Yurt içinde katılımın yüzde 87,28 olduğu halk oylamasında yüzde 51,21 "evet", yüzde 48,79 "hayır" oyu çıktı. Yurt dışı sonuçlarında ise açılan sandık yüzde 64,36 oldu. Buna göre 376 bin 493 oy ile yüzde 59,02 "evet", 261 bin 432 oy ile yüzde 40,98 "hayır" çıktı.


HAVVA´NIN ÜÇ KIZI

gundem.be

Gündoğdu Yıldırım Yazdı.

Hayatın tadı edebiyattadır.

Kim ne derse desin dünyada edebiyat kadar değerli bir şey yoktur. Edebiyat; ekmek kadar, su kadar vazgeçilmezlerimizden birisidir. “İnsan neden yaşar?” sorusuna verilecek belki de tek cevap edebiyattır.

Dünyaya açılan tek penceredir edebiyat. Edebiyatın olmadığı yerde yaşam da olmaz.

Edebiyat ihtiyacımızı, yazarların yazdıkları kitaplar sayesinde karşılarız.

Her yazılan eser, düş dünyamızda yeni bir pencere açar.

Okuduğumuz her kitapta, gidemediğimiz, göremediğimiz coğrafyaların, yaşamlarını buluruz. Kitaplar, bizleri şehirlerin aldatıcı karpostallarından da kurtarır bir anlamda. Çünkü karpostallar, bizlere kentlerin, kasabaların iyi yanlarını yansıtır her zaman. Oysaki bu kentlerin bir de hayatın zorluklarıyla yoğrulmuş, yaşam kokan yanları vardır. Kitap, karpostalların sunduğu, zengin, süslü ana caddelerinin yanında, arka mahallelerin akıp giden yaşamından, akşamları evine yorgun argın dönen aile babalarından; balkondan balkona hayatın zorluklarından dem vuran kadınlarından; sokaklarda yarı aç yarı tok oyuna dalan çocuklardan fotoğraflar sunar bizlere… Bir anlamda kitap yaşamı tüm gerçeği ile yakından izlemenin; birçok coğrafyada gerçek bir bakış açısı yakalamanın en objektif yorumudur. Okuyucu kitapla, yaşama dokunur; yaşamla duygusal bir bağ kurar ve insanın gerçeğini insanla algılamanın hazzına varır.

Edebiyatla zaman mekân sınırlaması olmadan elimiz, gözümüz, ruhumuz değer her bir yere…  Zengin, yoksul, siyah, beyaz yaratılan kişiliklerle, bizler de farklı rollerde düşünüp yaşamanın tadına varırız. Önyargıları yıkmanın; yaşamı empati ile yoğurmanın; kısacası insan olmanın; her şeye insanca bakmanın yolunu buluruz.

İyi anlatımlar, iyi kurgular, iyi tasvir ve betimlemeler görüş, düşünüş ve duygumuzu daha bir zenginleştirir. Birebir yaşarız anlatılanı. Kalp atışlarımız olayın akışına göre seyreder.

Elif Şafak; edebiyat yazarlarımızın en iyilerindedir. Her yazdığı kitap yok satar. Ekranlarda konuşmacılar Elif Şafak edebiyatını tartışır. Bir sürü dedikodu ortalığa saçılır; “Yok efendim; Elif Şafak Nobel Ödülü almak için yazdı bu kitabı. Avrupa’ya şirin gözükmek için bu konuyu ele aldı. Bu fikirler aslında ona ait değil. Kendisinin fikri çok başka!” “Çamur at izi kalsın.” mantık budur.   

“Aşk” kitabının kurgusu, anlatımı ve verdiği mesajlarla ülkede okurların dünyasında bambaşka bir yer edinmiş; kapitalizmin bize unutturduğu değerleri tekrar hatırlatmıştır. Mevlana, Şems… Yaşam felsefemiz haline gelmiştir. İyilik, güzellik, paylaşım ve dünyevi değerler sorgulanmış, insani değerlerin tek yol olduğu bilincimize kazandırılmıştır.

“Baba ve Piç” kitabı yayımlandığı dönemde ülkede ses getirmiş, üstü örtülmüş meseleleri tekrar tartışmaya açmıştır. Romanda anlatılan azınlıklar meselesi tabu olmaktan çıkmış; insanların konuşabileceği bir mesele haline gelmiştir.

Edebiyatın toplumun her kesimine girebilmesi, toplumsal sorunları gündeme taşıyabilmesi gerçekten takdir edilmelidir.

Edebiyat aynı zamanda toplumsal bir meseledir.

Edebiyatın kaynağı toplumdur.

“Havva’nın Üç Kızı” kitabı insanların en çok ilgi duyduğu bir mesele üzerinde yazılmıştır. Kitabın akıcılığı, anlatımın sadeliği göze kendini hissettirir. Dili çok güzeldir.

“Havva’nın Üç Kızı” hiç sıkılmadan okunabilecek bir kitaptır.

Edebiyatı edebiyat yapan; anlatılan olayların, yapılan kurguların yaşamsal olmasıdır. Elif Şafak, “Havva’nın Üç Kızı” romanında yaşamsal olanı yakalamakta biraz güçlük çekmiş. Olaylar ve kişilerin yaşadıkları yaşana bilirlik noktasında tereddütler yaratmış; “Olayda geçen kişiler için; bu kişi bunu söylemez, böyle düşünmez; şunu yapmaz.” dedirtmiştir.  Yazar, kahramanlar ve olay örgüsünde yeterli doğallığı yakalamakta biraz güçlük çekmiş.

Ete kemiğe bürünmeyen yapıtlar istendik başarıyı gösteremezler. Ne kadar reklam yapılırsa yapılsın okuyucu kitapta kendini bulamadığı için, yeterli ilgiyi göstermez.

Yazarın ünlü ve medyatik olması, kitabın tutması için yeterli bir olgu değildir. Ünlü olduktan sonra yazdıkları okunamayan bir sürü yazar vardır. O nedenle yazarlar, yazma sürecinde; “bir önceki eserim kadar iyi yazabilecek miyim?” diye bir kaygı içine girerler. Her yazarda böyle bir kaygı vardır.

 “Hava’nın Üç Kızı” romanında, daha iyi yazma kaygısı sanırım yeterli gelmemiş. İstendik başarıyı yakalayamamış yazar.


Diğer

21 / 04 / 2017 21:50

TSL KÜLTÜR GECESİ DÜZENLEDİ.

Türk öğrencilerinin kurduğu Türk öğrenciler birliği yani Flamanca adı ile Turkse Studentenvereniging Leuven (TSL) tarafından Türk kültür gecesi düzenlendi.

Devamını oku

18 / 04 / 2017 16:10

HAVVA´NIN ÜÇ KIZI

Kim ne derse desin dünyada edebiyat kadar değerli bir şey yoktur. Edebiyat; ekmek kadar, su kadar vazgeçilmezlerimizden birisidir.

Devamını oku

10 / 04 / 2017 12:15

TOPAKEV BRÜKSEL´DE ANADOLU KÜLTÜRÜNÜ YAŞATTI.

Brüksel'de Emirdağlı Halk Ozanı Fakı Edeer, Halk Aşığı Dost Kamil ve yazdığı hiciv şiirleri ile Avrupa'da büyük üne sahip Şair Hakiki Kabakçı'nın katıldığı 'Topakev Sıra Gecesi' düzenledi.

Devamını oku

04 / 04 / 2017 22:55

PORTAKAL YOKUŞU

Uygulamalı Psikolog Rabia Şule Doğan’ın, Türkçe olarak kaleme aldığı ‘Portakal Yokuşu’ adlı ilk romanı şubat ayında Kitap Dostu yayınevinden çıktı.

Devamını oku

26 / 02 / 2017 12:35

ÜNLÜ AŞÇI HÜSEYİN ÖZER BRÜKSEL´DE

Bu Pazar gerçekleştirilecek olan Komedi Pazarı’nda skeçler, tiratlar, tek kişilik gösteriler ve serbest konulu doğaçlamaların yanında Londra’dan...

Devamını oku

14 / 02 / 2017 12:10

´YÜZÜK´ DİNLEYİCİNİN BEĞENİSİNE SUNULDU.

müzisyen Kenan Erer R.G.K.Y ve Fırtına isimli teklilerinin ardından 3. teklisi "Yüzük" Brüksel'de bulunan Sazz'n Jazz'da yapılan bir gala ile dinleyicilerinin beğenisine sundu.

Devamını oku

23 / 12 / 2016 08:55

EZDA´NIN ÇOCUKLARINA MÜSİAD DESTEĞİ.

Bu kitap İŞİD’ın Suriye’de olmadık eza cefa ve zulmü yaptığı Ezidi kadınları anlatıyor. Bu kitabın ayrıca gelirleri de Suriye’ye o mağdur kadınlara gideceği belirtildi.

Devamını oku

25 / 10 / 2016 18:15

ANTRACT SİNAMA KULÜBÜ ÇALIŞMALARINA BAŞLADI.

23 Ekim Pazar günü eğitmenleri Hüseyin Umaysız ile birlikte ilk derslerini yapan Antract Sinema Kulubü 20 dersten oluşacak eğitimlerine başladı.

Devamını oku

26 / 06 / 2016 20:20

DÖNMEZ ´´EDİSON CAZ ÖDÜLÜNÜ´´ KAZANDI.

Ödül töreninde sahneye çıkan Dönmez, Metropole Orkestrası eşliğinde Barış Manço’nun meşhur “Domates, biber, patlıcan” şarkısını seslendirdi.

Devamını oku

08 / 06 / 2016 11:10

İKİ DİLLİ EDEBİYAT, SANAT VE KÜLTÜR DERNEĞ KURDULAR

Faliyetlerini arttıran ve iki dilli edebiyat ve kültür dergisi çıkarma aşamasında olan grup ARTE Edebiyat, Sanat ve Kültür Derneğini kurdu.

Devamını oku

19 / 05 / 2016 12:55

BELÇİKA´DA TÜRK GENÇLERDEN KLASİK MÜZİK ADIMI

Brüksel Güzel Sanatlar Merkezi'nde (BOZAR) düzenlenen konsere gelen davetlileri Brüksel Başkonsolosu Ali Barış Ulusoy (Sol 3) kapıda karşıladı.

Devamını oku

16 / 05 / 2016 16:50

BİLGİ YARIŞMASINI ANVERS EKİBİ KAZANDI.

“4. Türkiye Bilgi Yarışması Finali” üçer öğrenciden oluşan sekiz grubun kıyasıya bir mücadelesine sahne oldu. Türkçe derslerini takip eden 5 bin öğrenci arasından...

Devamını oku