Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgının yazın ardından tüm Avrupa'da etkisini artırmasıyla ülkelerin aldığı sıkı tedbirler, olumlu sonuçlar vermeye başladı.


İÇİMİZDEKİ GÜNEŞE İZİN VERELİM

gundem.be

Yazan:İnci Kelebek

İlkbahar gelmedi, gelemedi…

Her yer halen soğuk, yağmur dinmiyor, kışlıklar üzerimizden çıkmıyor. Arada güneş bir gösteriyor kendini: “Şunları bir sevindireyim!” dermişçesine… Sonra… Tekrar yağmur! Tekrar soğuk! Hava sanki dalga geçiyor bizimle…

Öyle bir an geliyor ki Belçika’dan nefret ettiriyor bizi… Herkes illallah demiş durumda.

Kiminle konuşsak, bulunduğumuz kıştan daha kara bir kışta buluyoruz kendimizi; hep şikâyet, hep matem…
Bu “Ah vah!”lar niçin peki? İlkbahar sadece teoride geldi, pratikte gelmedi diye moralimizi bozmak yakışıyor mu bize? İlla ki güneşin gelmesi mi gerekiyor yüzümüzde tebessümler açması için? Biz insanlar niçin bu kadar nankörüz? Bardağın boş tarafına bakmaktan ne zaman vaz geçeriz?

Sağlığımız yerinde mi? Karnımız tok mu? Etrafımızda sevdiklerimiz ve sevenlerimiz var mı? Hatta başımıza ne gelirse gelsin, ne sorunumuz olursa olsun hayatta mıyız? Kimseye muhtaç olmadan nefes alabiliyor muyuz?

Bir düşünelim, bunlardan büyük mutluluk mudur güneşin vaktinde gelmesi?

Ben de güneşli havaya düşkünümdür, hem de belirdiği anda yüzümü kendisine çevirmeye saniye kaybetmeyecek şekilde. Lâkin önemli olan içimizdeki güneşin devamlı var olması değil midir? İçimiz sıcacık olamıyorsa, etrafımıza ışık saçamıyorsak dışarıda hava güzel olsa dahi ne yazar?

Genelde güneş gelince çoğumuzun yüzü güler, değil mi?
Belki bu defa da “Güneş Ekselansları” güzel bir karşılama bekliyorlardır… Sevgi dolu, içten gelen bir tebessümlerle süslü kendisine “Hoş geldin” merasimi hazırlanmasını istiyorlardır… Bu şekilde naz ediyorlardır tamamen ortaya çıkıp mevsimin hakkını vermek için… Bilemeyiz ki…

Bakın havanın bu kadar tersliğine rağmen, çiçekler, ağaçlar soğuğa inat, sözde gelen ama gerçekte görülmeyen ilkbaharı yaşıyorlar, filizler yeşermeye, ağaçlar çiçeklenmeye başladı.
Onlar da canlı varlık biz de, onlar güneşsiz çiçek açabiliyorsa biz niye bunu başarmayalım? Onlar boyunlarını bükmeyip direnebiliyorsa biz niye karamsarlığın içinde boğulalım?

Gelin dışarıdaki kötü hava koşullarını artık kenara bırakalım, içimizdeki güneşe yer verelim ve onunla ısınmayı öğrenelim en başta, yağmur ve soğuk dışarıda cirit ata dursun, biz hem kendimizi hem karşımızdakileri güzelliklerle ısıtalım.

Belçika’nın bitmez yağmurunun altında yürümenin çirkinliğini düşünerek değil de,
zevkine vararak dünyanın bulaşıcı olan tek güzel hastalığı olan tebessümü düşürmeyelim yüzümüzden,

Biz hep beraber izin verelim,
İçimizde açan çiçeklerin kokusu daima etrafımıza saçılsın,
Yağmurlarımız sevinçten, mutluluktan, neşeden yağsın
Ve yağan yağmurlarımızın ismi hep “Yaz yağmuru” olsun…


Diğer

22 / 03 / 2020 08:25

2020 RESET YILI

2020'yi çoğu astrolog güzel haberler ve yeni büyük değişimlerle müjdeliyorlardı. “Eee noldu, peki!?" diye öfkelenmeyin, hayıflanmayın! Meğer bu değişim çok derinmiş!

Devamını oku

24 / 11 / 2019 12:20

ÖĞRETMEN KUTSALDIR ´ANA-BABA´ GİBİ.

hiç menfaat gözetmeksizin, hepimize bir şeyler öğretme çabasıyla yaşayan o kıymetli insanların öğretmenler gününü gönülden kutlarım..

Devamını oku

24 / 11 / 2019 10:25

GÖÇMENLER..YABANCILAR..

Kimileri Onları bütün kötülüklerden sorumlu tutuyor, bütün olumsuzlukları Onlara mal ediyor. Başkaları ise duyarsız kalıyor.

Devamını oku

16 / 04 / 2019 00:20

KİMDİ ENGELLİ OLAN, O ÇOCUK MU BİZ Mİ?

Engelli olduğu veya bir rahatsızlığı olduğu kanısına varıyor insan tabii. Ne rahatsızlığı vardı diye sormayın sakın bana. Merak ettim ama incitme korkusuyla soramadım.

Devamını oku

21 / 10 / 2018 11:55

CEVİZ AĞACI

Ben bir ceviz ağacı olmak istiyorum. Zaten sayılırım da, ne sen farkımdasın benim, ne polis, ne de farkımda olmasını istediğim hiç kimse farkımda!

Devamını oku

27 / 08 / 2016 12:35

HAYALİM DİLEĞİMDİR.

Bu yaz ilk kez çok ani şekilde bir haftalığına Türkiye’ye gittim; nedeni ise aşırı özlem; anneme babama özlem, vatanıma özlem, kardeş ortamına ve Türkiye’ye özlem.

Devamını oku

08 / 10 / 2015 19:25

OKUYALIM AMA AĞLAMAYALIM

Şaşırmayın! “Türkçe Ağlayan Köpek” bir mizah yazarından bu tür duygu dolu yazılar çıkabileceğinin açık bir kanıtıdır''.

Devamını oku

15 / 07 / 2015 16:15

BU DÜNYADA GERÇEK DOSTLUK DİYE BİRŞEY VAR MIDIR?

Size bir soru… Kim doğru kim yanlış diye insan arkadaşını dostunu değerlendirirse, ne kadar dostu kalır?

Devamını oku

16 / 05 / 2014 11:20

KÖMÜRÜN KARASINI SİLELİM HAYATIMIZDAN.

Bu tertemiz gönüllü insanların ardında kalanların kömür karası dünyalarına biraz olsun ortak olabilirsek, ışık getirebilirsek ne mutlu bize.

Devamını oku

27 / 08 / 2013 11:15

YALNIZ KALMAK MI, YALNIZ OLMAK MI?

Biz insanlar ne garibiz değil mi?... Bazen yalnız kalmak, sessizliği dinlemek isteriz, bazen de yalnızlıktan sıkılır, boğuluruz... 

Devamını oku

24 / 05 / 2013 16:50

İÇİMİZDEKİ GÜNEŞE İZİN VERELİM

Kiminle konuşsak, bulunduğumuz kıştan daha kara bir kışta buluyoruz kendimizi; hep şikâyet, hep matem…

Devamını oku

25 / 01 / 2013 10:10

Biz Avrupa´da yetişen Türk köklü çiçekleriz

Bu konuyla kimileri dalga geçmiş gülmüştür "Daha önemli konular varken şunların uğraştığına bakın.." diye..

Devamını oku