Haberin yayım tarihi
2015-03-23
Haberin bulunduğu kategoriler

TUNCAY DEMİRTAŞ: MERSİN SAHİLİNİ HEP BİRLİKTE YOK ETTİK.

Geçtiğimiz hafta yakalandığımız grip nedeniyle bazı yazılarımız yarım kaldı. Mart ayının son haftasında bir Merin gezimiz olmuştu. Bir haftaya sıkıştırılan oldukça verimli bir programda birçok önemli konuyu öğrenmiş ve tanıklık etmiş olduk.

Bu arada yaptığımız çok özel sohbetlerde var. Bu sohbetler bazen okullarda verilen eğitimlerden daha öğretici olabiliyor.

Tuncay Demirtaş MersinlilerinTv Kanalı Kanal33`ün genel müdürü. Yaşadığı şehrin dışarıdan insanlara çok cazip geldiğini ancak bu şehirde yaşayan insanların kendine has bir sorunu da olduğunu ifade etti.

Demirtaş şu noktalara değindi:

``İşte kocaman bir deniz. Dışarıdan bakında pırıl pırıl, ancak biz öyle bir kirlettik ki; içinde bir tane balık bırakmadık. Mersin aslında çok verimli bir tarım bölgesi. Fakat biz heryeri bina ile doldurduk. İnsanlar tarımı artık bıraktı. En verimli alanları rant uğruna çar çur ettik. Ağız tadımız bozuldu, yemeyi içmeyi bile unuttuk.

Bazen öyle isyan edyorum ki; şu Yunan veya İsrail gelse bizi alsa da adam etse diyesim geliyor. Bu kadar doğası muhteşem, havası, suyui denişzi güzel memleketi nasıl bu kadar hovardaca tahrip edebiliyoruz diye isyan ediyorum.

Mersin bölgesinde göze çarpan 8 önemli sanayi kuruluşu var. Bunlar ne üretir ne satar, Mersin`e ne katkısı var bilen yok. Mersin Limanı Türkiye`nin en önemli limanlarından biri, ancak onun da Mersin`e hayrı yok.

Hele şu sahilimize gidip bir bakın. Dışarıdan güzel gözüküyor. Sahilde pırıl pırıl yatlar duruyor. Ancak tüm sanayi artıkları, tüm pislik denize akıyor. Güzelim sahil şeridi taş ve molozlarla doldurularak yeni alanlar kazanıldı, ancak bu arada plaj denilen şey kalmadı. Kilometrelerce mesafede denize girecek yer bırakılmadı. Denizde balık kalmadı balık. Balıksız deniz olur mu? İşte Mersin vahşi, acımasız ve bilinçsiz insanlarımız sayesinde böyle bir yer oldu.

Mersin şehrinin uzun vadeli bir imar planı yok. Yapılan planlar ise uygulanmıyor. Çarpık yapılaşma almış başını yürümüş durumda. Bilinçli bir imar planı olmadığı gibi birde mevcut yönetmenlikler kurallar uygulanmıyor. Örneğin yıkım kararı alınan bir binayı yöneticiler cesaret edip yıkamıyorlar.

Artık Mersin denince akla 2 şey gelir oldu. Biri tantuni, diğeri Yoğurt. Başka birşey yok. Kimliğimiz kalmadı artık. Yanlış politikalar, aşırı göç şehrin kimliğini yok etti. İpini koparak Mersin`e geliyor. Şehir merkezi tam bir eşkiya yatağı haline geldi. Ne ararsan var. Sanki Suriye`nin yarısı burada. Gelenler zamanla Mersinli olamıyorlar, onlar bilakis Merin`in kimliğini yokediyorlar.

Kiralar alldı başını gidiyor. Geçyiğimiz yıl 400 tl olan bir daire kira bedeli şimdi 800 tl oldu. Şehirde tüm köşebaşları dilencilerle doldu. Kapkaçlar, hırsızlık, cinayet ne ararsan var.

Şehrim adına çok üzülüyorum. Bu nedenle artık geleceğe yönelik umudumu da kaybettim. Artık birşekilde emekli olup bir küçük köyde yaşamak istiyorum En azından ömrümün geri kalan bölümünde bu kadar olumsuzluğu görerek, üzülerek yaşamamış olurum. Birkaç tavuk, birkaç civciv, keçi, koyun, kafama göre takılır, eğlenirim işte diye düşünüyorum``

İşte böyle.

Kanal33 Genel Müdürü Tuncay Demirtaş`a Mersin`i sorduk, biz Avrupa şehri Mersin ile guru duyuyorum diyecek diye beklerken, eyvaaah binbir dert dinledik.

Demekki; herşey dışarıdan göründüğü gibi olmuyormuş.

Son Haberler

Hits: 5798 Visitors: 3049
Copyright © GUNDEM.be
Site içeriği ve dizaynın tüm hakları GÜNDEM.be websitesine aittir.
Kopyalamak ve izinsiz kullanmak kesinlikle yasaktır.