Trump'a destek gösterisi düzenleyen bir grup protestocunun Kongre binasına girmesiyle başlayan şiddet olayları üzerine "sokağa çıkma" yasağı ilan edildi. Washington Belediye Başkanı Muriel Bowser, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, yerel saatle 18.00’den yarın sabah 06.00’ya kadar şehirde "sokağa çıkma" yasağı ilan ettiğini duyurdu.


EL ALEM NE DER ?

gundem.be

Gününüz aydın, 

Ocağınız şen olsun.

Her insan hayatında en az bir kaç kez kabus yaşamıştır. Ama özellikle bizim toplumumuzda, devamlı dillerde, kulaklarda dolaşan bir kabus vardır.

İşte bu kabusun adı  : “El alem ne der?”

Çocuklar yanlış bir şey yapar. Anne ve baba bunun tekrarlanmaması için nasıl bir tedbir alınacağını, çocuğunu bu yanlıştan nasıl kurtaracağını düşünmeden dövünmeye başlar. Evladı için midir bu dövünme? Hayır... Onların en büyük endişesi : “El alem duyunca ne der, ne laf eder?”

En kötüsü de  bu el alemin ne diyeceğini göz önüne almanın evlatları hatalara karşı koruma amaçlı olmayışıdır.

Mesela :

Evlatların sıra dışı bir meslek seçiminde anne ve babalardan gelecek ilk tepki : “Oğlum, kızım, hiç mi seçecek bir başka meslek bulamadın da bunu seçtin?”

Evlatların bir yabancıya gönlünü kaptırması durumunda anne ve babalardan gelecek ilk tepki : “Oğlum, kızım, bizimkilerin suyu mu çıktı? El aleme ne deriz?”...

Bu konudaki örnekleri çoğaltabiliriz. Hepimizin bir çoğuyla karşılaştığımıza ve bir çoğuna şahit olduğumuza emin olduğum için bunu gereksiz buluyorum.. Hatta bu kabusla büyüdüğümüzden dolayı kendimizi dahi bu “El alem ne der?” olayına göre şartlandırdığımız ve, daha doğrusu, kısıtladığımız olmuştur.  

Bunu kabus olarak tanımlıyorum. Çünkü başkalarının ne diyeceğini dikkate alarak hareket edenlerin davranışlarının hem kendilerine, hem etrafındakilere negatif yansımaları olacağı, bu yansımaların hem kendi hem de etrafındakilerin yaşantılarını adeta cehenneme çevireceği kaçınılmazdır.  Bu bir çeşit esarettir.

Neyin esareti? Başkalarının mantığına esaret, onların ağızından çıkacak kelimelere esaret,  fikirlerine, duygularına, düşüncelerine hizmetkârlık.

Genelde mutlaka söyleyecek bir şeyleri olan bu “Saygıdeğer el alemin” gözleri devamlı başkalarının üzerindedir. Süzer, inceler, duyduğu ve gördüklerine kendi ilavelerini yapar ve ortaya koyar. Bu “saygıdeğer el alemin” kendileri asla aynaya bakmaz, kendilerini görmez, sorgulamaz. Kendilerine göre mükemmeldirler.

Bu durumda bırakalım konuşmak isteyeni, konuşsun istediği gibi, istediği kadar. Başkalarının yaşantısını incelemeyi kendine adeta görev edinmiş olanları kendi haline bırakalım. Biz kendi doğrularımıza bakalım. Yaşantımızı onların bizim hakkımızda düşüneceklerine göre değil kendi doğrularımıza göre yönlendirelim, kendi doğrularımıza göre davranalım.

Hatalar mı? Onlar insanoğlunun bulunduğu her yerde var ve hep olacak ta. Dostlar sükut eder,  yardımcı olmaya, yanlışları düzeltmeye, kusurları örtmeye gece olmak için çabalar. Sonuçta hepimizin hesap vereceği Yer aynı Yer değil midir?

Tiyatroda aktif olanlar sahnedeki oyunculardır, oyunu yaşayanlardır.  Pasifler ise oyunu sessizce izleyen daha sonra da sahnede olanı biteni ve oyuncuların olumlu ve olumsuz yönlerini ortaya koyanlardır.

Gelin biz daima oyuncu olup hep sahnede kalalım,
Hayatı dolu dolu yaşayalım,
Kendimizi ve sevdiklerimizi  “El alem ne der?”lerle boğmayalım.

Hedef herkesin mutluluğu.

Olumlu, olumsuz yorumlar ne mi olacak?
En iyisi her işi ustasına bırakmak :
“El alem ne der?” olayı bu sorunu zaten kökünden  halleder...
Ve bırakalım o “el alemi”, ne derse desin...

Biz Mevlana gibi değerli büyüklerimizin sözlerinden şaşmayalım :

Uğraşma boşuna,
Seni ancak gördükleri ve duydukları kadar anlayacaklar.
Kimse bir Sen daha olmayacak bu dünyada.
Kimse tam anlamıyla Sende seni bulmayacak.
Gücün yetmeyecek herhangi bir dilde kendini anlatmaya,
Gördükleri ancak kendi anladıkları kadar olacak.”

Mevlana

Ümmü Yılmaz


Diğer

22 / 03 / 2020 08:25

2020 RESET YILI

2020'yi çoğu astrolog güzel haberler ve yeni büyük değişimlerle müjdeliyorlardı. “Eee noldu, peki!?" diye öfkelenmeyin, hayıflanmayın! Meğer bu değişim çok derinmiş!

Devamını oku

24 / 11 / 2019 12:20

ÖĞRETMEN KUTSALDIR ´ANA-BABA´ GİBİ.

hiç menfaat gözetmeksizin, hepimize bir şeyler öğretme çabasıyla yaşayan o kıymetli insanların öğretmenler gününü gönülden kutlarım..

Devamını oku

24 / 11 / 2019 10:25

GÖÇMENLER..YABANCILAR..

Kimileri Onları bütün kötülüklerden sorumlu tutuyor, bütün olumsuzlukları Onlara mal ediyor. Başkaları ise duyarsız kalıyor.

Devamını oku

16 / 04 / 2019 00:20

KİMDİ ENGELLİ OLAN, O ÇOCUK MU BİZ Mİ?

Engelli olduğu veya bir rahatsızlığı olduğu kanısına varıyor insan tabii. Ne rahatsızlığı vardı diye sormayın sakın bana. Merak ettim ama incitme korkusuyla soramadım.

Devamını oku

21 / 10 / 2018 11:55

CEVİZ AĞACI

Ben bir ceviz ağacı olmak istiyorum. Zaten sayılırım da, ne sen farkımdasın benim, ne polis, ne de farkımda olmasını istediğim hiç kimse farkımda!

Devamını oku

27 / 08 / 2016 12:35

HAYALİM DİLEĞİMDİR.

Bu yaz ilk kez çok ani şekilde bir haftalığına Türkiye’ye gittim; nedeni ise aşırı özlem; anneme babama özlem, vatanıma özlem, kardeş ortamına ve Türkiye’ye özlem.

Devamını oku

08 / 10 / 2015 19:25

OKUYALIM AMA AĞLAMAYALIM

Şaşırmayın! “Türkçe Ağlayan Köpek” bir mizah yazarından bu tür duygu dolu yazılar çıkabileceğinin açık bir kanıtıdır''.

Devamını oku

15 / 07 / 2015 16:15

BU DÜNYADA GERÇEK DOSTLUK DİYE BİRŞEY VAR MIDIR?

Size bir soru… Kim doğru kim yanlış diye insan arkadaşını dostunu değerlendirirse, ne kadar dostu kalır?

Devamını oku

16 / 05 / 2014 11:20

KÖMÜRÜN KARASINI SİLELİM HAYATIMIZDAN.

Bu tertemiz gönüllü insanların ardında kalanların kömür karası dünyalarına biraz olsun ortak olabilirsek, ışık getirebilirsek ne mutlu bize.

Devamını oku

27 / 08 / 2013 11:15

YALNIZ KALMAK MI, YALNIZ OLMAK MI?

Biz insanlar ne garibiz değil mi?... Bazen yalnız kalmak, sessizliği dinlemek isteriz, bazen de yalnızlıktan sıkılır, boğuluruz... 

Devamını oku

24 / 05 / 2013 16:50

İÇİMİZDEKİ GÜNEŞE İZİN VERELİM

Kiminle konuşsak, bulunduğumuz kıştan daha kara bir kışta buluyoruz kendimizi; hep şikâyet, hep matem…

Devamını oku

25 / 01 / 2013 10:10

Biz Avrupa´da yetişen Türk köklü çiçekleriz

Bu konuyla kimileri dalga geçmiş gülmüştür "Daha önemli konular varken şunların uğraştığına bakın.." diye..

Devamını oku