Haberin yayım tarihi
2014-12-17
Haberin bulunduğu kategoriler

AYAĞINI DENK AL!

İzzet DÖNMEZ

Bu sözü kim söylüyor?

Zamanın Genelkurmay Başkanı Org. Hilmi Özkök.

Kime söylüyor?

1. Ordu Komutanı Org. Çetin Doğan`a.

Ne vahim bir durum değil mi sizce?

Bir Orgeneral, diğerine "Ayağını denk al" diyor.

Bu sözün bittiği yerdir.

Herhalde bunu derken belindeki beylik tabancasının horozu da açık olmalı.

Silahlı Kuvvetler barış zamanında savaş senaryoları oynarlar.

Bu, onların harbe hazırlık için elbette ki görevleridir.

Harbe hazırlık plan seminerleri de olağan görevleridir.

2002 yılında 1. Ordu komutanlığının olası bir Türk-Yunan çatışmasına yönelik plan seminerine kimin ne diyeceği olabilir ki?

Sıkıntı hiç gereği yokken, Kara Kuvvetleri Komutanının "yapılmasın" açık emrine rağmen "İç tehdit" senaryosu gereği 1. Ordu sınırları içinde yani Edirne`den Sakarya`ya kadar gerçek isimleri de tek tek sayarak "sözde" plan yapılmasıdır.

Bir milli ordunun, bir plan seminerinde gerçek kişileri isim isim sayarak senaryo hazırlaması makul bir iş sayılabilir mi?

Org. Çetin Doğan`ın bu suçu işlediği konusunda artık bir tereddüt yok.

Öyle anlaşılıyor ki bu plan semineri ile ilgili tüm veriler 2003 yılında zamanın Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan`ın önüne bütün detayları ile gelmiş.

O`da bunu zamanın Genel Kurmay Başkanı Org. Hilmi Özkök ile paylaşmış.

Org. Hilmi Özkök`te bunun üzerine Org. Çetin Doğan`ı huzuruna çağırarak uyarmış ve hatta Aytaç Yalman`ın ifadesine göre "Ayağını denk al" demiş.

Esasında tarih bir gün her şeyi bütün çıplaklığı ile yazacak.

O dönem Hilmi Özkök`ün Genel Kurmay Başkanı olması Allah`ın bu millete bir lütfu keremidir.

Hilmi Özkök, her şeyi bütün detayları ile biliyor ancak bağrından çıktığı Türk Silahlı Kuvvetleri "yıpranmasın" diye yutkunuyor.

Bence de doğrusunu yapıyor.

Çünkü ordumuzun daha fazlada yıpranması bu ülkenin hayrına değildir.

Burada daha vahim bir durum var.

Zamanın Kara Kuvvetleri komutanı Org. Aytaç Yalman`ın kesin emirle oynanmasın dediği " İç tehdit Senaryosu" oynanıyor.

Oynandığı da Kuvvet Komutanlığına bildiriliyor.

Bu bilgiyi alan kim?

Zamanın Kara Kuvvetleri Kurmay Başkanı Org. İlker Başbuğ.

İlker Başbuğ, bu bilgiyi aldığı halde üstlerine bildirmiyor.

Bundan dolayı Org. Aytaç Yalman, Org. İlker Başbuğ`a çok kızıyor.

Yazdığı kitabında açıkça "Eğer siz görevinizi yapsaydınız bu gün Balyoz diye isimlendirilen dava olmayacak, yüzlerce suçsuz insan cezaevinde olmayacaktı" diyor.

Aytaç Yalman paşanın "yüzlerce suçsuz insan mağdur olmayacaktı" görüşüne aynen katılıyorum.

Şöyle ki;

Balyoz yargılamaları ile yüzlerce insan mağdur edilmiştir.

Bu hukuksuz planın kimin aklından çıktığı belli.

Kardeşim, sen suçluyu yargılasana.

Hayır öyle yapılmadı.

İş tamamen sulandırıldı.

Balyoz eylem planı, Ergenekon iddianameleri ile Silahlı Kuvvetlerde tam bir tasfiye yapıldı.

Hiç kimse bu ülkede "Ergenekonik bir yapılanma yoktur" demiyor ve diyemez.

Hiç kimse bu ülkede Çetin Doğan`ın sözde "irtica tehdidini" gerekçe göstererek askeri müdahale hevesini yok varsaymıyor.

Tamamda, bunlar gerekçe gösterilerek Türk Silahlı Kuvvetlerinde tam bir tasfiye yapıldı.

Niçin ve hangi amaca hizmet etmek için yapıldı?.

Bunun nedeni KOBANİ`de gizli Aziz yurttaşım.

1950`den beri Türk Silahlı Kuvvetlerinin çatısı NATO`ya göre kuruluyordu.

Generallerimizin hepsi maalesef NATO Generali imiş.

Tıpkı Mısır`daki SİSİ gibi generallermiş bizim Generallerimizde.

1960`dan günümüze kadar bütün askeri müdahaleler Amerika`nın izniyle, onayıyla yapılmış.

Maalesef merhum Alparslan Türkeş bile o yıllar Pentagonda Özel Harp subayı olarak yetiştirilmiş.

1960-1970 yıllarındaki Ülkücü Komando Kamplarını da emekli ya da muvazzaf subayların yönetmesi boşuna değilmiş.

Bu gün neler öğreniyoruz, neler!.

1. Körfez harekatından sonra Türk Silahlı Kuvvetlerinde Bazı Muvazzaf Subaylar Amerika`nın bölgedeki niyetleri konusunda kuşkulanmaya başladılar.

Yeni bir subay profili ortaya çıktı.

Bölgede ülkenin milli sınırlarının tartışıldığı bir dönemde, bu subay takımı açıkça tasfiye edildi.

Amerika, cemaati taşeron olarak kullanarak yaptı bu tasfiyeyi.

"Milliyetçi" "Ulusalcı" çizgideki bu subaylardan Amerika hiç hoşlanmadı.

1 Mart teskeresi geçmeyince faturayı bu subaylara çıkardı.

Önce Irakta askerlerimizin başına çuval geçirildi.

Sonra da tasfiye yapıldı.

Türkiye çok derin senaryoların neticesidir.

Türkiye çok tarihi günleri yaşıyor.

Allah milletimizin yardımcısı olsun.

Son Haberler

Hits: 5803 Visitors: 3049
Copyright © GUNDEM.be
Site içeriği ve dizaynın tüm hakları GÜNDEM.be websitesine aittir.
Kopyalamak ve izinsiz kullanmak kesinlikle yasaktır.