Haberin yayım tarihi
2012-09-07
Haberin bulunduğu kategoriler

Çözüm Vicdanımızda..

Görünüşe göre 14 Ekimde yapılacak yerel seçimler öncesi siyaset arenası
yine sıkıntılı bir döneme girdi.
Ortalikta bir acayip görunmez savaş var sanki.
Aday olmadan önce  durumun bu kadar ciddi olacağını hiç tahmin etmiyordum.
Kim kime rakip? Kim kimin arkasından konuşuyor belli değil.
Başka bir deyişle durum yine vahim yani…

Artık başkalarının üzerinden siyaset yapmayı bırakalım.
Kendi kültürümüzü, değerlerimizi unutmadan yaşadıgımız ülkeyi iyi tanıyalım.
Kenimizi diğer milletlere en mükemmel şekilde  tanıtalım.
Bize en yakışan, her zaman medeni insanlar gibi davranmaktır.
Bizler, Belçika’da yaşayan Türk toplumunu temsil edenler, ve özellikle siyasetin içinde, gözönündeki insanlar,  hepsinden önemlisi sağduyulu insanlar olarak, anlaşılmaz ve basit sözler etmekten kaçınmalıyız.

Boş  sözler konuşarak, boş vaadlerde bulunarak hiçbir yere varamayız.
Sıkıntı  açık ve net olarak ortada, seçilmek için değil, belçikayı yönetmek için hizmet için
halkımızın daha rahat yaşaması için gerçekten hizmete talip olmalıyız.
Yaklaşık 50 yıldır Belçika’da var olan Türk toplumun ve bütün diğer toplumların yığınla duran sorunlarını çözmek için aday olalım en azından ben bunun için aday oldugumu belirtmek isterim.

Herkes kendisi için ürettiği çözüm önerilerini, büyük bir samimiyetsizlik içerisinde, sanki Belçika`nın,  halkımızın kurtuluşunu sağlayacak çözüm önerileriymiş gibi, pervasızca sunuyor ve kendisine taraftar arıyor.
Afis yirtma savaslari da hat safhada diyebiliriz.
Bunlari yapmak ancak bize zarar verir. Kendi halkimiza zarar verdigimizin ne kadar farkindayiz acaba ? Hem istesek de istemesek de güneşi balçıkla sıvayamayız!

Nasıl olsa gerçekler er ya da geç, ortaya çıkar.
Buranın, yani yaşadıgımız, havasını alıp, suyunu içtigimiz bu toprakların gelecegi için gerekli olan çözüm önlemlerinin geciktirilmesi de kimseye yarar sağlamaz.
Bu yüzden; kendi kurgumuz, kendi bireysel kurtuluşumuz için geliştirdiğimiz dayatma çözümlerimizin de bu günkü geri sayışlar nedeniyle, herhangi bir yararı olmayacağı gayet açık.…

O halde; lütfen kimse kendini aldatmasın.Başarmak için once inanmak gerek, inanalim,
uyanık olalım ve bazı şeyler için fırsat kollayanları unutmayalım.
Belcikada yaşayan Turkler olarak, insan olarak, bilincli bireyler olarak ortak tavrımızı koyup, herkesin kabul edeceği  ortak bir fikre ulaşalım.
Bunun için eteğimizdeki taşları dökmemiz yeterli. Yani, birazcık fedakarlik…
Herkes, herkesi tanıyor.
Ne düşündüğünü de; ne kapasidede olugunu da üç aşağı beş yukarı kestirebiliyor.…
Düşüncelerin samimi bir şekilde ifade edilmesi, en azından var olan bir gerçek çıkmaz noktaları açığa çıkaracağı için bizi istenen çözüme yaklaştıracak.

Bizler bu toplumun önemli  ve vazgeçilmeyecek aktörleriyiz.
Her birimiz birer vatandaş, arkadaş, kardeş, hepsinden de önemlisi insan değil miyiz ?
O halde lütfen sıkça söylediğim gibi insan olmanın gereklerini yerine getirelim.
Biraz samimiyet, başlangic için sermayemiz olsun yeter.


Herkesi; şapkasını önüne koyup, geçmiş icraatlarını, ulaştıkları noktayı ve bu süreçte ödenen hesapların muhasebesini çıkarmaya çağırıyorum.
Sonra da, kendi emellerine ulaşırken, başkalarına ve hiç hak etmeyenlere ödettikleri bedelleri
düşünmeye……
Unutmayalım, bazı hallerde, sahibi olduğumuz vicdan kendiliğinden önce çıkarak beklenmedik anda gereken çözüm anahtarını sunacaktır.

Elinizi vicdanınıza koyun!


Birgül KAPAKLIKAYA
04/09/2012

Son Haberler

Hits: 9518 Visitors: 3230
Copyright © GUNDEM.be
Site içeriği ve dizaynın tüm hakları GÜNDEM.be websitesine aittir.
Kopyalamak ve izinsiz kullanmak kesinlikle yasaktır.