Haberin yayım tarihi
2008-11-25
Haberin bulunduğu kategoriler

KKTC'de Rum Mallarına Hücum...

Birol Ertan

KKTC'de bir açıdan olumlu sayılsa da fazlası can sıkan bir alışkanlık mevcut. Herkes, her şeyi biliyor, kimse kendisini sorumlu hissetmiyor.

Yavru vatanda yaşayanlar bakkalından taksicisine, çöpçüsünden balıkçısına, sendikacısından Sorosçu sivil toplum örgütü yöneticisine kadar acımasızca eleştirmeyi o kadar seviyor ki, bilen de bilmeyen de konuşuyor, kıyasıya eleştiriyor, mangalda kül bırakmıyorlar. Ancak iş, kendi ülkelerini savunmak ve ekonomilerini korumaya gelince, çoğu ortadan tüyüyor. Yavru vatanda ekonomik sorunlar konusunda o kadar çok konuşan var ki ! Bıraksanız, herkes Ekonomi ya da Maliye Bakanı olup üç günde ülkeyi düze çıkartacaklar.
 
İşin ilginç yanı, her konuda eleştirmeyi bilen, mangalda kül bırakmayan Kıbrıs Türklerinin büyük kısmının, sivil toplum örgütü ve sendika temsilcilerinin ekonomideki kötü gidişin sorumlularından birisi olması. Örneğin, Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası Genel Sekreteri, KKTC'de yaşayan bir vatandaşın Rum tarafından aldığı ofis sandalyesinden vergi alınması üzerine omzunda ofis sandalyesi ve elinde uzun bir hıyar ile protesto yapmıştı.
 
Biliyoruz ki, KKTC ekonomisi kendine yeterli düzeyde değil. Bunun elbette ki bir çok nedeni var. Birinci neden, KKTC üzerinde, özellikle AB ülkelerinin uyguladığı haksız ve insanlık dışı izolasyon ve ambargolardır. KKTC içinde yuvalanmış bazı AB çığırtkanları, AB'nin üzerimizdeki haksız ve insanlık dışı ambargo ve izolasyonlarını görmezden gelmeyi başarıp AB borazanlığı yapmayı sürdürüyorlar. Ekonomideki kötü yönetim, küçük ölçekli ada ekonomilerinin karşılaştığı yapısal ve ölçek sorunları, ekonomide dışa bağımlılık gibi konular ile yeni bir devlet olmanın zorlukları da KKTC ekonomisindeki sorunların kaynakları arasına eklenebilir.
 
Benim bu noktada önemli bulduğum bir konu var ki, vatandaş olarak bu konuda sorumlu davranmadan şikayet etme hakkını kullanmak noktasındaki çelişkiye işaret ediyor. KKTC vatandaşlarının bir kısmı, belki de önemli bir kısmı, Rum Yönetimine geçip Rumlardan ıvır zıvır almayı bir marifet olarak görüyorlar. Rum Yönetiminden aldıkları tuvalet kağıtlarını, oyuncakları, kalemleri, et ve süt ürünlerinini gösterip marifet gibi şişinenler olduğunu da biliyorum. İşte bu noktada, KKTC'ye ve ülke ekonomisine, mal üreticilerine, bakkallara-marketlere ve dolayısıyla kendilerine ihanet ettiklerinin farkında mı acaba?
 
İhanet kelimesi bir parça ağır kaçmış olabilir. Ancak, KKTC'de denk bütçe yaratmak uğruna araba seyrüsefer ücretlerine, devir ücretlerine ve diğer vergilere, elektrik fiyatlarına, devletin sattığı hemen her şeye büyük zamlar yapıldı. Bunun nedeni, KKTC'de piyasada dönen paranın azalması, daha açıkçası ürünlerden alınan toplam vergilerin düşmesidir.
 
Ellerindeki paraları götürüp Ruma teslim ederek Kıbrıs Türkleri ne yapmış oluyorlar : Üretici, bakkal-süpermarket, aracı, üretimin her alanında çalışanlar, devletin vergi geliri düştüğü için devletten maaş alanlar ve diğer bir çok sektör çalışanının kazançlarının düşmesine neden oluyorlar. Sonuçta, kendi kendilerine zarar vermiş oluyorlar.
 
Vatandaş olarak kendi ekonomilerini düşünmezlerken, ellerindeki paraları götürüp Ruma teslim ediyorlar, ülke ekonomisinden yararlanan herkes bundan etkileniyor. Bunu yapıp sonra da ekonomi üzerine ahkam kesen konuşmayı ve eleştirmeyi çok seven Kıbrıs Türkleri, suçu biraz da kendilerinde aramalıdırlar.
 
Vatandaş sorumluluğu, çağdaş ülkelerde çok önem verilen bir konudur. Bir ülkenin gelişmesi ve kalkınması için vatandaşlar kendilerini sorumlu hissetmezse, bu yönde davranışlar sergilemezse, o ülkede kalkınma ve gelişme sürdürülebilir kılınamaz. Rum mallarına koşarak KKTC ekonomisini zayıflatanlar, ekonomi kötüye gidiyor diye hiç boşuna laf ebeliği yapmasınlar, bunun bir sorumlusu da kendileridir.
 
Yanlış mı ?
 
 
 

Son Haberler

Hits: 6234 Visitors: 3067
Copyright © GUNDEM.be
Site içeriği ve dizaynın tüm hakları GÜNDEM.be websitesine aittir.
Kopyalamak ve izinsiz kullanmak kesinlikle yasaktır.