"Dünyanın En İyi Balı" ödülü Türkiye’ye verildi…..Kanada’nın Montreal kentinde yapılan 46. Dünya Arıcılık Kongresi’nde Eğriçayır Balı, "Dünyanın En İyi Balı" ödülüne layık görüldü.


BİZDEN BİR PORTRE, ´´İŞ ADAMI ŞENOL ABIZ´´

gundem.be

Şenol Abız (İş Adamı)

Bu röportajı yapmak için Brüksel’e gitmeliydim. Hazırlanıp, aracıma bindim. Yoldayken, Brüksel’in bana karmaşık gelen sokakları geçti aklımdan. Yoğun trafik ve park problemi malum çözümsüz bir bir sorun gibi duruyor. Neyseki Kaynak Finans, Rue Marie-Christine 220, 1020 Brussel adresindeydi ve bana biraz daha yakındı. Gideceğim mekan geniç ve birçok mağazanın bulunduğu bir caddenin üzerindeydi. ‘Röportajı unutup alışveriş mi yapsam?’ Aklımdan geçmedi değil. Serde prensipler var. ‘Olmaz’ yola devam. Korktuğum gibi park problemi yaşamadım. Hemen yerimi buldum. Kaynak Finans’ın kapısından girdim. Günlerden Pazartesi. Aman Tanrım ‘Pazartesi sendromu’ dedikleri bu mu? Şaka tabi şaka.
İçerdeki arkadaşlar gayet sakin, işlerinin başında çalışıyorlar. Yoğun bir tempo var fakat bu normal.
Herkesle selamlaştıktan sonra, Şenol beyin masasına geçip, sandalyeye yerleştim. Bu arada Şenol bey telefonda. Bir süre sonra görüşmesi bitiyor. Gülümseyerek bana dönüyor. Kahve öneriyor. Memnuniyetle kabul ediyorum. İçerisi dingin, dışarısının hangamesinden uzak.
Az sonra beni başka bir bölüme alıyor. Çantamdan sorularımı çıkartıyorum. Kayıt cihazını masaya koyduktan sonra ilk sorumu yöneltiyorum.

Kendinizi bize tanıtır mısınız?

Şenol Abız:
1985’ten bu yana Belçika’da yaşıyorum. Marmara Üniversitesinde İktisadi ve İdari bölümünde okudum. Yani, İktisat bölümü mezunuyum. İki yıl yüksek lisans yaptım.Öğrenimi tamamladıktan sonra Belçika’ya geldim. Buraya geliş nedenim İngilizce dilini öğrenmekti. Geldikten sonra bunun olamayacağını anladım ve fikir değiştirdim. Fransızca öğrenmek bana daha mantıklı geldi. Kısacası, Belçika’ya öğrenci olarak geldim.
İlk önce yüksek lisans için kayıt oldum fakat sonra bıraktım.

Sevim Ünal: Yani, İngilizce öğrenmek için geldiniz ve Fransızca öğrendiniz.

Şenol Abız: Evet, Belçika’da kalmaya da karar vermiştim. Flamanca veya Fransızca öğrenmek daha çok işime yarayacaktı. Ben Fransızca öğrenmeyi tercih ettim.

Sevim Ünal: Bu tercihiniz Brüksel’de oluşunuzdan dolayı mı oldu?

Şenol Abız: Evet, daha çok o nedenden dolayı.

Sevim Ünal: Bildiğim kadarıyla evlisiniz ve iki çocuğunuz var. (Burada gülüşüyoruz, çünkü aynı dönemde benim de oğlum doğmuştu. O dönemler Şenol bey ve eşiyle sık sık görüşüyorduk.) Bir sonraki soruyu yöneltiyorum. Peki neden Belçika’yı tercih ettiniz?

Şenol Abız: Brüksel’de yakın akrabalarım vardı. Hani Belçika’ya gideyim diye bir hedefim yoktu.

Sevim Ünal: Bu durumda sizi, eğitimini Türkiye’de yapmış olanlar katagorisine alıyorum.

Şenol Abız: Evet, Dil üzerine eğitimimi Belçika’da tamamladım.

Sevim Ünal: Ülkemizde verilen eğitim ile burada verilen eğitimi kıyaslamak gerekirse neler söylemek istersiniz?

Şenol Abız:Türkiye’deki verilen eğitim sistemiyle burada verilen eğitim sistemi çok farklı. Türkiye’de daha çok ezbere dayalı bir eğitim sistemi veriliyor. Bu tür bir eğitim sistemi de sağlıklı düşünmemizi engelliyor. Ben öyle düşünüyorum. Burada ise çok farklı. Öğrendiklerini mantığın süzgecinden geçirip, öyle değerlendiriyorsun. Yani ezberci bir sistem yok ve dayatma yok.

Sevim Ünal: Yani burada eğitim görmüş olmayı tercih eder miydiniz?

Şenol Abız: Yani, tabi pişman değilim fakat burada olsaydı daha iyi olabilirdi.Sonuçta ezberci bir eğitim sisteminden gelmiş olsak dahi, kendimizi yetiştirmeyi başardık.

Sevim Ünal: Şu an yaptığınız işin eğitiminizle ilgisi nedir?

Şenol Abız: İktisat demek, ekonomi demektir. Ekonomi alanında yani bizim işimiz de finans. Ekenomiyle bağlantılı bir iş yapıyoruz. Bu alana hitap eden tüm dersleri okumuştuk. Bunun eğitimini görmüştük.

Sevim Ünal: Peki, bu bölüm sizin tercih ettiğiniz bir bölüm müydü? Hani daha çok aileler işe karışıp, gençleri kendi tercih ettikleri meslek alanlarına yönlendiriyorlar ya. Çoğu zaman da başarılı oluyorlar. Bu sizin için de geçerli mi, siz de nasıl oldu?

Şenol Abız: Hayır, ailem yönlendirmedi. Onlar, benim daha çok Eczacılık, Tıp veya Hukuk okumamı tercih ederlerdi. Benim ise tercihim Hukuk eğitimi almaktan yana idi fakat İktisat bölümünü kazandım. Çok da iyi oldu bu bölümü kazanmam. Gerçi biliyorsunuz o dönemler Üniversiteye girmek de çok zordu. Bunu da belirtmek gerek. Neyseki benim Üniversiteye girmem çok zor olmadı fakat birçok kişi giremiyordu.

Sevim Ünal: Yani, sonuçtan memnunsunuz, bu güzel bir şey. Fakat, merak ettim neden bu mesleği seçtiniz?

Şenol Abız: Belçika’ya geldiğimde fazla iş seçeneğim yoktu. Evlendikten sonra da bir işe ihtiyacım vardı. Tesadüfen, şu an yaptığım iş alanında bir iş buldum. Orada bir süre çalıştım. İşi öğrendikten sonra orada kalmanın gereksiz olduğunu düşündüm ve kendi işimi kurdum.

Sevim Ünal: Kaynak Finans’ın kuruluş tarihi nedir?

Şenol Abız: 2002 tarihinin başlarında resmi olarak kurulduk ve faliyete geçtik.

Sevim Ünal: Mesleğinizde karşılaştığınız sıkıntılar nelerdir? Umarım hiç bir sıkıntı yaşamadığınız bir mesleğe sahipsinizdir.

Şenol Abız: (Gülümsüyor) Sıkıntı olmaz olur mu? Bizde baş sıkıntı, stres. Bankalara sunduğumuz dosyaların yanıtlarını alıncaya dek bir stres yaşarız. Çünkü belirli bir sürede oluşması gerekiyor. O süre de kısıtlı. Bunlar bize biraz sters yaratabiliyor.

Sevim Ünal: Mesleğinizin olumlu yanlarına değinecek olursak.

Şenol Abız: Sürekli farklı insanlarla tanışıyoruz. Görüşüyoruz. Bunlar güzel yanları.

Sevim Ünal:Tekrar başa dönelim, Belçika’ya ilk geldiğiniz yıllarda nasıl zorluklar çektiniz, buraya alışmanız uzun zaman aldı mı?

Şenol Abız: ilk etapta, adaptasyon konusunda çok zorluk yaşadım. Eşim, dostum, akrabalarım vardı ama bunlar yeterli değildi. Sonra ‘TÖD’ diye bir öğrenci derneği vardı, oraya katıldım ve oradan arkadaşlar edindim.

Sevim Ünal: Burada kendinizi yabancı hissettiğiniz bir dönem oldu mu, yani farklı bir etnik kimliğe sahip olduğunuz için kendinizi yabancı gibi hissettiniz mi?

Şenol Abız: Tabi, tabi. Sonuçta yabancı bir ad ve soyad’a sahipsiniz. Ondan dolayı yabancı olduğunuz zaten anlaşılıyor. Ayrımcılığı hep hissediyorsunuz. Burada uzun yıllardır yaşamamıza rağmen hala yabancı olduğumuzu hissettiriyorlar. Buraya adapte olmamıza rağme yine de yabancı olduğunuz hissettiriliyor. Bir Belçikalıyla doğru dürüst bir dostluğumuz, diyaloğumuz yoktur yani. İş dünyası olarak birçok tanıdıklarımız var. Müdürler falan fakat onlarla da iş anlamında bir dostluk geliştiriyorsunuz. Tabi o da normal bir arkadaşlık, dostluk değil.

Sevim Ünal: İş dünyasına değinmişken, etnik kimliğinizin işinizde nasıl bir artı veya eksileri var?

Şenol Abız: Etnik kimliğimin çok artıları oldu. Ben Türk kökenli olduğum için. Desteklendim diyebilirim. Türk kökenliler, Türklere gidiyorlar. Herkes kendi etnik kimliğindekini tercih ediyor. İyi ki, Türkler var burada. İyi ki, Türklere çalışıyoruz. Onlar sayesinde ayakta kalıyoruz.

Sevim Ünal: Yani, size sadece Türk kökenliler mi geliyor, Türkiyeli halklar mı geliyor? Türkçe bilen ve Türk olmayan kişiler gelmiyor mu?

Şenol Abız: Evet, Türkçe bilen herkes geliyor. Türkiyeli halklar geliyor diyelim. Bizde ayırım yok zaten, herkes gelebilir.

Sevim Ünal: Farlı bir ülkeden Belçika’ya yerleşmek üzere gelen bir kişinin adaptasyon süresi sizce ne kadardır? Bir yerde okumuştum. Bu süreyi dört yıl olarak belirtmişlerdi. Siz ne düşünüyorsunuz süre hakkında?

Şenol Abız: O, biraz kişiden kişiye değişebilir. Ömrünü burada geçirmiş olan bir kişi alışamamıştır, bir başkası ise daha kısa bir süre sonra adapte olmuştur. Örneğin ben, Türkiye’ye tatil amaçlı gidiyorum. Tatilimi yaptıktan sonra evime dönüyorum. Oraya yatırım yapsam da kalıcı olarak gitmeyi artık düşünmüyorum. Öyle bir hedefim de yok. Burada iyiyim. Çünkü çocuklarımın eğitimi, ailece artık burada oluşumuz burada kalmak için büyük etken. Kısacası hayatlarımızı burda kurduk ve ülkemize de tatile gidiyoruz.

Sevim Ünal: Gelelim iş yerinize, burada vatandaşlara hangi konularda yardımcı olduğunuzu öğrenebilir miyim?

Şenol Abız: Tabiki. Bize gelenleri öncelikle evlendiriyoruz. (Burada gülüyor. Sonra devam ediyor) Yani, ev sahibi yapıyoruz. İhtiyaç kredisi, tadilat kredisi, her türlü sigorta ve Türkiye’de ev alma konusunda yardımcı oluyoruz. Parasal anlamda her konuda yardımcı oluyoruz.

Sevim Ünal: Mesela, Türkiye’de ev alma konusunda yardımcı oluyoruz dediniz, ordaki bankalar aracılığı ile mi yardımcı oluyorsunuz?

Şenol Abız: Hayır, buradaki bankalardan krediyi sağlıyoruz. Türkiye’de faiz oranları çok çok yüksek. O yüzden burada kredi alıp ülkemizde ev sahibi olmak daha cazip.

Sevim Ünal: Kaynak Finans’ta kaç meslektaşınız görev yapıyor?

Şenol Abız: Toplam dört kişi çalışıyoruz.

Sevim Ünal: Size başvuran her vatandaşa yardımcı olmaya çalışıyorsunuz, peki yaş kriteriniz var mı?

Şenol Abız: Evet, var. 75 yaşını aşmamak gerekiyor. Kredilendirebilmek için bu yaş sınırından daha genç olmak gerekiyor.

Sevim Ünal: Kredi çekmeye gelen kişilerin, kolayca kredi alabilmeleri için nelere sahip olmaları gerekiyor veya ne yapmaları gerekiyor?

Şenol Abız: Eğer, eşler çalışyor ve yüksek bir gelire sahiplerse çok kolay keredi alabiliyorlar.

Sevim Ünal: Kimler kredi alabiliyor ve kimler kredi alamıyorlar, neden?

Şenol Abız: İşsizlik yardımı alanlar, malülen emekli olanlar da kredi alabiliyorlar fakat onların şartları daha farklı oluyor. Örneğin bir evi varsa, ikinci evi ipotek koydurarak alabiliyorlar. Tabi, bir sürü kriterleri var. Bu kriterler müşterilerin gelir durumuna göre değişiyor. Fakat çalışanlar her zaman daha kolay kredi ediniyorlar.

Sevim Ünal: Burası dışında şubeleriniz var mı, açmayı düşünüyor musunuz?

Şenol Abız: Schaerbeek ve Gent’te yerlerimiz vardı. Gent şubemizin rutubet sorunu vardı. Orayı kapattık ve başka yer de bulamadığımız için şimdilik açmadık. Schaerbeek şubemizi ise farklı nedenlerden dolayı kapattık.
Gerçi burasıda çok tanınmış bir şubenizdir. Parasal bir kaynak arayan müşterileriniz buraya kolayca ulaşabiliyorlar.

Sevim Ünal: Peki, diyelim müşterileriniz kredi çekmeye gelecekler, sizin onlara daha seri hizmek verebilmeniz için hangi evrakları beraberlerinde getirmeleri gerekiyor?

Şenol Abız: Zaten ilk etapta müşteri buraya geliyor ve biz onları evrak konusunda yönlendiriyoruz. Her şekilde onlara destek oluyoruz. Onların beraberlerinde bir şey getirmeleri gerekmiyor.

Sevim Ünal: Siz onlara A’dan Z’ye yardımcı oluyorsunuz.

Şenol Abız: Evet. İlk etapda bir çaba sarf etmeleri gerekmiyor.

Sevim Ünal: İş yeriniz hafta içi her gün açık sanıyorum. Haftasonları açık mısınız?

Şenol Abız: Evet. Hafta içi her gün açığız ve Cumartesi de açığız.

Sevim Ünal: Son olarak, sizin izinizde gitmek isteyen gençlere neler tavsiye etmek istersiniz?

Şenol Abız: İlk etapta motivasyon çok önemli. Tabiki bu işe başlamak için, işe dair bilgiye sahip olması önemli.

Sevim Ünal: Yani, gençlerin mezun olur olmaz iş kurmalarını önermiyorsunuz sanırım. Öncelikle bir yerde tecrübe edinmeleri, sizin yaptığınız gibi daha olumlu olur değil mi?

Şenol Abız: Zaten, okuldan mezun olmak iş yeri açmaya yetmez, teori ile bu tür işlere başlanması iyi değildir. Kesinlikle öncelikle tecrübe edinmek çok önemli.

Sevim Ünal: Eklemek istediğiniz başka bir şey var mı?

Şenol Abız: Sanırım söylemek istediklerimin tümünü aktardım.

Şenol beye, zaman ayırdığı için teşekkür ediyorum. Kaynak Finans’tan çıkıp aracıma biniyorum. Sevgili okurlar, bir başarılı insanımızı daha bu şekilde tanımış, öğrenmiş oldunuz. Finans konusunda bir ihtiyacınız olduğu takdirde isterseniz yararlanabileceğiniz bir adres. Belçika’da yaşayan başarılı insanlarımızla yaptığım diğer röportajları da okumayı ihtam etmeyin. Bir doktor, bir avukat, bir hemşire, sanatçı veya meslek dalının hangi kolu olursa olsun ulaşabildiğim başarılı insanlarımızı tanıtmaya devam edeceğim. Sizin de tanıdığınız, ‘röportaj yapılamlı, tanıtılmalı’ diye düşündüğünüz kişiler varsa lüften bana yazınız.

Bir sonraki röpörtajda görüşmek üzere, esen kalın diyorum.

Sevim Ünal.

1-06-2018

gundem.be
gundem.be
gundem.be

Diğer

01 / 10 / 2018 13:25

GÜNCEL SANAT FİKRİ

İki yıl ders aldıktan sonra, resmi özlediğimi fark etmiş ve modern resimde kendimi geliştirmek üzere aynı akademinin modern resim atölyesine geçmiştim.

Devamını oku

05 / 08 / 2018 10:55

BİR SANATÇININ DÜNYASI; FEVZİ YAVUZ

İşte yeniden oradaydım. Foça’nın kalbinde. Sabahın ilk ışıklarıyla uyandım. Kutsal bir mabedi ziyarete gider gibiydim. Yüzümü buz gibi suyla yıkadım, dirildim.

Devamını oku

01 / 06 / 2018 17:45

BİZDEN BİR PORTRE, ´´İŞ ADAMI ŞENOL ABIZ´´

Kaynak Finans’ın kapısından girdim. Günlerden Pazartesi. Aman Tanrım ‘Pazartesi sendromu’ dedikleri bu mu?

Devamını oku

04 / 05 / 2018 13:30

SANAT VE SANATÇI KAVRAMI ÜSTÜNE BİR KAÇ SÖZ

Sanatçı, sanat içinde süreklilik, değişkenlik, hareketlilik gösteren, kendisini daima yenileyen, her şeyden önemlisi, yaşadığı zamanın izlerini geleceğe taşıyan kişidir.

Devamını oku

12 / 03 / 2018 11:00

DR. SEMA KOÇ ERDÖN´Ü TANIYALIM.

Merdivenleri hızla çıkıp zili çalıyorum. Kimse yok. Geri araca dönüp fotoğraf makinamı alıp binanın bir kaç fotoğrafını çekiyorum. Tam o sırada dr. Sema hanım beliriyor.

Devamını oku

21 / 02 / 2018 18:05

PROF. DR. SEVİLAY ALTINTAŞ´I TANIYALIM

Kendisinden, çok önce 14 Şubat sabahı bu röportajı yapmak için randevu almıştım. O kadar yoğundu ki, verdiği saate hayır diyemedim.

Devamını oku

14 / 02 / 2018 14:35

BİZDEN PORTRELER.

Belki onları bir hastanede doktor olarak görüyoruz, bir bankada müdür, bir şirketin sahibi olarak biliyoruz veya bir yerlerde avukat, psikiyatrist, sanatçı olarak karşılaşıyoruz.

Devamını oku

19 / 09 / 2017 12:25

GİZLİ EL´İN MACERALARI

Gizli bir el vardı ve fakat, internet, TV, cep telefonları yoktu. O dönemlerde sohbetlerde, yüz yüze, canlı canlı yapılırdı.

Devamını oku

12 / 09 / 2017 10:35

NEDEN?

Tek şansızlığı koca bir aşiretin ortasına doğması değildi, güzeldi Fehime. Hem de çok güzeldi. Henüz on dört yaşında olması, onun hayatını karartmalarına engel değildi.

Devamını oku

13 / 08 / 2017 19:00

BİRİ BİZİ GÖZETLİYOR.

Kısa sürmüş bir tatilin ardında, verandaya oturmuş, yorgunluklarını atmaya çalışıyorlardı. Anavatana yapılan her yolculuk, bir kendine dönüştü.

Devamını oku

24 / 05 / 2017 01:35

SANAT VE SANATÇIYI SÖMÜRÜ ÜZERİNE.

Çok uzun süredir sanatla uğraşıyorum. Öyle ki, çocukluğumdan bu yana resim yapmak benim için nefes almakla eş anlama gelmiş durumda.

Devamını oku

03 / 05 / 2017 13:40

İNCE BİR SİYASİ OYUN YAĞAR FARKLILIKLARIN ÜZERİNE.

Kimliği Çingene. Türkler arasında bu kimlikle aşağılanacağını bildikleri için kendilerini başka kimliklere, hatta dinlerini dahi gizleyenler var.

Devamını oku