Haberin yayım tarihi
2019-01-23
Haberin bulunduğu kategoriler

İLÇEMİZİN UNUTULMAZ SEÇİM İŞLERİ

İzzet DÖNMEZ

Dün bir yakınımızn cenazesi için Akyazı`ya gitmiştim.

Kadim dostum, ağabeyim ve akrabam Osman Kilit`le karşılaştım.

Osman Kilit, bir zamanlar Akyazı`nın efsane siyasetçilerindendi.

Ahmet Sarıçizmeli, Hüsamettin Bayraktar, Refik Baykal, Halil Karadayı, Osman Kilit, Hacı Ziya Özdemir.

İlçe`de birer siyasi ekol idiler.

Bu insanların yerleri bir daha hiç dolmadı.

Bugünkü sıkıntı da buradan geliyor.

Bu isimlerin yerini Recep Yıldırım doldurmuştu.

O da siyasete ara verdi.

2. bir Recep Yıldırım`da yok.

Osman Kilit`le bunları konuştuk.

Bu isimler, siyaseten hep kavga ederlerdi.

Seviye asla düşmezdi.

Siyasi kavga bitende, eski Hükümet Konağı önündeki mütevazi park`ta beraberce çaylarını yudumlarlardı.

Osman Kilit, yaklaşık 25 yıldır Romanya`da ticari faaliyetlerini devam ettiriyor.

Zaman zaman Akyazı`ya geliyor.

Ben, Adapazarı`nda ikamet ettiğim için, çok nadir zamanlarda görüşebiliyoruz.

Dün Osman Kilit`le sohbet ederken, aklıma geldi.

1989 yerel seçimleri,  Osman ağabey, Anavatan Partisi`nden aday adayı.

Çok çekişmeli geçen bir önseçim oldu.

O yıllarda siytasi partiler, hakim teminatı altında önseçim yaparlardı.

Önseçime 3 aday adayı girdiler.

Yarışı Osman ağabey önde tamamladı.

Önseçimi kaybeden iki aday adayı küstü ve SODEP`in adayı Muzaffer Başer`i desteklediler.

İşyerim ve ikametim Adapazarı`nda olduğu için, Akyazı`daki seçim sürecini çok yakından takip edemiyordum.

Osman ağabey`i her gördüğümde, ona "Nasıl gidiyor çalışmalar?" diye soruyordum.

Hiç unutmuyorum o tabloyu.

Kendisine her sorduğumda, eline bir kağıt, kalem alıyordu.

Kağıt bulamazsa, bir peçete alıyordu.

Başlıyordu hesap yapmaya.

Anavatan Partisi`nin var 4 bin oyu, SODEP`in var 1600 oyu, Refah Partisi`nin var 600 oyu.

Refah Partisini zaten hiç kaale almıyordu.

Diyordu ki; "SODEP (Şimdiki CHP), 1600 olan oyunu bin artırsa, 2600 eder.

Anavatan Partisi, 4 bin olan oyunun bin tanesini kaybetse, 3 bin oy kalır.

Yinede 400 oy farkla seçimi alırım".

Osman Kilit`in bu anlatımı, tam bir nakarat haline gelmişti.

Osman ağabey, bu kaybı niçin hesaplıyordu?.

Önseçimi kaybeden küskün iki rakibi, SODEP`in adayı Muzaffer Başer`i destekliyordu.

Önseçimi kazandığında, kendisine aynen şunu dediğimi hatırlıyorum.

"Önseçim, çok kavgalı ve kırıcı geçti. Birbirinizin aleyhinde demediğinizi bırakmadınız. Senin yerinde olsam, alırım yanıma Neziha yengeyi, hiç kimselere gözükmeden, doğruca Saadettin Yar`ın evine giderim.

Doğruca Cemal Şen`in evine giderim, gönüllerini alırım.

Aksi takdirde, senden gidecek bir oy, karşı tarafa iki oy yazar".

Zafer sarhoşluğu içinde, Osman Kilit beni dinlemedi.

Sandıklar bir açıldı, Anavatan Partisi`nin 4 bin oyu, düşmüş 1400`e.

SODEP`in 1600 oyu, çıkmış 2800`e.

Seçimi 50 oy farkla Recep Yıldırım kazanıverdi.

26 Mart 1989 yerel seçimleri, tamda bugünkü gibi ekonomik sıkıntı ortamında yapıldı.

Bu yerel seçimler, öyle bir seçimler olacaktır ki; hiçbir aday, sayın Cumhurbaşkanı`nın resmini, kendi resmi önüne koyarak, seçim kazanamayacaktır.

Seçimi kazanan her aday, kendi kabiliyeti ile kazanacak.

Kaybeden her adayda, kendi kabiliyetsizliği ile kaybedecektir.

Bu seçimlerde, Recep Tayyip Erdoğan adı, seçim kazanmaya yetmeyecektir.

Tıpkı 1989 yılında Turgut Özal adı`nın seçim kazanmaya yetmediği gibi.

Çünkü, mutfaktaki yangın`ın sandığa mutlakla bir yansıması olacaktır.

Sayın Cumhurbaşkanı bunu net bir şekilde görüyor.

Süper Marketler yakınmasıda bundandır.

Yerel seçimler arifesinde amacım moralleri bozmak değildir.

Benimkisi bir uyarıdır.

Sandıklar açıldıkça, "Buda mı, buda mı, burasıda mı gitti, yok yahu, orasıda mı gitti?" hayretleri yaşanmaması için, ben fikrimi söylüyor ve kenara çekiliyorum.

Çok bilen, kendisi bilir.

Son Haberler

Hits: 8802 Visitors: 3178
Copyright © GUNDEM.be
Site içeriği ve dizaynın tüm hakları GÜNDEM.be websitesine aittir.
Kopyalamak ve izinsiz kullanmak kesinlikle yasaktır.