DEVLET BAHÇELİ:''Demokratik nitelikli ve kamuoyuna açık bu toplantımızı, tıpkı Ermeni çetecilerinin gece yarısı baskını gibi baskı altına almışlardır. Salonu vermemek için kırk dereden su getirmişlerdir. Meselenin yargıya taşınması neticesinde ortaya olumlu bir sonuç çıkmış ancak zaman darlığı nedeniyle hazırlıklar bu salona kaydırıldığından Namur'deki salon tercih edilmemiştir. Ermeni zihniyeti bir kez daha karavana atmıştır, havanda su dövmüştür.''
Fransız Fransızlığını yapacak,
Kuzu yayılacak,
At otlayacak,
İt ürüyecek, kervan yürüyecek..
Eşyanın tabiatı bu.
Peki biz ne yapacağız ?
Bu soruya gerek varmı artık ..
Geçmiş olsun.
Her zaman ne olduysa,
Neleri yapamadıysak; gene aynısı olacak.
Yapamadıklarımız, yapamayacağımızın garantisidir...!
Biz hariç, bütün dünya biliyor bunu.
Eski hamam, eski tas değil ,
Hamam eskide, tas plastik.
Harşey naylonlaştı artık.
Cezayirli'nin , Tunuslu'nun , Afrikalı'nın ne derdi var ki ?
Herkesin keyfi yerinde maşallah.
Biz biraz da kendi derdimize yansak,
Soracaksak önce Gaziantep'in, Urfa'nın, Adana'nın, Hatay'ın hesabını sorsak !
Ne işleri vardı Fransızlar'ın oralar da ?
Kendi meclisimizden, Hocalı katliamın, soykırım olduğunu açıklayabildik mi ?
Daha dünkü olay neredeyse...
Suçsa işte suç, suçluysa işte suçlu..
Bir mektupla dansı yasaklatabilen dede'nin torunları;
Boşverin siz Fransız medeniyetini, Avrupa medeniyetini falan..
Bunların hesabını sorabiliyormusun ?
Gücün kudretin var mı ?
Yok !
Öyleyse geçelim bunları..
Geçin efendim geçin .
Fransızı'da, İngilizi'de neyin ne olduğunu bizden iyi biliyor,
İyi biliyorda işine gelmiyor gercekler onların.
Onlar sadece duymak istediklerine inanıyorlar..
Boşuna yormayalım kendimizi..
Zaten toplum olarak da tek derdimiz;
Fatmagül'un suçu neydi !
Hepimiz onun peşindeyiz zaten....Az kaldı.
Haydi kalın sağlıcakla....
İyi ki varsiniz.
Bir tavuk yılda ortalama 250 kez yumurtlarmış.
Hindi ise, aşağı yukarı 120 yumurta.
Hindi yumurtası, daha iri ve protein değeri yüksekmiş.
O da '' to be or not to be " diye tüketmiş ömür sermayesini..
Vallla bilemem kimin ne olduğunu..
Derin konu..
Posoflu ganimet gibi, hangisini sayalım.
Bursa, Çorum, Eskişehir, Kayseri..
Hoca Gakkoş..
Manzara çok hoş,
4 +4 +4
Biraz top kafalı olduğumuzdan ,
Taktik sandık önce...
Hani 4 - 3 - 3 gibi , 4-4-2 gibi falan..
Binlerce vatan evladı,
Yaşlısı, genci,
Kadını kızanı,
Üniversitelisi, liselisi...
Dede torunu kucağında, çiftlikte köpeklerin boğuşmasını seyredermiş...
Torun sormuş dede’ye :
Karabaş mı kazanacak yoksa Akbaş mı ?
Halk'a hizmeti, Hak'ka hizmet bildin,
Kanla, canla mücadele ettin..
Boyun eğmedin asla,
Yılmadın, yıkılmadın,
Nasip olursa, sağlığında olduğu gibi ;
Ölümünde bile, birleştirici özelliği sayesinde,
Dostlarını biraraya toplayacak.
İnşallah rahmetle anmaya vesile olacak..
2011 de tarih oldu.
Kutladık,
Şutladık gitti.
Taca mı ?
Kornere mi ?
Akıl tutulmasından kurtulalım,
Ve bu büyük insana gönülden diyelim ki ;
Ey koca M.Akif,
Biz sen kadar olamayız,
Ama,
Geliyoruz,
Fransız Fransızlığını yapacak,
Kuzu yayılacak,
At otlayacak,
İt ürüyecek, kervan yürüyecek..
* İşsizlik almış başını gidiyor Avrupa'da ,
*Biz karnımızı zor doyuruyoruz...
*Sen kalkmış 5 yetmez 10 isterim diyorsun..