"Dünyanın En İyi Balı" ödülü Türkiye’ye verildi…..Kanada’nın Montreal kentinde yapılan 46. Dünya Arıcılık Kongresi’nde Eğriçayır Balı, "Dünyanın En İyi Balı" ödülüne layık görüldü.


NASIL BİR GÖÇ STRATEJİSİ? 2

gundem.be

Prof. Dr. KudretBÜLBÜL

Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Dekanı 

Daha önceki yazımızda, Türkiye’nin tarih boyunca göç alan ve veren bir ülke olduğuna, Anadolu’nun bir göç coğrafyası olduğuna, bugün de Türkiye’nin çok ciddi göç dalgaları ile karşı karşıya kaldığına değinmiştik. Çoğu kez yurt dışındaki vatandaşlarımızın ve soydaşlarımızın yaşadıkları toprakları terk etmeye zorlandıklarına ve Bazı emperyalist ülkelerin özellikle soydaşlarımızı kendi emperyalist amaçları doğrultusunda kullanma isteklerine işaret etmiş, bu göç baskıları karşısında, bazı sivil toplum örgütlerince Türkiye’ye göçlerin kolaylıkla desteklendiğini ifade etmiştik.

Bugünkü yazımızda, izlememiz gereken göç stratejisine dair önerilerimizi daha somutlaştırarak devam edelim.

Göç stratejisinin temel unsurlarından bazıları şunlar:

Stratejiye dair bazı öneriler

Yaşadığı toprakları terk etmemek:

Sahip olduğumuz onca tarihi tecrübe bize insanımızın yaşadığı yerleri terk etmemesi için bütün şartların zorlanması gerektiğini ortaya koyuyor. Çünkü terkedilen her bölgeyle, insanımızın da, Türkiye’nin de o bölgedeki etkisi zayıflıyor. Ayrılan her insanla, kalanlar daha da zayıflamış oluyor. Bu durumu Balkanlarda daha iyi görebiliyoruz. Evet, çok zordu, beki de imkânsızdı, ama insanımızı Balkanlarda yerinde tutabilseydik, bugün Balkanların çok farklı bir çehresi olacaktı. Belki de bu nedenle, Balkanlarda bazı alimler, göçün haram olduğuna dair fetva vermişlerdir.

Yerinde güçlendirmek:

Türkiye’nin önceliği, güçlü tarihi ve kültürel ilişkilerinin bulunduğu yerlerdeki insanını her ne pahasına olursa olsun, öncelikle yerinde tutmak olmalı, buraları boşaltmak değil. Bunun için Türkiye’nin kurumları, bu bölgelerle ilgili sivil toplum örgütleri buralarda kalan insanların yerinde nasıl güçlendirebileceğine dair daha fazla politikalar, stratejiler, çalışmalar, çabalar üretmeli. Yaşanılan bölgelerde, ekonomiden, kültüre, siyasetten, sportif çalışmalara çok yönlü katılım teşvik edilmeli. Yurt dışında Türkiye ile bir şekilde ilişkili olan insanımızın yaşadığı ülkeye çok yönlü katılım sağlaması ve katkı vermesi, kendilerine de, yaşadığı ülkeye de, Türkiye’ye de faydalı bir durumdur.

Batı’da yaşayan insanımızı yerinde güçlendirecek en önemli adım, her halde yaşadığı ülkenin vatandaşlığını almasıdır. Ama çoğu vatandaşımızın bu adımı atmaktan çok çekindiğini ya da vatandaşlığı çok geç aldığını biliyoruz. YTB Başkanı iken bir Avrupa ülkesini ziyaretimde, bir insanımızın anlattıkları içinde bulundukları duygu iklimini göstermesi açısından beni çok etkilemişti:

Önceki Başbakanlarımızdan Prof. Dr. Necmettin Erbakan, 1980’lı yıllarda, bir ziyaretinde, kendilerine vatandaşlık almalarını önermiş. Bu tavsiyenin on yıllar sonra ne kadar doğru olduğunu anladığını ifade eden vatandaşımız, “Ama o gün sanki Erbakan Hoca, bize din değiştirmeyi tavsiye etmiş gibi zorumuza gitmişti” demişti.

İlgili devletlerle yakın işbirliğine girmek: Eskiden Balkan ülkeleri ile şimdilerde ise Kırım ve Uygur meselesi nedeniyle, insanımızın yaşadığı ülkelerle sorunlar yaşamamız doğaldır. Çünkü soydaşlarımız oralarda acı çekerken, çok kötü muameleye tabi tutulurken görmezlikten gelemeyiz.

Bunları ifade etmekten de geri duramayız. Bununla birlikte, bu ülkelerle ilişkilerimizin daha da kötüleşmesi ya da kopmasından en fazla orada yaşayan soydaşlarımız zarar görecektir. İlişkilerin daha da kötüleşmesi, belki soydaşlarımız üzerinden emperyalist arayış içinde olan ülkelere yarayabilir. Ama Türkiye’nin ve ilgili ülkenin bundan bir menfaati olmayacaktır. Bu nedenle gerek soydaşlarımız ve gerekse Batı’da yaşayan insanlarımız açısından, onları yerinde güçlendirmek için, içerisinde yaşadıkları devletlerle yoğun işbirliğine gidilmeli ve yakın çalışılmalıdır. İnsanımızın bu devletlerle işbirliği içerisinde, yaşadıkları ülkelere siyasal, sosyal, kültürel, ekonomik daha fazla katkı vermelerinin yolları aranmalıdır.

Marjinal oluşumlara karşı önlem:

Gerek vatandaşlarımızın yaşadığı Batılı ülkelerdeki ve gerekse soydaşlarımızın yaşadığı ülkelerdeki bazı yetkililer, daha çok siyasiler, buralardaki insanımızın bir kısmının marjinal, aşırı oluşumların etkisinde olduğuna, terör faaliyetlerine katıldığına dair suçlamalarda bulunmaktadırlar. Bu iddialar doğru olmayabilir. İlgili ülkeler, stratejileri gereği bu suçlamalarda bulunuyor olabilirler. Ama insanların karşı karşıya oldukları zorluklar nedeniyle marjinal oluşumların etkisine girebilmesi her zaman potansiyel dahilindedir. Bu nedenle bu tür risklere karşı kamu kurumlarımız ve buralarla ilgili sivil toplum örgütlerimiz gerekli çalışmaları yapmalıdır.

Son çare olarak Türkiye:

Karşılaşılan her sorunda hemen Türkiye’ye göç etmek ilk akla gelen değil, son akla gelen çözüm olmalıdır. Son çareye başvurmamak için yukarıda bahsedilen ya da bahsedilmeyen bütün yollar tüketilmelidir. Bu durum doğal olarak çok stratejik, karmaşık politikalar ve yoğun çalışmalar gerektirir. Yaşanılan coğrafyaları terk etmenin bireysel ve toplumsal maliyeti düşünüldüğünde, çoğu kez insanımızı yerinde tutmanın bir yolunu bulmak mümkün olabilir.

Son iki yazımda ülkemizde daha kalıcı görünen göçler üzerinde durdum. Benzer bir stratejinin, bir ölçüde, Suriye, İran, Irak, Mısır, Libya, Afganistan kaynaklı daha geçici görünen ya da Türkiye'yi transit olarak kullanan göçler için de geçerli olduğu söylenebilir. Ama her iki durumda da, bir yaşam tehlikesi varsa, Türkiye asla bir Batı ya da Avrupa ülkesi gibi davranamaz. Kendine sığınanları ölüme mahkûm edemez. Batı'dan ve onun medeniyetinden farklı olarak, Türkiye bütün bir tarihi boyunca kendine sığınan çaresizler için, ne pahasına olursa olsun, umudun, insanlığın son kapısı, vicdanın sesi, kurtuluşun diğer adı olmuştur. Bugün AB ülkeleri, geçmişte de başkaları anlayamasa da, Tarih boyunca Türkiye'nin anlamı ve farkı bu olmuştur.


Diğer

14 / 09 / 2019 18:45

BİZ ÜLKEMİZİ KARŞILIKSIZ SEVİYORUZ..

Bahçeli, "MHP olarak Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne desteğimiz tamdır. Bunu yaparken herhangi bir karşılık beklemiyoruz. Biz ülkeyi karşılıksız seviyoruz." dedi.

Devamını oku

14 / 09 / 2019 18:40

SUSAMAM..

Evet artık susmamak gerek gerçekten. Son zamanlarda moda şarkı “Susamam”. Dünyada ki tüm ülkere uyarlanabilecek ve başka ülkelerde de....

Devamını oku

13 / 09 / 2019 14:05

BÜYÜKELÇİ DR. HASAN ULUSOY BRÜKSEL´E ATANDI

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu bazı ülkelere atanan büyükelçileri arayarak yeni görevlerini bildirdi..

Devamını oku

13 / 09 / 2019 13:45

HER 12 EYLÜL DENDİKÇE HATIRIMA GELENLER.

İnsanoğlu'nun bazen hiç hatırlamak istemeyeceği geçmişleri vardır. 12 Eylül öncesi yıllar benim ve benim gibi yüzbinlerce insanın gençliği çalınmıştır.

Devamını oku

13 / 09 / 2019 13:30

KAPISINI ÇALMAYA YÜZÜNÜZ OLSUN

Hollanda’da 18 yaşımdan itibaren Philips Lighting fabrikasında elektronik cihazlar üzerine operatörlük yaptım.

Devamını oku

13 / 09 / 2019 11:25

MESELE OSMANLIYA BAKIŞ MI?

Bazı konular vardır ki haklı olmak yetmiyor meseleleri çözmeye. Osmanlı Devletinin bıraktığı miras da bu türden konulardan biridir.

Devamını oku

13 / 09 / 2019 11:05

YTB, SILA YOLU´NDA VATANDAŞLARI YALNIZ BIRAKMADI

Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) bu yıl Sıla Yolu’na revan olan yurt dışındaki vatandaşları yalnız bırakmadı.

Devamını oku

09 / 09 / 2019 10:45

ÇORLU BELEDİYE BAŞKANI AHMET SARIKURT BRÜKSEL´DE.

Başkan Sarıkıurt’un ziyareti kapsamında CHP Avrupa Birliği Temsilciliği ile işbirliği içinde Avrupa Parlamentosu'nda bir basın buluşması yapılacak.

Devamını oku

09 / 09 / 2019 10:30

YÜZ BİNLERCE VATANDAŞA ULAŞILDI.

YTB, sekiz aylık sürede düzenlediği program ve faaliyetlerle yurt dışında yaşayan yüz binlerce vatandaşa hizmet sundu.

Devamını oku

08 / 09 / 2019 12:20

İNTİKAMI HIZLA ALINDI.

Mardin Özel Harekat Şube Müdürü Tufan Kansuva'yı şehit eden 3 teröristin Ömerli ilçesindeki operasyonda etkisiz hale getirildiği bildirildi.

Devamını oku

07 / 09 / 2019 15:35

AŞURE, MUHARREM AYINDA GÖNÜLLERİ TATLANDIRIYOR.

Muharrem ayında pişirilip ikram edildiğinde birlik, beraberlik, bolluk ve bereket yayan aşure, tencerelerde kaynamaya başladı.

Devamını oku

07 / 09 / 2019 15:30

SAYILARI GİDEREK ARTIYOR

Çocukları dağa kaçırılan Diyarbakır annelerinin, HDP il binası önünde başlattığı oturma eylemine katılan aile sayısı 13'e yükseldi.

Devamını oku