Haberin yayım tarihi
2018-01-17
Haberin bulunduğu kategoriler

AFRİN NİÇİN BU KADAR ÖNEMLİ?

İzzet Dönmez Yazdı

Dünya Savaşı`ndan sonra 8 Ocak 1918`de Amerikan Başkanı Woodrow Wilson, 14 maddelik bir beyanname yayınladı.

Bu beyannamenin 12. maddesi bizi doğrudan ilgilendiriyor.

Şöyle ki; güya Başkan Wilson, Anadolu`da Türkler`e güvenli bir yurt verilmesini istiyor.

Ancak, Türk olmayan halklara da müstakil topraklar istiyor.

Yani, Doğu Anadolu`yu Ermenilere, Güney Doğu Anadolu`yu da Kürtlere bırakılmasını istiyor.

Lozan Barış Konferansına Amerika gözlemci ülke statüsü ile katıldı.

Orada sürekli olarak Başkan Wilson`un taleplerini dile getirdi.

Enteresandır, İngiltere, bu talebi kabul etmedi.

Dünya Savaşı yıllarında, süper güç İngiltere idi.

Racon`u da İngiltere kesiyordu.

İngiltere, Anadolu`nun 4`e bölünmesine karşı çıktı.

Batı Anadolu`yu Yunanlılara, Doğu Anadolu`yu Ermenilere, Güney Doğu Anadolu`yu da Kürt`lere verme fikrinden vazgeçti.

Niçin?

Niçin`i gayet basit, Lenin bir İngiliz ajanıydı.

Onu Rusya`ya Çarlık Rusya`sını dağıtmak için gönderdiler.

Çarlık Rusya dağıldı ama Lenin, yerine Sovyetler Birliğini kurdu.

1917`den 1923`e kadar, Lenin yeni Devlet`i bütün ihtişamı ile oluşturdu.

Sovyetler Birliği`nin sıcak denizlere inme politikasını İngiltere çok iyi biliyordu.

Kerkük ve Musul Petrolleri, onlarında önceliği idi.

Parçalanmış bir Anadolu, İngilizlerin işine gelmedi.

Bazen siyasi konjoktür, milletlerin hayatında ne kadar önemli olabiliyor.

Türkiye, bunu yaşadı.

İngiltere açısından, 1. Dünya Savaşına girmenin yegane nedeni, Osmanlı`nın elinden körfez petrollerini almaktı.

Nitekim aldı da.

Amerika ise, Lozan`dan eli boş döndü.

Dünya Savaşı`ndan sonra, yeni süper güç olan Amerika`nın körfez petrolleri, aklından hiç çıkmadı.

Amerika, oralara dalabilmek için, önce Sovyetler Birliği işini halletmesi gerekiyordu.

Sovyetler`e karşı, NATO`yu kurdu, Sovyetler`i bloke etti.

Küresel ekonomik gücü ile Sovyetler`e iktisadi örtülü ambargo uyguladı.

Ekonomisi çok zayıf ve kırılgan olan Sovyetler Yönetimi, Afganistan`ı işgal edince, Amerika`ya gün doğdu.

Tıpkı Kuzey Irak ve Kuzey Suriye`de yaptığı gibi Afganistan`da ki sözde İslamcı gerillalara dünyanın en gelişmiş silahlarını verdi.

Özellikle Stinger füzeleri ile yüzün üzerinde Rus MIG savaş uçağını düşürttü.

Sovyetler Birliği, Afganistan`dan çekildi çekilmesine de, ekonomisi tükenmişti.

Dayanacak takati kalmadı ve 1990`larda Sovyetler çöktü.

Amerika, hemen kolları sıvadı ve körfez operasyonuna başladı.

Amerika, baba Bush döneminde, 1991 yılında 1. Körfez Harekatını başlattı.

Saddam`ın otoritesini önce sıfırladı.

Irak`ın Kuzey`inde Kürtler’e bir egemenlik alanı yarattı.

Yine Güney`deki Şiilere egemenlik alanı yarattı.

Saddam, Bağdat ve çevresine sıkıştı kaldı.

Amerika, 2003 yılında Irak`a son ve kesin darbeyi vurdu, Saddam`ı tamamen devirdi.

Bütün bu operasyonlar sonucunda Amerika`nın amacı ve hedefi neydi?

Hani derler ya; ‘’büyük devletlerin amacı ve hedefi de büyük olur’’

Büyük Devletler, zamanın olgunlaşmasını da beklerler.

Amerika, yüz yıl önce kafasına koyduğu Büyük Kürdistan`ı bu bölgede kurmak istiyor.

Aslında, kurmak istediği Devlet, Büyük İsrail`in sadece altyapısıdır.

Amerika, hem kendisine ve hemde İsrail`e ebedi bir şekilde biat edecek sahte bir Devlet peşinde.

Bu Devlet`le Amerika neyi hedefliyor?

Çok basit, Amerika, körfez petrolüne tam hakim olmak istiyor.

İran Petrolleri dahi bu işin içinde.

Amerika, Akdeniz`e doğrudan çıkışı olan sözde bir Kürdistan istiyor.

hedef, Irak ve Suriye Kürt`lerini birleştirerek, Irak petrolünü Akdeniz`e akıtmak.

Bunun içinde mutlaka Suriye topraklarından Akdeniz`e koridor açmak istiyor.

Bunun olması için Kobani çevresinde oluşturulan Kürt Kantonlarını, Afrin Kantonu ile mutlaka birleştirmek gerek.

Ondan sonrası kolay.

Rus Uçağı`nın düşürülmesi olayı dahi, bu projenin bir parçasıdır.

Türkiye Devleti, bu projeyi engellemek için, Suriye topraklarına girdi.

Azez ve Ceraplus arasını işgal ederek, o koridoru kapattı.

Yetti mi?

Yetmedi.

Amerika, şayet isterse El Bab`ın güneyinden yeni bir koridor açar ve Akdeniz`e çıkar.

Rusya buna ne der?

Hiçbir şey demez.

Büyük Devlet`ler daima al-ver süreci yaşarlar.

Amerika, Ukrayna`nın doğusunu Rusya`nın işgaline göz yumar, Rusya`da bu koridoru görmezden gelir.

Bu kadar basit.

Suriye, Rusya`nın babasının toprağımı ki?

Yeter ki; Rusya`nın Suriye`de ki üslerine dokunulmasın.

Türkiye Devleti, bunu bildiği için, Hatay`ın güneyinde ki İdlip`e de girdi.

Bir tarafta Hatay, diğer tarafta Azez-Cearaplus hattı, güneyde İdlip, ortada kaldı terör yuvası Afrin.

Afrin`inde mutlaka kontrol altına alınması icap ediyor.

Türkiye için hayati öneme sahip.

Afrin, öyle kolay ele geçirilecek bir yer değildir.

Amerika, bu bölgeleri, binlerce Tır silahla donattı.

Müdahale çok zor ve çetin geçecektir.

Allah, ordumuza ve milletimize kolaylıklar versin.

Türkiye`nin bütün bu operasyonlarına Amerika göz mü yumacak?

Belki şimdi "Evet" Amerika, uzun vade de bu koridoru mutlaka açmak isteyecektir.

Amerika, ilk adımda, Fırat`ın doğusundaki kantonlarda Devletleşmeyi bitirecektir.

Belki İncirlik üssünü dahi buraya taşıyacaktır.

Hem Kuzey Irak`tan, hemde Kuzey Suriye`den bölücü örgütün Türkiye`ye saldırılarını destekleyecektir.

Bu kesin böyle olacaktır.

Türkiye, Fırat`ın batısında kontrolü elimde tutuyorum diye sevinirken, Fırat`ın doğusundaki yeni Kürt oluşumu ile uğraşacaktır.

Türkiye`yi çok zor günler beklemektedir.

Amerika tıpkı Saddam`a yaptığı gibi bu bölgeye karşı, Türkiye`ye uçuş yasağı koyabilir.

PKK, elini kolunu sallayarak, Türkiye`ye girip, eylem koyar, sonra çıkıp, gider.

Uçuş yasağı olduğu için, sende sıcak takip yapamazsın.

Alçak devletlerin alçakça politikaları hep olur.

Bu işlerin çözümü ve çaresi var mıdır?

Evet vardır.

Türk Milleti, tıpkı Kurtuluş Savaşı`nda olduğu gibi, yek vücut olacak.

Başka çaresi yoktur.

Türk Milleti, birlik ve beraberliğini devam ettirdiği sürece, Amerika`nın dediği olmayacaktır.

Amerika, Türkiye üzerine oynadığı oyunların tıpkısını Rusya ve İran`a karşıda oynamaktadır.

Rusya`ya karşı, ambargo üzerine ambargo uyguluyor.

Bu ülkeler işbirliği yaptığı sürece, Amerika`nın burada borusu ötmeyecektir.

Amerika`da bu işbirliğini bozmak için, oyun üzerine oyun tezgahlayacaktır.

Bütün bunlardan dolayı devletin başında mutlaka ehliyetli ve liyakatli, yine mutlaka cesur yöneticiler olması gerekir.

Başka çıkar yolda yoktur.

Selam ve dua ile.

Son Haberler

Hits: 8834 Visitors: 3180
Copyright © GUNDEM.be
Site içeriği ve dizaynın tüm hakları GÜNDEM.be websitesine aittir.
Kopyalamak ve izinsiz kullanmak kesinlikle yasaktır.