Haberin yayım tarihi
2013-12-28
Haberin bulunduğu kategoriler

SERÇELERİN TÜRKÜSÜ

Sevim Ünal

Karanlık ve kapısız bir odadaydı. Çıkış yoktu. ‘Mantığını kullan’ dedi. ‘Nasıl aşarsın bu engeli?’  Ayak uçlarına basarak yaklaştı duvara. Dokundu. Sert ve soğuktu. Tokadın sesi hala yankılanıyordu zihninde. İçine baktı. En derinine. Zifiri bir koylukla karşılaştı.  Aciz ve güçsüzdü.

Pis bir lekeydi beyaz duvarda. O anı düşündü ve kendini daha pis hissetti. ‘Ben pis bir lekeyim’ diye mırıldandı. Bunları düşünürken; İki odalı, bakımsız bir evin kırık dökük balkonundaydı. Sol elini yanağına götürdü. Hala hafiften sızlıyordu. Büyük ihtimalle yine moraracaktı.

Akşam yemeğini pişirmeli miyim bu durumda? Bunun için alışveriş yapmalıydı. O ise balkonda kalıp düşünmek istiyordu. ‘Ne tuhaf’ diye geçirdi içinden. ‘Hala yemek yapmayı düşünüyorum’.

Üniversite yılları canlandı gözünde. O zamanlar çok okur, tartışır ve yeni fikirler üretirdi. Arkadaşlarının arasında bu yönüyle çok takdir toplardı. Hatta için için öteki kızlar tarafından kıskanılırdı. Öyle ki, bir dönem kadın hakları konusunda aktif çalıştığı dahi olmuştu.

Balkon demirliğine tutundu. Palı ve kirliydi. Bakışlarını yüksek blokların arasında gözüken gökyüzü parçasına çevirdi. Bağımsız kadın, özgür birey, güçlü kadın gibi pek çok tanımı düşündü. Ardından sokak kadının kahkahaları ile çınladı. Karşı binanın alt katındaki perde hafiften kımıldadı. Yaşlı bir baş uzandı. Arandı, bakındı ve bakışları karşı balkondaki kadının üzerinde durdu.

Aniden mutfağa yöneldi. Bir tepsi kaptı ve üzerine buzdolabından çıkarttığı mezeleri dizdi. Rakıyı da koyunca istediği gibi olmuştu. Yeniden balkona çıktı. ‘Hayatımızı yönlendirmek elimizde’ dedi yüksek sesle. Yirmili yaşlarda böyle düşünürdü. Tepsiyi balkondaki masaya bırakırken tekrar etti. ‘Hayatımızı yönlendirmek elimizde’ ve oturdu. Kadehini yavaş yavaş doldurdu. Berrak rakıya su ilave etti. Bardak yaz bulutuna benzer gri bir renk aldı. Kadehini tutup gökyüzüne kaldırdı. ‘Şerefe hayat!  Şerefine!’ diye bağırdı. Kocaman bir gülümseme yanağındaki acının üstüne gelip oturdu.

Aynı anda dış kapının kilidinde dönen anahtarı duydu. İçeri girene dönüp bakmadı. Adam elindeki anahtarı masanın üzerine fırlatıp attı. Balkona kadının yanına yöneldi. Balkon kapısının pervazına dayanarak kadını izlemeye başladı. Onu ilk defa rakı içerken görüyordu.

‘Beni affet’ dedi. Sesi yumuşak ve sevecendi. Kadın ise düşünüyordu. ‘Sana bundan sonra asla dokunmayacağım’ dedi. Bunları söylerken biraz daha yaklaştı kadına. ‘Asla! Asla!’diye haykırdı kadın. Sonra sustu. ‘Söz veriyorum’ dedi adam, elini karısının siyah, parlak saçlarına uzatıp okşamak istedi.

Kadın irkilerek geri çekildi. ‘Lütfen, lütfen’ dedi adam ‘bir daha olmayacak’. Ellerini saçlarına götürüp geriye taradı. Ani bir kararla içeri girdi. Kadın balkondaydı, kadehi dudaklarına götürdü. Elleri titriyordu. Hep aynıydı. Her tartışmada biraz daha eksiliyorlardı.

Gökyüzüne çevirdi bakışlarını. Onlarca serçe belirmişti. Türkü söylercesine kanat çırpıyorlardı. Cıvıl cıvıl uçup gittiler kadının üzerinden.

Son Haberler

Hits: [srs_total_pageViews] Visitors: [srs_total_visitors]
Copyright © GUNDEM.be
Site içeriği ve dizaynın tüm hakları GÜNDEM.be websitesine aittir.
Kopyalamak ve izinsiz kullanmak kesinlikle yasaktır.