DEVLET BAHÇELİ:''Demokratik nitelikli ve kamuoyuna açık bu toplantımızı, tıpkı Ermeni çetecilerinin gece yarısı baskını gibi baskı altına almışlardır. Salonu vermemek için kırk dereden su getirmişlerdir. Meselenin yargıya taşınması neticesinde ortaya olumlu bir sonuç çıkmış ancak zaman darlığı nedeniyle hazırlıklar bu salona kaydırıldığından Namur'deki salon tercih edilmemiştir. Ermeni zihniyeti bir kez daha karavana atmıştır, havanda su dövmüştür.''
Hz. İsa'dan sonraki milad 12 eylül idi bizim nesil için...
31 yıl geçmiş aradan...
Daha dün gibi sanki.
Allah o günleri bir daha göstermesin bu millete.
O günlerde ortalığı tutuşturan kirli eller ,
sanmayın vazgeçtiler..
Kılık , kıyafet, şekil şemâl değiştirip fırsat kollarlar her zaman.
Uyuduğumuz , uyuştuğumuz an kusarlar zehirlerini.
Şimdiki gençlik, Paşababalar’ın istediği gençlik modeli !
Suya sabuna, etliye butluya karışmayacak ,
Düşünmeyecek , uyar olacak, uyacak, uyuyacak...
O zamankilerin
Sevseniz de, sevmeseniz de, inandıkları bir davaları vardı.
O uğurda can verdiler.
Sonra ne oldu :
Sağdakilere denildi ; "Size mi kaldı vatani, milleti kurtarmak ,
devletin polisi var, askeri var, jandarması var..
Alın elinize 99'luk tespihi, zikir yapın...
Soldakilere de, bırakın dev-genç mi, mev-genci..sev-gençli olun..
Döğüşmeyin, sevişin..hayatınızı yaşayın..bırakın halkın kurtuluşunu falan ...
Giydiğiniz kot , yediğiniz ot olsun..
Yıllar yılları kovaladı...
Şimdi hesap sormaktan bahsediliyor..
Hepsi hikaye !
Gücümüz birbirimize yetiyor bizim , dışarıya tık yok !
Ne dostluğumuza güveniliyor , nede düşmanlığı becerebiliyoruz !
İşte olan bitenler meydanda ;
Kaddafi değil miydi zor gün dostu ?
Önce biz serdik yere postu !
Komşu oğlu Esad, şimdi oldu hasat !
İsrail'e kafa tutmaya ne gerek var ,
İster yanaktan , ister dudaktan öperiz,
Evvel Allah biz bize yeteriz.
Peki neden böyle olduk biz ...diye sormayın..
Böyle olmamız emredildiydi 31 yıl önce ...
Ata sözü dinlemedik , paşa emri dinledik,
Ata'lar diyor ki :
Dimyat' a pirince giderken, evdeki bulgurdan olmayın...
Ne Arab’ın yüzü, ne Şam'ın şekeri...
Kel'in ilacı olsa başına sürermiş..
Ne dersiniz , bu atasözleri çok kullanılıyor değil mi, son zamanlarda...
Boş verelim..nerede kalmıştık,
Biraz yanaktan, biraz dudaktan....
Kalın sağlıcakla, iyi ki varsınız..
ZEKİ YALÇIN
Bir tavuk yılda ortalama 250 kez yumurtlarmış.
Hindi ise, aşağı yukarı 120 yumurta.
Hindi yumurtası, daha iri ve protein değeri yüksekmiş.
O da '' to be or not to be " diye tüketmiş ömür sermayesini..
Vallla bilemem kimin ne olduğunu..
Derin konu..
Posoflu ganimet gibi, hangisini sayalım.
Bursa, Çorum, Eskişehir, Kayseri..
Hoca Gakkoş..
Manzara çok hoş,
4 +4 +4
Biraz top kafalı olduğumuzdan ,
Taktik sandık önce...
Hani 4 - 3 - 3 gibi , 4-4-2 gibi falan..
Binlerce vatan evladı,
Yaşlısı, genci,
Kadını kızanı,
Üniversitelisi, liselisi...
Dede torunu kucağında, çiftlikte köpeklerin boğuşmasını seyredermiş...
Torun sormuş dede’ye :
Karabaş mı kazanacak yoksa Akbaş mı ?
Halk'a hizmeti, Hak'ka hizmet bildin,
Kanla, canla mücadele ettin..
Boyun eğmedin asla,
Yılmadın, yıkılmadın,
Nasip olursa, sağlığında olduğu gibi ;
Ölümünde bile, birleştirici özelliği sayesinde,
Dostlarını biraraya toplayacak.
İnşallah rahmetle anmaya vesile olacak..
2011 de tarih oldu.
Kutladık,
Şutladık gitti.
Taca mı ?
Kornere mi ?
Akıl tutulmasından kurtulalım,
Ve bu büyük insana gönülden diyelim ki ;
Ey koca M.Akif,
Biz sen kadar olamayız,
Ama,
Geliyoruz,
Fransız Fransızlığını yapacak,
Kuzu yayılacak,
At otlayacak,
İt ürüyecek, kervan yürüyecek..
* İşsizlik almış başını gidiyor Avrupa'da ,
*Biz karnımızı zor doyuruyoruz...
*Sen kalkmış 5 yetmez 10 isterim diyorsun..