gibidir: "O vatandaşımızın ceset koleksiyonu var. Birini kanala düşürmüş olamaz mı?"
BİZ UYARINCA SLOGAN HIRSIZLIĞINDAN VAZGEÇTİ
Almanya Haber gazetesinin 11 yıldır kullandığı ´Bir fikrin değil, bir kültürün gazetesi´ şeklindeki sloganını çaldığını hatırlatınca önce “Sloganlar, kimsenin babasının malı değil” dedi sonra da foyası meydana çıkınca sloganı artık kullanamaz hale geldi.
Şimdi telif aslanı kesilen arkadaşın arşivde hale telif hırsızlığı izleri duruyor.
YeÇe ile ilgili yazacak çok şeyimiz var. Biraz eğlenceli olsun diye hepsini şimdi sunmuyoruz.
Kendisi sürekli kaşınıyor, ne yapalım kaşıyacağız.
Devamı gelecek yazıda...
Brüksel, Eindhoven, Haarlem, Anvers, Gent ve daha nice büyük şehirlerde Emirdağlı vatandaşları büyük kitleler halinde birlikte yaşıyorlar.
Flaman bölgesinin haber kaynaklarından Radio-I, TV Limburg, De Standaard, Belga haber Ajansı, Het Belang Van Limburg ve daha bir çok farklı
Beringen belediye encümenlerinden Türk kökenli iki üye Selahattin Koçak ve Ahmet Koç son belediye meclis toplantısına katılmadılar.
Geçtiğimiz hafta içersinde Genk-Waterschei semtinde bulunan Mevlana Camii bünyesinde yaşanan bazı sıkıntılar medyaya yansıtıldı.
Vatan Gazetesi Brüksel temsilcisi Atakan Özdemir tarafından bizlere gönderilen açıklamayı okurlarımızın bilgisine sunuyoruz.
YeÇe tırnak içi ‘’ünlü yazar-araştırmacı gazeteci-stö lideri-televizyoncu-muhabir vs vs’’. yine şizofreni krizine girdiğini görüyoruz.
Prof. Van Gorp, ''Bugüne kadar yapılan bilimsel araştırmalarda anadilini iyi bilen çocukların bir diğer dili daha iyi öğrendikleri artık reddedilemez bir gerçektir.
Lommel şehrinde bulunan Sint-Jans İlköğretim okulunda Türkçe dersleri veren Aslı Gürpınar üzerinden başlatılan tartışmaya ışık tutmak istiyoruz.
Assos Antik kentinde dakikalar boyunca hem doğayı, hem tarihi, hemde Ege denizinin güzelliğini seyrettik.
Tanrı Apollon'a ait Smintheion kutsal alanının bulunduğu yere ile ilgili birkaç gözlemimizi okurlarımızla paylaşalım istedik.
Bir dönem Belçika’da T.C Eğitim Müşaviri olarak görev yapan M. İhsan Zeren bey ve değerli eşi Seher Zeren ile Altınoluk’ta buluştuk.
Ramazan Bayramı küslerin barıştığı, büyüklerin ziyaret edildiği toplumumuzun manevi değerlerinin coşkuyla yaşandığı günlerdir.