"Dünyanın En İyi Balı" ödülü Türkiye’ye verildi…..Kanada’nın Montreal kentinde yapılan 46. Dünya Arıcılık Kongresi’nde Eğriçayır Balı, "Dünyanın En İyi Balı" ödülüne layık görüldü.


TÜRKİYE TECRÜBESİ: HORASAN YOLU

gundem.be

Prof. Dr. Kudret BÜLBÜL

Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Dekanı

Hayata pozitif bakan insanlar için, karamsar yazılar yazmak hiç de kolay değildir. Sizlerle barışa, huzura doğru giden bir dünyadan, daha fazla özgürlük şarkılarından, kardeşlik muştularından, çatışmadan değil, daha fazla paylaşımdan bahseden analizler paylamayı ne çok isterdim.

Maalesef ABD, Rusya, Çin ve diğer aktörler ekseninde her gün daha fazla çatışmacı bir dünyaya doğru evriliyoruz. Küresel aktörlerin yanı sıra, bireysel ya da örgütsel terörizm, farklılıklarımızla birlikte yaşamak istediğimiz insanlık ailemizin yaşam alanını hergün biraz daha daraltıyor. Batılı ülkelerin gittikçe 2. Dünya savaşı öncesi bir duruma doğru kayması, farklılıklara yönelik ölümcül saldırılar, mankurtlaşmış bir zihne sahip DAEŞ, Yeni Zelanda ve Sri Lanka’da yaşananlar, Tarrantizm, Evangelizm gibi gelişmeleri hatırlayınca insanın ruh dünyası iyice kararıyor.

Ufkumuzu gün geçtikçe karartan bu gelişmelere karşı hem İslam dünyasını hem de küresel dünyayı huzura, birlikte yaşamaya davet edecek daha evrensel bir dile, yaklaşıma ihtiyacımız var. Daha doğrusu herkesi belirli değerleri kabul etmeye ve yaşamaya davet eden evrensel bir ahlaka ihtiyacımız var.

Başka alanlarda da olmak üzere ama özellikle dini alanda da çoğulculuğun benimsendiği ve içtenlikle uygulandığı bir durum, insanlık ailemizin sorunlarını büyük oranda çözmez mi?

İnsanlar kendisi gibi olanı daha fazla sevebilir. Ama bunu yaparken, ötekileştirmek, dışlamak, düşmanlık üretmek niye?

Farklılıkları tehdit olarak görmek yerine, onları birer fırsat, zenginlik olarak görmek, onlara hoşgörü ile bakmak, barış ve huzurdan başka ne getirir?

Sadece almayı değil vermeyi, paylaşmayı da düşünmek ve uygulamak mutluluk ve istikrarın temel kaynağı değil midir?

Farklı olanı aşağılamamak, farlı dil, din, renk, ırk, ideoloji ve anlayışı bir üstünlük kaynağı olarak görmemek, bir arada yaşayabilmenin temel referansları değil midir?

Aslında yukarıda ifade ettiğimiz değerlerin çoğu, bugün evrensel değerler olarak bilinen değerlerdir. Ama önceki yazılarımızda da işaret ettiğimiz gibi adeta “değerlerin sonu”nun ilan edildiği bir çağda yaşıyoruz. Eskiden, yapılmak istenen ilkesizlikler görünürde bile olsa kalıbına uydurulurdu. Artık her türlü değerin doğrudan çiğnendiği bir dünya ile karşı karşıyayız.

Diğer taraftan soyut olarak kabul edilen ve belirli sözleşmelerde yer verilmiş ama içselleştirilmemiş değerler ya da ilkeler, çoğu kez sadece kağıt üstünde kalıyor.

Bugün gelinen noktada daha fazla çatışma, radikalleşme, asimile etme, dışlama, baskılama bütün dünyada kol geziyor. Peki yukarıda ifade edilen değerlerin, soyut olarak ifadesi dışında, daha ahlaki bir duruşla desteklenmiş tarihsel bir yaşanmışlığı var mı?

Bizim medeniyetimiz açısından bu soruya rahatlıkla evet diyebiliriz. Horasan bölgesinden tüm dünyaya yayılan bir idrak, anlayış, kavrayış esasen yukarıda ifade ettiğimiz ve etmediğimiz pek çok değerlere, bu değerlerin içselleştirilmesine, ahlaki bir duruşla desteklenmesine kaynaklık etmektedir. Bu yol/ekol, Horasan yolu, Yesevilik, Sufilik, Horasan Erenleri, Mevlevilik gibi farklı isimlerle de adlandırılabilir. Nasıl adlandırılırsa adlandırılsın, içeriği benzer şekilde doldurulmaktadır. Ben hem bir coğrafi bölgeye hem de bu bölgeden tüm dünyaya yayılan bir düşünceye ve insani hareketliliğe işaret ettiği için Horasan yolu demeyi tercih ediyorum.

Öncelikle Horasan’ın neresi olduğunu belirtelim. İran, Afganistan, Tacikistan,Türkmenistan, Kırgızistan, Kazakistan, Özbekistan'ının bir kısmını içerecek şekilde, Merv, Herat, Nişabur, Belh, Buhara, Semerkant kentlerinin de bulunduğu tarihi bölge Horasan olarak adlandırılmaktadır. Başta Hoca Ahmet Yesevi olmak üzere, Şahı Nakşibendi, Mevlana Celaleddin Rumi, Hacı Bayramı Veli, Hacı Bektaşı Veli gibi isimler Horasan kaynaklı olup mesajlarını tüm dünyaya ulaştırmış çok değerli evrensel isimlerdir. Ahi Evran, Yunus Emre, Sarı Saltuk, Somuncu Baba, Gül Baba gibi isimler de aynı yoldan devam etmişlerdir.

Bu isimlerin temel özelliği, içerisinde yer aldıkları İslam medeniyetinin evrensel mesajını yayarken asla ötekileştirmemeleri, dışlamamaları, farklı olana karşı üstten bakmamaları, dini/kültürel/toplumsal çoğulculuğa ve hoşgörüye sahip olmalarıdır. Bugün evrensel değerler olarak bilinen bu ilkeleri sadece benimsemekle yetinmeyip bu ilkeleri yaşam tarzlarının, ahlaki duruşlarının da bir gereği haline getirmeleridir. Bu nedenledir ki, Batı’da farklı inanç sahipleri engizisyona gönderilirken, deniz fenerleri olarak görülebilecek bu değerli isimlerin gayret ve rehberlikleriyle, Osmanlı Coğrafyasında, çoğunluğu oluşturan Gayri Müslimler kendi inançlarıyla rahatlıkla yaşamaya devam etmişlerdir. Bugün evrensel değerleri bayraklaştırmasına rağmen, horasan yolunun ortaya koyduğu bu bakışı pek çok ülkede görememekteyiz.

Horasan Yolunun temel ilkelerini Mevlana’nın yedi öğüdü çok güzel bir şekilde ortaya koymaktadır:

Cömertlik ve yardım etmede akarsu gibi ol.

Şefkat ve merhamette güneş gibi ol.

Başkalarının kusurunu örtmede gece gibi ol.

Hiddet ve asabiyette ölü gibi ol.

Tevazu ve alçak gönüllülükte toprak gibi ol.

Hoşgörülükte deniz gibi ol.

Ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol.

Hz. Ali’nin “İnsanlar ya yaratılışta eşin, ya da dinde kardeşindir” ifadesi Horasan yolunun temel felsefesini ortaya koymaktadır.

Horasan’dan başlayarak tüm dünyaya yayılan bu yola, bu bakışa, bu tecrübeye aslında Türkiye tecrübesi de diyebiliriz.

Türkiye tecrübesi bu nedenle bugün gerek Müslümanların ve gerekse insanlığın karşı karşıya kaldığı gittikçe içe kapanmayı, dışlamayı, ötekileştirmeyi çözme potansiyeline sahip belki de yegane tecrübelerden biridir. Küresel şer odaklarının kendi çıkarları için makul olan her şeyi mahkum eden, bir geleneği olmayan, aşırı, köksüz her şeyi kışkırtan yaklaşımları belki kısa vadede, amaçlarına hizmet edebilir. Ama orta ve uzun vadede insanlığın selameti, bir geleneğe dayanan, tarihi pratiği olan, ahlaken içselleştirilmiş, Horasan yolu olarak ifade edilebilecek yaklaşımdadır.


Diğer

14 / 09 / 2019 18:45

BİZ ÜLKEMİZİ KARŞILIKSIZ SEVİYORUZ..

Bahçeli, "MHP olarak Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne desteğimiz tamdır. Bunu yaparken herhangi bir karşılık beklemiyoruz. Biz ülkeyi karşılıksız seviyoruz." dedi.

Devamını oku

14 / 09 / 2019 18:40

SUSAMAM..

Evet artık susmamak gerek gerçekten. Son zamanlarda moda şarkı “Susamam”. Dünyada ki tüm ülkere uyarlanabilecek ve başka ülkelerde de....

Devamını oku

13 / 09 / 2019 14:05

BÜYÜKELÇİ DR. HASAN ULUSOY BRÜKSEL´E ATANDI

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu bazı ülkelere atanan büyükelçileri arayarak yeni görevlerini bildirdi..

Devamını oku

13 / 09 / 2019 13:45

HER 12 EYLÜL DENDİKÇE HATIRIMA GELENLER.

İnsanoğlu'nun bazen hiç hatırlamak istemeyeceği geçmişleri vardır. 12 Eylül öncesi yıllar benim ve benim gibi yüzbinlerce insanın gençliği çalınmıştır.

Devamını oku

13 / 09 / 2019 13:30

KAPISINI ÇALMAYA YÜZÜNÜZ OLSUN

Hollanda’da 18 yaşımdan itibaren Philips Lighting fabrikasında elektronik cihazlar üzerine operatörlük yaptım.

Devamını oku

13 / 09 / 2019 11:25

MESELE OSMANLIYA BAKIŞ MI?

Bazı konular vardır ki haklı olmak yetmiyor meseleleri çözmeye. Osmanlı Devletinin bıraktığı miras da bu türden konulardan biridir.

Devamını oku

13 / 09 / 2019 11:05

YTB, SILA YOLU´NDA VATANDAŞLARI YALNIZ BIRAKMADI

Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) bu yıl Sıla Yolu’na revan olan yurt dışındaki vatandaşları yalnız bırakmadı.

Devamını oku

09 / 09 / 2019 10:45

ÇORLU BELEDİYE BAŞKANI AHMET SARIKURT BRÜKSEL´DE.

Başkan Sarıkıurt’un ziyareti kapsamında CHP Avrupa Birliği Temsilciliği ile işbirliği içinde Avrupa Parlamentosu'nda bir basın buluşması yapılacak.

Devamını oku

09 / 09 / 2019 10:30

YÜZ BİNLERCE VATANDAŞA ULAŞILDI.

YTB, sekiz aylık sürede düzenlediği program ve faaliyetlerle yurt dışında yaşayan yüz binlerce vatandaşa hizmet sundu.

Devamını oku

08 / 09 / 2019 12:20

İNTİKAMI HIZLA ALINDI.

Mardin Özel Harekat Şube Müdürü Tufan Kansuva'yı şehit eden 3 teröristin Ömerli ilçesindeki operasyonda etkisiz hale getirildiği bildirildi.

Devamını oku

07 / 09 / 2019 15:35

AŞURE, MUHARREM AYINDA GÖNÜLLERİ TATLANDIRIYOR.

Muharrem ayında pişirilip ikram edildiğinde birlik, beraberlik, bolluk ve bereket yayan aşure, tencerelerde kaynamaya başladı.

Devamını oku

07 / 09 / 2019 15:30

SAYILARI GİDEREK ARTIYOR

Çocukları dağa kaçırılan Diyarbakır annelerinin, HDP il binası önünde başlattığı oturma eylemine katılan aile sayısı 13'e yükseldi.

Devamını oku