Haberin yayım tarihi
2012-09-17
Haberin bulunduğu kategoriler

CHP VE LİDERLİK

Doç. Dr. Birol Ertan

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) üzerine yazılanlardan hiçbir kesim hoşnut değil. CHP kanadı, haklı eleştirilerden ve saptanan eksikliklerin dile getirilmesinden rahatsız oluyor. İktidar kanadı ise CHP üzerine hiçbir şey yazılsın istemiyor, adeta CHP’yi unutturmaya çalışıyor. CHP tabanı, umutsuzluk yarattığı için bu yazılara tepkiliyken, iktidar kanadı destekçileri ise CHP üzerine yazmaya değmez görüşündeler. Hal böyle olunca, CHP konusunda dikkate değer yazılar ortaya çıkamıyor. Ben, CHP üzerine yazıların kaçınılmaz kaderini bildiğim halde, bu konuda sessiz kalmanın doğru olmayacağını düşünenlerdenim. Bu nedenle, arada bir de olsa, ısrarla CHP üzerine yazmaya devam ediyorum.

Çıplak gerçek ortadadır. CHP, kendi tabanı ve destekçileri tarafından bile bir iktidar seçeneği olarak görülemiyor. Bunun nedenini, yalnızca Kemal Kılıçdaroğlu liderliğine yüklemek doğru olmaz. Önceki genel başkanlar döneminde de aynı sorunlar bütün sıcaklığıyla hissedilmekteydi.

Peki, nedir CHP’nin sorunu?

CHP’yi iktidar seçeneği ya da alternatifi yapamayan beş temel gerçek bulunuyor. Bunlar ;

  1. Liderlik sorunu
  2. Kadro sorunu
  3. İnanç sorunu
  4. İdeolojik boşluk
  5. Pratik sorunlardır

Yakın zaman önce, Türk siyasetinde son seçimler bağlamında seçim kazanmanın anahtarını bulmaya dönük yeni bir kitap hazırladım. Şans yaver gider de kitapçı raflarında görürseniz, orada konuyu daha detaylı incelediğimi göreceksiniz. Bu makalede, konuyu başlıklar halinde incelemek durumundayız.

CHP’deki ilk sorun, “liderlik” sorunudur. CHP tabanı bile liderlik sorununun farkındadır. Parlamento merkezli bir siyaset yapan ve sürekli geri adımlar atan, halkın gündeminde önemli yeri bulunmayan konularda abartılı muhalefet yapmaya çalışan, vizyon sahibi olmayan bir liderlik anlayışı ile CHP’nin gideceği yer, muhalefet dışında bir yer olamayacaktır. Uzun dönemde ana muhalefet partisi niteliğini kaybederse şaşırmayalım.

CHP’nin yaşadığı diğer bir sorun ise lider “kadro” ile ilişkilidir. Aslında olay, lider olamayan bir kadro sorunudur. Geçen dönemlerde CHP içinde umduğunu bulamamış, yetersiz, yeteneksiz, makam-mevki peşinde koşan, halktan kopuk elitist bir zihniyeti yansıtan CHP lider kadrosu sürekli değişim yaşıyor. CHP, mevcut kadrosu ile başarılı olamadığı için sürekli ekip değiştirerek yoluna devam etmeye çalışıyor. Cumhuriyetle yaşıt bir partinin acemi kadrolar elinde nasıl tükendiğini gören birçok eski tüfek partili de hızla CHP’den uzaklaşmaktadır.

Elbette, CHP’yi kemiren en büyük sorunlardan birisi de “inanç” eksikliğidir. Buradaki inanç, din olarak görülmemelidir. Savunulan değerler ve ilkelere bağlılık anlamında bir inançtan söz ediyorum. CHP gençliği ve kadroları bile inanç eksikliği nedeniyle derin bir boşluk içindedir. Belirsiz bir Atatürkçülük ve sığ bir laiklik sığınağı ile kitleleri kucaklamaktan uzak bir liderliğin inanç eksikliğinin seçmen kitlesinde umutsuzluk yarattığı görülmektedir. Atatürkçülüğün 6 OK dışında neyi ifade ettiğinden haberdar olmayan, devrimci özünü kaybetmiş CHP gençliği ve laikliği doğru yerinden yakalayamayan bir liderlik ile CHP’nin gideceği yer, inançsızlıkla örülmüş nafile bir mücadeleyi andırmaktadır.

Liderlik, kadro ve inanç sorunu; elbette ideolojik boşluktan kaynaklandığı gibi, ideolojik bir boşluk da yaratmaktadır. İdeolojiyi Marksizm, Liberalizm, Faşizm ve Anarşizm gibi meşhur dörtlemeyle sınırlayan basmakalıp bir alana sıkıştırmıyoruz. Sosyal demokrasinin çağımız ve ülke gerçekleriyle uyumlu ilkeleri ve dünya görüşü olarak CHP’nin tutunduğu ideolojik bir kimlik yoktur ve bu ideolojik boşluk, CHP’de inançları ve umutları kemirmektedir. Bu ideolojik boşluk, CHP tabanı için aktif olamamanın, güçlü örgütler yaratılamamasının ve yeni kadrolar yetiştirilememesinin de kaynağını oluşturmaktadır.

Son olarak, CHP’nin yaşadığı sorunlardan birisi de pratikten kopuk çalışmalardır. Ankara’da TBMM’ye sıkışmış, sözel bir muhalefet yapmaya çalışan, elitist söylemler ile halka inemeyen CHP liderliği, pratikte etkili olamamaya mahkûmdur. Bu noktada CHP’nin önünde üç önemli eksiklik durmaktadır: Kent banliyölerinde silinmiş bir örgüt, kasabalarda etkisizleşmiş bir görünüm ve seçim sandıklarını denetleyemeyen bir parti örgütü.

Bu yazıyı kaleme alma nedenim, bir siyasi partiyi eleştirmek ya da ona yol göstermek değildir. Yaptığım, yalnızca bir durum tespitidir.

CHP kurmaylarının bu sorunları görüp görmediğini, önlemler alıp almadıklarını bilemiyorum. Ancak, demokratik bir ülkede muhalefet partileri ne kadar sağlıklı ve güçlü olursa, o ülkenin demokratik yapısı da o kadar kurumsallaşır ve siyasal istikrara o derece kolay erişilir. Bu nedenle, “güçlü CHP,  güçlü Türkiye” anlamına gelir.

Umarım bu gerçekleri, herkesten önce CHP kurmayları görürler.

Son Haberler

Hits: 7879 Visitors: 3116
Copyright © GUNDEM.be
Site içeriği ve dizaynın tüm hakları GÜNDEM.be websitesine aittir.
Kopyalamak ve izinsiz kullanmak kesinlikle yasaktır.