Haberin yayım tarihi
2011-09-08
Haberin bulunduğu kategoriler

Yeşil bir doğanın içersinde gizlenmiş kutsal Apollon Smintheus Tapınağı..

Her tatil dönemlerinde memlekette yaptığımız gezilerin bir bölümü mutlaka tarihi mekanlara olur. Bugüne kadar bir çok tarihi mekanı gezmiş bulunuyorum. Karadeniz’den tutun, Ege, Akdeniz, Orta Anadolu, ve daha nice ünlü mekanlar.

Bu yıl yoğun tatil programı içersinde ancak iki önemli antik mekanı ziyaret edebildik. Bunlardan birisi Smintheion kutsal alanı antik Troas bölgesinde, Çanakkale ili, Ayvacık ilçesi, Gülpınar beldesi, diğeri Asos ya da günümüzdeki adıyla Behramkale (Behramköy).

Assos hakkında ayrı bir yazımız olacak. Ancak Tanrı Apollon’a ait Smintheion kutsal alanının bulunduğu yere ile ilgili birkaç gözlemimizi okurlarımızla paylaşalım istedik.

Bu tarihi mekanlar sadece Roma dönemine ait değil, bazen birkaç kültürün üst üste inşa edildiği görülüyor. Bu mekan aslında temelde bir tapınak. Ancak yapılış sitilinde kullanılan malzeme, hele hele kanalizasyon ve su şebekesi sistemi olağanüstü bir nitelikte. Binlerce yıl önce ne akıl, ne teknik. Üstelik daha güne kadar banyo yapmak için bir küveti olmayan Avrupalı’nın Ataları olarak gördükleri bu insanlar nice yıllar önce sıcak ve soğuk suyun beraber verildiği küvetler yapmışlar.

Kutsal alan Apollon Smintheus Tapınağı’nda bir yandan kazı çalışmaları yapılırken diğer yandan oluşturulan bir müzede toplanan parçalar sergileniyor. Burada ayrıca beldede toplanan yakın zamana ait tarihi değeri olan eşyalarda sergileniyor. Yani geçmiş den günümüze bir projeksiyon yapılmış.

Bu tarihi mekanda bir ilgin noktada tarihi kalıntılar içersinde bulunan koç başı heykeli. Türk halı-kilimlerinin genel karakteristik özelliğini koç başı damgasının oluşturuyor. Bu damga en canlı ve farklı üsluplarla bütün Türk dünyasında görülüyor. Mezar taşlarından koç başı damgalarını Türk hayvan üslubunun en güzel karakteristik üslubu olarak en yalın biçimiyle Japonya’dan Anadolu’ya kadar olan Türk mezar taşlarında görmek mümkün. Kutsal alan Apollon Smintheus Tapınağı’nda bulunan en önemli öğelerden birinin de ‘koç başı’ sütunu olduğunu görüyoruz. Kim bilir, Türkler beklide sanılanın aksine çok daha büyük bir coğrafyada kurulan bir çok farklı kültürün mimarı durumunda.

Ben merak ediyor, geziyorum. Gördüklerim beni çok heyecanlandırıyor. Bu sefer oğlum Buğra ile birlikte Küçükkuyu beldesinden sahil yolu ile kadırga koyu, Behramkale ve kıvrılarak Ayvacık ilçesinde süzülen yolu takip ederek hem taş köyleri seyrettik, hem dağ havası aldık ve hemde yeşil bir doğanın içersinde gizlemiş antik kentleri ziyaret ettik.

Sizlere de tavsiye ederiz. Balıkesir ve Çanakkale il sınırları içersinde bulunan Truva, Assos, Pergamon, Akslepion, kutsal Apollon Smintheus Tapınağı gibi yerleri eğer yolunuz bu tarafa uğrarsa mutlaka ziyeret edin..

Kutsal alan Apollon Smintheus Tapınağı..

Ozan Homeros’tan bu yana, Strabon, Yaşlı Plinius ve Pausanias kutsal alandaki Apollon Smintheus Tapınağı ile ilgili bilgiler ışığında kutsal alan bilim dünyasına tanıtılmıştır.  

Apollon Smintheus Tapınağının ilk kez arkeoloji dünyasına duyurulması, 1785 yılında Jean Baptista Le Chevalier tarafından Lektum-Babakale`den Alexandria Troas`a giderken tapınağın toprak üstünde kalan kalıntılarının görülmesiyle gerçekleşmiştir.

1853 yılında ise yöreye harita çalışması için gelen İngiliz Amiral R.N. Spratt, bulduğu yapının İon düzeninde Apollon Smintheus`a ait önemli bir kutsal alan olduğunu bilim dünyasına duyurmuştur. Spratt`dan sonra Pullan 1866 yılında kazılara başlamış ve bu ilk kazılardan sonra tapınak yüzyıl boyunca unutulmuştur. 1966 yılındaki H.Weber`in araştırması ile tapınak tekrar hatırlanmıştır. 1971-73 yılları arasında Çanakkale Arkeoloji Müzesinin yörede yürüttüğü kazı çalışmalarının ardından 1980 yılından bu yana Gülpınar-Apollon Smintheus Tapınağı ve çevresindeki kazı ve restorasyon çalışmaları Coşkun Özgünel başkanlığında halen devam etmektedir.

Apollon Smintheus Tapınağı, beldenin kuzey batısı ile kuzey doğusu arasında kalan vadinin başlangıç eteklerinde `Bahçeleriçi` olarak adlandırılan mevkiide yer almaktadır. Su yönünden zengin olan bu yöre yeraltı kaynak suları ile beslenmekte, büyük olasılıkla antik çağlarda oluşturulan yeraltı kanalları ile ana merkeze aktarılmaktadır. Tapınağın yapıldığı Hellenistik çağda da yörede suyun bol olması Apollon kültünün bir simgesidir, çünkü tanrı Apollon rahipleri kehanette bulunmak için her zaman suya gereksinim duymuştur. Tapınağın bu alanda kurulmuş olması da bu nedenle olmalıdır.

İ.Ö. II. yüzyılın ikinci yarısında İon düzeninde inşa edilen tapınak, Troas bölgesinin önemli bir kutsal alanıdır. Tapınak`ta Hellenistik çağ Anadolu mimarlığına imzasını atan Mimar Hermogenes`in uyguladığı pseudo-dipteros (yalancı iki sıralı sütun) plan kullanılmıştır. Ön ve arka cephelerinde 8, uzun kenarlarında ise 14`er sütun dizisi yer almaktadır. Tapınağın ölçüleri; 23.20m. x 41.65m. dir. Alt yapısında üç farklı tür taş kullanılmıştır. Temel, yöreye özgü volkanik tüf taşından yapılmıştır. Üzeri çevrede çok görülen andezit-bazalt taşı ile kaplıdır. Bu blokların üzerinde de mermer kullanılmıştır.

Üç bölümden oluşan tapınağa 11 basamak ile çıkılır. Bu bölümler, giriş sırasıyla, pronaos, naos ve opisthodomos dur. Tapınağın, Anadolu Attik tipi bir kaide üzerinde yükselen 44 adet sütunundan her biri 7 tamburdan oluşmaktadır. Yedinci sütun tamburu boğa başı-çelenk süsleri veya mitolojik sahneler ile bezelidir. Tapınağın frizlerinde ve kabartmalı sütun tamburlarında, İlyada destanındaki Troia savaşının görsel anlatımı, ünik olarak karşımıza çıkmaktadır. Akhilleus’un eğitim için Khiron’a getirilişi, Patroklos’un cesedinin savaş alanından alınışı, Patroklos’a ağıt yakılması, Akhilleus ile Hektor’un mücadelesi, Zeus’un karar vermesi, Akhilleus’un Hektor’un cesedini Troia surları etrafında sürükleyişi, Priamos ve ailesinin Hektor’un ölümünü izlemesi, Priamos’un Akhilleus’tan Hektor’un cesedini almaya gidişi, Andromakhe’nin Hektor için yas tutmasını anlatan frizleri; Apollon, Zeus, Leto, Artemis ve Musaları, Rahip Khryses’in Agamemnon’dan kızı Khryseis’i istemesi, Apollon’un Akhalılara okları ile veba salgını göndermesi, Odysseus’un Khryseis’i getirmesi, Thetis’in Zeus’a yakarışını anlatan kabartmalı sütun tamburları ve Apollon’un 6 m. yüksekliğindeki kült heykelinin bacağı tapınağın yanındaki müzede sergilenmektedir.

Apollon Smintheus Tapınağı restorasyon çalışmaları günümüzde de sürdürülmektedir. Tapınak yakın çevresi kazı çalışmaları, gerek tapınağın yapıldığı dönem gerekse daha sonraki dönemlerde kutsal alandaki yapılaşmayı çözümlemeye yönelik olarak halen devam etmektedir. Son yıllarda gerçekleştirilen çalışmalarda tapınağa giden kutsal yol ve propylon kalıntıları ortaya çıkarılmıştır. Yapılan kazılar sonrası yolun kuzeybatı-güneydoğu yönünde uzandığı, açılan kısmı itibariyle her bir metrede de 7 cm. yükseldiği tespit edilmiştir. Yolun bir rampa gibi kutsal alana doğru yükselmesi, ibadete gelen insanların karşılarına tapınağın birden çıkarılması ve onları gördükleri bu muhteşem yapı ile etkileme amaçlı olmalıdır. Alexandria Troas ile Smintheion arasında bağlantıyı sağlayan kutsal yolun bir parçası olduğu düşünülen yolun genişliği 7,20 metre, açılabilen uzunluğu ise 13 metredir. Kutsal yolun bir parçası da Tuzla Ovası içerisinde kalan 1989-1990 yıllarında çalışmaların yapıldığı Roma Çağı köprüsüdür. Tapınak çevresindeki diğer çalışmalar kutsal alandaki su yapılarına yöneliktir. Tapınak çevresindeki çalışmalar sonrası büyük rezervuarlar açığa çıkarılmıştır. Bu rezervuarlar tapınağın kuzeybatısındaki Roma ve Bizans dönemi yerleşimlerine su sağlamaktadır. Cadde’nin hemen yanında nymphaion (çeşme binası) yapısı yer almaktadır. Bu su yapıları üzerine kazı ve onarım çalışmaları halen devam etmektedir.

Son Haberler

Hits: 5759 Visitors: 3048
Copyright © GUNDEM.be
Site içeriği ve dizaynın tüm hakları GÜNDEM.be websitesine aittir.
Kopyalamak ve izinsiz kullanmak kesinlikle yasaktır.