Haberin yayım tarihi
2015-01-13
Haberin bulunduğu kategoriler

PARİS'TE YÜZYILIN DİZAYNI.

Birol Ertan

Hepinizin bildiği ve saat saat izlediği Paris terör saldırıları konusunda detaylara girmeyeceğim. Güçlü bir el devreye girdi ve kimliğini arabada unutacak kadar sakar ve beceriksiz iki gence, yüksek düzeyde korunaklı bir binaya çelik yelekler ve otomatik silahlarla girerek aralarında polisin de bulunduğu çok sayıda insanı öldürtecek bir cesaret, şans ve zamanlama sunarak Paris’teki ilk tangoyu başlatmış oldu.               

Olayın şaka kaldıracak bir yanı yok elbette. Trajik, vahim, çok tehlikeli işaretlerin başlangıcı sayılacak bir sürece girmiş bulunuyoruz. Paris terör saldırılarını birkaç gencin maceraperestliği ile açıklayan şaşkın yorumcuların azalması nedeniyle içimiz bir ölçüde rahat olsa da terör uzmanlarının bu konudaki yorumlarının yüzeysel kalması karşısında şaşkınlığımı yine gizleyemiyorum.

Paris saldırıları, çok ince planlanmış stratejik bir kurgudur. Bu kurgunun içinde kimlerin yer aldığı, zaman içinde çok daha net biçimde anlaşılacaktır. Kennedy suikastı örneğinde olduğu gibi, bu olayı gizlemeye çalışacak çok sayıda el bulunacak, olayın saptırılması için birçok senaryo üretilecektir. Bunların yanında, olayı kısa dönemli siyasi gelişmelere bağlayan yorumcular da çorbaya tuz taşıyarak bu felaketin geri planındaki güçlerin gizlenmesine istemeden yardımcı olacaklardır.

Fransa’nın Filistin hamlesi ya da Hamas konusunda bazı güçleri rahatsız eden son dönemdeki tavrı, böylesine güçlü bir senaryonun kurgulanması için asla yeterli görülmemelidir. Diğer yandan, olayı yüzeysel bir İslamofobi ile açıklayarak küresel güç dengelerinin planlarını göz ardı etmek de diğer yanlışlardan birisi olacaktır. Bilinmelidir ki, küresel güçlerin dini, milleti, ırkı, ülkesi ve “$” dışında inandıkları bir değerleri yoktur. Peki, hangi güç ve ne için böylesi bir kurguyu yapmış olabilir?

Öncelikle belirtmek gerekir ki, Paris saldırıları ne ilktir, ne de son olacaktır. Ancak, Paris saldırılarının biçim ve strateji açısından ilk olduğunu da kabul etmemiz gerekir. Bu nedenle, yazının başlığına “Paris’te İlk Tango” ifadesini koymak istedim.

Avrupa ülkeleri, tehlikeli bir sürecin içine çekiliyor. Bu süreç, Avrupa Birliği’nin dağılması ve Euro ismi verilen ortak para biriminin tarihin çöplüğüne doğru yola çıkması anlamına da gelmektedir. Dünyada dolara alternatif bir para birimini yaratması ile Avrupa Birliği, küresel güçlerin tekerine büyük bir çomak sokmuştu. Bu tehlikeyi fark eden İngiltere’nin süreçten geri çekilmesi, İngiliz Aklı ile açıklanmalı ve birçok şeyi açıklamaya yetmelidir.

Paris saldırıları, bir taşla on kuşun vurulması anlamında profesyonelce kurgulanmış stratejik bir adımdır. Bu noktadan sonra Avrupa ülkeleri, kendilerine çizilen rotadan çıkmadan nereye istenirse sürüklenmek durumunda kalacaklardır.

Paris saldırıları ile vurulan kuşları (10 KUŞ) başlıklar halinde kısaca sıralayalım:

Irak ve Afganistan müdahalesinde yalnız bırakılan ABD ve İngiltere’nin bundan sonraki müdahalelerde yalnız bırakılmamasının garantisi sağlanmıştır.

Fransa gibi batı çıkarlarından çok milli çıkarlar ekseninde hareket eden bir ülkenin Yemen ve Suriye gibi bataklıklara çekilmesi önündeki engeller kaldırılmıştır.

Diğer Avrupa ülkeleri olan İngiltere, Almanya ve İtalya gibi devletlere, oyunun kuralları kusursuz ve açık biçimde anlatılmıştır.

Samuel Huntington’ın “Uygarlıklar Çatışması” tezinin yürürlüğe sokularak Yeni Soğuk Savaş atmosferinin ortaya çıkması için taşlar döşenmiştir.

İki kutuplu dünyanın sona ermesi sonrasında işsiz kalan NATO için terörle mücadele gibi yeni bir iş alanı yaratılmıştır.

Avrupa ülkelerinin güvenilir limanlar olmadığı ve her an ufak müdahaleler ile kırılgan bir nitelikte olduğu mesajı verilmiştir.

Saldırganların Yemen El Kaide’si ile bağlantısı öne sürülerek Suriye sonrası yeni rotanın Yemen olduğu ifade edilmiştir.

IŞİD gündemi ile arka plana düşen El-Kaide terör örgütünün yeniden ön plana çıkması ve değişik ülkelerde piyasaya sürülmesi için bir gündem yaratılmıştır.

Saldırganların kimliklerini arabada unutması ve kısa zamanda silahlı çatışmada öldürülmesi yoluyla yürürlüğe sokulan plan kusursuz işletilmiştir. Böylece, küresel gladio örgütlenmesinin hala iş yapıp yapmadığı sınanmış ve “yeni gladio” başarı ile ipi göğüslemiştir.

Saldırıların arasına bir Yahudi marketinin sokulması ile komplo teorisyenlerinin İsrail’e yönelik kuşkularının ortadan kaldırılması sağlanmıştır.

Bu kuşlara onlarca daha yeni kuş eklenebilir. Ancak şurası açık ki, küresel akıl, “Kaos’tan Düzen Yarat” formülüyle ülkeleri dizayn etmeye, rotalarını saptamaya, iktidarların sınırlarını çizmeye devam ediyor. 1 ABD Dolarının üstünde yazan Yeni Dünya Düzeni, Ortadoğu’dan başlayarak kurulmaya başlamıştı. Bu şeytani planın bütün bölgelere sıçraması ise kaçınılmazdı. Afrika kıtasından önce Avrupa’ya sıçraması ise yalnızca biraz şaşkınlık yaratmalıdır. Ne var ki, Avrupa dizayn edilmeden önce Afrika projesinin, Rusya planlarının ve büyük Çin hamlesinin gerçekleştirilmesi de düşünülmemelidir.

Şimdi anlayabildik mi, Yeni Dünya Düzeni’nin ne kadar eski kafalar ile uygulanmaya çalışılan eskimiş bir kumpas olduğunu?

Son Haberler

Hits: 5870 Visitors: 3053
Copyright © GUNDEM.be
Site içeriği ve dizaynın tüm hakları GÜNDEM.be websitesine aittir.
Kopyalamak ve izinsiz kullanmak kesinlikle yasaktır.