Haberin yayım tarihi
2016-11-17
Haberin bulunduğu kategoriler

ÜMİT HOCA VE MHP.

İzzet Dönmez Yazdı..

MHP Genel Başkan adaylarından Meral Akşener daha önce parti`den ihraç edilmişti.

Şimdi de Ümit hoca gitti.

İdeoloji partilerinde parti içi kavga, olağandışı değildir.

Lider, siyasi parti tabanlarının prototipidir.

Lider, parti`nin vitrine sürdüğü en kıymetli malıdır.

Sayın Devlet Bahçeli`nin MHP liderliğinde başarısız olduğu fikrine hiç katılmadım.

Şimdi de aynı kanaatteyim.

MHP`nin kurucu Genel Başkanı merhum Alparslan Türkeş döneminde MHP hep % 2.5-3 civarında oylara abone idi.

Türkeş liderliğinde ki MHP en yüksek oyu 1995 seçimlerinde aldı (% 8.3).

Devlet Bahçeli liderliğinde MHP 1999 seçimlerinde yaklaşık % 18 oy alarak, ülkenin 2. büyük partisi oldu.

3-5 milletvekillik MHP, yüz`ün üzerinde milletvekiline Devlet Bahçeli döneminde ulaştı.

Kasım 2001 krizinden MHP`de nasiplendi ve oyları % 8.5`a düştü.

Yine de Türkeş döneminden yüksek.

MHP, o yıldan sonra girdiği bütün seçimlerde barajın üzerinde oy aldı.

Peki, sıkıntı nerede?

MHP, 7 Haziran seçimlerinde % 16.3 oy almıştı.

Yenilenen 1 Kasım seçimlerinde ciddi oy kaybına uğradı ve oyları % 12 civarına düştü.

Bunun parti içinde çalkantılara neden olması son derece doğaldır.

Ancak, samimi bir analiz yapmak gerekirse, 7 Haziran seçimlerde Ak Parti`den gelen % 4.5 oy, emanet oy idi.

Sadece konjoktüre bağlı oy geçişi idi.

1 Kasım seçimlerinde de konjoktür gereği geri gitti.

Hepsi bu.

MHP, havada parende atarak seçmenden oy istese, durum değişmezdi.

MHP ile Ak Parti`nin sosyolojik tabanı aynıdır.

En azından % 90 oranında aynıdır.

Oy geçirgenliği bundandır.

1 Kasım Genel Seçimlerin`de MHP`den Ak Parti`ye % 4.3 oy geçişi oldu.

Siyasi konjöktür uysun, Ak Parti`den MHP`ye % 8-10 oy geçişi olur.

Sadece konjoktüre bağlı herşey.

7 Haziran`dan sonra MHP ne dediyse, Ak Parti daha fazlasını yaptı.

O geçişi de bundan oldu.

Son aylardaki tavrıyla MHP`de erezyon tamamen durdu.

Aksine yükseliş başladı.

Kanaatim odur ki; 15 Temmuz`un ne anlama geldiğini en iyi MHP ve onun lideri Devlet Bahçeli anlamıştır.

Bu yüzden, uyguladığı politikayı tavizsiz bir şekilde sürdürüyor.

Ben, Başkanlık sistemi`nin öyle çantada keklik olduğuna inananlardan değilim.

Her an bir yerlerde takılma olabilir.

Ak Parti`nin teklif ettiği yapıyı MHP kabul etmeyebilir.

MHP`nin kabul ettikleri Ak Parti`yi tatmin etmeyebilir.

Uzlaşılan şeyler, meclisteki gizli oylamada geçmeyebilir.

Herşey yolunda gitti, Referandumda "Evet" çıkmayabilir.

Bunların hepsine herkes hazırlıklı olmalı.

Devlet Bahçeli, bu siyasetini ilk defa uyguluyor değil.

CHP kanadının beğenmediği benzer bir çok siyaseti Devlet Bahçeli daha öncede uygulamıştır.

Bu da onların devamıdır.

Başkanlık sistemine geçince, siyasetin iki parçalı hale geleceği kesinlikle doğru değildir.

Türkiye, Amerika değildir.

Başkanlık sisteminde seçim barajı da kalkacağı için, sosyolojik tabanı olan bütün partiler mecliste olacaktır.

Buna Saadet Partisi ve Büyük Birlik Partisi dahildir.

İş, Başkanlık yarışına gelince, siyasi partiler inanılmaz bir ittifak yarışına girecektir.

Yüzde yarımlık partilerin oyu kıymetlenecektir.

Gelelim MHP`deki liderlik yarışına.

Benim fikrim o`dur ki; Devlet Bahçeli`ye karşı lider adayları içinde, Koray Aydın hariç, diğer lider adaylarının hepsinin farklı angajmanları dolayısı ile MHP`ye lider olamazlar.

Nedir bu angajmanlar? diye sorarsanız, bunu kağıda dökemem.

Ne demek istediğimi sadece işin arifleri anlar.

Türk-İslam Ülkücüsü olmayan, MHP`ye lider olamaz.

Son Haberler

Hits: [srs_total_pageViews] Visitors: [srs_total_visitors]
Copyright © GUNDEM.be
Site içeriği ve dizaynın tüm hakları GÜNDEM.be websitesine aittir.
Kopyalamak ve izinsiz kullanmak kesinlikle yasaktır.