Belçika hükümeti, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) vakalarındaki aşırı artış üzerine dört hafta boyunca kafe, bar, restoranların kapatılması ve gece yarısından 05.00'e kadar sokağa çıkma kısıtlaması gibi önlemler getirmeye karar verdi.


ONLARIN YERİNDE BİZLERDE OLABİLİRDİK.

gundem.be

Karnımız tok, cebimizde harçlığımız var ve en azından güven içerisinde bir hayat sürmekteyiz. Aç değil, açıkta değiliz. Ne bizlerin üzerine bomba atanlar var, ne de bulunduğumuz topraklardan sürmek isteyenler var. Ne işkence görmekteyiz, ne de katliama maruz kalmaktayız.

Avrupa’da ve Türkiye’de hayat sürenler için yukarıda belirtilenlerin hepsi aynı geçerlilikte olmasa bile çoğu geçerlidir.

Oysa bir de bizden olanlar var ki hayatları perişan, her an işkence ve katliam ile karşı karşıya kalabilecek ve sürgüne maruz kalabilecekler, hatta şu an bunlara maruz kalmakta olanlar. Kimi Türkiye’nin hemen dibinde, kimi de binlerce kilometre uzaklarda Atayurtta. İlk akla gelenler elbette Suriye ve Irak Türkmenleri (Türkmeneli), Güney Azerbaycan (İran) ve Doğu Türkistan (Çin).

Bahsedilen bu toplulukların hepsi bizden. Onların dili, dini, örf ve adetleri, kısacası her şeyi bizden. Hatta Türklük konusunda bazıları bizden daha da şuurlu. Tek farkları var bizden, o da kaderin çizmiş olduğu sınırlar. Bunlar büyük Türk Dünyası’nın kanayan yaraları. Onları duymuyoruz, görmüyoruz ve bilmiyoruz. Ya da istemiyoruz duymayı, görmeyi ve bilmeyi. Bazen onları keşfediyoruz ama büyüklerimiz konuyu kapatmak isteyince kimimiz de  buna uyuyor. Örneğin son Ramazan ayında Doğu Türkistan vahşeti dile getirildiğinde önce benimsenip fakat kısa zaman sonrası büyüklerimizin isteği üzerine üstü örtüldüğü gibi.

Bu mazlum Türk topluluklarına sahip çıkanlar mı? Onlara da ırkçı ve faşist gibi insanlık dışı kavramları yapıştırıp iftira ediyoruz. Oysa o kadar bizden ki onlar, biraz düşünsek şu an onların yerinde bizler de olabilirdik. Bu arada kavmini sevmenin ve ona sahip çıkmanın insani olduğu gibi milli ve dini bir görev  olduğunu da unutmamak gerekir.

Şöyle bir düşünelim, mevcut Türkiye Cumhuriyeti’nin sınırları biraz daha geriden çekilseydi, o zaman sınırların dışında bizler de kalabilirdik. Özellikle Suriye ve Irak Türkmenleri bu sınırların çekiminin sonucu olarak öbür tarafta başkalarının yönetimi altında bırakıldılar, ya da Atayurt bölgesinden göç etmeseydik bugün Doğu Türkistan’da yaşanılan vahşetleri fiilen bizler de yaşayacaktık.

Sınır konusu dışında Anadolu ile Türkmeneli (Suriye ve Irak) ve Güney Azerbaycan birbirleriyle çeşitli sebeplerden dolayı göçler yaşamışlardır. Hatta belki bizler de o topraklardan göç etmişizdir. Durum böyle ise göç etmeseydik bizler ne durumda olurduk şu an? O zaman da halen üç maymunu oynayabilir miydik? İşin bu tarafına gelince bizim insanlarımızın ızdırapları neden düşünül(e)mez ki? Ve en acı konu da şu an kan ağlayan coğrafyalardan gelipte oraları çıkarları uğruna unutanların durumu. Hadi biz fark edemiyoruz ve oraları en azından dillendirmiyoruz diyelim, ya bu tiplere ne oluyor acaba? İnsan bu kadar inkarcı ve aşağılık olmamalı.

Şuurlu, samimi ve vicdan sahibi olan bir Türk şu an katliamlara maruz kalan Türk diyarlarını unutamaz ve üç maymunu oynayamaz. Kader her ne kadar sınırları ayırmış olsa da, Türk oralarda yaşayanlar ile ilgilenir ve sahiplenir. Sınırlar ve mesafeler engel olmamalıdır. Unutmayalım ki, şimdi onların yerinde bizler olabilirdik!

Son söz: “Tanrı ayrılıkla sınarmış kulu. Parçalanmış Turan gün olur elbet bir araya gelir ve ayrılık son bulur.”

Murat Gedik, Şubat 2016

E-posta: muratgedik@muratgedik.nl


Diğer

15 / 03 / 2017 12:55

DOĞU TÜRKİSTAN İNSANLIKTAN YARDIM BEKLİYOR.

Doğu Türkistan’ın Kaşgar vilayetine bağlı Yenihisar ilçesinde 1901 yılında bir çiftçi ailesinin çocuğu olarak dünyaya gelir İsa Yusuf Alptekin.

Devamını oku

15 / 03 / 2017 12:50

15 MART GÜNDEMDEN DÜŞMEMELİ.

15 Mart Hollanda Genel Seçimleri yaklaştıkça seçim ortamları da artık kendini göstermeye başlamakta.

Devamını oku

15 / 03 / 2017 12:45

KAN AKMASINA SUSAYANLARA.

Hedef belli; Türk toplumu içinde çatışma yaşatmak. Buna da HTF’yi ve yöneticilerini terör örgütü mensuplarına hedef göstererek ulaşmak.

Devamını oku

16 / 12 / 2016 12:00

GAZİ ALİ PAŞA BİZİ BEKLERMİŞ.

Hep Türk dünyasından bahsederken nihayet karar verilmiş ve Romanya Türklüğü ile hasbihal gerçekleşmişti.

Devamını oku

28 / 07 / 2016 14:05

15 TEMMUZ DARBE GİRİŞİMİ VE ETKİSİ.

15 Temmuz günü Türk milleti büyük bir felaketle karşı karşıya kalmış ve çok şükür bu felaketi bertaraf etmiştir.

Devamını oku

12 / 04 / 2016 10:15

BAK HELE ŞU AHMAKLARA.

Hollanda’da bazı STK’lar teröre karşı bir basın bildirisi yayınladı ya, birileri hemen kendine görev çıkardılar.

Devamını oku

03 / 04 / 2016 11:50

TÜRKEŞ VE TARİH

Rahmetli Alparslan Türkeş’in yıl dönümü olan 4 Nisan tarihi her sene geniş çapta dünyanın her yerinde çeşitli programlar ile anılmaktadır.

Devamını oku

24 / 03 / 2016 14:35

KURULTAY ŞART OLDU.

Birileri istiyor diye değil, Türk istiyor diye bu “Nevruz” Kurultay gibi yapılmalı. Yer ve gök toy eylemeli. Şart oldu bu Kurultay………

Devamını oku

16 / 03 / 2016 10:25

MAĞCAN CUMABAY

“Özgürlüğe hamle eden Türk canı, Gerçekten hasta mı, bitti mi hali? Söndü mü yürekteki ateş, kurudu mu, Damarında kaynayan atalar kanı!”

Devamını oku

17 / 02 / 2016 11:20

ONLARIN YERİNDE BİZLERDE OLABİLİRDİK.

Şöyle bir düşünelim, mevcut Türkiye Cumhuriyeti’nin sınırları biraz daha geriden çekilseydi, o zaman sınırların dışında bizler de kalabilirdik.

Devamını oku

07 / 02 / 2016 10:30

ARİF NİHAT ASYA

“Bayrak Şiiri” okununca inanın Bayrak aşkı nedir tekrar hatırlar, devlet ve millet bağlılığı en doruk noktasına ulaşır.

Devamını oku

04 / 01 / 2016 12:40

TÜRK´ÜZ; YARDIMCIMIZ SADECE ALLAH´TIR.

Doğu Türkistan; adından da anlaşılacağı gibi Türk diyarı. Türk var olduğu andan itibaren ona yurtluk etmiş Türk Eli….

Devamını oku