Belçika hükümeti, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) vakalarındaki aşırı artış üzerine dört hafta boyunca kafe, bar, restoranların kapatılması ve gece yarısından 05.00'e kadar sokağa çıkma kısıtlaması gibi önlemler getirmeye karar verdi.


TÜKETEN ZİHNİYET ÇOĞALDIKÇA ÜRETEN TÜKENİYOR

gundem.be

Zekiye Doğan

Sevgili okurlarım merhaba,

Beni ilk kitabım Mart 2014 Yüklüdür Yüreğim, ikinci kitabım Eylül 2015 Müslümanız (!) Elhamdülillah, üçüncü kitabım Mayıs 2018 Yüreğimle Kader Yolculuğu’ndan itibaren takip eden ve haber yapan gazeteci arkadaş yeni çıkan dördüncü kitabımın haberini yapmaya misafirim oldu. Kasım 2019 Kuytu Yayınları’ndan Ulvi Görevimde Umuda Yolculuk adlı kitabımın adını ilginç bulan arkadaşa kitabımın içeriğini anlattım!

Lakin kitabım dışında çok fazla dikkatini çeken başka bir şey vardı. El emeği göz nuru ellerimle ördüğüm hırka, yaptığım işi kendince küçümsemiş olan gazeteci arkadaş; “İnanamıyorum siz örgü mü örüyorsunuz. Paranız pulunuz var uğraşmayın satın alın” dedi.

Ulvi Görevimde Umuda Yolculuk adlı yeni çıkan kitabımın mutluluğunu o an unutmuştum ve gazeteci arkadaşın küçümseyen sözlerine takılı kalmıştım. Hatta çok rencide olmuştum. Öfkeli ama sakin bir ses tonuyla; “Okumuş ve ülkenin her durumundan haberdar olan, insanları pozitif yazılarıyla haberleriyle yönlendirmesi gereken bir kişinin bunu bana söylemesi çok ayıp. Bu ülkede sizin gibi tüketen zihniyet çoğaldıkça üreten tükeniyor ve siz bunu görmüyorsunuz göremiyorsunuz” dedim.

Elleri nasırlı güzel anamı hatırladım. Eski giysilerimizi atmaz kilim çuval heybe dokurdu ve harmandan çıkacak olan kışlık hasılata kullanırdı. Ben çocukken köyümüzde elektrik yoktu. Elleri nasırlı dünyalar güzeli güzel anam gündüz mallara bakıyordu ve tarlada bahçede çalışıyordu. Geceleri gaz lambasının ışığı altında koyunyününden kirmanla ip eğirip bize yünden çoraplar yünden kazaklar örüyordu. Kardeşlerimle ben anamızın el emeğiyle göz nuru dökerek ördüğü çorapları kazakları onurla gururla giyiyor ve mutlu oluyorduk. Çünkü bu işleri her kadın bilmiyordu yapamıyordu…

Gazeteci arkadaşa bunları anlattığımda; “O zamanlar eski zamanlar ve eskide kaldı. Sizin gibi çocukluğundan itibaren Avrupa’da yaşamış ve Avrupa görmüş yazan çizen bir kadının eskilere tutkusunu anlamakta zorlanıyorum. Teknoloji çağında yaşıyoruz. Çağdaş düşünmek zorundayız ki, çağa ayak uydurabilelim ve çağdaş bireyler olarak yaşayalım” dedi.

Evet, teknoloji çağındayız, evet doğru artık çağa ayak uydurmak zorundayız. Lakin bizler çağa ayak uyduruyorken öz değerlerimizi örf ve adetlerimizi ayaklar altına almamalıyız. Altın pırlanta yakut değerindeki milli servetimiz olan çocuklarımızı öz değerlerimizle birlikte çağa alıştırmalıyız. Gazeteci arkadaşa; “Sizinle bu konuda nefesimi tüketmeyeceğim. Çünkü bu konuda ne anlatırsam anlatayım anlattıklarımı anlamayacaksınız. Fakat bilmeni isterim ki, konuştuğumuz bu konuyu gazetede köşemde yazacağım. Kim bilir birileri bu örnek konuşmamızı okur ve kendi için gelecek nesiller için taşın altına elini koyar, taşın altına elini uzatmayanlara da el uzatır” dedim.

Hani örnek olarak çocukluğumdan itibaren yaşadığım Avrupa’yı veriyorlar ya işte o zaman çok kızıyorum. Kulaktan dolma laflarla peynir gemisi yürümüyor, o geminin dümenine sıkı sıkı sarılacaksınız, değilse çıkacak olan en ufak bir fırtınada okyanusta mahsur kalırsınız. Sarrafı tarafından işlenmemiş pırlanta yakut altın değerini yitirir. Yitip gitmemek için dünyanın en güzide en değerli topraklarını teknolojiyle işletecek nesiller yetiştirmeliyiz, değilse yiter gideriz, yok olur gideriz…

Bu tür düşüncedeki insanlara sözüm ağır olacak. Hazmedemediğiniz lokmayı ağzınıza almaya kalkmayın midenize oturur sabaha kalkamazsınız. Kalkan ve kılıç olup ülke değerlerini koruyacağınız yerde bilinçli veya bilinçsizce ülkemin özel ve güzel insanlarını yeriyorsunuz geriyorsunuz. Kazancınız kaybınızı karşılamıyorsa ikinci hataya düşmeyin, kişiye kişiliğe ülkeye kumarda attığınız düşeş düz yolda hepinizi şaşırtır. Şaşmayın şaşırmayın anavatanımın ülkemizin gelecek nesilleri üzerinden saf ve temiz yüreklerin üzerinden kumar oynamaya kalkmayın ve başkalarına da bu değerler üzerinden kumar oynatmayın. Bu vatan hepimizin vatanı bu gemi batarsa hepimizin batacağını aklınızın yüreğinizin bir köşesine yazın…

Sevgi ve saygılarımla


Diğer

13 / 06 / 2020 12:50

AH ŞU ERKEKLER OLMASA

Dünya ülkelerine ve kendi ülkemize baktığımızda yönetici sıfatında olup ülkeleri yöneten yöneticilerin çoğunluğu erkeklerden oluşuyor.

Devamını oku

20 / 05 / 2020 15:05

ÇILGIN KADIN..

Geçenlerde birisiyle sohbetimde şuan ki yaşantıma bakarak: "Merhaba çılgın kadın, dünya senin hayat senin çok rahatsın rahata alışmışsın." dedi.

Devamını oku

30 / 04 / 2020 15:30

RAHATSIZ OLUYORSAN ODANI DEĞİŞTİR

Nazik olmayan bir yüz ifadesiyle: “Kulaklarım duymuyor. Ayrıca televizyonun sesi sizi rahatsız edecek kadar fazla açık değil” dedi.

Devamını oku

23 / 04 / 2020 11:25

TÜRKÇEMİZDE HELLO VE PARDON

Yüreğindeki Gurbeti bağrında barındıranlardan korkmayın dost olup milletçe sevgi yumağı kurup yok olanları var olanlarla ülkemiz adına birlikte kucaklayalım!..

Devamını oku

06 / 02 / 2020 12:25

FAYDASIZ BAŞ ANCAK MEZARA YARAŞIR

Ya hep birlikte el ele vererek yaşadığımız çevremizi cennete çevireceğiz yada cehenneme ateşimizi ellerimizle götüreceğiz!..

Devamını oku

01 / 02 / 2020 13:10

BU YANLIŞI DÜZELTİRMİSİNİZ !!!

Adına şanına ülkesine inancına geleneklerine göreneklerine uygun esnaflar olmanın yolu yalnızca para kazanmak değil insan kazanmak olmalı.

Devamını oku

09 / 01 / 2020 01:35

AYIP OLMUYOR MU?

Canım yanmıştı öfkeli bir ses tonuyla: “Oha, koca denizde bu yaptığınız ne? Ayıp olmuyor mu? Dedim.

Devamını oku

04 / 01 / 2020 11:50

DÖRT KAŞIKLA TABANDAN OYNARIZ

Emirdağ, sosyolojik anlamda yapılan bütün araştırmaların kaynağında tek bir soru var. Bu ilçe neden bu kadar göç veriyor?

Devamını oku

24 / 12 / 2019 21:10

ANTALYA´DA TEYZEYİ SEYREDİYORUM

“Antalya’yı görsün” diye yanıma getirmiştim. Sahildeyiz oda tıpkı teyze gibi ayakları denizde kıyıda oturuyor.

Devamını oku

17 / 12 / 2019 17:35

BU JEST NEYİN KARŞILIĞI?

Karşılık beklemeden konu komşusuna yardım eden ataların çocuklarıyız size yapılan jestin illa karşılığı mı olmalı?

Devamını oku

14 / 12 / 2019 15:15

TÜKETEN ZİHNİYET ÇOĞALDIKÇA ÜRETEN TÜKENİYOR

Ulvi Görevimde Umuda Yolculuk adlı yeni çıkan kitabımın mutluluğunu o an unutmuştum ve gazeteci arkadaşın küçümseyen sözlerine takılı kalmıştım.

Devamını oku

03 / 12 / 2019 13:15

TÜRKİYE´DE ADRES KAYIT SİSTEMİ GENELGESİ

Evini yeni taşıyanlar adres değişikliğini yirmi gün içerisinde İl İlçe Nüfus Müdürlüğüne bildirmek zorundalar.

Devamını oku