ABD’den skandal Türkiye kararı….. ABD Senatosu Dış İlişkiler Komisyonu, Türkiye’ye Suriye’nin kuzeydoğusundaki askeri faaliyetleri nedeniyle yaptırım uygulanmasını öngören yasa tasarısını onayladı.


Benim için her insan önemlidir, herkesin dini veya inancı kutsaldır.

gundem.be

Çalışma hayatım boyunca ve yazılarımla her zaman herkesin inancına ve ırkına yönelik aykırı bir yazı yazmamışımdır. Beni yakından tanıyanlar bunu daha iyi bilirler. Herkesime elimden geldiğince destek olup yardımda bulunmaya çalışmışımdır.

Demokrasiye, fikir özgürlüğüne her zaman inanmışımdır.

Benim gayem sadece terörün durması, ırk adına, inanç adına insanların öldürülmemesidir.

Gencecik beyinlerin kin ve nefretle beslenip ellerine silah verilip dağlara çıkarılıp katil olarak yetiştirilmelerine her zaman karşı çıkmışımdır.

Arife gününde PKK’nın ölüm saçmasını kınayan yazımdan dolayı Belçika basını ve televizyonunun sadece yazının arasından ''hepimiz askeriz, devlet bölünmez, çapulculara bir karış toprak verilmez'' satırları alıp beni ultra nasyonalist ilan etmişti. Oysa Hırant Dink ve bir papaz öldürüldüğünde vatandaşlarımız Türkiye’de hepimiz Hırant Dink’iz hepimiz papazız diye protesto etmişti.

Bununla birlikte PKK terörü Türkiye'de ve Tür toplumunun yaşadığı ülkelerde ''hepimiz askeriz'' diye de protesto edilmişti. Bu şehit olanlara ve suikasta uğrayanlara destek amaçlı bir deyimdir. Oysa ta Hollandalar’a Ermeni lobisine dahi ulaşmış bu yazı. Google’da arama yaparsanız bulabilirsiniz.

İnsanları fişlemek çok kolay.

İşte bilip bilmeden, anlayıp dinlemeden veya kasıtlı olarak insanları fişlemek çok kolay. Her seçim döneminde olduğu gibi Türk kökenli adayların bir yere gelmelerini istemeyenlerin milliyetçi, inkarcı diye fişlenmelerini, karalama kampanyalarının yürütüldüğünü biliyoruz. Ermeni lobisi, kürt lobisi, ırkçı parti de aynı çıkışı yaptı. Halbuki Brüksel’deki Kürt derneği benim yüzlerce Kürt kökenli vatandaşa hiçbir ayırım yapmadan nasıl yardımcı olduğumu çok iyi bilir. Hatta bu derneklerin defalarca davetlerine de katıldım. Burada insan olarak duruşumuz gayet açıktır. Bizim için insan her şeyin üzerindedir.

Belçika'yı da, Türkiye'yi de Seviyoruz.

Bizim için yaşadığımız ülke önemlidir. Hele o bir de vatan olursa. Belçika’yı seviyoruz. Bu ülkenin düzeni, hukuku, ortak yaşamı çok önemlidir. Belçika’ya en küçük bir zarar verilmesini asla istemeyiz. Bunun yanında anavatanımız Türkiye’yi de seviyoruz. Anavatan deyince akan sular durur. Bizim köklerimiz orada. Türkiyemiz ‘e en ufak bir zarar verilmesini de istemeyiz. Bu bağlamda ülkemizde insanları birbirine düşürenlere, masum vatandaşları öldürenlere, ülkeyi terörle kana bulayanlara karşıyız. Bu doğrultuda yazılar yazıyor ve görüşlerimizi kamuoyu ile paylaşıyoruz. Ama maalesef Türkiye yararına yazı yazınca bizleri hemen ultra milliyetçi diyerek afişe edebiliyorlar. Bununla birlikte Türkiye karşıtı yazılar yazdığınızda da ödül alabiliyorsunuz. Bu böyle ne yazık ki.

Bir siyasetçi olarak hiç bir dernek, hiç bir milliyet ve inanç ayrımı yapmadan insanlara destek olmaya çalıştım ve çalışmaktayım. Ancak insanlar arasında din, dil, ırk ayrımı yapan, ve toplum arasında bölücülük yapanların oy kaybına uğrasam dahi hiç bir zaman yanında olmam ve olamam da.

Herkesin dini veya inancı kutsaldır, ancak!

Benim için her insan önemlidir. Ama din adına gencecik insanları canlı bombaya dönüştürüp terör estiren ve bunu da Allah adına yapılmasını tabii ki onaylayamayız. Allah’ın verdiği canı sadece Allah alır.

İslam dini öldürmeyi emretmiyor. İslam her inanca saygı duyulmasını, hoşgörüyü öngörmektedir.

İslam dini kadın kara çarşaf veya Afganistan’da olduğu gibi Chador giyecek diye bir şey emretmiyor. Küçük kızların hatta ana okuluna giden kız çocuklara yönelik başörtüsü takacaklar diye bir emri de yok. İslam dini bizlere kendini bilmez tekke, tarikat liderlerinin eteğini öpmeyi de emretmiyor.

Gelişi güzel küçük çocukların gözleri önünde sokak ortalarında kurban kesimini ve etrafın kan gölüne çevrilmesini eleştiriyorum diye İslamo-fobya ya ışık tuttuğum söyleniyor. Bunun konu ile hiç bir alakası olmadığı bilinmesine rağmen, işine gelmeyen bazıları bizlere böylesi çamur atabiliyorlar. İslamo-fobya ya katkı sunanlar aslında İslam’ı kötüye kullananlardır, İslam adına terör estirenler, İslam adına kadınları taşlayanlardır.

Cübbeli İsmail hoca, bir konuşmasında ful dolu bir salonda cemaate aynen söyle diyor ; “Siz düsünmeyin, siz düşünemezsiniz, aynen denileni yapın ve uygulayın”???

Allah, Allah; eğer bizler düşünmeyeceksek, Allah bize bu beyini, aklı niçin vermiş?

Ünlü bir düşünür aynen şöyle diyor; ‘’düşünüyorum, o halde varım”

Müslümanlar’ın arasında binbir çeşit tarikatlara veya cemaatlara bölünmesinin nedenini hiç düşündünüz mü?.

Toplum sürekli bölünüyor, kutuplara ayrıştırılıyor. Artık din adına yapılan kavgalar ve savaşlar olmasın. İrlandalı bir komşum çocukluğunda geçen olumsuz bir durumu aynen söyle anlatmakta; 7-8 yaşlarında iken kendisi protestan ve komşu kızı katolik birlikte oynuyorlarmış. Bunları birlikte oynarken gören papaz, sen neden protestan kızla oynuyorsun, o cehennemde yanacak diyerek katolik kızı azarlar . Protestan olan komşum ise cehennemde yanmaktan korkar ve ağlayarak eve gider. Bunu öğrenen babada, doğruca papazin evine gider ve yakasından tutar. Baba papaza ‘’bir daha kızımı böylesi ayırım yapıp üzmeyeceksin diyerek’’ uyarır. Kimin cehenneme gidip, kimin cennete gideceğini sadece Tanrı bilir demiş.

Benim yazılarımda asıl amacım bu gibi yanlışların dünyamızda olmamasına katkı yapmaktır.

Yıllar önce katıldığım dinler arası konferansta, bir imam, bir papaz ve bir haham’ın konuşmalarını dinlemiştim. Konuşmaları bittiğinde ise şu soruyu yöneltmiştim “üçünüzü de can kulağıyla dinledim, anlam veremediğim ise şu, anlattıklarınızda her üç dinin de aşağı yukarı aynı mesajları vermektesiniz, öyleyse neden yıllar yılı dinler arası savaşlar yapıldı?’’ şeklindeki soruma ise gelen cevap aynen söyle oldu. Cevap ise “ Hepimiz kendi dinimizi en kutsal ve en doğru din olarak göstermek isteyişimizden” oldu. Buyurun bu taraftan yakın.

Artık din adına yapılan kavgalar ve savaşlar olmasın.

Herkesin inancına saygı duyalım, inancı olmayanlara da. İbadet sadece kul ve Allah arasında olur. Kimin neye inandığı kimseyi ilgilendirmez. Sonuçta hepimiz aynı yaradanın kullarıyız, hepimiz kardeşiz. Mahşer günü geldiğinde hepimiz ayrı, ayrı hesap vereceğiz yaradana. Ama kula kulluk etmek veya hesap vermek asla. Bu dünyada güneş din, dil, irk ayrımı olmaksızın hepimize eşit doğuyor. Kulların hakkı yok toplum arasında ayrım yapmaya. Artık ‘onlar ve bizler değil, hepimiz biriz’ olmanın zamanı çoktan geldi.. Benim arkadaş çevremde her inançtan her ırktan her siyasi görüşten, insanlar var. Buda benim dünyamı zenginleştiriyor ve olgunlaştırıyor. Her birinden bir şeyler öğrenmemi sağlıyor.

Bir başbakan ‘Hayır oyu verenler darbecidir’ diyemez

Birde, 12 eylül’de Türkiye’de gerçekleşen, referandumu eleştirdim diye Ergenekon avukatlığına soyunduğumun söylenilmesi ise içler acısı bir yaklaşım. Nedense AKP her eleştirildiğinde hemen Ergenekonculukla suçlanıyorsunuz. Bu referandumu başka bir parti yapmış olsaydı yine eleştirirdim. Meydanlarda bangır bangır bağıran korku saçan bir başbakan olamaz. Hiçbir başbakan Referandumda Evet diyeceksiniz diye insanlara tehdit ve psikolojik baskı yapamaz. ‘Hayır oyu verenler darbecidir’ diyemez bir başbakan. Bir başbakan herkesin başbakanı olabilmeli.

Ayrıca bir referandumda 26 farklı madde birden oylanamaz. Ne kadar saçma bir iş. Torba yasası da çabası, ben buna çuval yasası diyorum.

Çoğumuz tam olarak bilmiyoruz dahi Ergenekon’un tam olarak ne olduğunu. Hükümeti eleştiren herkes Ergenekoncu oluyor ne hikmetse.

Birçok basın mensubu tutuklandı.

TV’ler bazı konulara yer vermekten korkar oldu. Bazıları kapatıldı veya satın alındı. Halk dahi aralarında rahat konuşamıyor. Bir berber fikirlerini söyledi diye berberde bir müşterinin kendisini şikayet edip ceza almasını sağladığını belki duymuşsunuzdur.

Oysa en çok konuşulan yer berberlerdir. İnsanlar orada hem traş olur hemde sohbet eder, stres atarlar. Ülkemiz tam bir baskı ülkesi haline geldi. Günümüzde artık tutuklanan insan sayısını bilemiyoruz. Niçin tutuklandıkları da meçhul. İleride göreceğiz bakalım şu Ergenekon’un tam olarak ne olduğunu.

Din, vicdan ve fikir özgürlüğü temel haktır.

Biz basından gerçekleri öğrenmek istiyoruz. Din adamlarından da dini insanlara doğru dürüst aktarmalarını istiyoruz. İnsanlar ve inançlar arasında ayırım yapılmamasını istiyoruz. İnançsız olanları da parmakla gösterip bunlar kafirdir diye bağırılmamasını istemiyoruz.

Her sakalını uzatan cübbesini giyen din adamı olamaz diyoruz. Günümüzde insanlar çok kolay ve haksızca afişe ediliyor, fişleniyor ve haksız karalama kampanyaları yürütülüyor.

Ben fikir özgürlüğüne, insan haklarına ve gerçek demokrasiye inanan sosyal demokrat bir kadın olarak, insanlık adına doğru bildiklerimi yazmaya devam edeceğim.

Farklı düşüncelerim elbette olacaktır. Bana göre doğru olan, sizin için yanlış görülebilir. Doğru bazen rölatif bir kavramdır. Kendi açımızdan yanıldığımızı fark ettiğimiz bir durum olursa elbette özeleştiri yaparız.

Sipariş üzerine yazı yazmam. 

Seçimler döneminde kabinedeki Belçikalı mesai arkadaşlarımdan bana uygun bir seçim sloganı bulmalarını rica etmiştim. Hep bir ağızdan ne dediler dersiniz? Açık sözlü ve adil, (recht door zee en rechtvaardig). Evet ben buyum. Bu zamana kadar kimsenin bayrağını sallamadım. Kimseye cici görünmeye çalışmadım. Kimsenin siparişiyle de yazı yazmadım.

Bugüne kadar ele aldığım ve yazıya döktüğüm konularda amacım birilerini kırmak veya rencide etmek değildir. Tek amacım, sadece savaşın olmadığı, terörün olmadığı, kıskançlıların, fesatlıkların, açlığın, sefaletin, ayrımcılığın olmadığı daha güzel bir dünyada hep birlikte kardeşçe yaşamaktır.

Saygılarımla

Nebahat Acar


Diğer

12 / 12 / 2019 11:00

İNSAN ÖMRÜ MEVSİMLERE BENZER.

Bazen hüzünle, bazen özlemle, bazen çoşkuyla. 4 mevsim göz açıp kapayıncaya kadar gelip geçmiştir. Mevsimler boyunca, ne fırtınalar ne güzel günler görmüşüzdür.

Devamını oku

19 / 05 / 2014 20:00

KÖMÜR KARASI DEĞİL, YÜZ KARASI.

Babam rahmetli Ali Acar 14 yaşında önce Zonguldak’ta sonra Heusden-Zolder’de madene girmesiyle 36 yaşında akciğer kanserinden vefat etti.

Devamını oku

06 / 04 / 2014 11:50

NEBAHAT ACAR:´SOSYAL BİR AVRUPA DÜZENİNE İHTİYAÇ VAR´.

Acilen adil bir düzene ve adil bir paylaşım sistemine ihtiyacımız var, yoksa dünya ve insanlık ölüme terk edilmiş olacak.

Devamını oku

07 / 11 / 2013 12:35

BEYAZ KURDELA KAMPANYASI.

Şiddet dünyamızda maalesef her gün daha da büyümekte. Özellikle kadına karşı psikolojik, fiziki, cinsel şiddet gittikçe artıyor.

Devamını oku

01 / 11 / 2013 12:30

CAMİ POLEMİĞİ..

Tramvayda karşımda oturan ilkokul çocukları iki kız kardeş dikkatimi çekmişti. Başlarını yemeniyle bağlamışlar ellerinde Kuran-ı Kerim.

Devamını oku

30 / 10 / 2013 15:15

90 YIL DİLE KOLAY

O bir Cumhurriyet ki; kolay, elde edilmedi, yoktan var edildi. Dedelerimiz, ninelerimiz son nefeslerine kadar mücadele verdiler.

Devamını oku

04 / 10 / 2013 12:05

BEYAZ EVLİLİK CEZALARI ARTIYOR

Çiftlerin anlaşmalı olarak oturum almak için sahte evlilikle hukuku ve devleti dolandırması ‘’Beyaz Evlilik’’ olarak nitelendiriliyor.

Devamını oku

10 / 01 / 2013 13:55

Gazeteciler Gününüz Kutlu Olsun

Hayatını kaybeden arkadaşlara rahmet, özgürlüklerini kaybeden arkadaşların bir an önce özgürlüklerine ve sevdiklerine kavuşmasını diliyorum.

Devamını oku

13 / 12 / 2012 12:20

Okullarda Anadilini konuşmak neden yasak?

10 çocuktan 8’i evde Türkçe, Arabça konuştukları dilin okulda konuşmalarının yasaklandığı belirtiliyor..

Devamını oku

13 / 11 / 2012 14:10

Lal Gecesi

Brüksel Bozar'da gerçeklesen uluslararası film festivalinde İlyas Salman'ın ''Lal Gecesi'' filmi çok düşündürücüydü.

Devamını oku

01 / 11 / 2012 23:20

Bayramlar hiçbir siyasi görüşe alet edilmemeli.

Ülkemizin birçok yerinde maalesef bayram olaylı geçti. Bayram kutlamaya gitmek isteyen otobüsler dolusu insanların yollarının kesilmesi de anlaşılır gibi değil.

Devamını oku

17 / 10 / 2012 12:40

Güleyim mi, ağlayayım mı halimize, şaşırdım doğrusu.

Gülmemek için kendimi zor tuttum. Heusden-Zolder’deki görüntü gerçekten içler acısıydı. Herşey paramparça.

Devamını oku