Haberin yayım tarihi
2014-02-24
Haberin bulunduğu kategoriler

AVRUPA'DAKİ TÜRKÇE MEDYA'MIZA SAHİP ÇIKALIM..

Avrupa`daki Türk MEDYASI`nın tarihine inip, size tarih dersi verme gibi bir niyetim yok. 1970`li yılların başından itibaren Türk Medyası, Almanya`da faaliyet göstermeye başladı. 1980 ile 2000’li yılların başına kadar en görkemli dönemini yaşadı. 2 binden sonra çöküş süreci başladı.

Bazı kesimler "İnternet geldi yazılı medya öldü" görüşünü savunuyor. Ben bu görüşe katılmıyorum. Elbette birazcık etkisi oldu ama söylenildiği kadar değil.

Hep merak ederim; "Madem internet yazılı medyayı öldürdü? Neden Alman BİLD Gazetesinin tirajı hala 5 milyonlarda geziniyor? Neden BİLD Gazetesi bundan etkilenmiyor? Yoksa Almanlar internet denilen mereti kullanmıyorlar mı?"

Bu çöküş sürecinde en büyük hata deve kuşu misali kafalarını kuma gömen merkezde görev yapan yöneticilerdir. Kendilerini sadece merkez bürolarına kapatıp ve dışarıdaki serbest muhabirini dikkate almayan, okuyucusunun sesine kulak vermeyen bu arkadaşlar çöküş sürecinin en büyük mimarlarıdır. Onlar okuyucunun istediği gibi bir gazete yerine kendi istedikleri gibi bir gazete çıkardılar. Ve haliyle okuyucu küstürüldü tirajlar düştü. En sonunda olanlar oldu ve bu hale geldik.

Bu konuda yazılıp-çizilecek o kadar çok şey var ki sormayın gitsin!..

Eğer 5 milyon TÜRK`ün yaşadığı Avrupa`daki günlük gazete tirajımız 100 binin altındaysa YAZIK hemde çok YAZIK!..

TÜRKÇE için TÜRK MEDYASI önemli

Bu kadarcık tahlil ve tarih dersinden sonra gelelim TÜRK MEDYASI`nın neden VAZGEÇİLMEZ oluşuna.

Çok yakın bir geçmişte Almanlar kafayı TÜRKÇE`ye takmışlardı. Gerçi bu durum hala aynı. Bakmayın siz onların "iki dillilik zenginliktir" demelerine. Almanlara göre Türklerin Almanya`ya uyumunu PARDON efendim yani ASİMİLASYON`unu engelleyen en büyük etken TÜRKÇE`dir. Bunun için Türkiye`den Türkçe öğretmeni atamalarını yavaşlattılar. NRW`de TÜRKÇE öğretmen atamalarını bir dönem iptal edip yasakladılar vs. vs.

Böylelikle TÜRKÇE`yi unutturalım ve Türklerin Almanya`ya ASİMİLASYONU`nu hızlandıralım diye düşündüler. Bunda biraz başarılı oldular.

Gelelim olayın ikinci boyutuna.  Almanlara göre ASİMİLASYONU frenleyen en büyük etkenlerin başında TÜRK MEDYASI geliyordu. "İnce ince yasemince" taktiğiyle uzun bir süreçte bu konuda da başarılı oldular. Hatta Avrupa Hürriyet`te zaman zaman ALMANCA ilaveler bile çıkardılar. O dandik almanca ilaveleri kimler okudu merak ediyorum. Şimdi Hürriyet`ten ayrıldım diye yazmıyorum. Ben bunu her platform da söyledim. Ama kafasını kuma gömen yönetici konumundakiler maalesef göremediler.

Evet ALMANYA`da artık kalıcıyız. Yarım asırı çoktan geride bıraktığımız da bunun kanıtıdır. Daha asırlar boyu burada kalıcı olduğumuza göre hala ASİMİLASYON tehlikesiyle karşı karşıyayız. TÜRK MEDYASI`da can çekiştiğine göre Almanlar hedeflerine ulaşmış sayılmaktadır.

Hadi diyelim gazete sahibi ve gazeteciler SUÇLU. Peki  TÜRK olarak, TÜRKÇE  konuşan bireyler olarak, okuyucu olarak bizler ve sizler SUÇSUZ`muyuz?!..

Elbette biz de suçluyuz!.. Bizler ne yaptık; "O gazete Yahudi gazetesidir, O iktidar yanlısıdır, şu cemaatçidir" diyerek hep topu taca attık.

Oysa dinimizin-kitabımızın bize ilk emri; "OKU" olmuştur. Biz tam tersini yaparak ucuz olanı seçtik.

Netice olarak Avrupa`da yaşayan TÜRKLER olarak hangi ülkede bulunursak bulunalım. Tehlike aynı. Önce bize MEDYA`mıza sahip çıkmamayı öğrettiler. Şimdi sırada TÜRKÇE`yi unutturup ardından ASİLİME edecekler.

İşte bu yüzden  geçte olsa; "AVRUPA`DAKİ TÜRKÇE MEDYAMIZA SAGİP ÇIKALIM!.."

Sonradan övünmenin ve dövünmenin bize hiç faydası olmayacaktır.

Avrupa`daki TÜRK MEDYASI ve TÜRKÇE ÖĞRETMENLERİ, olmazsa olmazlarımızdan iki tanesidir. Unutmayın ki; "DİLİNİ unutan ilerleyen süreçte DİN`i ni de unutur."

Yazımı yaşanmış bir hikaye ile bitirmek istiyorum. Vaktiyle İstanbul`da yaşayan esnaflık yapan bir Yahudi okuma-yazma bilmediği halde düzenli olarak her gün İbranice yayınlanan gazeteyi alıyormuş. Yani ABONE imiş. Bu yan taraftaki Müslüman esnafın dikkatini çekmiş. Ve bizimki dayanamamış bir gün sormuş; "Komşu okuma-yazma bilmediğin halde her gün gazete alıyorsun. Bunun sebebi nedir?"

Yahudi şöyle cevaplamış; "Ödediğim para HELAL OLSUN. Zira o gazete benim ülkemin-milletimin gazetesi. Bizim sözcümüz. İbranice dilini yaşatıyor. O olmasa biz Yahudi kimliğimizi unuturuz. Okumasam bile yaşaması için katkım olsun" deyince. Komşusu olan Müslüman esnafın dili tutulmuş.

Sevgili okuyucularım anlayan buradan çok büyük ders çıkarabilir. Tabi anlama özürlü değilse. Mesele  X veya Y gazeteleri değil!.

Mesele TÜRKÇE`nin yaşaması ve yaşatılmasıdır. Hiç farketmez dünya görüşümüze tamamen ters olan bir gazeteyi alıp okuyalım, okutalım, abone olalım. Okuya okuya günün birinde doğruyu bulacağımıza eminim.

Son söz; "TÜRKÇE  için TÜRK GAZETESİ OKUYALIM!.."

YEREL TÜRKÇE GAZETE ve DERGİLER

Ha bu arada Türkçe Gazete derken sadece bayilerde satılan günlük gazeteleri kastetmiyorum. Buna ilaveten ücretsiz dağıtılan TÜRKÇE GAZETELERİ`ni de unutmayalım. Alalım okuyalım ve okutalım...

Aslında günlük ULUSAL TÜRKÇE Gazetelerin okur kaybettiği bir dönemde YEREL Türkçe Gazetelerin İSTİKBAL`i açık gibi görünüyor.

Ama OKUMAK konusunda TAŞ DEVRİ`nde kalan bizim toplumu düşündüğümde bu ümidimi de yitirmiş gibiyim. Bizim toplumun çoğunluğu BEDAVA dağıtılan bu gazeteleri bir PAÇAVRA gibi görüyor ve hiç mi hiç önemsemiyor. İşte bu yüzden diyorum ki;

"ALLAH bizi OKUMA ÖZÜRLÜ olmaktan kurtarsın!..."  

Son Haberler

Hits: 6046 Visitors: 3059
Copyright © GUNDEM.be
Site içeriği ve dizaynın tüm hakları GÜNDEM.be websitesine aittir.
Kopyalamak ve izinsiz kullanmak kesinlikle yasaktır.