Haberin yayım tarihi
2012-04-05
Haberin bulunduğu kategoriler

Gönüllülük Işığı..

KADER SEVİNÇ

AB Komisyonu’nda üst düzey bir diplomat olan arkadaşım ile bir gün kahve içiyorduk… Onunla görüştükten sonra hastaneye gidecektim. Hastanenin adını öğrendiğinde, “Aaa! O benim gönüllüsü olduğum hastane, hafta sonları hastanede isteyen yaşlı hastalara yardımcı oluyorum. Bazen günlük işlerde yardım, bazen de onlara kitap okumak olabiliyor bu” dedi. Şaşırdım… Hafta sonu kişisel zamanından ayırarak gönüllü işlere vakit ayıran kaç kişi var ki çevremizde?

Siyaset, ekonomik kalkınma, yerel yönetimler, uluslararası ilişkiler, bilgi toplumu etkinlikleri, çevre, sanat, eğitim, sağlık, sosyal yardımlaşma, insan hakları, çocuklar ve yaşlılar gibi bir çok alanda, gönüllü alanda gönüllü çalışmalar tüm Dünya’da yaygınlaşıyor. Ülkemizde de yeni gelişen, uygulamada kurumsallaşan bir konu gönüllülük. Eğitim seviyesi en yüksek kesimlerde dahi gönüllülük kavram olarak yeterince anlaşılmış ve yaşam uygulamasına aktarılmış bir konu değil. Son yıllarda katıldığım gönüllülük esaslı etkinlikler ve gönüllülerle olan çalışmalarım sonucunda bir gözlem birikimim oldu. Bunları ve ilgili literatüre ait bazı bilgileri bu vesileyle paylaşmak istiyorum.

Hayatımızın önemli bir bölümünü resmi eğitim içinde geçiriyoruz; ilköğretim, lise, çoğu zaman üniversite, bazen yüksek lisans ve belki de doktora. Bu süreçte edindiğimiz bilgiler kuşkusuz çok değerli ancak, yaşamda bizi tek başına başarıya taşımaya ve bireysel olarak tatmin olmamıza ne yazık ki yetmiyorlar. Yaşam deneyimi ve toplumsal etkinlikler de çok önemli. Deneyim, iş hayatı içinde kazanıldığı gibi, gönüllük esasına dayanan etkinliklerde de kazanılabiliyor. Gönüllü etkinlikler iş yaşamına atılmadan önce öğrencilik döneminde de başlayabilecek, iş yaşamına paralel devam edebilecek, sonrasında emeklilikte de önemi sürecek bir yaşam tarzı anlayışıdır.

Gönüllülük ne değildir?

  • “Ülkem, toplumum için bir şeyler yapmak istiyorum” diye yola çıkıp size önerilen ilk görevde iş yerindeki sorunlarınızı, derslerinizi ya da yazmanız gereken tezi hatırlamak değildir.
  • Kendi kişisel gündeminizi taşıyacağınız, sosyal girişimi kişisel arzularınıza göre ihtiyaçların dışında yönlendirmeye çalışmak değildir.
  • Katkı sağlamak için yola çıkıp somut ve küçük işler istendiğinde iş beğenmemek, kapris yapmak değildir.
  • Sorumluluk alıp, gönüllü olup bunun gereği iletişimini kesip, e-mail ve telefonları yanıtsız bırakıp, sonra yine ortaya çıkmak değildir.
  • Hiçbir şey yapmadan sadece arkadaş sohbetlerinde bahsedeceğiniz bir şey hiç değildir.
  • “Yaparım” diyerek üstlendiğiniz görevleri teslim tarihi geldiğinde hiçbir şey olmamış gibi “yapamadım” diyerek geçeceğiniz keyfi bir iş asla değildir.
  • Gönüllü görev alıp bununla ilgili size yapılan çağrıya yanıt vermek yerine arkadaşlarınızla parti yapmak basiretsizliği de değildir.
  • Başarılı görevler yaptıktan sonra kendinizi sosyal girişimin merkezine koymak değildir. Herkes çok değerlidir fakat hiç kimse vazgeçilmez değildir.

Gönüllülük nedir?

En basit tanımıyla gönüllülük, bir bireyin hiçbir çıkar ve karşılık beklentisi içinde olmadan, ailesi ya da yakın çevresi dışındaki bireylerin yaşam kalitesini artırmak, toplumsal artı değer yaratmak ya da doğanın yararına olduğu düşünülen bir hedefe ulaşmak için bir toplumsal girişime destek olmasıdır.

Gönüllülüğü tanımlarken sıralanacak bir çok temel özellik var:

  • Ön koşul içten gelmesidir, bir ruh halidir.
  • Zorlama ya da baskı yoktur.
  • Maddi çıkar ya da karşılık beklenmez.
  • Keyfi bir zaman süreci ile kısıtlanamaz.
  • Deneyim, bilgi, yaş, yetenek gibi önkoşullar yoktur.
  • Etik ve somut sorumluluk almaktır.
  • Alınan sorumlulukları yerine getirmektir.
  • Sonuçta toplumsal bir fayda ortaya çıkmalıdır.
  • Bir takım çalışmasıdır.
  • Sizin ne yapmak istediğinizden önce söz konusu sosyal girişimin neye ihtiyaç duyduğu önemlidir.

Dolayısı ile gönüllü olurken, biz bir artı değer yaratmak için oradayızdır; sosyal girişimin bize istediğimiz hoşça vakit geçirme olanağı sunması için değil. Ancak, aynı vesile ile geçirdiğimiz vakitten hoşlanmak ve gurur duymak da bir artı değerdir.

Gönüllülüğün bana katkısı ne olacak?

Genellikle akla gelen ilk ve haklı sorulardan biri kuşkusuz bu oluyor. Toplumdan aldığını topluma geri vermek felsefesine dayanan gönüllülük çalışmaları kişiye de katkıda bulunuyor:

  1. Haz ve manevî zenginleşme: Gönüllü çalışan birey, karşılık beklemeden topluma yarar sağlamanın hazzını yaşar, yaşam deneyimini geliştirir. Yapılan çalışma ne kadar çetin ve sorunlu olursa olsun, zamanı ve olanakları en verimli biçimde kullanmak ve elde edilen sonuçtan keyif almak, gönüllü çalışmanın en teşvik edici unsurlarındandır.
  1. Özgüven: Özellikle, henüz öğrencilik aşamasında olan, meslek yaşamına atılmamış ya da profesyonel yaşamdan uzak, toplumsal işbirliği deneyimi olmayan bireyler için, bir sivil toplum kuruluşu bünyesinde diğer gönüllü ve profesyonel ekiple birlikte çalışmak, başka toplumsal projelerde ve iş yaşamında kendine güveninin artmasını sağlayacaktır.
  1. Takım çalışması yetenekleri: Benzer biçimde, takım çalışması deneyimi olmayan gönüllüler, belli bir hedef doğrultusunda uyum, işbölümü ve işbirliği gerektiren bir disiplinle çalışmayı öğrenerek kendilerini geliştirebilirler. Takım içinde daha geniş sorumluluklar üstlenen ve takımın eşgüdümünü yürüten bireyler ise, bu süreçte liderlik niteliklerini geliştirebilir.
  1. Toplumsal konum: Toplum yararına gönüllü çalışan bireylerin toplum içindeki saygınlığı artabilir ve toplum tarafından takdir edilebilir. Bu saygı ve takdir, gönüllünün hizmet götürdüğü hedef gruplardaki bireyler tarafından gösterilebileceği gibi, sivil toplum camiası ya da toplumun geneli tarafından da ifade edilebilir. Gönüllüler, diğer bireylerin toplumsal çalışmalara katkı sağlaması açısından da örnek oluşturur. Gönüllünün gördüğü saygı ve takdir, hiçbir şekilde, hizmet götürdüğü grubun bireylerinden ya da diğer insanlardan kendini daha üstün görme hakkını vermez. ‘Alçakgönüllülük’, gönüllülüğün erdemlerinden biri olmalıdır.
  1. Yeni bir çevre ve arkadaşlıklar: Çevresi geniş olsun olmasın, bir birey, gönüllü çalışmalar sayesinde çevresini genişletebilir ve yeni arkadaşlıklar kurabilir. Toplumsal ilişkileri gelişmiş olmayan bireyler için gönüllü çalışma, önemli bir sosyalleşme olanağıdır. Bu süreçte bireyin topluma karşı duyarlılığı da gelişir.
  1. Yeni ilgi alanları: Sosyal girişimlerin çalışma sahası ya da gönüllünün dâhil olduğu etkinlik, daha önce hiç tanımadığı bir sahaya adım atmasını sağlayabilir, hatta yaşamında yeni ufuklar açabilir.

Gönüllülük sorumluluk demektir

Gönüllü, sosyal girişimin her türlü talebini yanıtlamayı taahhüt etmiş olan ücretsiz işgücü değildir. Öte yandan, gönüllü birey de, gönüllü çalışmayı plansız programsız, sorumluluk üstlenmeden, istendiği zaman vazgeçilecek bir lütuf olarak görmemelidir. Gönüllü her görevi üstlenmek zorunda değildir. Ancak bu esneklik, üstlendiği görevleri yerine getirmeme ya da eksik yapma hakkı vermez. Gönüllü bir profesyonel çalışan olmamakla birlikte, üstlendiği görev ne kadar basit olursa olsun onu ‘profesyonelce’ yerine getirmelidir. Gönüllülük amatörlük değildir.

Kendinize samimi bir soru, dürüst bir yanıt

Gönüllülüğü yukarıdaki koşullara uygun biçimde yerine getirebilecek ortama sahip misiniz? Örneğin, bazı ailevi sorumluluklarınız, iş yerinizde bazı sorunlarınız veya yazmanız gereken bir tez var ve bir projede bir gönüllü görev almaya talip oluyor, sonra da size ilk verilen görevde de bunları öne sürerek geri çekiliyorsanız, bu dürüst konuşmayı yapmamışsınız demektir. Gönüllük etkinlikleri bu sorunlarınız açısından bir engel değil, çoğu zaman bir olumlu etken teşkil eder fakat yine de bu tür sorunları gönüllü olmadan önce dikkate almak doğru olur.

Önceliklerinizi belirleyin ve zaman yönetimini iyi yapın!

Gönüllü bir projede görev aldığınızda üstlendiğiniz görevleri ne olursa olsun profesyonel işinizdeki kadar önemseyin. Bu çok küçük bir görev de olsa. Toplumdaki ve mesleki saygınlığınızı belirleyen etkenin, yalnızca iş yerinde size para kazandıran projeleri ne kadar iyi yaptığınız olmadığını unutmayın. “Sorumsuz, güvenilmez kişi” gibi kötü bir ün sahibi olmaktansa, gönüllü olma onuru ve zevkini yaşamınızın bir başka dönemine ertelemeniz çok daha iyidir.

Öncelikleriniz arkadaşlarınızla hoş vakit geçirmek, kesintisiz hafta sonları yaşamak ise bunu göz önüne alarak gönüllü projelerine katılın. Arkadaş ortamları uğruna gönüllülük sorumluluklarınızı terk edip ortadan kaybolmayın. Geri döndüğünüzde projedeki rolünüzü bir başkası üstlenmiş olabilir ve ardınızda kötü seda bırakmış olursunuz.

Gönüllü çalışmalar hangi alanda olursa olsun yaşamımıza zenginlik katıyor.

Yaşamda bakmamız için bizi bekleyen sayısız pencere var.

Perdeleri açmaya ne dersiniz?

“Bırakın güneş ışığı içeri girsin!”

Son Haberler

Hits: 9518 Visitors: 3230
Copyright © GUNDEM.be
Site içeriği ve dizaynın tüm hakları GÜNDEM.be websitesine aittir.
Kopyalamak ve izinsiz kullanmak kesinlikle yasaktır.