Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgının yazın ardından tüm Avrupa'da etkisini artırmasıyla ülkelerin aldığı sıkı tedbirler, olumlu sonuçlar vermeye başladı.


SANA BURADA DURMAK YASAK.

gundem.be

Zekiye Doğan Yazdı.

Sevgili okurlarım, her akşamüstü olduğu gibi yine sahilde on dört Km. mesafe için bisiklet turuna çıktım. Yedi Km. sonra Limana kadar vardım ve ilk mesafeyi tamamladım. Epeyce efor sarf ettiğim için çok susadım. Bisikletimin çantasından aldığım suyu içiyordum.

Aynı anda hem soluklanıyorum hem de Konyaaltı Limanından denizin berrak dinginliğinde Antalya’nın Lara beldesini seyrediyordum. Arkamdan pek fazla aşina olmadığım bir ses: “Sana burada durmak yasak.” Dedi.

Arkamı dönüp baktığımda ismi pekte lazım değil, bir zat yanında birisiyle gülerek yanıma doğru geliyor. Ayıp olmasın babında: “Aa siz miydiniz? Bana yasak yok. İstediğim yerde durmak yürümek bana serbest.” diyerek isteksizce cevap verdim.

İsteksiz cevap verdiğimin farkında olmasına rağmen beyefendi gülümseyerek: “Evet benim. Merhaba nasılsınız?” Diyerek yanındaki şahısla birlikte yanıma kadar geldi.

Bu muhabbetin sonunun nereye kadar varacağını bilmeme rağmen bu türden sohbetlere tahammül edemediğimi belli ederek: “İyiyim teşekkür ediyorum. Umarım sizde iyiyisinizdir.” Dedim.

Fırsat bu ya malı buldu deşecek yada öyle sanıyor. Çünkü mahallede uzaktan görmek dışında benimle konuşmaya pek fırsat bulamıyordu: “Sağ olun iyiyim. Sizi sabahları mahalleden geçerken görüyorum. Her sabah hiçte üşenmeden yüzmeye geliyorsunuz. Deniz nasıl? Su ısındı mı?” Dedi.

Sinsi insanların sinsi sinsi soruları olur hele birde karşılarındaki insanları aptal ahmak yerine koymaları yok mu?..

Deli ediyorlar insanı: “Deniz neredeyse evinizin içine kadar girecek, ısınıp ısınmadığını bana mı soruyorsunuz? Ayrıca deniz sezonu başlayalı çok oldu bu soruyla gelmeniz çok gereksiz.” Dedim.

Bahane çok dedikodu yapmak için yan yatarlar, birisine yaklaşmak için on kez takla atarlar, ama sağlıkları için denizde yüzmeye vakitleri yoktur. Sinsiliğinin farkında olduğumu bilmesine rağmen sinsilik yapmaya devam ediyordu:  “Her sabah yüzerek serinliyorsunuz. Her akşamüstü bisiklet turuna çıkarak da terliyorsunuz. Sabah serinlemenizin ne anlamı kalıyor?” Dedi.

Lakin beynindeki sinsi bir engerek dilinin altındaki gerçek baklayı çıkarmaktan korkuyordu: “Bisiklet turunun amacı zaten terlemektir. Negatif toksinleri üzerimden atıyorum. Ayrıca denize serinlemeye değil sağlığım için yüzmeye gidiyorum. Güneşin verdiği ışınlarla demir vitamini alıyorum. Bunun yanı sıra yüzerek vücut eklemlerimi ağrısız hale getiriyorum. Ayaküstü saçma sapan gereksizce sohbetlerle çok değerli vaktimi negatif insanlarla boşa harcamamış oluyorum.” Dedim.

Duyduğu sözler karşısında biraz duraklıyor. Sarf ettiği sözlerin yanlış olduğunu kendisi gayette iyi biliyor. Bu tür insanların ön yargılarıyla laf sokmakta laf çarpmakta üstüne yoktur. Yüzünden okuyordum yaptığı terbiyesizliğin farkında olduğumun farkındaydı. Beyefendi kendisine verdiğim cevabı geçiştirerek yüzsüzce: “Bizde bugün geç saatte olsa yüzmeye geldik.” Diyerek kekelemeye başladı.

Karakterini anında okumama rağmen iyi niyetimi bozmamaya çalışarak: “Ters bir saati seçmişsiniz. Akdeniz’in en temiz ve berraklığı sabahın erken saatleridir. Sabah saat on birden sonra denize girmeyi sağlıklı görmüyorum. Bakterilere duyarlıysanız bu saatte girmenizi pek tavsiye etmem.” Dedim.

Sarf ettiğim o kadar sözden sonra yüzsüz bir tavırla: “Yine bilmece gibi cevap verdiniz. Söylediğinizi inanın anlamadım.” Diyerek konuşmayı hala sürdürmek istiyordu.

Sinirlendiğimi pek fazla belli etmemek için ses tonumun öfkesini gizleyerek: “Size gayette şeffaf bir cevap verdim. Görüyorsunuz insanlar denizi gölet gibi çimmeye kullanıyorlar yüzenlerse çok nadir. Hatta tuzlu sudan arınmak adına konulan duş kabinlerinde sabun ve şampuan ile yıkanıyorlar, o pis suyun denize gittiğini göremeyecek kadarda aptalız. Kendi sağlığımızla oynuyoruz bunun farkında dahi değiliz.” Dedim.

Üstü kapalı laf sokmalar laf çarpmalar sinsice amacına ulaşmak için elli takla atmalar elbette yalnız biz Türklere özel bir durum değildi. Bu sohbetin aslında bir yere varamayacağını oda biliyordu: “Belki zamanla öğreneceğiz.” Diyerek nihayet sözlerini bitiriyordu.

Bu tür insanların beni “Almancı” gözüyle gördüklerine göre, bense Türk Asıllı Hollanda vatandaşı olduğuma göre, Ana-vatanımda ve Baba-vatanımda orta yolu ortak yolu bularak açıktan söylemeyi seviyordum ve tercih ediyordum. Dikkat etmek gerekiyor. Çünkü kendi attığımız taş bazen kendi başımızı yarıp yaraya sargı bulamayabiliyoruz…

Sevgi ve saygılarımla


Diğer

13 / 06 / 2020 12:50

AH ŞU ERKEKLER OLMASA

Dünya ülkelerine ve kendi ülkemize baktığımızda yönetici sıfatında olup ülkeleri yöneten yöneticilerin çoğunluğu erkeklerden oluşuyor.

Devamını oku

20 / 05 / 2020 15:05

ÇILGIN KADIN..

Geçenlerde birisiyle sohbetimde şuan ki yaşantıma bakarak: "Merhaba çılgın kadın, dünya senin hayat senin çok rahatsın rahata alışmışsın." dedi.

Devamını oku

30 / 04 / 2020 15:30

RAHATSIZ OLUYORSAN ODANI DEĞİŞTİR

Nazik olmayan bir yüz ifadesiyle: “Kulaklarım duymuyor. Ayrıca televizyonun sesi sizi rahatsız edecek kadar fazla açık değil” dedi.

Devamını oku

23 / 04 / 2020 11:25

TÜRKÇEMİZDE HELLO VE PARDON

Yüreğindeki Gurbeti bağrında barındıranlardan korkmayın dost olup milletçe sevgi yumağı kurup yok olanları var olanlarla ülkemiz adına birlikte kucaklayalım!..

Devamını oku

06 / 02 / 2020 12:25

FAYDASIZ BAŞ ANCAK MEZARA YARAŞIR

Ya hep birlikte el ele vererek yaşadığımız çevremizi cennete çevireceğiz yada cehenneme ateşimizi ellerimizle götüreceğiz!..

Devamını oku

01 / 02 / 2020 13:10

BU YANLIŞI DÜZELTİRMİSİNİZ !!!

Adına şanına ülkesine inancına geleneklerine göreneklerine uygun esnaflar olmanın yolu yalnızca para kazanmak değil insan kazanmak olmalı.

Devamını oku

09 / 01 / 2020 01:35

AYIP OLMUYOR MU?

Canım yanmıştı öfkeli bir ses tonuyla: “Oha, koca denizde bu yaptığınız ne? Ayıp olmuyor mu? Dedim.

Devamını oku

04 / 01 / 2020 11:50

DÖRT KAŞIKLA TABANDAN OYNARIZ

Emirdağ, sosyolojik anlamda yapılan bütün araştırmaların kaynağında tek bir soru var. Bu ilçe neden bu kadar göç veriyor?

Devamını oku

24 / 12 / 2019 21:10

ANTALYA´DA TEYZEYİ SEYREDİYORUM

“Antalya’yı görsün” diye yanıma getirmiştim. Sahildeyiz oda tıpkı teyze gibi ayakları denizde kıyıda oturuyor.

Devamını oku

17 / 12 / 2019 17:35

BU JEST NEYİN KARŞILIĞI?

Karşılık beklemeden konu komşusuna yardım eden ataların çocuklarıyız size yapılan jestin illa karşılığı mı olmalı?

Devamını oku

14 / 12 / 2019 15:15

TÜKETEN ZİHNİYET ÇOĞALDIKÇA ÜRETEN TÜKENİYOR

Ulvi Görevimde Umuda Yolculuk adlı yeni çıkan kitabımın mutluluğunu o an unutmuştum ve gazeteci arkadaşın küçümseyen sözlerine takılı kalmıştım.

Devamını oku

03 / 12 / 2019 13:15

TÜRKİYE´DE ADRES KAYIT SİSTEMİ GENELGESİ

Evini yeni taşıyanlar adres değişikliğini yirmi gün içerisinde İl İlçe Nüfus Müdürlüğüne bildirmek zorundalar.

Devamını oku