DEVLET BAHÇELİ:''Demokratik nitelikli ve kamuoyuna açık bu toplantımızı, tıpkı Ermeni çetecilerinin gece yarısı baskını gibi baskı altına almışlardır. Salonu vermemek için kırk dereden su getirmişlerdir. Meselenin yargıya taşınması neticesinde ortaya olumlu bir sonuç çıkmış ancak zaman darlığı nedeniyle hazırlıklar bu salona kaydırıldığından Namur'deki salon tercih edilmemiştir. Ermeni zihniyeti bir kez daha karavana atmıştır, havanda su dövmüştür.''
06 Ocak 2012 akşamı Sedat Kaya abimiz için mevlid okutulacak,
Nasip olursa, sağlığında olduğu gibi ;
Ölümünde bile, birleştirici özelliği sayesinde,
Dostlarını biraraya toplayacak.
İnşallah rahmetle anmaya vesile olacak..
Acı'nın en belirgin özelliği de birleştirici olmasıdır zaten.
Öyle değil mi ?
Dargınlar, küsler, kavgalılar..,
Acı bir ölümün ardından, bakmışsın omuz omuza aynı saftalar !
Müsaade ederseniz ben de Sedat abiyle bir iki hatıramı paylaşayım sizinle :
Geçmiş'te bir gün ,
Beringen Music Club'e uğramıştı...
Sohbet esnasında ,
Birlik beraberlikten söz açılmıştı,
İşte herkes bir araya gelebilse,
Daha güçlü olunsa..vs...
Kim istemez ki dedi, Sedat abi..;
Kim istemez ki !..
İnsanlar'dan sadece hizmet, sadece himmet istemekle de olmaz,
Önce samimi olmak lazım, inanmak lazım dedi.
Ben de Allah rızası için olduktan sonra,
Hizmetçi de olurum, imkanım varsa himmetçi de demiştim.
İşte bütün mesele orada ...
Zurnanın zırt dediği yer orası....dedi..
Ve..
Zurna sesi başladı...
Kısık kısık gülüşü hala gözlerimin önünde..
Zurnanın zırt dediği yerde kalmıştık tam manasıyla...
Birleştirici,
Samimi,
Toplumcu,
Fedakar,
Çalışkan,
Ben değil, BİZ diye konuşurdu her zaman..
Sizler biliyorsunuz zaten,
Fazlası var, eksiği yok..
Ne diyelim, Allah gani gani rahmet eylesin..
İyi ki vardı,
İyi ki sizler de varsınız..
Kalın sağlıcakla..
Zeki YALÇIN/Heusden/Zolder
Bir tavuk yılda ortalama 250 kez yumurtlarmış.
Hindi ise, aşağı yukarı 120 yumurta.
Hindi yumurtası, daha iri ve protein değeri yüksekmiş.
O da '' to be or not to be " diye tüketmiş ömür sermayesini..
Vallla bilemem kimin ne olduğunu..
Derin konu..
Posoflu ganimet gibi, hangisini sayalım.
Bursa, Çorum, Eskişehir, Kayseri..
Hoca Gakkoş..
Manzara çok hoş,
4 +4 +4
Biraz top kafalı olduğumuzdan ,
Taktik sandık önce...
Hani 4 - 3 - 3 gibi , 4-4-2 gibi falan..
Binlerce vatan evladı,
Yaşlısı, genci,
Kadını kızanı,
Üniversitelisi, liselisi...
Dede torunu kucağında, çiftlikte köpeklerin boğuşmasını seyredermiş...
Torun sormuş dede’ye :
Karabaş mı kazanacak yoksa Akbaş mı ?
Halk'a hizmeti, Hak'ka hizmet bildin,
Kanla, canla mücadele ettin..
Boyun eğmedin asla,
Yılmadın, yıkılmadın,
Nasip olursa, sağlığında olduğu gibi ;
Ölümünde bile, birleştirici özelliği sayesinde,
Dostlarını biraraya toplayacak.
İnşallah rahmetle anmaya vesile olacak..
2011 de tarih oldu.
Kutladık,
Şutladık gitti.
Taca mı ?
Kornere mi ?
Akıl tutulmasından kurtulalım,
Ve bu büyük insana gönülden diyelim ki ;
Ey koca M.Akif,
Biz sen kadar olamayız,
Ama,
Geliyoruz,
Fransız Fransızlığını yapacak,
Kuzu yayılacak,
At otlayacak,
İt ürüyecek, kervan yürüyecek..
* İşsizlik almış başını gidiyor Avrupa'da ,
*Biz karnımızı zor doyuruyoruz...
*Sen kalkmış 5 yetmez 10 isterim diyorsun..